İstanbul ve Marmara, Ege, Akdeniz, Karadeniz Bölgeleri (İMEAK) Deniz Ticaret Odası’nın (DTO) şubat ayı meclis toplantısı Büyük Kulüp’te yapıldı.
Meclis Başkanı Başaran Bayrak başkanlığında gerçekleştirilen toplantıya Denizcilik Genel Müdürü Ünal Baylan da katıldı.
Oda Başkanı Tamer Kıran, meclis toplantısında yaptığı konuşmada, güncel ve sektörel değerlendirmelerde bulundu.
“Serbest ticaret anlaşmalarında masada yer alamamamız önemli bir dezavantaj”
Küresel ekonomide yapısal dönüşümlerin hızlandığı bir ayın daha geride kaldığını söyleyen Tamer Kıran, “Uzun süredir müzakere edilen Hindistan ve AB serbest ticaret anlaşması ve ABD yüksek mahkemesinin Trump’ın gümrük vergilerine ilişkin aldığı karar küresel ekonomi açısından etkisi yüksek iki gelişme olarak önümüze çıktı” dedi.
Kıran sözlerini şöyle sürdürdü:
“AB’nin korumacılık unsurları içeren ‘Made in Europe’ yaklaşımında da son aşamalara gelinmiş görünüyor. Hindistan’ın AB ile serbest ticaret anlaşması imzalanması zaten işgücü maliyetleri açısından ciddi avantajlara sahip olan bu ülkenin birçok üründe AB pazarına gümrüksüz ya da düşük vergiyle erişimini mümkün kılacak. Orta Doğu ticaret koridorunun hızla ilerlediği bir dönemde bu anlaşma Hindistan’ın yalnızca AB sınırları içinde değil AB’nin serbest ticaret anlaşması bulunan diğer ülkelere de daha rekabetçi ulaşmasını sağlayacak. Türkiye açısından tablo daha karmaşık. AB’nin 3. ülkelerle yaptığı serbest ticaret anlaşmalarında masada yer alamamamız önemli bir dezavantaj yaratırken bu anlaşmanın sonuçlarına otomatik olarak katlanmak zorunda kalmamız ayrı bir sorun alanı oluşturuyor.
AB ile anlaşma yapan bir ülkenin Türkiye pazarına da düşük gümrük oranlarıyla erişim imkanı elde etmesi rekabet gücümüzün zaten zorlandığı bir dönemde ilave baskı anlamına geliyor.”
Türkiye açısından dikkat çekici noktanın Trump dönemindeki vergilerin önceki tarifelerin üzerine eklenmesi olduğunu vurgulayan Kıran, “Bu durum ülkemizin dünya ortalamasının üzerinde bir vergi oranıyla karşı karşıya kalmaya devam edeceği anlamına geliyor” diye konuştu.
Küresel deniz yolu taşımacılığı büyümeye devam etse de 2026 yılının yüksek belirsizlik, artan maliyet baskısı ve politika kaynaklı risklerle şekilleneceğini belirten DTO Başkanı, “Bu dönemde sektörümüz açısından en önemli husus rekabet gücünün korunması, değişen şartlar karşısında esneklik ve pazarı çeşitlendirmek olacaktır” ifadelerini kullandı.

Ragıp Kutay Karaca
“BM şu an finansal sıkıntıda”
Toplantıya katılan İstanbul Aydın Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ragıp Kutay Karaca, “Uluslararası Sistemde Değişim ve Türk Dış Politikası” başlıklı bir sunum yaptı.
Soğuk Savaş döneminde iki büyük güç olduğunu ve bu iki gücün bir şekilde anlaştığını kaydeden Karaca, “Anlaştıkları şey Birleşmiş Milletler’in (BM) önüne geliyordu ve BM kabul ediyordu. Soğuk Savaş’ta gri alan yoktu. Sistem küçük çatışmalara da müsaade etmeyen bir yapıdaydı. Savaş sonrası gördük ki BM sorun çözmekten çok uzak ve aldığı kararlar çatışmayı körükleyen bir pozisyona doğru gidiyor. 5 daimi üye kendi menfaatlerini insanların önüne koydular. Böyle olunca karar da çıkmıyor” dedi.
Bu yılın başında ABD’nin 31’i BM bünyesindeki toplam 66 uluslararası kuruluştan üyeliğini ve desteğini sildiğine dikkati çeken Prof. Dr. Ragıp Kutay Karaca, BM’nin şu an finansal sıkıntıda olduğunu ve tüm bursları da iptal ettiğini söyledi.
Trump’ın anlaşmaları ‘BM’nin Amerikan çıkarlarına hizmet etmediği’ için iptal ettiğini dile getiren Karaca, “Uluslararası sistemin en üst örgütü bir devlete hizmet etmek için mi var? Bunun örneği var. Milletler Cemiyeti İngiltere ve Fransa’nın o günkü çıkarlarına hizmet etti ve 2. dünya savaşı oldu” şeklinde konuştu.
2014 yılında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘Dünya 5’ten büyüktür’ dediğini hatırlatan Karaca, “Ama bunu değiştirecek mekanizma da o 5’linin elinde. Bu uluslararası sistemde BM’nin bir şeyi çözeceğini düşünüyorsak bu çok zor” diyerek şöyle konuştu: “Uluslararası sistem 2 türlü işler. Bir sistem, bir de liderler üzerinden. Dünya bugün maalesef otokratik liderler üzerinden işliyor.
Dünya çok kutuplu falan olmaz. Dünyaya hegemon olacak bir yapı yok. Bugün dünyada kendi başına özgürlüğü olan bir ülke yok. Sistem çok merkezli bir sisteme gidiyor. Ekonomik, siyasi ,askeri merkezler var.”
Tunç Taner
“Çalışmalarımızı dijital denizcilik alanında ise 6 kategoriye ayırdık”
Meclis toplantısında HAVELSAN İş Geliştirme Yöneticisi Tunç Taner de bir sunum yaptı. Taner, 2 bin 500 çalışanı olan ve 20 ülkede faaliyet gösteren Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı’na bağlı bir şirket olan HAVELSAN’ın “Dijital Denizcilik” alanındaki faaliyetlerinden bahsetti.
Hem askeri hem kamu hem sivil alanda yazılım çözümleri geliştirdiklerinden bahseden Tunç Taner, “Çalışmalarımızı dijital denizcilik alanında ise 6 kategoriye ayırdık. Yapay zeka destekli iş sağlığı güvenliği platformumuz var. Biyometrik geçiş sistemleri alanında çalışıyoruz. Deniz kirliği tespiti, siber güvenlik sistemleri, deniz navigasyonu asistanı olarak yeni geliştirdiğimiz bir ürünümüz var. Bunun dışında dijital dönüşüm ürünlerimiz bulunmakta” dedi.

Seda Dalgıç-Şeref Can Özkaya
Toplantıya katılan HAVELSAN Siber Güvenlik Direktörlüğü Grup Lideri Şeref Can Özkaya ile Denetim ve Uyum Takım Yönetici Seda Dalgıç da “Denizcilik Sektöründe Siber Güvenlik” hakkında meclis üyelerine bilgi verdi.
Oral Erdoğan
Türk Loydu Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Oral Erdoğan vakfın 64. kuruluş yıl dönümünü dolayısıyla bilgilendirmede bulunurken, Türk Armatörleri İşverenler Sendikası’nın (TAİS) yeni Yönetim Kurulu Başkanı Gönç Beyli de TAİS hakkında bilgi verdi.
Gönç Beyli
Meclis toplantısı sunumların ardından sona erdi.



7DENİZ





