Orta Doğu’daki savaşın küresel enerji piyasalarında yol açtığı dalgalanma, denizcilik yakıtları piyasasında beklenmedik bir gelişmeye neden oldu. Avrupa’daki karbon maliyetleri hesaba katıldığında biyodizel, Rotterdam’da kısa bir süre için en ucuz gemi yakıtı seçeneği haline geldi.
Enerji fiyatlandırma uzmanı General Index ve Londra Borsası Grubu (LSEG) tarafından hazırlanan yeni bir teknik rapor, yüzde 30 oranında kullanılmış yemeklik yağ metil esteri (UCOME) ve yüzde 70 oranında çok düşük kükürtlü akaryakıt (VLSFO) karışımından oluşan B30’un, nisan ayında geleneksel VLSFO’dan ton başına 74,61 dolar daha ucuz hale geldiğini ortaya koyuyor.
Hesaplamaya, Avrupa Birliği Emisyon Ticaret Sistemi (ETS) kapsamındaki tahsisatlar ve FuelEU Maritime düzenlemesi çerçevesinde ortaya çıkabilecek cezalar da dahil edildi. Önceki üç ayda ise aynı hesaplama yöntemi esas alındığında B30, geleneksel VLSFO’dan ton başına 11 ila 27 dolar daha pahalıydı.
Araştırmacılar ayrıca, karbon maliyetleri hesaba katıldığında B100 UCOME’un mart ve mayıs ayları arasında sekiz hafta boyunca denizcilik gaz yağından (MGO) daha düşük fiyatla işlem gördüğünü tespit etti.
Bu değişim, Hürmüz Boğazı’nın kapanmasının fosil yakıt fiyatlarını hızla yükselttiği dönemde yaşandı. Şubat ve mart ayları arasında Avrupa’da gaz yağının ortalama fiyatı ton başına 476 dolar artarken UCOME fiyatındaki artış yalnızca 65 dolar oldu.
"Hürmüz'den Dersler: Yenilenebilir Yakıt Maliyeti Rekabet Edilebilirliği Açısından Kesintiler" başlıklı rapor, karbon fiyatlandırmasının yenilenebilir denizcilik yakıtlarını ticari açıdan rekabetçi hale getirmede etkisini göstermeye başladığını savunuyor.
Ancak raporun yazarları, bu verilerin kalıcı bir değişimin göstergesi olarak yorumlanmaması gerektiği konusunda uyarıyor.
Karbon maliyetleri hesaba katılmadan önce biyoyakıtlar genel olarak geleneksel gemi yakıtlarından daha pahalı olmaya devam ediyor. Rotterdam karşılaştırmalarında ayrıca, her geminin fiilen karşılaşacağı maliyetleri yansıtması gerekmeyen, olası düzenleyici cezalar da hesaba katılıyor.
General Index baş analisti David Elward ve LSEG kıdemli analisti Tim Deehan tarafından hazırlanan çalışma, enerji şokunun farklı yenilenebilir yakıtlar üzerindeki etkisini inceliyor.
Geleneksel biyodizel türleri fiyat artışlarına karşı görece dirençli kalırken hidrojenle işlenmiş bitkisel yağ (HVO) ve sürdürülebilir havacılık yakıtının (SAF) fiyatları, fosil yakıt muadillerinin fiyatlarıyla birlikte keskin biçimde yükseldi.
SAF fiyatları, tedarik zincirleri büyük ölçüde Hürmüz Boğazı’ndan bağımsız olmasına rağmen şubat ve mart ayları arasında ton başına 636 dolar arttı.
Bulgular, denizcilik ve havacılık sektörleri arasındaki farkın giderek açıldığını ortaya koyuyor. Avrupa Birliği’nin karbon düzenlemeleri, denizcilik sektöründe biyoyakıtları kısa süreliğine daha ucuz bir uyum seçeneği haline getirirken araştırmacılar, SAF ile geleneksel jet yakıtı arasındaki fiyat farkının kapanması için havacılık sektöründe karbondioksit eşdeğeri ton başına yaklaşık 445 dolarlık karbon fiyatı gerektiğini hesaplıyor. Bu seviye, mevcut fiyatların yaklaşık beş katına karşılık geliyor.

Kaynak: splash247.com

