İMEAK Deniz Ticaret Odası Temmuz Ayı Toplantısı’nda konuşan Kıyı Emniyeti Eski Genel Müdürü ve yeni Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Durmuş Ünüvar, “Türk karasularında ülkemiz ve kıyı limanlarında her türlü denizcilik faaliyetleri, yük ve yolcu taşınması ile kılavuzluk ve römorkörcülük hizmetlerini verme hakkını yalnızca Türk vatandaşlarına ve Türk bayraklı gemileri tanıyan, Türkiye'nin denizlerdeki egemenliğinin tescili olan Kabotaj Kanunu’muzun kabul edilişinin 97’inci yıldönümünü 1 Temmuz'da kutladık. Sınırlarının yüzde 70’inden fazlası denizlerle çevrili ve 3 kıtanın geçiş yolunda bulunan Türkiye, bu coğrafyada tartışmasız bir deniz ülkesi ve denizleri de onun Mavi Vatanı’dır. Mavi Vatan’ımız Türkiye'nin egemenlik alanının karasal sınırlarıyla birlikte denizlerine de uzandığı, ulusal topraklarının ayrılmaz bir parçasıdır. Günümüzde denizciliğin sadece önemli bir ulaşım modu ya da bir turizm aracı değil, aynı zamanda ekonomik bir unsur olarak da öneminin anlaşılmaya başladığını da ve memnuniyetle görmekteyiz. Bu bağlamda mavi ekonomi münhasır ekonomik bölge kavramları, ülkemizin stratejilerinde de yer almakta. Günümüzde artan ihtiyaçlar, ülkelerin gittikçe artan oranda deniz ve denizaltı kaynaklarına ulaşma çabasını da beraberinde getirmekte. O açıdan Mavi Vatan’ımızın bize bahşettiği her türlü kaynağın, ülkemiz ekonomisine kazandırılması da bir zorunluluktur. Ülkemiz genelinde yakalanan istikrar, denizcilik sektöründe de kendini göstermiş ve denizciliğin birçok alanında önemli atılımlar gerçekleştirilmiştir. Bu çalışmalar kapsamında son 20 yılda Türk sahipli deniz ticaret filosunun tonaj bazında yüzde 340’lık bir artış ile 39.1 milyon DWT’ye ulaşması, dünyada 14. Sırada yer alması, liman tesisi sayımızın yüzde 46’lık artış ile 217 yediye yükselmiş olması, Türk limanlarındaki yükü elleçleme miktarının yüzde 185’lik artışla 542 milyon 600 bin ton olarak gerçekleşmesi, konteyner eleçlememizin 12 milyon 400 bin TEU’ya ulaşması ve yaklaşık 5 katlık bir artış, tersane sayımızın 84’e ulaşması ve bunun yanı sıra sıfır 0.55 milyon ton olan tersane kapasitemizin yüzde 762 artışla 4.74 milyon tona ulaşması, gemi inşa sektöründeki yüzde 520’lik istihdam artışı, dünyanın önde gelen yat imalatçıları arasında bulunmamız, bakım onarım alanında tersanelerimizin dünya markası haline gelmesi, gemi geri dönüşüm sektöründe geldiğimiz seviye, mavi vatanın Türk ekonomisine sağladığı katkıların en önemli göstergelerinden bir kaçı” şeklinde konuştu.

“Yerli ve milli politikalar önceliğimiz”

Ünüvar, “Bakanlığımızca tersanelerin kiralama sürelerinin 2065 yılına kadar 49 yıl daha uzatılarak yatırım yapılabilmesinin sağlanması, kira bedellerinin sıfırlanarak yerine hasılattan pay alınması, tersane alanlarının teminat olarak gösterilebilmesiyle sektörün ticari hareket kabiliyeti de arttırılmıştır. Türkiye Yüzyılı vizyonu kapsamında yerli ve milli üretim öncelikli politikalar arasında yer almakta. Bu bağlamda gemi imalatındaki yerlilik oranını yüzde 50’ler seviyelerine çekmeye başardık. Hedefimiz ise bu oranı çok daha yukarılara çıkarmak. Gemi sanayimizin rekabet gücü, inovatif, çevreci ve alternatif enerji kullanmayı yeteneğiyle gün geçtikçe artmakta. Son yıllarda ilgi duyulan hibrit ve otonom gemilerdeki gelişmeler yakından takip edilmektedir. İnanıyorum ki ülkemiz otonom hibrit gemilerin inşasında da lider ülkeler arasında yer alacaktır. Kurduğumuz sistemlerle seyir, can, mal ve çevre emniyetini artırmak için denizlerimizin 7/24 izliyoruz. Cospas-Sarsat ve GMDS sistemleriyle duyuyor, otomatik tanımlama sistemi ve ARIT sistemleriyle görüyor, gemi trafik hizmetleri merkezleriyle de yönetiyoruz. Ana arama kurtarma ile dünya denizlerinde acil durumdaki gemilerimizin veya gemi insanlarımızın problem yaşamaları halinde gerekli müdahale ile ana arama kurtarma, sahamızdaki tüm deniz unsurlarının acil durum koordinasyonunu sağlıyoruz” dedi.

“Mavi Vatan’da hakimiyeti artıracağız”

Geçtiğimiz yıl 404 deniz ve hava olayında 97’si tıbbi tahliye olmak üzere 1521 kişinin kurtarıldığını söyleyen Ünüvar, “Doğu Akdeniz'de etkinliğimizin arttırılması ve gemi hareketlerinin aktif olarak tespit edilip bütünleşik bir resme aktarılması amacıyla Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde kurulacak olan Doğu Akdeniz gemi trafik hizmetleri sistemi projesine ilişkin çalışmalarımız devam ediyor. Projenin tamamlanmasının ardından hem ülkemizin hem de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin Mavi Vatandaki hakimiyetini önemli ölçüde artıracağız. Avrupa'nın en büyük acil müdahale merkezlerinden biri olan Tekirdağ'da kurduğumuz Ulusal Deniz Emniyeti Başkanlığı, ülkemiz sınırlarındaki deniz kirliliğine müdahaleye yönelik karar destek sistemi olarak faaliyet gösterecek. Burada WTS operatörü, gemi kaptanı, refakat eden römorkör kaptanı ve kılavuz kaptanın aynı anda bulunduğu bir simülasyon ortamı oluşturuldu. Devamında kılavuz kaptanların model gemi eğitimi sistemiyle eğitim alabileceği bir tesisi de inşa edeceğiz. Mavi vatanımızın en stratejik ve önemli bölgesi olan Türk boğazlarında kılavuzluk, römorkörcülük, gemi, trafik, seyir yardımcıları hizmetleriyle kurtarma hizmetlerini, bakanlığımız kuruluşu olan Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü eliyle yürütmekteyiz. Türk boğazlarında seyir emniyetine katkıda bulunması amacıyla Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğünün römorkör ve bot filosunu güçlendirmeye devam edeceğiz. Bakanlığımızca akredite edilen 14 fakülte, 14 meslek Yüksekokulu, 44 Denizcilik meslek lisesi, 33 özel eğitim kurumu olmak üzere 105 eğitim kurumu tarafından dünya standartlarında denizcilik eğitimleri veriliyor. Gemi insanlarımızın tüm işlemlerini daha kolay ve hızlı bir şekilde gerçekleştirilmesini teminen gemi insanları bilgi sistemini devreye aldık. Bu sayede gemi insanlarımızın tüm denizcilik işlemlerini çok daha hızlı ve sistematik bir şekilde yürütmekteyiz. Başvuruları ortalama 3 gün içerisinde sonuçlandırmaya başladık. Açık deniz derin sondaj gemileri ve destek gemilerinde çalışan gemi insanlarımızın eğitimi ve belgelendirilmesi amacıyla da çalışmalar yapıyoruz. Tüm gemi insanlarının yabancı bayraklı gemilerde istihdamına yönelik olarak STCW sözleşmesi kapsamında, Hong Kong, Norveç, İngiltere, Finlandiya gibi dünya denizciliğinin önde gelen ülkeleri ile gemi istihdamı yönelik ikili protokoller imzalandı. Bu sayede Türk gemi insanları 37 farklı ülkenin bayrağını taşıyan ticari gemilerde çalışabilme imkanına kavuştu. Birkaç tane Avrupa ülkesiyle de çalışmalarımız bu anlamda devam ediyor” ifadesinde bulundu. 

Çevre ile ilgili düzenlemeler

Ünüvar, “Gemilerden kaynaklanan kükürt emisyonlarının sınırlandırılması, hava kirliliğinin insan ve çevre üzerindeki olumsuz etkilerin azaltılması ile temiz bir çevrenin oluşturulması amacıyla yayınladığımız gemi yakıtlarında kükürt içeriğinin tespitine yönelik denetim yönergesi kapsamında da denetimlerimize devam ediyoruz. Çevreye daha duyarlı liman tesislerini ülkemize kazandırmaya yönelik yürütülen yeşil liman sertifika programı kapsamında 20 liman tesisinin sertifikalandırdık. Limanlarda yük elleçleme ve diğer ekipmanların da fosil yakıt yerine dağa çevrileceği enerji sistemlerinin kullanılmasına teşvik eden mevzuat düzenlemesini hazırlıyoruz. Yeşil enerji konularında uluslararası Denizcilik örgütü ve Avrupa Birliği'nin regülasyonlarını hassasiyetle takip ederek denizciliğinin bu konularda daha ileride olması ve azami fayda sağlaması için çalışıyoruz. Denizcilik sektörüne sahada daha aktif, verimli ve etkin hizmet verebilmek için 21 bölge liman başkanlığını kurduk. Boğazlarımızdan transit geçen gemilerin geçiş ücretlerini güncelledik. Türk boğazlarından duraksız geçiş yapan gemilerden alınan fener ve tahlisiye ücretlerini yaklaşık 5 katına çıkardık ve bundan sonra her yıl 1 Temmuz'da bu rakamı güncelleyeceğiz. Kılavuzluk ve römorkörcülük ile palamar hizmetlerinin ücretleri hakkında yönerge ile kıyı tesislerinde gemilerin barınma ücretleri hakkındaki yönergeyi güncelleyerek yayınladık. Yaptığımız tüm mevzuatlarda Türk bayraklı gemiler lehine destekler sağladık ve sağlamaya devam edeceğiz. Kabotaj hattında çalışan gemilerimizin kullandıkları akaryakıt üzerinden özel alınan özel tüketim vergisine son verilerek denizciliğimize 6.5 milyon ton ÖTV’siz yakıt desteği sağladık. Ulusal mevzuattaki tehlikeli yük tanımını uluslararası literatüre uyumlu hale getirdik. Bu kapsamda boğazlarımızdan geçen belli tonajdaki gemilere römorkör refakati şartı getirerek daha emniyetli seyirlerini sağladık. Dünyanın en prestijli liman devleti kontrol rejimi olan Paris MOU tarafından bayrak devletlerinin performanslarına göre yayınlanan listede ülkemiz her yıl performansını arttırmakta. Türk bayrağı ilk defa Tokyo Momarandumu’nda   beyaz listeye yükseldi. Limanlarımız ile diğer ülke limanları arasında Ro-Ro ve Ro-Pax gemileriyle düzenli sefer yapmak amacıyla açılacak yeni hatlarda veya kapasitesi yüzde 50 artırılan mevcut hatlarda kullanılacak gemilere mil araç bazında destek verilecek. Pandemi sonrası oluşan izole yaşam tercihleri arasında önemli bir artış gösteren insanımızın tekne sahibi olma isteğinin doğal bir sonucu olarak fazlalaşan tekne barınma ve bağlama yeri ihtiyacının giderilmesine yönelik çalışmaları başlatıyoruz. Bu kapsamda kıyı kanunu uygulama yönetmeliğinde gerekli düzenleme yapıldı ve izin onay süreci kısaltıldı. Yatırım maliyetlerini de düşürerek tekne park alanları kurulması yönünde çalışmalarımız devam etmekte” açıklamasını yaptı.

2053 vizyonu

Türkiye'nin 2053 vizyonu ışığında 30 yıllık ulaştırma ve haberleşme yatırım planlarını tüm kamuoyuyla paylaştıklarını söyleyen Ünüvar, “Denizcilik sektörümüze 2053 yılına kadar 21.6 milyar dolar yatırım gerçekleştirilecek. Bunun karşılığı 180 milyar dolar milli gelirimize katkı sağlayacağız. Bunun üretime etkisi 320 milyar doları aşacak. 30 yıl boyunca istihdama katkısı ise 5 milyon kişi olacak. 2053 vizyonumuz çerçevesinde liman yatırımlarımızı bütüncül bir bakış açısıyla koordine ederek çevreye duyarlı ve sürdürülebilir liman uygulamalarının yaygınlaştırılmasını hedefliyoruz. Liman altyapılarını geliştirecek ve hizmet kalitesini arttıracağız. Türk deniz ticaret filosunun büyümesi için bakanlık olarak her türlü kolaylığı sağlamaya devam edeceğiz” dedi.

“Deniz İş Kanunu güncellenecek”

Hem gemi insanları hem de işverenler açısından yaşanan sorunlara mevcut haliyle çözüm üretemeyen deniz iş kanununun, sektörün dünya ile rekabetinde önünü açacak şekilde zamanın koşullarına göre güncellenmesi gerektiğini belirten Ünüvar, “Bu anlamda gerek ilgili çalışma bakanlığımız ve denizcilikteki siz paydaşlarımızla hızlı bir şekilde aksiyon alınması çok önem arz ediyor. Bu konuda bir çalışma vardı DTO’da yürütüyor ama bence bunu hızlandırıp çalışma bakanlığıyla beraber bir an önce işveren ve çalışan sorunlarını da bir an önce gidermekte fayda görüyorum. Gemi yan sanayi için organize sanayi bölgelerinde üretici firmaların kümelenmelerinin sağlanması, uluslararası standartlarda üretim yapabilmelerine yönelik patent, lisans ve testlerde yaşadıkları problemlerin çözümü için çalışma yapıyoruz. Denizcilikte yeni gelen kurallara uyum, yeni stratejiler geliştirilmesini sağlayacak uluslararası örgütlerde kuralları takip eden değil, denizcilik idaresi olarak kural koyanlardan olma hedefindeyiz. Bu çerçevede geçtiğimiz ay kıyı emniyeti genel müdürlüğü, uluslararası deniz seyir yardımcıları ve fenerler otoriteleri birliği AYALA konsey üyeliğine tekrar seçildi. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti kıyı emniyeti genel müdürlüğü de bakanlığımızın da destekleriyle ilk defa uluslararası bir platform alan AYALA’ya seçildi. IMO genel sekreterliğine de büyükelçimiz Sayın Suat Hayri Aka aday oldu. İlk defa bu düzeyde bir pozisyona bir Türk denizcisinin adaylığı hepimiz için çok önemli bir gelişme. İnşallah 18 Temmuz günü seçilmesine de hep beraber kutlarız” dedi.

“Birlikte çalışarak başaracağız”

Denizcilik idaresi gücünü aynı zamanda sektöründen alır diyen Ünüvar, “Türkiye yüzyılında denizciliğimizi en üst seviyeye çıkarmak adına hepimize önemli görevler ve sorumluluklar düştüğünün farkında olarak, inşallah sektörümüzün her alanında geliştirmek için birlikte çalışarak başaracağız. Deniz Ticaret Odası olarak sizlerden beklentimiz, sıkıntıların tespitiyle çözüm önerilerini içeren, geleceği planlayan, buna yönelik stratejileri de belirleyeceğimiz bir çalışma sistematiği ile hareket etmek. Hep birlikte elimizden geleni değil, yapılması gerekeni yapacağız. Dünya ticaretinin yüzde 90’ına yakınının gerçekleştirildiği deniz yolu taşımacılığı ile limancılık sektöründe gelişen dijital teknolojileri daha etkin bir şekilde kullanarak akıllı dijital dönüşüm odaklı, yenilik ve teknolojilerden daha fazla yararlanmak ve dijitalleşme sürecinde ortaya çıkması muhtemel hukuki sorunlar, istihdama yönelik tehditler ile istihdam edilecek personelin kalifikasyonları, ona göre eğitimlerinin planlanması, yeni iş modellerine uygun olarak denizcilik eğitiminin tasarlanması, disiplinler arası akademik çalışmalar ve Ar-Ge çalışmalarını başlatacağız. Tüm bunların yanında Ar-Ge çalışmalarının desteklenmesi için önemli bir adım attık. Tüm ulaşım modlarında elektronik haberleşme temelli ar-ge çalışmalarının desteklenmesi amacıyla ar-ge projeleri destek çağrısına çıktık. Proje başı maksimum 15 milyon toplamda ise 2.2 milyar Türk liralık proje destek bütçesi ayrıldı. Başvurusu süresi 18 Ağustos 2023’e kadar devam edecek. Bunu bakanlığımızın ar-ge Başkanlığı bünyesinde yapıyoruz. Konuyla ilgilenenler arkadaşlarımız gelip sunum yapabilirler. Özellikle haberleşme sektöründe veya haberleşebilen sistemler ve yazılımla başlayacak. Eğer burada bizi cesaretlendirebilirseniz, bunları başarabilirsek sonrasında gemi yan sanayi başta olmak üzere bu projelerin hepsine çok ciddi destek sağlanmak isteniyor bakanlık tarafından. Paramız var, kullanmak istiyoruz” ifadesinde bulundu.

“Denize verilecek önemle büyüyecek ve güçleneceğiz”

Ünüvar, “Sayın Cumhurbaşkanımızın önündeki tüm engelleri birer birer kaldırarak Türkiye'nin küresel siyasi, ekonomik, askeri güç mücadelesinin tüm ortamlarda bir istikrar adası olarak hedeflerine doğru ilerlemesini sağlamakta kararlıyız sözlerinden hareketle, ülkemizin dünya deniz ticaretinden aldığı payı artırmak, denizciliğin her alanında lider denizci ülkeler arasında hak ettiği yere ulaşması amacıyla sizlerle birlikte gerekli adımları atacağız. Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün, ‘Topraklarını ucu deniz olan bir ulusun sınırını halkının kudret ve yeteneğinin hududu çizer’ sözüyle, hedefe sağlam adımlarla ilerlemede öncelikle bizlere görev düştüğünün bilincin içerisinde Türkiye Yüzyılı’nda bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da aynı şekli azimle çalışacağız. Unutmayalım ki, denize ve denizciliğe verilecek önem ölçüsünde Türkiye Cumhuriyeti büyüyecek ve güçlenecektir” dedi.

IMO 2025 Dünya Denizcilik Günü temasını belirledi IMO 2025 Dünya Denizcilik Günü temasını belirledi

Durmuş Ünüvar’a günün hatırası olarak bir hediye takdim edildi.

7DENİZ / ÖZEL

Editör: Haber Merkezi