Tekirdağ’da yıllardır genişleme politikası uygulayan Ceyport Limanının genişlemeye yönelik verilen ÇED olumlu kararı itiraz yolu kapalı olmak şekilde durdurulurken, liman genişleme faaliyetlerine devam ediyor. TMMOB Tekirdağ Şube üyeleri bir araya gelip bu duruma tepki göstererek, limanın hukuka aykırı bir şekilde amansız büyümesinin bu şehrin geleceğini tehlikeye attığını ifade ettiler.

Adana Ana Konteyner Limanı'nın tahsisi onaylandı Adana Ana Konteyner Limanı'nın tahsisi onaylandı

Tekirdağ’da yıllardır genişleme politikası uygulayan Ceyport Limanının genişlemeye yönelik verilen ÇED olumlu kararı itiraz yolu kapalı olmak şekilde durduruldu. Karar aykırı olarak limanın genişletilen alanlarının yıkılması öngörülürken, liman aksine genişlemeye devam ediyor.
Tekirdağ’ın Süleymanpaşa ilçesi Hasan Ali Yücel Meydanı'na bir araya gelen TMMOB Tekirdağ Şube Temsilcisi Cemal Polat ve Şube üyeleri, duruma tepki göstermek amacıyla bir basın açıklaması yaptı. Burada bir araya gelen yaklaşık 50 kişi, limanın genişlemesine yönelik tepki göstererek, söz konusu limanın şehre ve Marmara Denizi yaşamına büyük zararlar verdiğini dile getirdi.

Bölgede yaşayanların denizle irtibatı kesildi

İşletmecisi değiştiği yıldan beridir devasa şekilde genişleyen limanın ÇED kararının durdurulmasına yönelik, genişleyen alanlarının da yıktırılması bekleniyor. Şehir merkezinde bulunan limanda 2018’den beridir kapasite genişlemesi yapılırken, o bölgede yaşayan vatandaşların adeta denizle ilişkisi kesilmiş duruma geldi.

'Suç duyurusunda bulunduk'

TMMOB Tekirdağ İl Temsilcisi Cemal Polat, "Bugün yine Tekirdağ’ımızın geleceğini ilgilendiren önemli bir konuda bir aradayız. Süleymanpaşa ilçesi sınırları içerisinde Ceyport Tekirdağ Uluslararası Liman İşletmeciliği A.Ş. tarafından yapılması planlanan Liman Kapasite artışı projesi ile ilgili olarak ÇED raporu bakanlığa sunulmuş ve bakanlıkta İDK toplantısı yapılarak daha önce biz TMMOB Tekirdağ tarafından firmanın almış olduğu ÇED kararı ile ilgili açmış olduğumuz dava ve aynı zamanda yapımı ile ilgili açtığımız davada geri dönüşü olmayacak şekilde yürütmeyi durdurma kararı alınmasına rağmen hukuksuz bir şekilde maalesef tekrar nasıl bir kafayla, sistemle tekrar Çevre Şehircilik Bakanlığı'nda İDK toplantısı yaparak legalleştirmeye çalışıyorlar. Biz o dönem bu karar istikametinde Tekirdağ Valiliği'ne, Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na, Süleymanpaşa Belediye Başkanlığı'na, Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü'(ne suç duyurusunda bulunduk. Ama bugüne kadar hiçbir işlem yapılmadı” dedi.

'Buradaki en büyük sorun tehlikeli atıklardır'

Sahilde tehlikeli atıkların oluşacağına dikkat çeken Polat, ‘’Burası bir liman ve liman geri sahası olarak kaldığı belirtilmiş. Bunun dışında burasının yeni bir plan içerisinde bunun genişletilmesi ve büyütmeyi projesi yoktu. Özellikle, buradaki en büyük sorun tehlikeli atıklardır. Gemilerden alınan atıklar, silaj atık yağı, kirli sıvı madde atıklar, pis su, çöp, egzoz kazı, gemi temizleme kalıntıları oluşturmakta ve bu atıkların Süleymanpaşa Belediyesi ve TESKİ kanalizasyon hattına verileceği belirtilmiş ama bu kurumlar arasında hiçbir anlaşmada maalesef bu projede yok. Daha evvel de bahsetmiştik, söz konusu tesisin yapım aşaması ve işletme aşamasında ekolojik etkilerin olacağı gayet açıktır. 71 bin 200 metrekarelik dolgu alanı yapım aşamasında bölgede dolgu malzemesi temini nedeniyle dolgu alanı dışında da olumsuz bir etki meydana getireceği de bir gerçektir. Kent yerleşim alanında kalan bu proje aynı zamanda kimyasal depolama olması nedeniyle canlı yaşamını da etkileyeceği bilinmektedir. Bunun gibi aslında çok şeyler var" ifadelerini kullandı.

'Bu proje ciddi risk oluşturmaktadır'

Kimyasal tehlikeye de dikkat çeken Polat, "Bunlar kimyasal kokular, gürültü kirliliği, insanların sağlıklı çevre yaşam haklarını yok etmesi. Özellikle Tekirdağ silüetinin dışardan görünümünü yok edici olması. Tekirdağ çevre planına aykırılık oluşturmakta. 3194 sayılı imar yasasına aykırılık göstermektedir. Yine Trakya jeolojik olarak birinci derece deprem risk alanı içerisinde olması nedeniyle söz konusu olan bölgedeki bu proje ciddi risk oluşturmaktadır. Meydana getireceği olumsuzluklar ile bölgedeki risk büyük bir felakete yol açabilir. Geçmişte Lübnan’daki patlamaları gördünüz. Aynen bu tesislerdeki patlamaların o bölgede meydana getireceği tahribatları canlı olarak televizyonlarda izledik. Herhangi bir teknik arıza veya sabotaj durumunda patlaması ile bir atom bombası etkisi gibi tehlikeli olumsuzluklar oluşturacağı da bir gerçektir. ÇED raporunda bir çok planlama ile ilgili aydınlıklar söz konusudur. Kent yaşamı alanı içerisinde bulunan bu projenin iptal edilerek, kent halkının kullanabileceği sağlıklı yaşam alanına dönüştürülmelidir” diye konuştu.

7DENİZ

Editör: Haber Merkezi