İMEAK Deniz Ticaret Odası İzmir Şubesiʹnin Eylül Ayı Meclis Toplantısıʹna katılan Binali Yıldırım, siyasi istikrarsızlıktan en çok denizcilik sektörünün olumsuz etkilendiğini ifade etti.
AK Parti İzmir 1. Bölge Milletvekili Adayı olan ve geçtiğimiz hafta sonu İzmir’e gelerek seçim kampanyasını başlatan Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme eski Bakanı Binali Yıldırım, İzmir’de ilk ziyaretini denizcilere yaptı. İMEAK Deniz Ticaret Odası İzmir Şubesiʹnin Eylül Ayı Meclis Toplantısıʹna katılan Yıldırım, 1 Kasım’daki seçimlerde denizcilik sektöründen destek istedi. Meclisteki konuşmasında ‘Fundo Bismillah’ diyen Yıldırım, ˮDenizciliğimizin sesi Ankaraʹda daha gür çıkmalı. Bunun için sizden güçlü destek bekliyorumˮ dedi.
‘BELİRSİZLİK ÖNCE DENİZCİLİĞİ ETKİLİYOR’
İMEAK DTO İzmir Şubesi Meclis Üyeleri’ne ve denizcilere seslenen Yıldırım, siyasi istikrarsızlıktan en çok denizcilik sektörünün olumsuz etkilendiğini ifade etti. Yıldırım, “Denizciliğimizin küresel krizle beraber parlak günler geçirmediğini biliyoruz. Buna bir de ülkedeki siyasi belirsizlik, istikrar sorunu eklenince geleceğe yönelik kaygılarınızın olması çok doğal. Ülkemizin geleceğine yönelik ufkunu, beklentilerini gerçekleştirme amacıyla şartlar bizi yeniden bir seçim yapmaya taşıdı. Bunu kimse dayatma olarak algılamasın.
Partiler koalisyon uzlaşmasında iyi bir sınav veremedi. 33 gün sonra milletçe sandığa gideceğiz. Amacımız bu kaygıları ortadan kaldırmak. Hedefimiz mutlaka ülkede tek başına iktidar hedefidir. Bu bencillik değil. Terörle mücadele, ekonomideki şartlar bunu bir keyfiyet olmaktan çıkarıp, mecburiyete dönüştürüyor. Önümüzdeki seçim sıradan bir seçim değil.
Bunun anlamı Türkiyeʹnin istikrara, öngörülebilirliğe ihtiyacı olduğudur. Geleceğe yönelik ticaret öngörüleri belirsizlik içinde olursa, bundan en önce etkilenecek olan sektör denizcilik sektörüdür. Türkiyeʹnin uzun vadeli, büyümeye, yatırıma, istihdama endekslenmiş yeni bir dönüşüme ihtiyacı var. Bunu güçlü bir siyasi iktidar ile sağlayacağız” diye konuştu.
Tek başına AK Parti iktidarı olmazsa kimsenin 1 Kasım seçimlerinden sonra yeniden seçim beklememesini isteyen Yıldırım, “Türkiyeʹnin böyle bir lüksü yok. Ya tek başına iktidar ya da parçalıiktidar. Türkiye’nin artık bu hükümet kurmak, yönetim oluşturmak meselesini kısa sürede gündemden kaldırıp vatandaşın asıl çözüm beklediği sorunlara yönelmesi şart. Kısacası mesele artık o, bu meselesi değil memleket meselesidir. Bu seçim memleket meselesidir. Memleketin geleceğinin, milletin birliğin ve kardeşliğinin tartışmaksızın sağlanacağı bir seçim olacak” dedi.
BİRİNCİ ÖNCELİĞİMİZ DENİZCİLİK’
Denizcilikle ilgili konuların her zaman kendisi için birincil öncelikli olduğunu vurgulayan Binali Yıldırım, şöyle konuştu: “Bakanlıkta hala işin içinde olan arkadaşlarımız görev başında. Belki yokluğumuzda işler biraz yavaşlamış olabilir ama asla ihmal edilmemiştir. Bizde bir laf var; ʹElle gelen düğün bayramʹ. Bu bizim krizimiz değil. Dolayısıyla bu alanda yapacağımız yatırımlar bugünün ihtiyacı değil, geleceğe yapacağımız yatırımlardır. Denizcilikle ilgili bütün olumsuz şartlara rağmen Türkiye bir çok alanda uluslararası denizcilik camiasında etkinliğini gitgide artırıyor. Dünyanın yükünü taşıyan 30 ülkeden 13’üncü, 14’üncü Türkiyeʹdir. 30 milyon DWTʹye yakın Türk bayraklı filomuz var. Tüm sorunları yakından takip ediyoruz. Sorunların çözümünü biliyoruz. Çözümün yolunun güçlü siyasi iktidardan geçtiğini siz de bizim kadar biliyorsunuz. 12-13 yıllık siyasi istikrardan sonra, istikrarsızlığın ne anlama geldiğini gördük.”
ʹİZMİR AKTARMA MERKEZİ OLSUNʹ
İMEAK Deniz Ticaret Odası İzmir Şubesi Meclis Başkanı Geza Dologh, Binali Yıldırımʹdan geçen seçimlerde de İzmir milletvekili adayı olmasını istediklerini belirterek, ˮAma bir parti kaidesi vardı. O nedenle aday olamamıştı. Şimdi yeniden aday oldular. Bundan sonra sayın Bakanımızı belki daha sık görürüz. Çok çalışkan bir Bakanımız olduğu için bize zaman ayırabilecekˮ dedi.
İzmirʹin hava taşımacılığında hub (aktarma merkezi) olmasını isteyen Dologh, milli bayrak taşıyıcı havayolu şirketi Türk Hava Yolları’nın bu sene 50 uçak alacağını, bu açıdan İzmir’i hub yapmakta fayda olduğunu söyledi. Dologh, “Haftada bir gün İzmir’den Londra’ya, Paris’e seferler olabilir” diye konuştu.
Dologh’a yanıt veren Yıldırım, Türkiyeʹnin en prestijli havalimanını İzmirʹe boşuna yapmadıklarını söyledi. Yıldırım, “Bu karar stratejik karar. Bu konuyu işledik, olgunlaştırdık. Yeni dönemde süratle hayata geçireceğiz. İzmirʹe yapılacak her türlü yatırım sadece İzmirʹi değil, Türkiyeʹyi ilgilendiriyor. Bu şehrin imkanları, potansiyeli çok fazla. Bu şehirde yerel iktidar, merkezi iktidar çekişmesinin bir faydası yok. Nasıl İZBANʹı o parti, bu parti demedim. İnisiyatif aldım, şehre kazandırdım. Bundan böyle de şehri ilgilendiren sorunları arkadaşlarımla hep beraber Ankaraʹda bizzat takip edeceğim. Elbirliği ile İzmirʹi hak ettiği yere getireceğiz. Çünkü İzmir Türkiyeʹye lazım. İzmir bize ne kadar güç verirse, 10 katı İzmirʹe dönüşü olur” dedi.
‘2 KASIM’DA İSTİKRAR İSTİYORUZ’
İMEAK Deniz Ticaret Odası İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Öztürk, Türkiye İstatistik Kurumu’nun açıkladığı Ekonomik Güven Endeksi’nin 16 puan düşerek yüzde 71’lere gerilediğini belirterek, “Bu son 3 yılın en düşük seviyesi. 2 Kasımʹda ne olacağı çok önemli. 2 Kasım’da istikrarın devamı gerçekten tüm reel ekonominin oyuncuları için çok önemli” dedi.
İMEAK DTO İzmir Şubesi olarak denizi İzmir olarak, İzmir’i ise denizden gördüklerini ifade eden Öztürk, “İzmirʹde denizin kullanılması bizim için önemli. Büyük Körfez Projesi’nin ÇED onayının çıkması hem yük hem yolcu taşımacılığı için çok önemli bir adım olacak. İzmir Limanıʹnın geleceği de buna bağlı. Kruvaziyerde bölgesel ve küresel problemlerden dolayı düşüş devam edecek. Biz bu periyodu iyi değerlendirmek için İzmir Limanıʹna yeni yolcu salonu, ek iskele gibi yatırımların yapılması konusunda ümidimizi yitirmedik. Marinalarımız yüzde 110 kapasite ile çalışıyor.
Türkiyeʹnin turizm gelirinin yüzde 20ʹsini elde ettiğimiz deniz turizmini geliştirmek için marina yatırımları çok önemli. Bağlama kapasiteleri, yeni marina yatırımları ile artırılmalı. Amatör denizciliğin gelişmesi için şu güzel körfezimizde tekne parklar kurulmalı. Dünyada çok büyük denizci oyuncular, ülkemiz limancılık sektöründe yatırımlar gerçekleştiriyorlar. Ege Bölgesiʹnde çok önemli yatırım olan Kuzey Ege Çandarlı Limanıʹnın bir an önce ihaleye çıkmasını ve o döneme kadar tedarik limanı veya tersane şeklinde değerlendirilmesini istiyoruz” diye konuştu.
İMEAK Deniz Ticaret Odası İzmir Şubesi Meclis Başkanı Geza Dologh ile Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Öztürk, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve AK Parti İzmir Milletvekili Adayı Binali Yıldırımʹa konuşmasının ardından günün anısına plaket takdim etti.
KÖRFEZE ÇED MÜJDESİ!
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Dr Kaptan Özkan Poyraz ise İzmir Alsancak Limanıʹnın büyümesi ve İzmir Körfeziʹnin temizliği için büyük önem taşıyan Büyük Körfez Projesiʹnin ÇED (Çevresel Etki Değerlendirmesi) sürecinin bu yıl sonuna kadar tamamlanacağı müjdesini verdi.
İzmir’deki denizcilik ve ulaşım yatırımları hakkında tek tek bilgi veren Poyraz, “İzmir Limanı özelleştirme sürecinde de olsa en önemli yatırım yaklaşım kanalı. Bunu kamu yatırımı olarak kabul ettik. Ancak İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin sirkülasyon projesi ile yaklaşma kanalını birleştirme kararı aldık. Ortak ÇED aşamaları bitmek üzere. Bir tek Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Mekansal Planlama Genel Müdürlüğü’nün görüşü kaldı. 2015 sonuna doğru tarama için ÇEDʹin çıkacağını düşünüyoruz. İZKARAY Körfez Geçiş Projesi için ÇED ve projelendirme süreci devam ediyor. Yakın zamanda sonuçlandıracağız” dedi.
Yeni yatırımlarla beraber Türkiye’deki konteyner limanlarının kapasitesinin 7 milyon TEU artacağını açıklayan Poyraz, oluşacak arz-talep dengesinin Kuzey Ege Çandarlı Limanı projesinin geleceği için önemli olduğunu söyledi. Poyraz, şunları söyledi: “Çandarlı Limanı’nın kapasitesini 12 milyon TEU olarak belirlemiştik. İlk ihalesinde bir alıcı çıkmadı. Bundan dolayı biz de devlet olarak spektrum daraltıp, belirli kademelerle artık ihaleye çıkma kararı aldık. Çandarlıʹnın altyapısı da çok önemli.
Aliağa-Çandarlı Karayolu için Yüksek Planlama Kurulu kararı çıkarmak üzereyiz. Buraya demiryolunu getiriyoruz. Nemrut körfezinde tünelimiz var. Buraya demiryolu geldiği zaman bir aktarma merkezi olmanın dışında acaba lojistik üs olabilir mi diye düşünüyoruz. Kemalpaşaʹdaki lojistik üssü, tek başına demiryolu aktarma algısı içerisinde değil bir OSB gibi kara, demiryolu ve demiryolunun limanlarla buluştuğu format değişikliğine uğratma çabamız var. Bir hedef değişikliğine gittik. Özdereʹdeki yat limanından Şifneʹdeki yat limanına kadar bütün süreçleri takip ediyoruz. Bir kısmının ÇED’leri, bir kısmının da Yüksek Planlama Kurulu onayları çıkmış durumda. Yat bağlama kapasitesinin bu bölge için artırılmasına ihtiyaç var. Sadece marina değil kısa süreli bağlama ve barınma için Marinet kavramı getirmeye çalışıyoruz. Yerel idareleri işin içine katmak istiyoruz.”
KRUVAZİYERE DESTEK
İzmir’in kruvaziyer turizmiyle ile ilgili çok fazla iş yaptığını dile getiren Poyraz, kendilerinin de kruvaziyer gemilerine yönelik maliyet artırıcı unsurları azaltmak için çalıştıklarını açıkladı. Poyraz, “Kruvaziyer gemilerinin almak zorunda olduğu römorkörü kaldırıyoruz. Ro-ro ile ilgili römorkör ihtiyacını ortadan kaldırıyoruz. Limanlar Yönetmeliği masamda imzalanmak üzere. Yönetmelik pek yakın süre içinde yayınlanacak. Gemi Trafik Hizmetleri’nde İzmirʹi doğrudan ilgilendiren bir ücret vardı. Burada değişiklik yapıyoruz. Limanlar arasında olumsuz rekabeti ortadan kaldıracağız” diye konuştu.
7DENİZ