Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, katıldığı bir canlı yayında açıklamalarda bulundu. Bayraktar, “Hürmüz, dünya petrolünün yüzde 20'sinin geçtiği, adeta dünyanın petrol şah damarlarından bir tanesi. Burada bir savaş var ve şu anda bu savaşın tarafları sorunu çözebilmiş değiller. Bundan dolayı da şu anda çok yükselen bir ateş var dünyada. Dünya ekonomisinin ateşi ciddi anlamda yükseliyor. Irak'a yıllardır söylediğimiz şey, ‘Üretiminizin önemli bir kısmını, yüzde 40-50'sini farklı bir güzergahla daha farklı piyasalara getirin’ önerimizdi. Bugün maalesef bu konuda da haklı çıkmış olduk” dedi.
“Basra'dan veya Hürmüz geçişli herhangi bir LNG alışımız yok” diyen Bakan Bayraktar, “Bu anlamda Türkiye olarak güvendeyiz. Türkiye'nin yaklaşık yüzde 10'luk petrol ve petrol ürünü ithalatı bu bölgeden geliyor. Yüzde 10, bizim yönetebileceğimiz, tolere edebileceğimiz bir büyüklük. İşin arz güvenliği noktasında bir sıkıntı görünmüyor” ifadelerini kullandı.
“2016 yılında Türkiye'nin gazlaştırma tesisi kapasitesi, 30 milyon metreküptü. Bugün itibariyle 160 milyon metreküp” diyen Bayraktar sözlerini şöyle sürdürdü: “Yani, neredeyse 5 katından daha fazla artmış durumda. Şimdi 200 milyon metreküpe çıkaracağız. Dörtyol’a ve belki Antalya Körfezi'ne bir FSRU yaparak kapasitemizi daha da güçlü hale getireceğiz.”
Karadeniz’de doğal gaz üretimi konusunda 2026 yılının çok önemli bir dönüm noktası olacağını vurgulayan Bayraktar, üretimin iki katına çıkacağını söyledi.
Üretimin 2028 yılında 4 katına çıkacağını belirten Bayraktar, “2028 sonuna kadar program belli. Bu takvimde Türkiye'nin konutlarda kullandığı gazın yaklaşık yüzde 80-85'ini karşılar hale geliyoruz. Bir anlamda, konutlarımızın ihtiyaç duyduğu doğal gazın dışa bağımlılığını neredeyse bitirmiş olacağız” dedi.
“Hedefimiz Türkiye'nin gaz kaynaklarını ve ülkelerini çeşitlendirmek” Enerji Bakanı şöyle konuştu: “Türkiye'nin 10’un üzerinde farklı ülkeden doğal gaz tedariki var. Elbette ki bu bize muazzam bir esneklik getiriyor. Bu bize aynı zamanda rekabetçi fiyatlardan doğal gazı alma şansı getiriyor. Bu bize bollaşan doğal gazı ihraç etme fırsatı da veriyor. Türkiye'nin doğal gaz haritasını tamamen değiştirdik. Trakya'nın ve İstanbul'un doğal gaz ihtiyacını biz Rusya'dan transit yolla alırken bugün TürkAkım'la direkt alıyoruz. Kuzeyden güneye doğru akan boru hattında artık Türkiye, Bulgaristan üzerinden güney-kuzey doğrultusunda gaz ihraç eden ülke haline geldi.”
Türkiye'nin yeraltı depolama kabiliyetlerinin önemli miktar arttığını kaydeden Bayraktar, “Gerek Silivri'deki kapasite artışı gerek Tuz Gölü projelerimiz ve bunların yeni fazlarıyla Türkiye, 12 milyar metreküp hatta 15 milyar metreküpe kadar depolama yapabilecek bir kabiliyeti geliştiriyor. Bu kışı iyi geçirdik. Şu anda Türkiye'nin depoları yüzde 71-72 dolulukla bu mevsime giriyor; Avrupa'da bunun tam tersi yüzde 72 boş giriyor, biz çok şükür daha dolu giriyoruz ve bunları yüzde 100'e çıkaracağız. Önümüzdeki kışa daha hazır hale geleceğiz” şeklinde konuştu.
Kerkük-Ceyhan boru hattına ilişkin de konuşan Bayraktar şunları söyledi:
“Türkiye'ye gelen bu boru hattının bırakın sadece mevcut halini, Basra'ya kadar uzamasını ve bu hattın gerçek kapasitesi olan 1,5 milyon varilin akmasını istiyoruz. Bu boru hattından şu anda yaklaşık günde 80 ila 100 bin varillik bir petrol, bizim petrolümüz akıyor, Şırnak'tan geliyor diğerleriyle beraber; yaklaşık 100 bin varil Ceyhan'a geliyor. Keza şu anda Irak'tan gelen petrol var ama geride 1 milyon varilin üzerinde bir boş kapasite var. Bunun önümüzdeki dönemde dolacağı şekilde bir süreci işletmek istiyoruz.”