5. Türkiye Denizcilik Zirvesi’nde konuşan Dışişleri Bakan Yardımcısı ve Büyükelçi Mehmet Kemal Bozay, küresel jeopolitikte yaşanan dönüşümün merkezinde denizlerin bulunduğunu belirterek, Mavi Vatan vizyonunun yalnızca bir denizcilik politikası değil, Türkiye’nin dış politika, güvenlik ve kalkınma stratejisinin ayrılmaz bir parçası olduğunu vurguladı.

Konuşmasına küresel sistemde yaşanan değişimleri değerlendirerek başlayan Bozay, uluslararası siyaseti bugün şu üç temel kavramın şekillendirdiğini söyledi: Belirsizlik, düzensizlik ve bağlantısallık.

Bozay, “Uluslararası sistem bugün ciddi bir dönüşüm sürecinden geçiyor. Dünyanın birçok bölgesinde savaşlar, krizler ve jeopolitik gerilimler yaşanıyor. Bu tabloyu anlamak için yalnızca siyaset bilimine değil, fizik ve matematikte kullanılan ‘entropi’ kavramına da bakmak gerekiyor. Entropi; düzensizliğin ve kaosun ölçüsüdür. Bugün uluslararası sistem de benzer bir süreçten geçmektedir” ifadelerini kullandı.

“Teknolojiyi üreten yeni düzeni kuruyor”

Tarih boyunca küresel güç dengelerinin büyük teknolojik dönüşümlerle şekillendiğini belirten Bozay, buhar makinesiyle başlayan sanayi devriminden elektriğe, bilgisayarlardan günümüzde yapay zekâ ve dijitalleşmeye kadar her teknolojik sıçramanın yeni bir uluslararası düzen oluşturduğunu ifade etti.

Bugün rekabetin temelinde artık araştırma-geliştirme, inovasyon, dijitalleşme ve yapay zekânın yer aldığını belirten Mehmet Kemak Bozay, geleceğin küresel liderlerinin bu alanlarda söz sahibi olan ülkeler olacağını söyledi.

Yeni rekabetin anahtarı: Bağlantısallık

Bozay’a göre günümüz dünyasında en önemli kavramlardan biri de bağlantısallık. Uluslararası ticaret yollarını, enerji koridorlarını, limanları ve deniz geçişlerini kontrol eden ülkelerin küresel rekabette avantaj elde ettiğini belirten Bozay, tarih boyunca Avrasya’nın kontrolü üzerine geliştirilen jeopolitik teorilerin bugün denizlere taşındığını şu sözlerle ifade etti.

“Bugün yalnızca karayı kontrol etmek yeterli değil. Akdeniz’i, Süveyş’i, Hürmüz Boğazı’nı, Kızıldeniz’i, Kıbrıs’ı ve önemli limanları kim etkin şekilde yönetebiliyorsa küresel ticaretin bağlantı ağlarını da o yönlendirebiliyor.”

“Mavi Vatan Türkiye’nin stratejik vizyonudur”

Bu küresel dönüşüm içerisinde Mavi Vatan’ın Türkiye’nin denizlerdeki stratejik vizyonunu oluşturduğunu vurgulayan Dışişleri Bakan Yardımcısı Bozay, Türkiye’nin deniz yetki alanlarını uluslararası hukuk temelinde korumaya kararlı olduğunu söyledi.

Doğu Akdeniz’den Karadeniz’e, Kıbrıs’tan Libya’ya kadar uzanan geniş coğrafyada Türkiye’nin hak ve menfaatlerinin korunmasının devlet politikası olduğunu ifade eden Bozay, Libya ile imzalanan Deniz Yetki Alanları Mutabakatı’nın da bu stratejik yaklaşımın önemli örneklerinden biri olduğunu belirterek, “Mavi Vatan anlayışı yalnızca bugünün değil, gelecek nesillerin hak ve menfaatlerini koruma vizyonudur. Bu kavram toplumda önemli bir farkındalık oluşturmuş ve Türkiye’nin denizcilik gücüne önemli katkılar sağlamıştır” dedi.

“Devlet kurumları ortak stratejiyle çalışıyor”

DSÖ, kruvaziyer gemisi bağlantılı hantavirüs salgınını sonlandırdı
DSÖ, kruvaziyer gemisi bağlantılı hantavirüs salgınını sonlandırdı
İçeriği Görüntüle

Deniz politikalarının tek bir kurumun çalışmasıyla yürütülmediğini belirten Bozay, Dışişleri, Ulaştırma ve Altyapı, Milli Savunma, Çevre ve ilgili tüm kurumların koordinasyon içinde hareket ettiğini söyledi.

Türkiye’nin deniz mekânsal planlaması, liman politikaları, ulaştırma koridorları ve deniz güvenliği konularında ortak devlet aklıyla hareket ettiğini belirten Bozay, bu bütüncül yaklaşımın Türkiye’nin denizlerdeki etkinliğini daha da güçlendireceğini ifade etti.

“Orta Koridor ve deniz koridorları birlikte planlanıyor”

Türkiye’nin yalnızca denizlere değil, denizleri kara ulaştırma koridorlarıyla bütünleştiren stratejik projelere de önem verdiğini vurgulayan Bozay, Orta Koridor, Irak Kalkınma Yolu, Mersin Limanı ve Trans Anadolu ulaştırma ağlarının birbirini tamamlayan projeler olduğunu söyledi.

Bu projelerin Türkiye’yi Asya, Avrupa ve Orta Doğu arasında güçlü bir lojistik merkez haline getireceğini belirten Bozay, denizlerin kara ulaştırma projeleriyle birlikte ele alınmasının stratejik önem taşıdığını ifade etti.

“Montrö Türkiye’nin en büyük stratejik kazanımlarından biri”

Konuşmasının sonunda Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin önemine de değinen Bozay, Cumhuriyet’in kurucu kadrolarının ortaya koyduğu stratejik vizyon sayesinde Türkiye’nin bugün Boğazlar üzerinde güçlü egemenlik haklarına sahip olduğunu belirterek, “1936 yılında ortaya konulan bu vizyon bugün hâlâ Türkiye’nin en önemli stratejik kazanımlarından biridir. Geçmişten aldığımız bu mirası geliştirerek gelecek nesillere aktarmak hepimizin ortak sorumluluğudur” diye konuştu.

Bozay, Türkiye’nin denizcilik vizyonunun yalnızca bugünün ihtiyaçlarını değil, geleceğin jeopolitik dengelerini de gözeten uzun vadeli bir devlet stratejisi olarak şekillendirildiğini belirterek konuşmasını tamamladı.

7DENİZ