Avrupa Gemi Sahipleri Birliği (ECSA) ve Uluslararası Deniz Ticaret Odası (ICS), geçen yıl 26 Haziran’da yürürlüğe giren Uluslararası Denizcilik Örgütü’nün Hong Kong Sözleşmesi ile AB Gemi Geri Dönüşüm Yönetmeliği (EU SRR) arasındaki farklılıkları inceleyen bağımsız bir çalışma yayımladı.
2027'de başlaması planlanan IMO'nun deneyim kazanma aşaması öncesinde yaptırılan bu çalışma, her iki düzenlemenin genel hatlarıyla uyumlu olmasına rağmen önemli eksikliklerin devam ettiğini ortaya koyuyor.
Rapora göre HKC, küresel geri dönüşüm sektöründe önemli bir dönüşüme yol açtı. Hindistan, Bangladeş, Pakistan, Türkiye ve Çin’de dahil olmak üzere birçok tersane, sözleşmeye uygun olarak sertifikalandırıldı ve 100’den fazla gemi geri dönüşüm tesisi artık uyumlu kabul ediliyor. Uyumlu tesislerin toplam yıllık geri dönüşüm kapasitesi yaklaşık 30 milyon groston olup, bu rakam mevcut küresel geri dönüşüm talebinin oldukça üzerinde bulunuyor.
Ancak çalışma, sözleşmenin güçlendirilmesi gereken üç temel alan olduğunu belirliyor. Bunlar; geri dönüşüm tesisleri için yetkilendirme prosedürleri, aşağı akış atık yönetimini düzenleyen standartlar ve gemilerde bulunması gereken Tehlikeli Maddeler Envanteri’nin kapsamı.
ECSA Genel Sekreteri Sotiris Raptis, sözleşmenin yürürlüğe girişini “güvenli ve çevresel açıdan sağlıklı gemi geri dönüşümü için önemli bir dönüm noktası” olarak nitelendirdi.
Raptis, “Çalışmamız, sözleşmeyi güçlendirmek ve küresel standartları yükseltmek için somut alanlar belirliyor” dedi. Ayrıca Brüksel’e, AB rejimi kapsamındaki kapasite kısıtlarını gidermek için OECD üyesi olmayan nitelikli geri dönüşüm tersanelerinin AB onaylı listeye dahil edilmesini kolaylaştırma çağrısında bulundu.
ICS Denizcilik İşleri Baş Direktörü John Stawpert ise çalışmanın iki düzenleyici sistem arasındaki “önemli örtüşmeleri” ortaya koyduğunu, ancak IMO inceleme sürecinde ele alınması gereken “üç kritik boşluğu” da vurguladığını söyledi.
Raporda, AB ile küresel rejimler arasında daha fazla uyumun, düzenleyici parçalanmayı azaltacağı ve gemi geri dönüşüm standartlarının dünya genelinde tutarlı uygulanmasını destekleyeceği savunuluyor.
Kaynak: splash247.com