Gemi ve yat ihracatında yüzde 36,8'lik artış Gemi ve yat ihracatında yüzde 36,8'lik artış

Malları Kızıldeniz yerine Ümit Burnu’nu dolaşan gemilerle taşınmasının yarattığı ek maliyet ve gecikmeler, Türkiye’ye siparişlerde hareketliliği artırıyor. İhracatçılar, özellikle Avrupa Birliği, Balkan ülkeleri ve Orta Doğu’dan ek taleplerin geldiğine işaret ederek, tarım ürünleri, işlenmiş gıda, hazır giyim, ev ve mutfak eşyaları sektörlerinde siparişlerde artışın hissedildiğini vurguladı.

İşlenmiş ürün siparişinde artış hissediliyor

İstanbul Hububat Bakliyat ve Yağlı Tohumlar ihracatçıları Birliği (İHBİR) Başkanı Kazım Taycı, Kızıldeniz’deki tıkanıklık karşısında gemilerin Ümit Burnu’ndan dönmesiyle, gemiyle yük taşıma maliyetinin yaklaşık 6 bin dolar maliyet ve bir ay ek teslim süresine denk geldiğinin altını çizdi.

Taycı, şöyle devam etti: “Yani navlun bir ay uzaması parametreleri çok değiştirecek bir husus. Asya-Pasifik’i en fazla hammaddede kullanıyoruz. Bu bizim hammadde maliyetlerimizde artıya sebebiyet verir ancak, talebin bize dönmesini sağlar diye düşünmüştük. Kısmen de yansımaya başladı.

Özellikle Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar Grubu’nda, şekerli, kakaolu ve direkt tarım ürünlerinde hissediyoruz. İşlenmiş tarım ürünlerimizde, bu sipariş artışları yavaş yavaş hissedilmeye başladı. Özellikle Avrupa Birliği ülkelerinden. Orta Doğu, Balkan ülkelerinde de bunu görüyoruz. Rakamlarda artış var ancak ne kadarı buradan geliyor, onu henüz kestiremiyoruz. Bizim rekoltelerimiz iyi olduğu sürece ihracatla, satışla ilgili kaygımız yok. Yeter ki bizim tarım değerlerimiz iyi olsun.

Bu yıl rekoltelerin de iyi olacağını, olumlu yıl geçeceğini düşünüyoruz ancak yine de temkinliyiz. Geçtiğimi yılı yüzde 8 artışla 12,6 milyar dolar ihracatla tamamladık. 2024 yıl sonu hedefimiz, ihracatımızı 14 milyar dolara çıkmak. Diğer taraftan, finansmana ulaşmakta zorlanıyoruz, ulaşsak da dokunamıyoruz. Bu yıl odaklandığımız iki konu, ihracat pazarlarımızı ve nakit akışımızı korumak.”

Siparişlerde artış sinyali

EVSİD Kurucu Başkanı Burak Önder, krizin uzayacağının ve etkisinin de tahminlerin daha üzerinde olacağının görüldüğünü anlattı. Önder şu analizi yaptı: “Bu majör bir etki. İlk etapta bir geçiş süreci gibi algılandı tüm dünyada. Ancak süreç uzayınca, bölgedeki tansiyon artınca bu geçiş krizi sorununun uzayabileceği düşünülüyor. Emtia, navlun artıyor, şu an için erken bir süreç, ancak bu sorun daha uzarsa özellikle çevre ülkelerden, kıta Avrupa’dan bunun dönüşleri Türkiye’ye pozitif olacaktır.

Avrupa’da büyük montanlı çalışan firmalardan bir ilgi artışı başladı. Örneğin Avrupalı bir zincir market, elimizdeki hazır malları sordu ve istedi. Siparişlerde artış sinyali var, ancak bunun net sonuçlarını mart gibi görmeye başlarız. Şunu da söylemek gerekir ki bu krizin ekonomiler üzerinde çok daha büyük etkisi dünyada enflasyon üzerinde olacak.”

"Yüzde 50’ye kadar artış var"

Dünya.com'dan Hamide Hangül'ün haberine göre, tekstil ve hazır giyim sektörünü tek çatıda toplayan Sentez Merter’deki durumla ilgili bilgi veren K&B Property Türkiye Genel Müdürü Kudret Hazer, son dönemde Kızıldeniz’de yaşanan tıkanıklığın Türkiye’ye ilgiyi artırdığını vurguladı. Bunun bölgeye olumlu yansıdığına işaret eden Hazer, sözlerini şöyle sürdürdü: “Çin’den bir malın Avrupa’ya gitme süresi çok uzadı. Kızıldeniz yerine Ümit Burnu’ndan dolaşıp geliyorlar. Konteynerle mal taşımanın, hem maliyeti yükseldi, hem teslim süresi uzayınca, siparişler şimdi tekrar Türkiye’ye dönmeye başladı. Çünkü bir mal normalde Çin’den Avrupa’ya yaklaşık 50-60 günde giderken, şimdi süre daha da arttı. Parası ödenen bir malın teslim süresi 100 güne kadar uzamış oldu.

Hani neredeyse o sezon boş geçiyor. O nedenle ağırlıklı yaz sezonu için Türkiye’ye sipariş vermeye başladılar. Avrupalı firmalar, zincir gruplar, mağazalar… Siparişlerde yaklaşık yüzde 50’ye kadar artış olduğunu söylüyorlar bize. Böyle bir hareketlilik var şu anda tekstil sektöründe. Türkiye’den Avrupa’ya mal teslimleri 3 günde gidiyor.”

Balkan ve AB ülkeleri ağırlıklı

 K&B Property Türkiye Genel Müdürü Kudret Hazer, “Kızıldeniz’deki tıkanıklık, en çok Balkan ve Avrupa ülkeleri tarafında hızlanmaya yol açtı. Çünkü onlar direkt olarak etkilendiler bu işten” diye konuştu. Kızıldeniz’deki tıkanıklıktan dolayı sektörde hammadde tedarikinde bir sıkıntı yaşanıp yaşanmadığı konusunda Kudret Hazer, Türkiye’de birçok ürünün ikamesi olduğunu, ancak bazı ürünlerin fiyat avantajından dolayı yurt dışından getirildiğine işaret ederek, “Şimdi ucuz avantajı artık kalmadığı için onlar da yerliye döndüler. Yani ithal ürün yerine, yerli ürün tercih ediyorlar. Bu yönde yansımaları var” dedi.

"Avrupalı alıcı 2-3 haftadır ürün sorguluyor"

Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD) Başkanı Ramazan Kaya, Kızıldeniz’de yaşanan geçiş krizinden dolayı konteyner maliyetinin iki kat arttığına işaret etti. Kaya, “Navlun, 3 bin dolardan 6 bin dolara çıktı. Alternatif güzergah olarak Ümit Burnu var, ancak o zaman da süreler 3-4 hafta daha uzadı. Baktığınızda, Kızıldeniz’deki olaylardan dolayı teslimlerde zaman kaybı yaşanınca, alıcılar alternatif arayışına girdi.

İmalatçıların, depo stoklarını güncellemek adına yakın pazarlara yönelişi var. Bu anlamda Türkiye’yi 2-3 haftadır bir sorgulama var. Henüz fiiliyata dönen bir şey yok, ancak müşterilerin gelmesi ve ürünleri incelemesi pozitif bir durum. Özellikle Kuzey Avrupa, Orta Avrupa’dan müşteriler daha fazla gelmeye başladı” dedi.

Editör: Haber Merkezi