Küresel petrol piyasası, 2026 yılının ilk çeyreğinde belirgin bir arz fazlası ile karşı karşıya kalmaya hazırlanıyor. Mevcut üretim artışları, talepteki sınırlı toparlanma ve rafineri faaliyetlerindeki yavaşlama, piyasada dengeleri arz yönünde bozuyor.
Yapılan değerlendirmelere göre, küresel petrol arzının 2026’nın ilk üç ayında talebi günlük yaklaşık 4,25 milyon varil aşması bekleniyor. Bu seviyedeki bir fazlalık, dünya genelindeki toplam petrol tüketiminin yaklaşık yüzde 4’üne karşılık geliyor. Büyük üretici ülkelerde beklenmedik kesintiler yaşanmadığı sürece, arz fazlasının bu dönemde belirgin şekilde hissedileceği öngörülüyor.
Yılın başından bu yana jeopolitik risklerin etkisiyle petrol fiyatlarında yükseliş gözlenirken, yüksek stok seviyeleri fiyatların daha sert artmasını sınırlıyor. Piyasalarda arzın güçlü seyri, fiyatlar üzerinde dengeleyici bir unsur olarak öne çıkıyor.
Üretim Artışları Piyasayı Baskılıyor
Petrol arzındaki hızlı artışta, son dönemde devreye alınan üretim kapasitesi ve büyük üretici ülkelerin üretimi artırması etkili oldu. Bunun yanında ABD, Güney Amerika ve diğer üretici ülkelerden gelen ilave arz da piyasadaki fazlalığı derinleştiriyor. Üretimde kısa vadeli bir yavaşlama beklense de, mevcut seviyeler arz baskısının devam edeceğine işaret ediyor.
Yıl geneline bakıldığında, küresel petrol piyasasında günlük yaklaşık 3,7 milyon varillik bir arz fazlası oluşacağı tahmin ediliyor. Talep tarafında ise ekonomik koşullardaki normalleşmeye rağmen artışın sınırlı kalacağı öngörülüyor.
Talep Zayıf, Bakım Dönemi Etkili Olacak
Küresel petrol talebindeki artışın, ekonomik toparlanmaya paralel olarak sınırlı bir ivme kazanması bekleniyor. Ancak bu artış, üretim seviyelerindeki yükselişi dengelemeye yetmiyor. Özellikle yılın ilk aylarında rafinerilerde başlayacak planlı bakım ve duruşlar, ham petrol talebini geçici olarak düşürecek.




