Yazı Detayı
25 Temmuz 2020 - Cumartesi 17:58
 
Neden susuyorsunuz ?
İbrahim Kocamış
ibrahim@7deniz.net
 
 

Sektör bir haftadır fokur fokur kaynıyor. Gizli kalması gereken bilirkişi raporları çarşaf çarşaf ortaya dökülmüş sergileniyor. Tüm olup biteni sağır sultan bile duymuşken konunun muhataplarından bırakın ses çıkmasını yaşam belirtisi bile gelmiyor. Sayın Sualp Ürkmez’i tenzih ediyorum. Kendisi şairane üslubuyla içinde ne var ne yoksa dökmüş ve  ortada dönen dedikoduların önünü kesmiştir, demek istiyorum ama bu yorumun yanından bile geçemiyorum. Neyse son söyleyeceklerimi baştan söylemeyeyim. Geleyim konuya…

Son bir haftadır Deniz Haber Ajansı Genel Yayın Yönetmeni Recep Canpolat, ortalığı tuz buz eden açıklamalar yaptı. Canpolat yazısında özetle; Cengiz Kaptanoğlu’nun Türk Deniz Eğitim Vakfı’nın geçmiş döneminde yolsuzluklar olduğunu iddia ederek TÜDEV’i Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı İstanbul Vakıflar Genel Müdürlüğü Çalışma Grup Başkanlığına şikayet ettiğini yazdı.

 

Şimdi bunun neresinden tutsanız orası elinizde kalıyor. Metin Kalkavan’ın ortak olduğu Denizciler Turizm’e ait M/F Ankara Feribotunun, fahiş fiyatla TÜDEV’e satılmasını mı konuşalım, yoksa ondan vazgeçelim de bakımının satış öncesinde yapılması gerekliyken bunun da Piri Reis Üniversitesine yıkılmasından mı bahsedelim, ondan da vazgeçip yine Denizciler Turizm’e ait M/F Samsun gemisinin yüksek fiyatla TÜDEV’e kiralanmasını mı ele alalım bilmiyorum. Bunlar öyle vahim iddialar ki ama daha vahimi ne biliyor musunuz her fırsatta Piri Reis Üniversitesinin TÜDEV tarafından yaratılan en büyük proje olduğunu dile getiren Metin Kalkavan’ın eğitim hususundaki büyük cümleleri. Hepsi kulağımda çın çın çınlıyor. Yazmadan edemeyeceğim siz milletin gözünün içine baka baka masal mı anlattınız. Şayet anlatmadıysanız neden çıkıp ortaya bu iddialar için tek bir kelam etmiyorsunuz…

 

Adama sormazlar mı seçim sürecinde dillerden düşürmediğiniz Piri Reis Üniversitesinin başarısını ballandıra ballandıra anlatırken, Oda’nın gelirlerinin buraya aktarılmasına karşı çıkanlara eğitim düşmanı gözüyle bakmanız bu sebepten miydi? Ya da seçimi kaybedince derin bir sessizliğe bürünüp bir yandan Tamer Kıran’a destek söylemleriniz sürerken diğer yandan meclis toplantıları öncesinde bir araya gelip yaptığınız kritiklerinizin ana gündeminde bu konu mu yer alıyordu. Merak ediyorum muhalefet yapmama sebebiniz cidden neydi? Şayet muhalefet yapsaydınız Cengiz Kaptanoğlu’nun şikayetine gerek kalır mıydı yoksa çoktan bunlar ortaya dökülür müydü? Sadece bu olay da değil ki sektörün dedikodu gündemini oyalayan. Bir mevzuda şube yolsuzlukları… Diğer mevzu DTO Petrol yakıt borçları… Muhalefet yapmayınca hepsi bir kenarda sus pus durdu tabii! Burada başka çok şey yazılır çizilir ama olayın ayrıntılarını bilemediğim için kimseyi zan altında bırakmak istemem ama yakın dönemde meşhur olan bir söz var: Hiçbir şey olmasa bile kesin bir şeyler oldu diyorum ve bu konuyu ister bilgi eksikliği deyin ister detay eksikliği deyin şuracıkta bırakıyorum.

 

Bir de tabii Cengiz Kaptanoğlu’nun sektörün kuyusunu kazdığına dair bir algı yaratılıyor. Şaşırmamak elde değil. Neden kuyusunu kazıyormuş ki! Şayet varsa bir yolsuzluk ya da usulsüzlük ortaya çıkmasında kötü olan yan nedir? Sektörün imajı mı? Yani sektörde bu alavere dalaverelerin dönmesinde hiçbir sorun yok ama gerçeğin konuşulmasında sorun var öyle mi? Bu nasıl çiğ bir düşüncedir arkadaş. Yahu ortada bir yolsuzluk ya da bir usulsüzlük olduğu raporlara geçmiş bunu oturup konuşmak gerekirken bırakıyoruz kenara, dönüyoruz Cengiz Kaptanoğlu’na vay efendim bunu neden yaptın diye çemkiriyoruz. Cengiz Kaptanoğlu’nun dilekçe vermesinde yanlış hiçbir taraf yoktur. Evet sektörü zora soktuğu doğrudur ama şayet dilekçesi gerçekleri ortaya çıkaracaksa kimsenin tek bir laf etmeye hakkı da yok diye düşünüyorum. He şayet dilekçenin aslı astarı yoksa, gerçekten bir hırs uğrunaysa bırakın da onu o zaman hiç durmadan yazalım.

 

Bir türlü anlam veremediğim bir diğer nokta da bu iddia geçmiş döneme aitken neden patlamaya hazır olan bomba yeni yönetimin kucağında. Şu anda DTO Başkanı Tamer Kıran ve ekibi tüm enerjilerini bu sorunu çözmeye harcıyorlar. Konunun muhatapları nerde Göcek’te Kaş’ta orada burada. Keyfe bak, umursamazlığa bak! Çıkıp ortaya sorunu çözmek, konuşmak, sektörü bilgilendirmek varken başka hesaplar yapıp, örtbas etme çabasındalar.

 

Yanlış anlaşılmasın ben kimseye yolsuzluk yaptı diyemem. Bu yönde bir iddiam da yok. Bu iddianın sahibi Cengiz Kaptanoğlu. Doğru mu yoksa yanlış mı söylediği de er geç ortaya çıkar. Benim demek istediğim çok net bir şekilde şu: DTO’nun Metin Kalkavan ve ekibi döneminde iddia edilen bu konuyla neden sadece Kıran ve ekibi uğraşmakta. Ayrıca Kalkavan döneminde yaşanmış bir olay adalete taşınınca nasıl oluyor da “ben mağdurum” deyip dut yemiş bülbül gibi susuyorlar. Geçmişte de yazdım şimdi de yazıyorum hem Oda’yı hem TÜDEV’i hem Piri Reis Üniversitesi’ni babanızın şirketiymiş gibi yönettiniz. Meclis üyelerinin uyarılarını hiç ama hiç dikkate almadınız ki burada hemen bu konuda en çok savaşı veren Salih Zeki Çakır’ı yazmak isterim. Çünkü, ona da haksızlık yapıldığına inanıyorum. Kendisini abuk sabuk bir sürü şeyle itham ettiler. Tüm bunları belki siz unuttunuz ama biz unutmadık. Şimdi mağdur edebiyatıyla geminizi yüzdürmeye çalışıyorsunuz… Ama bu işin sonu nereye varacak hep birlikte göreceğiz…

 

Açıkçası uzun zamandır konuşulan bu konuyla ilgili yazmak istemedim çünkü her zaman sektörün ayrıştırmaya değil birleşmeye ihtiyacı olduğuna inanan biriyim. Başka türlü gelişemeyeceğimizi ve dünyadaki rakiplerimizle yarışamayacağımıza inanıyorum. Bu sektörün gündemi ne birilerin hırsı olmalı ne de kavgası. Bu sektörün tek bir gündemi olmalı. O da Türk denizciliğinin yarınları…

 

Bakmak isteyen olursa diye bir zamanlar konuşulan iddialar ve haberler:

https://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/denizcilerden-ankara-ve-samsuna-5-8-milyon-dolar-270151

 

https://www.denizhaber.net/mf-ankara-feribotu-piri-reise-satildi-haber-53366.htm

 

https://www.denizhaber.net/yazi/metin-kalkavan-ve-ekibi-hata-yapiyor-329.htm

 

Kalın sağlıcakla

 
Etiketler: Neden, susuyorsunuz, ?,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
29 Haziran 2020
Başarılı insanı takdir etmek erdem meselesidir
30 Nisan 2020
Değişim artık kaçınılmaz
02 Mart 2020
Devlerin arasında ‘bende varım’ diyen Türk Loydu
15 Ocak 2020
DENİZ VE İNSAN
06 Ocak 2020
Sakın bana kızmayın: Yoksa bu kanaldan TIR mı geçecek?
20 Aralık 2019
Kaçak akan musluğun suyu kesilince feryat figan ediliyor
05 Kasım 2019
Bu neyin hazımsızlığı?
31 Ekim 2019
Bir değil iki olsun
27 Ağustos 2019
Kaynayan kazan kapak tutmaz
25 Haziran 2019
Ayağımıza kadar gelen fırsatı tepmeyelim!
24 Nisan 2019
Getirilen her düzenleme sektörün yararına mı yoksa...?
10 Nisan 2019
Bu güzel atmosferi yaratan herkese teşekkürler
28 Şubat 2019
TÜDEV’de havada kalan sorular!
22 Şubat 2019
Tebrikler AVS…
04 Şubat 2019
Canpolat senin DERDİN NE?
24 Aralık 2018
Yine yeni yeniden...
25 Ekim 2018
Denizciliğin her alanı kaos içinde
25 Eylül 2018
Nereye kadar –ecek/acak?
19 Eylül 2018
Bağlan sözüne candan, ahde vefa imandan
29 Haziran 2018
Pamuk eller cebe
09 Mayıs 2018
Pruvanız neta, rüzgarınız kolayına olsun!
05 Mayıs 2018
Gemisi karaya oturan Eraydın nereye oynuyor?
13 Nisan 2018
Kimse kaybetmedi! Kazanan “Hepimiz” olduk
02 Nisan 2018
Başkan, dereyi görmeden paçaları sıvadı
20 Şubat 2018
Madem yaktık gemileri…Hadi cümleten geçmiş olsun!
17 Ocak 2018
Beyler şöyle bir kenara çekilin!
08 Ocak 2018
O gece Piri Reis Üniversitesiʹnin konferans salonunda yapılamaz mıydı?
28 Aralık 2017
Sağır sultan bile duydu ama Eraydın bihaber
15 Aralık 2017
“Hepimizin Odası Hareketi” elini taşın altına koymaya hazır!
26 Ekim 2017
“Kol kırılır yen içinde kalır”
19 Ekim 2017
Ferman Başkanımızındır!
22 Eylül 2017
Kalkavancılara ve Kırancılara Soruyorum
20 Eylül 2017
Biraz sakin Beyler!
06 Eylül 2017
Seçime ramak kala sular ısındı
07 Ağustos 2017
DTO Seçimleri İçin Zarlar atıldı (Alea iacta est)
15 Mayıs 2017
Ya alnımızın akıyla yapalım ya da bırakalım şu fuar işlerini
03 Nisan 2017
Neydik, ne olduk, ne olacağız?
17 Şubat 2017
Türk denizciliği yeni rotasında!
30 Kasım 2016
Yurtta sulh, cihanda sulh
31 Ekim 2016
Eğer güneşe akıllıca bakmazsak, karanlık içinde kalırız
12 Ağustos 2016
Demokrasi, insan ırkının ümididir
29 Haziran 2016
“Bu türkü diyor ki, Korkumuz yok!” N.H
25 Mayıs 2015
Enteresan bir ülke Türkiye…
06 Mayıs 2015
Yüzen Otel ile Tatil Keyfi Bir Başkadır
18 Mart 2015
“…Biz zaten bir aile gibiyiz”
23 Şubat 2015
Ülke kazanmasın da kim kazanırsa kazansın!
09 Ocak 2015
2015, Denizcilik Sektörü İçin Yatırım Ve Üretim Yılı Olmalı
30 Eylül 2014
Türkiye Ro-Ro Taşımacılığını Geliştirmeli
08 Eylül 2014
Karadeniz Bölgesi’nin Dünya Ticaretindeki Ağırlığı Artıyor
24 Temmuz 2014
Umut etmek için çok sebebi var insanın
02 Nisan 2014
Türk Koster Armatörleri Güç Birliğine Gitti
03 Şubat 2014
Afrodit: Engin Maviliklerin Köpüklü Başı…
Haber Yazılımı