Yazı Detayı
24 Nisan 2019 - Çarşamba 13:49
 
Getirilen her düzenleme sektörün yararına mı yoksa...?
İbrahim Kocamış
ibrahim@7deniz.net
 
 

M.Ö 535-475 yılları arasında Efes’te yaşamış olan Filozof Herakleitos’un günümüze kadar gelen ve zamana meydan okuyup her daim meşhur olmayı başaran sözüdür “Değişmeyen tek şey değişimin kendisidir” ...

 

Ekmeğimizi kazandığımız sektörün, uluslararası bir sektör olması sebebiyle değişime en açık sektörlerden biriyiz. Bir yandan uluslararası düzenlemeleri yakinen takip etmek durumunda kalıyoruz, diğer yandan da kimi zaman gel-git haline dönen ülkemizdeki düzenlemelere sektör ayak uydurmaya çalışıyor. Getirilen tüm düzenlemelerin herkesi memnun etmesini beklemek şüphesiz mümkün değil. Ancak, son zamanlarda yaşanan bazı gelişmeler akıllara şu soruyu getirmiyor değil: Getirilen her düzenleme sektörün yararına mı? Yoksa bazı düzenlemelerde biri ya da birilerinin çıkarları ön planda mı?

 

Nerden çıktı bu demeyeceğinizi düşünüyorum. En azından çoğunuzun. Çok yakın geçmişte Çanakkale Karanlık Liman Demir Sahası’nda gemilere yakıt ikmalinin ardından Çanakkale Boğazından geçiş üstünlüğü sağlayan bir genelge gündeme ansızın düştü. Çok geçmeden de yapılan hatadan geri dönüldü dönülmesine ama akıllarda birtakım soruları kenarda bıraktı. Böylesi bir uygulamanın yürürlüğe girmesini kenarda bıraktım düşünülmesi bile bence abesle iştigal. Hangi akla hizmet yapıldığı, ayan beyan ortada duran aleni kayırmayı, sektörde yaratacağı haksız rekabeti bilmek için ne denizci olmak gerekli ne de çok zeki!

 

Şu sıralar gündemimizi meşgul eden bir diğer konu da Kılavuzluk ve Römorkör Hizmetleri Yönetmeliği’nde sürekli yapılan değişiklikler. Sektör, getirilen düzenlemeyle birlikte kılavuzluk ve römorkörcülük hizmetlerinin özel kuruluşlar tarafından verilmesinin önünü açan maddeleri kısık sesle tartışmakta. Konunun uzmanları yeterince eleştirdi ve olabilecek riskleri gündeme taşıdı. Bu sebeple buralara girmeyeceğim. Ancak merak ettiğim hususlar da yok değil. Devletimiz, hangi ihtiyaca veya yetersizliğe istinaden böylesi bir uygulamanın önünü açtı? Jeopolitik, stratejik önemi tartışılamayacak kadar mühim olan Boğazlarımızı, özel kuruluşlara hatta yabancı sermayeli şirketlere teslim etmek kimin ya da kimlerin fikriydi? Boğazlarımızın ne derece önemli olduğunun uluslararası arenadaki yansıması olarak 1936’da imzalanan Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nden bu yana coğrafi olarak nasıl bir değişim yaşandı da Türkiye Cumhuriyeti Devleti kılavuzluk ve römorkörcülük hizmetini artık önemsiz görmeye başladı? Ya da Türkiye Deniz İşletmeleri 83 yıl sonra yaptığı işten sıkıldı da bizim mi haberimiz yok!

 

Çok uzatmadan aklıma takılan bir noktayı daha dile getirmek istiyorum. Devlet ile Odamız arasındaki diyalog nasıl seyretmektedir merak etmiyor değilim. Devletimizin çıkaracağı kanunda Odamızdan görüş alma zorunluluğu yoktur tabii ki ama Odamız bunların ne kadarından sektörden daha önce haberdardır inanın bilmiyorum. Ancak görünen o ki benim veya sizlerin haberdar olduğu kadar haberdar. Kısacası iş işten geçtikten sonra. Bu noktada bir iletişim eksikliğinden bahsetmek sanırım yanlış olmayacaktır. Diğer taraftan Odamız, yürürlüğe giren düzenleme/düzenlemeler şayet sektörde haksız rekabete yol açıyorsa ya da kamu yararını engelleyecek hükümler içeriyorsa görüş bildirmekte. Lakin, ne derece etki yaratmakta kısmı biraz puslu görünmekte. Tabii ki Odamız, kanun koyucu değil ancak Türk denizcilik sektörünün hemen hemen hepsini bünyesinde barındıran güçlü bir Oda olduğu da aşikar. 48 meslek grubuyla Türkiye genelinde 9 şubesi, 15 temsilciliği bulunan İMEAK DTO, sektörün kalbi durumunda. Doğal olarak sektörün Odasından beklentileri de hayli yüksek!

 

Kalın sağlıcakla…

 
Etiketler: Getirilen, her, düzenleme, sektörün, yararına, mı, yoksa...?,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
10 Nisan 2019
Bu güzel atmosferi yaratan herkese teşekkürler
28 Şubat 2019
TÜDEV’de havada kalan sorular!
22 Şubat 2019
Tebrikler AVS…
04 Şubat 2019
Canpolat senin DERDİN NE?
24 Aralık 2018
Yine yeni yeniden...
25 Ekim 2018
Denizciliğin her alanı kaos içinde
25 Eylül 2018
Nereye kadar –ecek/acak?
19 Eylül 2018
Bağlan sözüne candan, ahde vefa imandan
29 Haziran 2018
Pamuk eller cebe
09 Mayıs 2018
Pruvanız neta, rüzgarınız kolayına olsun!
05 Mayıs 2018
Gemisi karaya oturan Eraydın nereye oynuyor?
13 Nisan 2018
Kimse kaybetmedi! Kazanan “Hepimiz” olduk
02 Nisan 2018
Başkan, dereyi görmeden paçaları sıvadı
20 Şubat 2018
Madem yaktık gemileri…Hadi cümleten geçmiş olsun!
17 Ocak 2018
Beyler şöyle bir kenara çekilin!
08 Ocak 2018
O gece Piri Reis Üniversitesiʹnin konferans salonunda yapılamaz mıydı?
28 Aralık 2017
Sağır sultan bile duydu ama Eraydın bihaber
15 Aralık 2017
“Hepimizin Odası Hareketi” elini taşın altına koymaya hazır!
26 Ekim 2017
“Kol kırılır yen içinde kalır”
19 Ekim 2017
Ferman Başkanımızındır!
22 Eylül 2017
Kalkavancılara ve Kırancılara Soruyorum
20 Eylül 2017
Biraz sakin Beyler!
06 Eylül 2017
Seçime ramak kala sular ısındı
07 Ağustos 2017
DTO Seçimleri İçin Zarlar atıldı (Alea iacta est)
15 Mayıs 2017
Ya alnımızın akıyla yapalım ya da bırakalım şu fuar işlerini
03 Nisan 2017
Neydik, ne olduk, ne olacağız?
17 Şubat 2017
Türk denizciliği yeni rotasında!
30 Kasım 2016
Yurtta sulh, cihanda sulh
31 Ekim 2016
Eğer güneşe akıllıca bakmazsak, karanlık içinde kalırız
12 Ağustos 2016
Demokrasi, insan ırkının ümididir
29 Haziran 2016
“Bu türkü diyor ki, Korkumuz yok!” N.H
25 Mayıs 2015
Enteresan bir ülke Türkiye…
06 Mayıs 2015
Yüzen Otel ile Tatil Keyfi Bir Başkadır
18 Mart 2015
“…Biz zaten bir aile gibiyiz”
23 Şubat 2015
Ülke kazanmasın da kim kazanırsa kazansın!
09 Ocak 2015
2015, Denizcilik Sektörü İçin Yatırım Ve Üretim Yılı Olmalı
30 Eylül 2014
Türkiye Ro-Ro Taşımacılığını Geliştirmeli
08 Eylül 2014
Karadeniz Bölgesi’nin Dünya Ticaretindeki Ağırlığı Artıyor
24 Temmuz 2014
Umut etmek için çok sebebi var insanın
02 Nisan 2014
Türk Koster Armatörleri Güç Birliğine Gitti
03 Şubat 2014
Afrodit: Engin Maviliklerin Köpüklü Başı…
Haber Yazılımı