Yazı Detayı
15 Ocak 2020 - Çarşamba 14:16
 
DENİZ VE İNSAN
İbrahim Kocamış
ibrahim@7deniz.net
 
 

Deniz, insan yaşamının hem sınırlılığını hem de düşlerinin sınırsızlığını yansıtan mavi bir aynadır. İnsanın denizle ilişkisi, gizem ve sırlı bilinmezliklerle doludur. Bir yandan yalnızlığı, korkuyu ve karanlığı taşırken, diğer yandan da umuda yolculuğu, ışıyan-ısıtan bir aydınlığı, yaşama sevincini ve coşkusunu taşır. Bu yönüyle deniz, düalist anlamlar, kavrayışlar ve oluşlar çokluğudur. Dolayısıyla farklılık ve çeşitlilik evrenidir.

Denizde, yaşamayı bilen ancak kendi yaşamının kaptanı olabilir, hem uzağı hem de yakını bilebilir. Herkesin içinde bir denizi olsa da; limanı olmaz. İçimizdeki deniz, yaşama tutkumuz ve anlam düzeyimizdir. Anlam ile tutku, insanı serüvenleştiren biricik etkidir.

Yüreği denizde olan, yosunlu derinlikleri, sazlıkları, mavi düşler atlasını ve ufkun ötesini bilir. Denizin mavisini, sabahın kızılını bir yelken gibi göğsümüze asıp, yollara düşmek, en mavi köpüklü açığa demir atmak, en tatlı derya ıssızlığında, enginliğe maviyle dolup, düşlere umuttan nakış olmak, sonsuz mavide, incili yakamozlarda yıldızların seyrine düşmektir.   Deniz deyince modern insanın aklına tatil gelir. Bu, bol güneş, kum ve eğlence demektir. Tabi ki insanın eğlenmeye de ihtiyacı vardır. Ama denizle insanın bu geçici gönül bağı kültürel değil, bir tatmin-haz-tüketim üçlüsüne dayanmaktadır.

 

Bu statik bağ denizi kirletmektedir. Denizin kumunu, güneşini seven insan, aynı oranda çevreye yani çayların, nehirlerin kurumasına, canlı türlerinin yok olmasına ve insan kırımına yol açan savaşlara karşı, o denli ilgili ve duyarlı değildir. Denizi, insandan, doğadan ve en önemlisi de barış kültüründen koparıp, bir eğlence ve turizm merkezi haline getirmek, olumsuz sonuçlara yol açmaktadır. Deniz kültürü farklılık içinde bir olmanın da yaşam iradesidir.   Deniz kadar insanı cezbeden bir şey yoktur. Düşle gerçek arasındaki ince çizgide insanı yakalar ve kendine hapseder. İnsanı büyüler, farklı dünyalara taşır. Bilgeliğin ışığının mavi yolculuğunun ardında bulma cabasında olduğunu unutmayalım.

Derler ki; bilgeliğin ateş topu, tanrılardan dağlara düşmüş, dağlardan yuvarlanıp nehirlere düşmüş, nehirlerden denize ulaşmış. Denizden dalga dalga yayılmış uygarlıklar inşa ederek günümüze dek gelmiştir. Dolayısıyla deniz insana ufuk kazandırır. Bilinmeyenin ve yeni olanın keşfinin anahtarını taşır. Eski çağlarda kâşiflerin, korsanların ve tacirlerin bilim taşıyıcı rollerini unutmayalım. Denizin üzerinden bilim, kültür ve uygarlık farklı diyarlara akmıştır.  

Deniz kültürü, ekolojik ilkeyi, demokratik tavrı ve özgürlük bilincini kendinde birleştiren bir ahlaka sahiptir. Deniz kültürüne sahip insanlar, haksızlıklara ve acılara karşı rahat uyuyamaz. Yokluk ve yoksunluğun yüzüne kapısını kapamaz. Gerçekliğe perdesini çekmez. Yüreği yalnız kendisiyle dolu olmaz. Başkasının yangınıyla ısınıp, yemeğini pişirmez. Bütün bunların karşısında yardımlaşmanın, dayanışmanın, doğayla bütünleşmesinin, ortak ahlaki duyguda, birleşmenin kardeşleşme ve özgürleşmesidir.   Herkes denize gitmeli. Herkesin bir deniz anısı olmalı. Denize gidenin şanslı ve ayrıcalıklı olduğu bir eşitsizlikler yaşamı değil, denizi bir mevsim gibi ortak yaşamak ve yaşatmanın hasıl olduğu eşit ve özgür bir yaşamı inşa etmek elzemdir. Bu insanın kendisiyle, toplumuyla, devletiyle ve doğayla barışıdır. Maviye adanmış insanın bu eko-yaşam rüyası, barışın da barışıdır.   Ülkemiz, denizlerin kıyısına demir atmış bir gemidir. Hepimiz bu geminin içindeyiz. İyilikleri ve güzellikleri, aydınlık bir geleceğe uzanan mavi yolculuğa ‘vira’ diyelim.

 
Etiketler: DENİZ, VE, İNSAN,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
06 Ocak 2020
Sakın bana kızmayın: Yoksa bu kanaldan TIR mı geçecek?
20 Aralık 2019
Kaçak akan musluğun suyu kesilince feryat figan ediliyor
05 Kasım 2019
Bu neyin hazımsızlığı?
31 Ekim 2019
Bir değil iki olsun
27 Ağustos 2019
Kaynayan kazan kapak tutmaz
25 Haziran 2019
Ayağımıza kadar gelen fırsatı tepmeyelim!
24 Nisan 2019
Getirilen her düzenleme sektörün yararına mı yoksa...?
10 Nisan 2019
Bu güzel atmosferi yaratan herkese teşekkürler
28 Şubat 2019
TÜDEV’de havada kalan sorular!
22 Şubat 2019
Tebrikler AVS…
04 Şubat 2019
Canpolat senin DERDİN NE?
24 Aralık 2018
Yine yeni yeniden...
25 Ekim 2018
Denizciliğin her alanı kaos içinde
25 Eylül 2018
Nereye kadar –ecek/acak?
19 Eylül 2018
Bağlan sözüne candan, ahde vefa imandan
29 Haziran 2018
Pamuk eller cebe
09 Mayıs 2018
Pruvanız neta, rüzgarınız kolayına olsun!
05 Mayıs 2018
Gemisi karaya oturan Eraydın nereye oynuyor?
13 Nisan 2018
Kimse kaybetmedi! Kazanan “Hepimiz” olduk
02 Nisan 2018
Başkan, dereyi görmeden paçaları sıvadı
20 Şubat 2018
Madem yaktık gemileri…Hadi cümleten geçmiş olsun!
17 Ocak 2018
Beyler şöyle bir kenara çekilin!
08 Ocak 2018
O gece Piri Reis Üniversitesiʹnin konferans salonunda yapılamaz mıydı?
28 Aralık 2017
Sağır sultan bile duydu ama Eraydın bihaber
15 Aralık 2017
“Hepimizin Odası Hareketi” elini taşın altına koymaya hazır!
26 Ekim 2017
“Kol kırılır yen içinde kalır”
19 Ekim 2017
Ferman Başkanımızındır!
22 Eylül 2017
Kalkavancılara ve Kırancılara Soruyorum
20 Eylül 2017
Biraz sakin Beyler!
06 Eylül 2017
Seçime ramak kala sular ısındı
07 Ağustos 2017
DTO Seçimleri İçin Zarlar atıldı (Alea iacta est)
15 Mayıs 2017
Ya alnımızın akıyla yapalım ya da bırakalım şu fuar işlerini
03 Nisan 2017
Neydik, ne olduk, ne olacağız?
17 Şubat 2017
Türk denizciliği yeni rotasında!
30 Kasım 2016
Yurtta sulh, cihanda sulh
31 Ekim 2016
Eğer güneşe akıllıca bakmazsak, karanlık içinde kalırız
12 Ağustos 2016
Demokrasi, insan ırkının ümididir
29 Haziran 2016
“Bu türkü diyor ki, Korkumuz yok!” N.H
25 Mayıs 2015
Enteresan bir ülke Türkiye…
06 Mayıs 2015
Yüzen Otel ile Tatil Keyfi Bir Başkadır
18 Mart 2015
“…Biz zaten bir aile gibiyiz”
23 Şubat 2015
Ülke kazanmasın da kim kazanırsa kazansın!
09 Ocak 2015
2015, Denizcilik Sektörü İçin Yatırım Ve Üretim Yılı Olmalı
30 Eylül 2014
Türkiye Ro-Ro Taşımacılığını Geliştirmeli
08 Eylül 2014
Karadeniz Bölgesi’nin Dünya Ticaretindeki Ağırlığı Artıyor
24 Temmuz 2014
Umut etmek için çok sebebi var insanın
02 Nisan 2014
Türk Koster Armatörleri Güç Birliğine Gitti
03 Şubat 2014
Afrodit: Engin Maviliklerin Köpüklü Başı…
Haber Yazılımı