İbrahim Kocamış “Başka bir çözüm yolumuz da çaremiz de yok”



Yazı Detayı
03 Mayıs 2021 - Pazartesi 17:49
 
“Başka bir çözüm yolumuz da çaremiz de yok”
İbrahim Kocamış
ibrahim@7deniz.net
 
 

Geride bıraktığımız ay Türk Armatörler Birliği (TAB) Mükemmeliyet Merkezi bence Türk denizcilik sektörünün yarınlarını belirleyecek bir webinara imza attı. “Sera Gazı Emisyonu Kuralları ve Yeni Uygulamalarıyla Gemi İşletmeciliği ve Gemiler Değişimin Eşiğinde… Çok Az Bir Süre Kaldı, Hazır Mısınız?” adlı webinarda sektörün geleceğini tartışmaya açtıkları için kendilerini buradan bir kez daha tebrik ediyorum.

Her dost meclisinde denizcilik sektöründeki çoğu oluşumun kayda değer bir şey yapmadığını çok eleştirmişimdir. Hala daha yapmayanları eleştirdiğimi ve eleştireceğimi söyleyeyim ve küçük bir de dip not düşeyim: Sektörde görmek istediğimiz çalışmalar işte bu tarz işler. İçinde emek barındıran ve daha da ötesi Türk denizciliğinin yarınlarına katkı sağlayacak, gelişimini tetikleyecek çalışmalar için ısrarcı olabilmektir. Yoksa mevzu protokolde yer kapmaksa ben bu işe külliyen karşıyım.

Gelelim şu TAB Mükemmeliyet Merkezi’nin webinarına. Hem sitemizde hem de dergimizde haberine bolca yer verdik vermesine, bizimle birlikte diğer sektör yayınları da konuyu işledi lakin bence bu öyle yap haberi koy kenarda kalsınlık değil! Webinarı izleyenler, TAB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Cihan Ergenç’in konuşmasında değindiği noktaların ne derece ehemmiyetli olduğu noktasında benimle hemfikirdir diye düşünüyorum.

 

Bu sebeple Ergenç’in dile getirdiği hususlara gelin bir kez daha birlikte bakalım istiyorum:

 

 “Zero Emission Coalition” 140 uluslararası firmanın bir araya gelerek oluşturduğu bir iş birliği platformu. Bu platformun araştırmasına göre de çoğunluğu Avrupa olmak üzere 100’e yakın sıfır emisyon projesi bulunuyormuş. Kısacası insanlar ciddi ciddi bu konu üzerine mesai harcayıp, emek sarf ediyor. Şimdi hemen burada bir parantez açıyorum ve diyorum ki: Sakın ha “oooo sıfır emisyon mu, olsa da biz göremeyiz” demeyelim. Geçen senenin başında yürürlüğe giren IMO Sülfür Regülasyonu hakkında bir aralar çok konferans yapıldı. Bu karar deniz ticaretini sekteye uğratır, hatta çoğu armatör bu sistem gelirse batar diye çok konuşuluyordu. Peki sonra ne oldu? Yürürlüğe girdi mi, girdi. Biz de tıpış tıpış uymak durumunda kaldık mı, kaldık. Demem o ki biz istesek de istemesek de bu kararlara zorunlu olarak katılıyoruz. Madem IMO’da bu konuya dair özel fonlarda var, niye biz de bu yarışa dahil olmayalım? Aklıma gelmişken bir şey daha yazacağım: IMO Sülfür Regülasyonu yürürlüğe girdiğinde Balast Suyu Arıtma Sistemleri (BWTS) konusunda bir grup armatörümüz, mevcut sistemin gemilere takılması konusunda bir oluşuma da gitmişti. Bu oluşum Türk armatörlerinin birlikte hareket ederek yürüttüğü yoğun çalışmaların neticesinde kısmen başarılı da oldu.

 

Yeni teknolojiler: Belli ki ‘Gemin var mı, var. O zaman al gemiyi götür limana doldur boşalt’ dönemi ha bitti ha bitecek. Bu işin amiyane tabirle raconu yeniden yazılıyor. Hatta çoğu yazılmış bile! Çünkü, Ergenç, Japonya’nın öncü olduğu gemi inşa ve teknolojileri konusunda, Çin Kore ve bazı Avrupa ülkelerinin 10 yıldır Ar-Ge çalışmaları olduğunu belirtiyor ve ekliyor: Son zamanlarda değişen kurallarda her şeyin sil baştan yapıldığını görüyoruz. Bu kurallara uyabilecek miyiz, dayanabilecek miyiz, ayakta kalabilecek miyiz? Gerçekten zor bir süreç. Zaten zor olan denizcilikte zor bir süreç Türk denizcilik sektörünü bekliyor.

 

ABD Başkanı Joe Biden gelir gelmez ilk imzaladığı kararname çevre beyannamesi oldu:

 

Kuzey Kutbu Doğal Yaşamı Koruma Alanında petrol ve doğalgaz arama faaliyetleri için verilen izni geçici olarak durdurdu. 16 Nisan’da da Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan da dahil dünya liderleriyle online olarak çevre konularını görüşecek. Esasen uzun zamandır çevre mevzusu dünyanın gündemindeydi. Artık buna karşı durmanın kimseye faydası olmayacağı aşikar. Acaba ne olacak diye beklemenin de hiçbir anlamı yok.

Gemi siparişi için bir kez daha düşünün: Neden mi? Çünkü, her ne kadar bugün bahsi geçen ve üzerinde çalışılan yeni teknolojik gemileri şu anda üretecek ne bir tersane ne de bildiğimiz kadar bir prototip olmasa da yakın gelecekte bu gemilerle bizzat tanışacağız gibi. Bu yüzden olsa gerek Ergenç, “Bildiklerimizin hepsini unutacağız. Bilmediklerimiz ve yeni teknolojilere sektör olarak hazır olmamız lazım. Dünya baş döndürücü bir hızla gelişiyor, değişiyor. Bundan sonrada aynı hızda değişecek” diyor ve bugünün üretilen gemilerinin 2025’ten sonra gelecek olan yeni kurallara uygun olmayacağını vurguluyor.

Bence Ergenç’in tüm konuşmasının her bir noktası ufkumuzu açar nitelikteydi. Bu yeni dünya düzenini yakalayabilmemiz için tabii ki bir çözüm önerisi de vardı:

Sektör olarak bir Komisyon kurmak. İçerisinde Odamız, ilgili bakanlıklar, STK’lar, denizcilik üniversiteleri ve sektör paydaşlarının yer alacağı bir komisyonla ancak bu yarışta var olabileceğimizin altını çizen Ergenç’in de dediği gibi “Başka bir çözüm yolumuz da çaremiz de yok”.

TAB’ın Mükemmeliyet Merkezi’nin, DTO’nun önderliğinde bütün denizcilik STK’larına ve üniversitelerine yaptığı çağrıyı doğru ve yerinde buluyorum. Elbette gönül ister ki sektörümüz STK’larının hepsi Türk denizciliğinin yarınları için ortak bir çalışma grubu kursun.

Umarım TAB Mükemmeliyet Merkezi, yaptığı bu çağrıda ısrarcı olur ve tabi ki Türk denizcilik sektörü de TAB’ın sesine kulak verir…

Kalın Sağlıcakla…

 
Etiketler: “Başka, bir, çözüm, yolumuz, da, çaremiz, de, yok”,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
25 Haziran 2021
Sektör etiyle kemiğiyle bir arada
19 Şubat 2021
Armatör tabi ki para babasıdır!
24 Aralık 2020
Kafamda İFETA ile ilgili çılgın sorular
11 Aralık 2020
Felaketlerle dolu 2020'de sektör gündeminde neler oldu?
16 Ekim 2020
“Ayinesi iştir kişinin, lafa bakılmaz”
16 Eylül 2020
Ne olacak bu eğitimin hali?
25 Temmuz 2020
Neden susuyorsunuz ?
29 Haziran 2020
Başarılı insanı takdir etmek erdem meselesidir
30 Nisan 2020
Değişim artık kaçınılmaz
02 Mart 2020
Devlerin arasında ‘bende varım’ diyen Türk Loydu
15 Ocak 2020
DENİZ VE İNSAN
06 Ocak 2020
Sakın bana kızmayın: Yoksa bu kanaldan TIR mı geçecek?
20 Aralık 2019
Kaçak akan musluğun suyu kesilince feryat figan ediliyor
05 Kasım 2019
Bu neyin hazımsızlığı?
31 Ekim 2019
Bir değil iki olsun
27 Ağustos 2019
Kaynayan kazan kapak tutmaz
25 Haziran 2019
Ayağımıza kadar gelen fırsatı tepmeyelim!
24 Nisan 2019
Getirilen her düzenleme sektörün yararına mı yoksa...?
10 Nisan 2019
Bu güzel atmosferi yaratan herkese teşekkürler
28 Şubat 2019
TÜDEV’de havada kalan sorular!
22 Şubat 2019
Tebrikler AVS…
04 Şubat 2019
Canpolat senin DERDİN NE?
24 Aralık 2018
Yine yeni yeniden...
25 Ekim 2018
Denizciliğin her alanı kaos içinde
25 Eylül 2018
Nereye kadar –ecek/acak?
19 Eylül 2018
Bağlan sözüne candan, ahde vefa imandan
29 Haziran 2018
Pamuk eller cebe
09 Mayıs 2018
Pruvanız neta, rüzgarınız kolayına olsun!
05 Mayıs 2018
Gemisi karaya oturan Eraydın nereye oynuyor?
13 Nisan 2018
Kimse kaybetmedi! Kazanan “Hepimiz” olduk
02 Nisan 2018
Başkan, dereyi görmeden paçaları sıvadı
20 Şubat 2018
Madem yaktık gemileri…Hadi cümleten geçmiş olsun!
17 Ocak 2018
Beyler şöyle bir kenara çekilin!
08 Ocak 2018
O gece Piri Reis Üniversitesiʹnin konferans salonunda yapılamaz mıydı?
28 Aralık 2017
Sağır sultan bile duydu ama Eraydın bihaber
15 Aralık 2017
“Hepimizin Odası Hareketi” elini taşın altına koymaya hazır!
26 Ekim 2017
“Kol kırılır yen içinde kalır”
19 Ekim 2017
Ferman Başkanımızındır!
22 Eylül 2017
Kalkavancılara ve Kırancılara Soruyorum
20 Eylül 2017
Biraz sakin Beyler!
06 Eylül 2017
Seçime ramak kala sular ısındı
07 Ağustos 2017
DTO Seçimleri İçin Zarlar atıldı (Alea iacta est)
15 Mayıs 2017
Ya alnımızın akıyla yapalım ya da bırakalım şu fuar işlerini
03 Nisan 2017
Neydik, ne olduk, ne olacağız?
17 Şubat 2017
Türk denizciliği yeni rotasında!
30 Kasım 2016
Yurtta sulh, cihanda sulh
31 Ekim 2016
Eğer güneşe akıllıca bakmazsak, karanlık içinde kalırız
12 Ağustos 2016
Demokrasi, insan ırkının ümididir
29 Haziran 2016
“Bu türkü diyor ki, Korkumuz yok!” N.H
25 Mayıs 2015
Enteresan bir ülke Türkiye…
06 Mayıs 2015
Yüzen Otel ile Tatil Keyfi Bir Başkadır
18 Mart 2015
“…Biz zaten bir aile gibiyiz”
23 Şubat 2015
Ülke kazanmasın da kim kazanırsa kazansın!
09 Ocak 2015
2015, Denizcilik Sektörü İçin Yatırım Ve Üretim Yılı Olmalı
30 Eylül 2014
Türkiye Ro-Ro Taşımacılığını Geliştirmeli
08 Eylül 2014
Karadeniz Bölgesi’nin Dünya Ticaretindeki Ağırlığı Artıyor
24 Temmuz 2014
Umut etmek için çok sebebi var insanın
02 Nisan 2014
Türk Koster Armatörleri Güç Birliğine Gitti
03 Şubat 2014
Afrodit: Engin Maviliklerin Köpüklü Başı…
Haber Yazılımı