İbrahim Kocamış “Ayinesi iştir kişinin, lafa bakılmaz”
Yazı Detayı
16 Ekim 2020 - Cuma 12:17
 
“Ayinesi iştir kişinin, lafa bakılmaz”
İbrahim Kocamış
ibrahim@7deniz.net
 
 

Ülkelerin gelişmişlik göstergelerinden biri de sivil toplum kuruluşlarıdır. Lakin her zaman dile getiriyorum bence sektörümüz bir STK cenneti, olsun da elbette. Demokratikleşme ve gelişmeye uzanan hiçbir yapıya kimsenin sesinin çıkacağını sanmam. Yanlış anlaşılmasın ne dernekleşmeye ne de birlik olmaya kimse gıkını çıkarmıyor. Ancak bir o kadar önemli olan mevzu da bunların şeffaflığı ve işlevselliği. Bununla ilgili azıcık araştırma yapayım dedim ve ilk karşıma çıkan nokta şu oldu: Yaşama Dair Vakıf’ının (YADA)11 Ekim 2015 tarihinde yayımladığı raporun ön sözü şöyle; Türkiye’de sivil toplum kuruluşları (STK’lar) son yirmi yıldır hem niceliksel hem de niteliksel olarak daha etkin bir biçimde gündemde yer ediniyor. Öte yandan bu niceliksel ve niteliksel büyüme ve iyileşmelere rağmen kurumsallaşma, kapasite, katılım, demokratiklik, şeffaflık gibi birçok konuda eleştiriler de alıyor. Hem toplum, hem kamu yöneticileri, hem de bizzat STK yöneticileri, STK’lara yönelik ağırlıkla olumsuz bir algıya sahip bulunuyor. Bu sözlerin 2015’e ait olmasına rağmen günümüzde de geçerliliğini koruduğunu düşünüyorum. Neden mi? Muhasebat Genel Müdürlüğü Merkezi Yönetim Konsolide Bütçe İstatistikleri’ne göre 2017’nin 7 ayında dernek, vakıf, birlik gibi kar amacı gütmeyen kurum ve kuruluşlara merkezi bütçeden ayrılan rakam 550 milyon 626 bin TL. Bu kaynağın hangi projelere, ne oranda, hangi hedef doğrultusunda verildiği ise belirsiz durumda. Yani ne diyeyim ki, açıkçası bu algı ve bu kafayla önümüzdeki 5 yılda da değişmez. İşlevselliği hususuna gelirsek o da herkesin kendi takdiri.

 

Olumsuz başladım belki ama esas yazmak istediğim mevzu başka. Böylesi bir tablo varken işini layıkıyla yapan, bunu yaparken dürüst davranan, şüphesiz ki asıl amacı sektörün sıkıntılarını çözmek olan ve sektörün ruhuna ve kimyasına uygun olarak yönetilen STK’larımız da var. Olsun da, hem de az buz değil çok çok olsun. Bence bizim sektörümüzde tam da olması gerektiği gibi yönetilen, etinden kemiğine her bir parçası şeffaf olan, işini layıkıyla yapan, her daim üyelerinin yanında yer alan, 100’e yakın üyesiyle Türk gemi inşa sanayini temsil eden GİSBİR, bunlardan biri. Türkiye’nin en eski ve köklü sivil toplum kuruluşlardan birinin Yönetim Kurulu Başkanı olan Murat Kıran da işinin ehli lider. Yeri gelir takar baretini tam sektörün kalbinde olur, yeri gelir oturur odasında işinin başında durur, yeri gelir üyelerinin yanında bulunur, yeri gelir sektörü temsilen üyeleriyle birlikte dünyanın bir ucuna gider “biz buradayız” der. Hele ki sadece bizim değil tüm dünyanın boğuştuğu bu pandemi sürecinde yürüttüğü çalışmalar gerçekten takdiri hak ediyor. Başkan ve ekibinin Covid-19 konuşulmaya başlar başlamaz hiç vakit kaybetmeden önlemler almaya başlaması hem sürecin o tarihten bu yana çok iyi sürdürülmesini sağlarken hem de insan sağlığına gösterdikleri önemi gözler önüne serdi. Gemi inşa sanayi, sektörümüzün en ağır iş kolu. Buradaki çalışan emeği ve özverisini görmemek ayıp olur. Başkanın kurduğu ekip ve kolladığı çalışanlar da gemi inşa sektörümüzün temelini oluşturuyor.

 

Sadece bu da değil, böylesi hassas bir mevzuyla baş ederken diğer yandan hedeflerinden de vazgeçmediler. Bunlardan bir tanesi GİSBİR İlköğretim Okulu projesi. Bunun temelini Haziran’da attılar ki, bu noktada kendilerini ayrıca takdir ve tebrik ediyorum. Ayrıca 2021 başlangıçlı AB tarafından desteklenen iki projede de yer almak için çalıştılar. Bunlar; AB tarafından onaylanan RESURGAM H2020 Konsorsiyum projesi ile IPA-Safe Shipyards With Technology Based Trainings (T.C. Çalışma Bakanlığı’nın koordinatörlüğünde yürütülen AB projesi) projeleri.  Aynı zamanda OECD için hazırlanan Türkiye Gemi İnşa raporu için de yoğun efor  harcadılar. Bu konu başlıklarına bakınca sektör için çok emek verdikleri görülüyor. Bu emeklerinin ilgili Bakanlıklarımız ve AB tarafından takdir alması elbette ki sektörümüze değer kazandırıyor. 

 

Diğer yandan sektörün gelişimini gözler önüne serdikleri istatistikleri hazırlarken Digital Maritime Week ile ICS–Leadership Insight Series’e sponsor oldular. Yazmadan bitirmek istemem, sosyal sorumluk alanında hem genç neslin sektöre kazandırılması hem de kadınlara yönelik projeler yapma hedefleri de var.

 

Kısacası ekip olarak boş durmamışlar, sahip oldukları mevkilerin hakkını vermişler. Bence sektörümüzün örnek alması gereken kuruluşlarından bir tanesi. Ziya Paşa’nın meşhur sözüyle “Ayinesi iştir kişinin, lafa bakılmaz” diyor, emeği geçen herkesi tebrik ediyorum.

 

Kalın sağlıcakla…

 
Etiketler: “Ayinesi, iştir, kişinin,, lafa, bakılmaz”,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
16 Eylül 2020
Ne olacak bu eğitimin hali?
25 Temmuz 2020
Neden susuyorsunuz ?
29 Haziran 2020
Başarılı insanı takdir etmek erdem meselesidir
30 Nisan 2020
Değişim artık kaçınılmaz
02 Mart 2020
Devlerin arasında ‘bende varım’ diyen Türk Loydu
15 Ocak 2020
DENİZ VE İNSAN
06 Ocak 2020
Sakın bana kızmayın: Yoksa bu kanaldan TIR mı geçecek?
20 Aralık 2019
Kaçak akan musluğun suyu kesilince feryat figan ediliyor
05 Kasım 2019
Bu neyin hazımsızlığı?
31 Ekim 2019
Bir değil iki olsun
27 Ağustos 2019
Kaynayan kazan kapak tutmaz
25 Haziran 2019
Ayağımıza kadar gelen fırsatı tepmeyelim!
24 Nisan 2019
Getirilen her düzenleme sektörün yararına mı yoksa...?
10 Nisan 2019
Bu güzel atmosferi yaratan herkese teşekkürler
28 Şubat 2019
TÜDEV’de havada kalan sorular!
22 Şubat 2019
Tebrikler AVS…
04 Şubat 2019
Canpolat senin DERDİN NE?
24 Aralık 2018
Yine yeni yeniden...
25 Ekim 2018
Denizciliğin her alanı kaos içinde
25 Eylül 2018
Nereye kadar –ecek/acak?
19 Eylül 2018
Bağlan sözüne candan, ahde vefa imandan
29 Haziran 2018
Pamuk eller cebe
09 Mayıs 2018
Pruvanız neta, rüzgarınız kolayına olsun!
05 Mayıs 2018
Gemisi karaya oturan Eraydın nereye oynuyor?
13 Nisan 2018
Kimse kaybetmedi! Kazanan “Hepimiz” olduk
02 Nisan 2018
Başkan, dereyi görmeden paçaları sıvadı
20 Şubat 2018
Madem yaktık gemileri…Hadi cümleten geçmiş olsun!
17 Ocak 2018
Beyler şöyle bir kenara çekilin!
08 Ocak 2018
O gece Piri Reis Üniversitesiʹnin konferans salonunda yapılamaz mıydı?
28 Aralık 2017
Sağır sultan bile duydu ama Eraydın bihaber
15 Aralık 2017
“Hepimizin Odası Hareketi” elini taşın altına koymaya hazır!
26 Ekim 2017
“Kol kırılır yen içinde kalır”
19 Ekim 2017
Ferman Başkanımızındır!
22 Eylül 2017
Kalkavancılara ve Kırancılara Soruyorum
20 Eylül 2017
Biraz sakin Beyler!
06 Eylül 2017
Seçime ramak kala sular ısındı
07 Ağustos 2017
DTO Seçimleri İçin Zarlar atıldı (Alea iacta est)
15 Mayıs 2017
Ya alnımızın akıyla yapalım ya da bırakalım şu fuar işlerini
03 Nisan 2017
Neydik, ne olduk, ne olacağız?
17 Şubat 2017
Türk denizciliği yeni rotasında!
30 Kasım 2016
Yurtta sulh, cihanda sulh
31 Ekim 2016
Eğer güneşe akıllıca bakmazsak, karanlık içinde kalırız
12 Ağustos 2016
Demokrasi, insan ırkının ümididir
29 Haziran 2016
“Bu türkü diyor ki, Korkumuz yok!” N.H
25 Mayıs 2015
Enteresan bir ülke Türkiye…
06 Mayıs 2015
Yüzen Otel ile Tatil Keyfi Bir Başkadır
18 Mart 2015
“…Biz zaten bir aile gibiyiz”
23 Şubat 2015
Ülke kazanmasın da kim kazanırsa kazansın!
09 Ocak 2015
2015, Denizcilik Sektörü İçin Yatırım Ve Üretim Yılı Olmalı
30 Eylül 2014
Türkiye Ro-Ro Taşımacılığını Geliştirmeli
08 Eylül 2014
Karadeniz Bölgesi’nin Dünya Ticaretindeki Ağırlığı Artıyor
24 Temmuz 2014
Umut etmek için çok sebebi var insanın
02 Nisan 2014
Türk Koster Armatörleri Güç Birliğine Gitti
03 Şubat 2014
Afrodit: Engin Maviliklerin Köpüklü Başı…
Haber Yazılımı