<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>7deniz Haber</title>
    <link>https://www.7deniz.net</link>
    <description>Denizcilik sektörünün haber kaynağı bir tık uzağınızda</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.7deniz.net/rss/offshore" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Tescilli Marka © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 14 May 2026 06:45:26 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.7deniz.net/rss/offshore"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Bayraktar: "Türkiye, dünyanın en büyük dördüncü enerji filosuna sahip"]]></title>
      <link>https://www.7deniz.net/bakan-bayraktar-turkiye-dunyanin-en-buyuk-dorduncu-enerji-filosuna-sahip</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.7deniz.net/bakan-bayraktar-turkiye-dunyanin-en-buyuk-dorduncu-enerji-filosuna-sahip" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Türkiye, 6 derin deniz sondaj gemisi ve 2 sismik araştırma gemisi ile dünyanın en büyük dördüncü enerji filosuna sahip" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Enerji filomuzun en yeni üyesi Yıldırım, bugün İstanbul Boğazı’ndan geçerek Filyos’a doğru yol aldı. Limandaki kule montajı ve son teknik hazırlıkların tamamlanmasıyla birlikte gemimiz nisan ayı içerisinde Karadeniz’e açılacak. Bugün Türkiye, 6 derin deniz sondaj gemisi ve 2 sismik araştırma gemisi ile dünyanın en büyük dördüncü enerji filosuna sahip. Kendi gemimizle, kendi mühendisimizle, kendi enerjimizi arıyoruz" ifadelerine yer verdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Güncel, Offshore</category>
      <guid>https://www.7deniz.net/bakan-bayraktar-turkiye-dunyanin-en-buyuk-dorduncu-enerji-filosuna-sahip</guid>
      <pubDate>Mon, 26 Jan 2026 19:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://7deniznet.teimg.com/crop/1280x720/7deniz-net/uploads/2026/01/6472-bakan-bayraktar-turkiye-dunyanin-en-buyuk-dorduncu-enerji-filosuna-sahip.webp" type="image/jpeg" length="35069"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çağrı Bey ve Yıldırım'da hazırlıklar sürüyor]]></title>
      <link>https://www.7deniz.net/cagri-bey-ve-yildirimda-hazirliklar-suruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.7deniz.net/cagri-bey-ve-yildirimda-hazirliklar-suruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'nin enerji filosuna eklenen yeni ultra derin deniz sondaj gemileri Çağrı Bey ve Yıldırım, ilk görevlerine Mersin'in Taşucu Limanı'nda hazırlanıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığına (TPAO) devredildikten sonra Silifke ilçesine gönderilen 5. ve 6. sondaj gemilerinin çıkacakları seferler öncesi işlemleri, Ağalar İskelesi'nde devam ediyor.</p>

<p>Kırmızı beyaza boyanan dış yüzeyine ay yıldız işlenen ikiz gemiler, ilk görevlerine yan yana hazırlanıyor.</p>

<p>Fatih, Yavuz, Kanuni ve Abdülhamid Han'ın ardından filoya katılan Çağrı Bey ve Yıldırım, limandaki işlemlerin tamamlanmasıyla ilk seferlerine uğurlanacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Çağrı Bey Somali'de, Yıldırım Karadeniz'de görev yapacak</strong></p>

<p>Aynı özelliklere sahip 7. nesil ultra derin deniz sondaj gemilerinden Çağrı Bey, yeni keşifler için Somali'de, Yıldırım da Karadeniz'de görev yapacak.</p>

<p>Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Çağrı Bey'in şubatta Somali'de yurt dışındaki ilk sondajını gerçekleştireceğini, Yıldırım'ın da birkaç ay içinde Karadeniz'e gideceğini bildirmişti.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Offshore</category>
      <guid>https://www.7deniz.net/cagri-bey-ve-yildirimda-hazirliklar-suruyor</guid>
      <pubDate>Tue, 06 Jan 2026 09:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://7deniznet.teimg.com/crop/1280x720/7deniz-net/uploads/2026/01/cagri-yildirim.jpg" type="image/jpeg" length="33982"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dong Fang Offshore, CLV yeni inşaatına odaklandı]]></title>
      <link>https://www.7deniz.net/dong-fang-offshore-clv-yeni-insaatina-odaklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.7deniz.net/dong-fang-offshore-clv-yeni-insaatina-odaklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tayvanlı gemi sahibi ve işletmecisi Dong Fang Offshore (DFO), Norveçli Westcon ile denizaltı ve kablo döşeme gemisi (CLV) yeni inşa sözleşmesi imzalayarak büyüme yolculuğunun bir sonraki aşamasını sağlamlaştırdı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><font dir="auto"><font dir="auto">Tayvanlı gemi sahibi ve işletmecisi Dong Fang Offshore (DFO), Norveçli Westcon ile denizaltı ve kablo döşeme gemisi (CLV) yeni inşa sözleşmesi imzalayarak büyüme yolculuğunun bir sonraki aşamasını sağlamlaştırdı. Anlaşma kapsamında tersane, halihazırda inşası devam eden büyük bir CLV'yi devralıp tamamlayacak ve teslimatı 2027'nin ilk çeyreğinde gerçekleştirilecek.</font></font></p>

<p><font dir="auto"><font dir="auto">Hung Hua Construction'ın yan kuruluşu, DeepOcean'ın Orient Adventurer'daki 2028 opsiyonunu Avrupa'da kullanmak üzere kullanmasının ardından, yeni inşanın kablo döşeme kapasitesindeki bir boşluğu dolduracağını belirtti. Bu uzatma, gemiyi 2028 sonuna kadar meşgul tutacak ve 2031'e kadar devam eden opsiyonlar, DFO'nun Asya-Pasifik'te halihazırda güvence altına alınmış denizaltı kablo sözleşmelerine hizmet verebilmek için yedek tonaj ihtiyacı doğuracak.</font></font></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><font dir="auto"><font dir="auto">DFO, siparişin zamanlamasının uzun vadeli iş yükü ve rekabetçi bir inşaat fiyatıyla uyumlu olduğunu söyledi. Şirket, "Bu yeni CLV kararı, Orient Adventurer'ın sözleşmesinin başarılı bir şekilde uzatılmasıyla yönlendirildi ve bu nedenle DFO'nun 2028'de Asya Pasifik'te güvence altına aldığı denizaltı kablo projeleri için bu geminin yerine yeni bir gemiye ihtiyaç duyuluyor," dedi. </font></font></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Deniz Ticareti, Dünyadan, Offshore</category>
      <guid>https://www.7deniz.net/dong-fang-offshore-clv-yeni-insaatina-odaklandi</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Dec 2025 14:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://7deniznet.teimg.com/crop/1280x720/7deniz-net/uploads/2025/12/d-f-o-c-l-v-780x470.jpg" type="image/jpeg" length="32683"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Energean'dan İsrail ile Güney Kıbrıs arasında deniz altı gaz boru hattı projesi]]></title>
      <link>https://www.7deniz.net/energeandan-israil-ile-guney-kibris-arasinda-deniz-alti-gaz-boru-hatti-projesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.7deniz.net/energeandan-israil-ile-guney-kibris-arasinda-deniz-alti-gaz-boru-hatti-projesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Energean, Güney Kıbrıs ve İsrail'e gaz boru hattı önerdi. Boru hattı, İsrail'in derin deniz kesimindeki FPSO Energean Power'da üretilen gazı doğrudan Güney Kıbrıs'a taşıyacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Energean, Güney Kıbrıs ve İsrail hükümetlerine yeni bir deniz altı gaz boru hattı önerisinde bulundu.</p>

<p>Bu boru hattı, İsrail'in derin deniz kesimindeki FPSO Energean Power'da üretilen gazı doğrudan Güney Kıbrıs'a taşıyacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu duyuru, Energean'ın Kıbrıslı sanayi grubu Cyfield ile, Cyfield'ın Güney Kıbrıs'ın Larnaka kentindeki Mari bölgesinde planladığı enerji üretim tesisine gaz tedarik etme olasılığını içeren bir Niyet Mektubu imzalamasının ardından geldi.</p>

<p>Energean, yeni boru hattını tasarlayacak, inşa edecek, mülkiyetini üstlenecek ve işletecek.</p>

<p>Cyfield ile yapılan anlaşma ve boru hattı projesi, her iki ülkenin hükümetlerinin onayına tâbi durumda.</p>

<p>Energean, İsrail ve Güney Kıbrıs arasındaki yeni bağlantının Güney Kıbrıs'ın gaz tedarik kaynaklarını çeşitlendireceğini, enerji güvenliğini artıracağını, petrol bazlı yakıtların doğal gazla değiştirilmesiyle daha temiz enerji üretimini teşvik edeceğini ve bölgesel işbirliğini güçlendirerek Doğu Akdeniz enerji koridorunun gelişimine katkıda bulunacağını iddia ediyor.</p>

<p><em>Kaynak: offshore-mag.com</em></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Offshore</category>
      <guid>https://www.7deniz.net/energeandan-israil-ile-guney-kibris-arasinda-deniz-alti-gaz-boru-hatti-projesi</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Nov 2025 18:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://7deniznet.teimg.com/crop/1280x720/7deniz-net/uploads/2025/11/guney-kibris-israil-boru-hatti.JPG" type="image/jpeg" length="61089"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kıbrıs açıklarında yetki krizi]]></title>
      <link>https://www.7deniz.net/kibris-aciklarinda-yetki-krizi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.7deniz.net/kibris-aciklarinda-yetki-krizi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, Norveç bayraklı Ramform Hyperion adlı geminin Kıbrıs Adası’nın güneyindeki kıta sahanlığında izinsiz faaliyetlerde bulunmasına yönelik sert bir açıklama yaptı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakanlık Sözcüsü Öncü Keçeli, söz konusu faaliyetlerin Kıbrıs Türk halkının eşit hak sahibi olduğu deniz alanlarında gerçekleştiğini vurgulayarak, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin (GKRY) tek taraflı tasarruf yetkisine sahip olmadığını belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Diplomatik Tepki: Türkiye ve KKTC’den Ortak Tavır</strong></h3>

<p>Keçeli, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada yer alan görüşleri desteklediklerini ifade ederek, Türkiye’nin KKTC makamlarının haklı tepkisini tam anlamıyla paylaştığını dile getirdi. Açıklamada, üçüncü taraflara da çağrıda bulunularak, GKRY’nin uzlaşmaz tutumuna destek vermek yerine diyalog ve iş birliğini teşvik etmeleri istendi.</p>

<p>KKTC Dışişleri Bakanlığı ise yayımladığı resmi bildiride, Ramform Hyperion gemisinin Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığına (TPAO) tahsis edilen ruhsat sahalarında KKTC’nin onayı olmaksızın faaliyet yürüttüğünü belirtti. Açıklamada, GKRY’nin bu faaliyetlere ilişkin yayınladığı NAVTEX mesajları protesto edilirken, geminin kıta sahanlığını derhal terk etmesi ve KKTC makamlarından resmi izin alması gerektiği vurgulandı.</p>

<h3><strong>Deniz Yetki Alanlarında Eşitlik Vurgusu</strong></h3>

<p>Her iki açıklamada da Kıbrıs Türk halkının, Kıbrıs Adası’nın etrafındaki deniz yetki alanlarında eşit haklara sahip olduğu hatırlatıldı. Bu çerçevede, GKRY’nin yalnızca Kıbrıs Rum halkını temsil ettiği ve Kıbrıs Türk halkı adına tek taraflı karar alma yetkisine sahip olmadığı açıkça ifade edildi.</p>

<h3><strong>Sektörel Yansımalar</strong></h3>

<p>Ramform Hyperion’un faaliyetleri, bölgedeki hidrokarbon arama ve enerji güvenliği açısından hassas bir dönemde gerçekleşiyor. Bu gelişme, Doğu Akdeniz’deki deniz yetki alanları ve ruhsatlandırma süreçlerine ilişkin uluslararası hukuk çerçevesinde daha fazla diplomatik ve teknik koordinasyon ihtiyacını gündeme getiriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Offshore</category>
      <guid>https://www.7deniz.net/kibris-aciklarinda-yetki-krizi</guid>
      <pubDate>Sun, 28 Sep 2025 16:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://7deniznet.teimg.com/crop/1280x720/7deniz-net/uploads/2025/09/ramform-hyperion.jpg" type="image/jpeg" length="77323"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[UZMAR, hibrit römorkörünü teslim etti]]></title>
      <link>https://www.7deniz.net/uzmar-hibrit-romorkorunu-teslim-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.7deniz.net/uzmar-hibrit-romorkorunu-teslim-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk gemi inşa sanayisinin öncü firmalarından UZMAR, çevresel duyarlılığı yüksek mühendislik anlayışıyla geliştirdiği RAmpage 4100BB-H sınıfı hibrit offshore römorkörü “BUBE POWER”ı, Norveçli Buksér og Berging AS’ye başarıyla teslim etti. Teslimat töreni, UZMAR Tersanesi’nde sektör temsilcilerinin katılımıyla gerçekleşti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Hibrit Gücün Yeni Tanımı: RAmpage 4100BB-H</strong></p>

<p>Robert Allan Ltd. tasarımıyla şekillenen ve UZMAR’ın üretim gücüyle hayata geçirilen RAmpage 4100BB-H, 41,2 metre uzunluğu ve 14,5 metre genişliğiyle offshore ve liman operasyonları için yüksek performans sunuyor. 2 x 2800 kW ana makineye ek olarak 2 x 900 ekW elektrikli şaft jeneratörüyle donatılan römorkör, 120 ton çekme gücüyle ağır hizmet tipi görevlerde üstün verimlilik sağlıyor.</p>

<p>Gemide yer alan gelişmiş vinç sistemi Kongsberg Maritime AS tarafından sağlanırken, sevk ve otomasyon sistemlerinin tamamı Berg Propulsion imzası taşıyor. Bu sistemler, COMF-NOISE 3 ve COMF-VIB 3 konfor sınıflandırmalarıyla uyumlu şekilde tasarlanarak mürettebata sessiz, dengeli ve ergonomik bir çalışma ortamı sunuyor.</p>

<p><img alt="" height="720" src="https://7deniznet.teimg.com/7deniz-net/uploads/2025/09/uzmar-2-1.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p>

<p><strong>Dijitalleşen Köprüüstü ve Entegre Kontrol</strong></p>

<p>Marine Technologies, LLC tarafından geliştirilen Entegre Köprü Sistemi, dört farklı kontrol istasyonuyla vinç operasyonları, sevk-idare ve seyir işlemlerinin tamamını dijital olarak yönetme imkânı tanıyor. Operatör koltuklarından tam kontrol sağlayan köprüüstü tasarımı, manevra kabiliyetini ve ergonomiyi üst seviyeye taşıyor.</p>

<p></p>

<p><strong>Sürdürülebilirlikte Yeni Standart</strong></p>

<p>UZMAR CEO’su A. Noyan Altuğ, teslimatla ilgili yaptığı açıklamada şunları söyledi: “BUBE POWER, sürdürülebilir mühendislik vizyonumuzun somut bir yansıması. Bu proje, çevresel sorumlulukla yüksek performansı bir araya getirerek sektöre yeni bir standart kazandırdı. Buksér og Berging AS ile yürüttüğümüz bu iş birliği, karşılıklı güven ve profesyonellik temelinde şekillendi. Ayrıca uzun yıllardır çözüm ortağımız olan Robert Allan Ltd.’nin katkıları da bu başarının önemli bir parçası.”</p>

<p></p>

<p>Buksér og Berging AS CTO’su Thomas Sørgjerd ise şu ifadeleri kullandı: “BB POWER’ı filomuza katmak, çevresel duyarlılıkla mühendislik başarısını bir araya getiren bir adım oldu. Bu römorkör, filomuzun temel taşlarından biri olacak ve operasyonlarımızda kapasite, güvenlik ve sürdürülebilirliği artıracak.”</p>

<p><img alt="" height="720" src="https://7deniznet.teimg.com/7deniz-net/uploads/2025/09/uzmar-3.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Geleceğe Hazır Denizcilik</strong></p>

<p>RAmpage 4100BB-H’nin teslimatı, sadece bir gemi teslimi değil; aynı zamanda denizcilik sektörünün çevresel etkilerini azaltma yönündeki kararlılığının güçlü bir göstergesi. Hibrit tahrik sistemi ve enerji verimliliği yüksek donanımlarıyla BUBE POWER, daha yeşil ve akıllı denizcilik çözümlerine geçişin simgesi olarak öne çıkıyor.</p>

<p></p>

<p>UZMAR’ın sürdürülebilir gemi inşa vizyonu, geleceğin denizcilik ihtiyaçlarına yanıt veren teknolojik çözümlerle sektöre yön vermeye devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gemi İnşa, Offshore</category>
      <guid>https://www.7deniz.net/uzmar-hibrit-romorkorunu-teslim-etti</guid>
      <pubDate>Sun, 28 Sep 2025 12:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://7deniznet.teimg.com/crop/1280x720/7deniz-net/uploads/2025/09/uzmar-1.jpg" type="image/jpeg" length="48557"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bayraktar: Deniz üstü rüzgâr projesini Çinli şirketlerle yapacağız]]></title>
      <link>https://www.7deniz.net/bayraktar-deniz-ustu-ruzgar-projesini-cinli-sirketlerle-yapacagiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.7deniz.net/bayraktar-deniz-ustu-ruzgar-projesini-cinli-sirketlerle-yapacagiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Çin ile enerjide geliştirilebilecek yeni iş birliği projelerine dair açıklamalarda bulundu. Bayraktar, “Nükleer enerji, yenilenebilir enerji, enerji iletimi ve madenler konusunda iş birliği yapabiliriz” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Çin devlet televizyonuna bağlı faaliyet gösteren CGTN Türk’e konuştu. GTN Türk Genel Yayın Yönetmeni Ulaş Can’ın sorularını cevaplayan Bakan Bayraktar, Türkiye ile Çin arasındaki enerji iş birliğine yönelik açıklamalarda bulundu.</p>

<p><strong>Çin’de üst düzey temas</strong></p>

<p>Bayraktar, Türkiye ile Çin arasındaki iş birliği fırsatlarının, geçtiğimiz haftalarda düzenlenen Şangay İşbirliği Örgütü zirvesi vesilesiyle düzenlenen toplantılarda gündeme geldiğini anımsattı. Çin’de Ulusal Enerji İdaresi Başkanı Wang Hongzhi ve Ulusal Kalkınma ve Reform Komisyonu Başkanı Zheng Shanjie’in yanı sıra şirketlerle bir araya geldiğini hatırlatan Bayraktar, “Enerjide çok iş birliği yapabileceğimiz alan var” dedi.</p>

<p><strong>Deniz Üstü Rüzgâr Projesi’ne ilgi</strong></p>

<p>Çin ile somut projelerin gündeme geldiğine dikkat çeken Bakan Bayraktar, enerji alanında çok büyük ölçekli proje üretme kabiliyetine sahip olduklarını belirterek, “Konuştuğumuz somut projelerden bir tanesi, offshore rüzgâr projesi. Yani, ‘deniz üstü rüzgâr’ dediğimiz proje. Türkiye'de bir ilk olacak ve belki biz bunu inşallah Çinli şirketlerle yapacağız” dedi.</p>

<p>Elektriği özellikle Avrupa'ya taşıma noktasında yeni enerji nakil hatları inşa etmeyi planladıklarını ifade eden Bayraktar, “2035 için yaklaşık 30 milyar dolarlık bir program açıkladık ve buna çok ciddi ilgi var. Çin'in Kuşak ve Yol inisiyatifi’yle de gayet uyumlu” değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p><strong>Firmalar Türkiye’de üretim düşünüyor</strong></p>

<p>Enerjinin depolanması ve batarya konularında Türkiye’de önemli fırsatlar olduğuna dikkat çeken Bayraktar, “Çinli firmalar, Türkiye'de üretimi düşünüyorlar” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Nükleer enerjinin en önemli iş birliği alanlarından bir tanesi olabileceğini ifade eden Bayraktar, “Bu konuda da uzun yıllara dayanan bir müzakere sürecimiz devam ediyor. Ziyaret kapsamında özellikle Ulusal Kalkınma ve Reform Komisyonu Başkanı Zheng Shanjie’ye ifade ettim; Özellikle Trakya'da kurmayı düşündüğümüz nükleer santral projesini dünya çapında bir karbonsuz enerji ve data merkezine döndürme gibi bir önerimiz oldu. Yani, içerisinde yenilenebilir enerjinin; güneşin, rüzgârın, depolamanın, data merkezinin ve nükleer santralinin olduğu devasa bir enerji ve data parkından bahsediyoruz. Bu oldukça ilgi çekti. Bunun, iki ülkenin ortak menfaatine de uygun bir proje olduğunu düşünüyorum” açıklamasını yaptı.</p>

<p>Bakan Bayraktar, “Nükleer enerji, yenilenebilir enerji, enerji iletimi ve madenler konusunda iş birliği yapabiliriz. Nadir toprak elementlerinde Türkiye'nin bulduğu rezervlerin ekonomiye kazandırılmasıyla alakalı projeleri görüşüyoruz. Petrol ve doğalgaz alanında da iş birliğimiz devam ediyor” dedi.</p>

<p>Bakan Bayraktar, Türkiye ile Çin’in farklı coğrafyalarda iş birliği yapabileceğini de söyledi. Bayraktar, “Bu Afrika, Orta Doğu, Orta Asya, Balkanlar olabilir. Buralarda da iş birliğine açığız. Buralarda önemli fırsatlar olduğunu düşünüyoruz” diye konuştu.</p>

<p><strong>“Fırsatlar barındıran ülkeyiz”</strong></p>

<p>Türkiye’nin çok önemli bir pazar ve büyüyen bir ekonomi olduğunu ifade eden Bayraktar, şunları kaydetti: “Türkiye'yi adeta ikinci bir üretim üssüne döndürüp özellikle ticaret savaşlarının, yaptırımların veya birtakım engellemelerin olduğu bir dünyada, Türkiye'nin lojistik avantajlarını da kullanarak Türkiye üzerinden çok rahatlıkla farklı coğrafyalara, geçmek mümkün olabilir. Böyle fırsatları içerisinde barındıran bir ülkeyiz. Bu anlamda iş birliğimizi daha kalıcı ve uzun soluklu hale getirecek şekilde yenilenebilir projelerini, diğer projeleri değerlendiriyoruz. Yani, ‘güneş panellerini gelin Türkiye'de imal edin’, ‘Rüzgâr türbinlerini burada imal edin’ diyoruz. Buna Türkiye olarak altyapımız hazır.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Offshore</category>
      <guid>https://www.7deniz.net/bayraktar-deniz-ustu-ruzgar-projesini-cinli-sirketlerle-yapacagiz</guid>
      <pubDate>Thu, 18 Sep 2025 09:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://7deniznet.teimg.com/crop/1280x720/7deniz-net/uploads/2025/09/bayraktar-09.jpg" type="image/jpeg" length="37726"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[TPAO’nun iki adet ultra derin sondaj gemisi satın aldığı tahmin ediliyor]]></title>
      <link>https://www.7deniz.net/tpaonun-iki-adet-ultra-derin-sondaj-gemisi-satin-aldigi-tahmin-ediliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.7deniz.net/tpaonun-iki-adet-ultra-derin-sondaj-gemisi-satin-aldigi-tahmin-ediliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk kamu petrol-doğalgaz arama ve üretim şirketi TPAO’nun Norveç’li hak sahibinden 2 yeni ultra derin açık deniz sondaj gemisi satın aldığı yönünde yerli ve yabancı denizcilik sitelerinde haberler yayınlandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ekonomi’de yer alan bilgiye göre ulaşılan yetkililer bu konuda henüz bir yorum yapmak istemediklerini belirttiler. Diğer yandan, haberler gemi ticareti konusunda uzmanlaşmış danışmanlık şirketi Clarksons’a dayandırıldı. West Dorado ve West Draco adlı gemiler için bazı kaynaklarda gemi başına 245 milyon dolar ve her iki geminin hazır hale getirilmesi için 80 milyon dolarlık bir tutarla satın alındığı belirtiliyor. Bazı kaynaklarda ise toplamda 490 milyon dolarlık bir tutar yer aldı. Her iki geminin, yedinci nesil, ultra derin açık deniz sondaj yeteneği olduğu belirtiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Türkiye’nin satın aldığı tahmin ediliyor</strong></p>

<p>Yayınlanan haberlerde, 2014 yılında Samsung tarafından yapılan gemilerin sipariş eden şirketin vazgeçmesi nedeniyle kiralanarak işletmeye alındığı, 2024 yılında ise Norveç merkezli Diamond Offshore firmasının bu iki gemi ile birlikte üçüncü bir geminin pazarlama haklarını satın aldığına yönelik bilgiler bulunuyor. Türkiye’nin bu şirketten satın alma yaptığı tahmin ediliyor.</p>

<p><strong>Arama faaliyetleri dikkat çekti</strong></p>

<p>Gemilerin alımıyla, Türkiye’nin Libya, Doğu Akdeniz ve Pakistan kıyılarında petrol ve doğalgaz arama faaliyetlerini duyurmasının yakın zamanlarda olması dikkat çekti. Yine bu ay içinde Somali açıklarında gaz ve petrol için sismik araştırmalarını tamamlayan Oruç Reis Türkiye’ye dönerek Karadeniz’de yeni görev için hazırlanmaya başlamıştı. Karadeniz’de de Sakarya gaz sahasında yeni keşifler olabileceğine yönelik bilgiler bulunuyor.</p>

<p>Türkiye’nin TPAO sahipliğinde 4 sondaj gemisi, 2 sismik araştırma gemisi bulunuyordu. Satın almalar teyit edilirse, ikisi ultra derin olmak üzere 6 sondaj gemisine ulaşılacak.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Offshore</category>
      <guid>https://www.7deniz.net/tpaonun-iki-adet-ultra-derin-sondaj-gemisi-satin-aldigi-tahmin-ediliyor</guid>
      <pubDate>Sat, 12 Jul 2025 08:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://7deniznet.teimg.com/crop/1280x720/7deniz-net/uploads/2025/07/west-droco.jpg" type="image/jpeg" length="16624"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Önce limana sonra açığa demirlemişti]]></title>
      <link>https://www.7deniz.net/once-limana-sonra-aciga-demirlemisti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.7deniz.net/once-limana-sonra-aciga-demirlemisti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Barbaros Hayreddin Paşa Sismik Araştırma Gemisi yaklaşık bir ayın ardından Trabzon'dan ayrıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Geçtiğimiz yıl ekim ayında Filyos Limanı'ndan Trabzon Limanı'na gelerek demir atan Barbaros Hayreddin Paşa Sismik Araştırma Gemisi daha sonra Trabzon'dan ayrılarak Karadeniz'e açılmış, kasım ayının sonlarında tekrar Trabzon Limanı'na gelmişti. Gemi, ayrıldığı Trabzon Limanı'na 7 ayın ardından tekrar geldikten sonra yaklaşık bir ayın ardından tekrar Trabzon'dan ayrıldı. Gemi bir süredir Trabzon Limanı'nda bulunduktan daha sonra Trabzon açıklarına demirlemişti. Barbaros Hayreddin Paşa Sismik Araştırma Gemisi'nin geri dönüş yaptığı öğrenildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Denizlerdeki petrol ve doğal gaz aramalarında kullanılmak üzere satın alınan ve 2013 yılında faaliyetlerine başlayan 84,2 metre uzunluğunda, 21,6 metre genişliğinde ve 4 bin 711 groston ağırlığındaki gemi, petrol emarelerinin güçlü kılındığı noktalarda sondaj çalışması yapıyor. Yapacağı sondaj çalışmaları boyunca Trabzon Limanı'nı lojistik merkez olarak kullanan geminin Rize'nin Çayeli ilçesi açıklarında deniz yüzeyine sızan sıvının petrol olduğunun ortaya çıkmasının ardından bölgede çalışma yapması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Offshore</category>
      <guid>https://www.7deniz.net/once-limana-sonra-aciga-demirlemisti</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Jul 2025 17:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://7deniznet.teimg.com/crop/1280x720/7deniz-net/uploads/2025/07/barbaros-2.jpg" type="image/jpeg" length="73938"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Somali'deki görevini tamamlayan Oruç Reis Çanakkale Boğazı'ndan geçti]]></title>
      <link>https://www.7deniz.net/somalideki-gorevini-tamamlayan-oruc-reis-canakkale-bogazindan-gecti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.7deniz.net/somalideki-gorevini-tamamlayan-oruc-reis-canakkale-bogazindan-gecti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Somali'de gerçekleştirdiği ilk kıtalar arası görevini başarıyla tamamlayan Oruç Reis Sismik Araştırma Gemisi, Çanakkale Boğazı'ndan geçti. Oruç Reis, Filyos Limanı'na gitmek üzere Marmara Denizi'ne doğru yol alacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Geçen yıl 4 Ekim'de Filyos Limanı'ndan yola çıkan Oruç Reis, Somali'de 234 gün süren görevini başarıyla tamamladı. Somali'nin 3 ayrı deniz blokunda 4 bin 464 kilometrekarelik alanda üç boyutlu sismik veri toplayan Oruç Reis'in görevi, 6 Haziran'da sona erdi. Mogadişu Limanı'nda düzenlenen uğurlama töreninin ardından 15 Haziran'da yurda dönmek üzere harekete geçen Oruç Reis, Süveyş Kanalı'nı geçerek Akdeniz'e ulaştı.</p>

<p>Sabah saat 08.25 sıralarında Ege Denizi'nden Çanakkale Boğazı'na giriş yapan Oruç Reis filo halinde Sancar, Ataman ve Zağnospaşa gemileri ile saat 10.00 sıralarında Çanakkale önlerinde oldu. Kilitbahir Kalesi ile Kilitbahir köyü dağındaki ‘Dur Yolcu' yazısı önünden geçen Oruç Reis Sismik Araştırma Gemisi, beraberindeki Zağanos Paşa Destek Gemisi, Sancar Destek Gemisi ve Ataman Takip Gemisi ile Boğazın manevra yapılması en güç noktası olan Nara Burnu'nu döndükten sonra Filyos Limanına gitmek üzere Marmara Denizi'ne doğru yol alacak. Yaklaşık 9 aylık görevinin ardından Filyos'a yanaşacak olan gemi, burada bakım ve onarımdan geçecek. Gerekli çalışmaların yapılmasının ardından da yeni görevine hazır hale gelecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çanakkale Boğazı geçişi sırasında Oruç Reis Sismik Araştırma Gemisi ile beraberindeki Zağanos Paşa Destek Gemisi, Sancar Destek Gemisi ve Ataman Takip Gemisine donanmadan ‘F-241 TCG TURGUTREİS' ve ‘F-495 TCG GEDİZ' fırkateynleri eşlik etti.</p>

<p>2017 yılında yerli ve milli imkanlarla inşa edilen Oruç Reis, doğal kaynakların aranmasının yanı sıra kıta sahanlığı ve yer kabuğu araştırmalarında kullanılabilecek kabiliyette. Ayrıca 87 metre uzunluğa, 23 metre genişliğe ve 34 metre yüksekliğe sahip Oruç Reis, deniz altında petrol ve doğal gaz arama faaliyetlerinde hem iki hem de üç boyutlu sismik araştırma faaliyetleri yürütebiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Offshore</category>
      <guid>https://www.7deniz.net/somalideki-gorevini-tamamlayan-oruc-reis-canakkale-bogazindan-gecti</guid>
      <pubDate>Wed, 02 Jul 2025 10:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://7deniznet.teimg.com/crop/1280x720/7deniz-net/uploads/2025/07/oruc-reis-canakkale.jpg" type="image/jpeg" length="71625"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Avrupa'nın enerji güvenliği ve iklim hedefleri ile ilgili risk uyarısı]]></title>
      <link>https://www.7deniz.net/avrupanin-enerji-guvenligi-ve-iklim-hedefleri-ile-ilgili-risk-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.7deniz.net/avrupanin-enerji-guvenligi-ve-iklim-hedefleri-ile-ilgili-risk-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeni bir ekonomik araştırma, denizcilik sektörünün Avrupa'da 80 milyar avro GSYİH ve 490.000'den fazla kalifiyeli iş yarattığını ortaya koydu. Sektör, giderek daha değişken bir dünyada enerji tedarikini, bağlantı yollarını ve telekomünikasyon altyapısını koruyarak Avrupa güvenliğinin desteklenmesinde kritik bir rol oynuyor ve Avrupa'yı jeopolitik ve iklim tehditlerine karşı daha dayanıklı hale getiriyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><font><font>Avrupa'nın enerji ve veri altyapısını koruma ihtiyacı ve 2050 yılına kadar 300-400 GW açık deniz rüzgarı kurma hedefi, temiz enerji geçişini destekleyen altyapıyı inşa eden, kuran ve bakımını yapan açık deniz (offshore) inşaat filosu olan denizcilik müteahhitlik sektörünün ölçeklendirilmesi olmadan gerçekleştirilemez. </font></font></p>

<p><font><font>Sektör, kıtanın küresel fiyat şoklarına, siber tehditlere ve jeopolitik gerginliklere maruz kalmasıyla birlikte giderek daha stratejik bir rol üstleniyor. Bu durum, son dönemde deniz altı altyapısı ve nakliye sektöründe yaşanan küresel aksaklıklarda da görülüyor.</font></font></p>

<p><font><font>Bunlar, Uluslararası Deniz Müteahhitleri Birliği (IMCA) tarafından görevlendirilen ve PA Consulting tarafından yürütülen yeni bir raporun çıkarımları. AB27, Birleşik Krallık ve Norveç'i kapsayan ekonomik etki çalışması, sektörün 2025 yılında 45 milyar avrodan fazla doğrudan brüt katma değer (GVA) üretmesinin ve 220.000'den fazla doğrudan istihdamı desteklemesinin beklendiğini , deniz müteahhitliğinde çalışan başına GVA'nın Avrupa ortalamasının 2,5 katından fazla olduğunu ve sektörün yüksek değerli etkisini vurguladığını tespit ediyor.</font></font></p>

<p><font><font>PA Consulting, dolaylı ve tetiklenen etkiler de dahil olmak üzere, denizcilik müteahhitlik sektörünün 2025 yılında 490.000'den fazla istihdama ve 80 milyar avro GSYİH'ya katkıda bulunacağını tespit etti .</font></font></p>

<p><font><font>Bu, </font><font>denizcilik müteahhitliğinin ekonomik ve stratejik rolüne ilişkin türünün ilk kapsamlı çalışmasıdır .</font></font></p>

<p><font><font>Çalışma, Avrupa'nın temiz enerji altyapısının merkezinde yer almasına rağmen yeterince tanınmayan bir sektörün ayrıntılı bir resmini sunarken, </font><font>aynı zamanda gelecekteki rüzgar enerjisi hedefleri etrafındaki artan gerginliğe de dikkat çekiyor.</font></font></p>

<p><font><font>Denizcilik müteahhitlik sektörü, deniz altı kabloları döşemek, güç bağlantılarını dağıtmak, karbon yakalama ve depolamayı (CCS) etkinleştirmek, eskiyen altyapıyı devre dışı bırakmak ve kritik enerji varlıklarını korumak dahil olmak üzere açık deniz rüzgar türbinleri ve tüm açık deniz enerji altyapısını kurmak ve bakımından sorumlu. Uzaktan kumandalı araçlar (ROV'lar), gelişmiş dalış operasyonları, araştırma ve hendek açma ekipmanları ve dünyanın en zorlu açık deniz ortamlarında çalışan son derece uzman mühendislik ekipleri de dahil olmak üzere, yetenekleri yalnızca gemilerin ötesine geçiyor.</font></font></p>

<p><font><font>Sektör ayrıca Avrupa'nın ithal fosil yakıtlara olan bağımlılığını azaltarak enerji güvenliğini iyileştirmede kritik bir rol oynar. Avrupa enerji tedarikini, bağlantılarını ve telekomünikasyon altyapısını koruyarak, deniz sözleşme hizmetleri sektörü giderek daha değişken bir dünyada Avrupa güvenliğini iyileştirir ve Avrupa'yı jeopolitik ve iklim tehditlerine karşı daha dirençli hale getirir - devlet destekli sabotaj ve siber saldırılardan tartışmalı sulardaki enerji tedarik kesintilerine kadar. </font></font></p>

<p><strong><font><font>Açık deniz rüzgar hedefleri</font></font></strong></p>

<p><font><font>Avrupa'nın 2050 açık deniz rüzgarı hedeflerine ulaşmak için 10.000'den fazla açık deniz rüzgar türbini konuşlandırması gerekecektir </font><font>. Sektör, doğru ticari ve düzenleyici ortamla AB, Birleşik Krallık ve Norveç'te açık deniz rüzgarı kapasite hedeflerini karşılamak için gereken türbinlerin kurulumunu sağlama potansiyeline sahiptir.</font></font></p>

<p><font><font>Ancak bu, ağır kaldırma gemilerinin, uzman ekipmanların ve eğitimli açık deniz mürettebatının yanı sıra yükseltilmiş liman altyapısının hızlı ve benzeri görülmemiş bir şekilde genişletilmesini ve ölçeklendirilmesini gerektirir. Her ağır kaldırma gemisinin inşası şu anda dört ila altı yıl sürse de , bu tür gemilerin çok azı sipariş edilmiştir. Filo eksiklikleri, yakıt düzenlemesi belirsizliği ve gecikmiş yatırım kararları, sektörün ölçeklenmesini engelliyor. Dahası, gemilerin 20 yıl veya daha uzun süre çalışması beklendiğinden, şirketlerin büyük yatırımlara girişmeden önce uzun vadeli politika kesinliğine ihtiyaçları vardır.</font></font></p>

<p><font><font>2025-2030 yılları arasında açık deniz rüzgar santralleri, 3.100 milyon tona kadar CO₂e'yi telafi etme potansiyeline sahip. Bu rakam, bir yıl boyunca 650 milyondan fazla aracın yollardan çekilmesine eşdeğer.</font></font></p>

<p><font><font>IMCA CEO'su Iain Grainger, "Avrupa'nın enerji dönüşümü, deniz müteahhitlerinin yeteneklerine bağlıdır ve üyelerimiz bunu sağlamak için AB politika yapıcılarıyla ortaklık kurmaya hazırdır. </font><font>Kapasiteyi artırmak ve gelecekteki talebi karşılamak için ortak düşünceye ve uzun vadeli politika kesinliğine ihtiyacımız var. Sektör hazır ancak bunu tek başına yapamaz" dedi.</font></font></p>

<p><font><font>IMCA Strateji Direktörü Lee Billingham , "Denizcilik müteahhitleri yatırım yapmaya hazır," dedi </font><font>. "Ancak düzenleyiciler AB emisyon ticareti planından IMO'nun nakliye için net sıfır çerçevesine** kadar hızlı karbonsuzlaştırmayı zorlarken, hangi yakıtların nerede mevcut olacağı konusunda netlik olmadan 250 milyon ila 3 milyar avroluk bir gemiye yeşil ışık yakamazsınız. Liman erişimi, yakıt altyapısı ve düzenleyici uyumun hepsinin senkronize bir şekilde hareket etmesi gerekiyor. Hedeflerine ulaşmak için AB ve Avrupa hükümetlerinin uzun vadeli yatırım için gereken kesinliği sağlamak üzere deniz müteahhitliği sektörüyle yakın bir şekilde çalışması gerekiyor."</font></font></p>

<p><font><font>PA Consulting'den enerji geçiş uzmanı Alon Carmel de şunları söyledi: "Çalışmamız, denizcilik müteahhitlik sektörünün daha geniş Avrupa ekonomisine ekonomik katkısının oldukça önemli olduğunu buldu. 220.000'den fazla doğrudan iş ve bu işlerle ilgili olarak yılda 45 milyar avroluk doğrudan GSYİH, bu sektörde büyük bir ekonomik değer olduğu anlamına geliyor. Ayrıca, sektör net sıfır yatırımlar için açık deniz enerji altyapısının kurulması ve bakımı ile giderek daha fazla veri odaklı ekonomilerimiz için hayati önem taşıyan telekom kablolarının kurulumunda ve bakımında kritik bir rol oynuyor."</font></font></p>

<p><strong>Politika momentumu</strong></p>

<p><font><font>IMCA, Uygun Fiyatlı Enerji Eylem Planı, Kablo Güvenliği Eylem Planı, AB Okyanus Paktı, AB Limanlar Stratejisi, AB Endüstriyel Deniz Stratejisi, Enerji Şebekeleri Paketi veya AB ETS'nin gözden geçirilmesi dahil olmak üzere çeşitli AB girişimlerinin taslağının hazırlanması ve uygulamaya konulması konusunda bilgi vermek için Ekonomik Etki Raporu'nu görevlendirdi. IMCA, bu girişimleri politika yapıcıları şu acil ihtiyaçlar konusunda bilgilendirmek ve onlarla etkileşim kurmak için kullanacaktır:</font></font></p>

<p><font><font>-Denizcilik müteahhitliğinin stratejik öneme sahip olarak belirlenmesi, kritik altyapının sağlanması ve sürdürülmesindeki rolünün kabul edilmesi,</font></font></p>

<p><font><font>-Yeni gemi inşalarını hızlandırmak, mevcut filo kapasitesini modernize etmek ve liman altyapısını genişletmek için hedeflenen yatırım teşvikleri - AB destekli finansman araçları, devlet yardımı uyumu ve CEF ve Yenilik Fonu gibi finansman akışlarına öncelikli erişim dahil,</font></font></p>

<p><font><font>-Nitelikli açık deniz işgücü için uyumlu eğitim ve vize çerçeveleri,</font></font></p>

<p><font><font>-Artan talebi karşılamak ve yüksek değerli faaliyetleri AB içinde tutmak için gelecekteki gemi inşa ve gemi entegrasyon kapasitesinin değerlendirilmesi de dahil olmak üzere güçlendirilmiş bir Avrupa açık deniz tedarik zinciri.</font></font></p>

<p><font><font>Billingham, "Avrupa yakında harekete geçmezse, diğerleri harekete geçecek. Küresel olarak ek kapasiteye ihtiyaç duyulacak - ancak Avrupa'nın kendi kapasitesini büyütmek, stratejik özerklik, dayanıklılık ve enerji geçişinin burada, yurt içinde iş ve değer sağlamasını garantilemek için hayati önem taşıyor" diye konuştu</font></font><font><font>.</font></font></p>

<p><strong>Kritik bir sektör sınırlarına ulaşıyor</strong></p>

<p><em><font><font>Raporda sektörün büyüklüğü ve önemi şöyle ortaya konuyor:</font></font></em></p>

<p><font><font>-Yıllık 45 milyar avrodan fazla </font><font>doğrudan gayri safi katma değer (GSKD),</font></font></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><font><font>-Tedarik zinciri ve tetiklenen etkiler de eklendiğinde yaklaşık 490.000'e ulaşan 220.000'den </font><font>fazla doğrudan tam zamanlı eşdeğer iş ,</font></font></p>

<p><font><font>-35 milyar avro ek dolaylı ve teşvikli Brüt Katma Değer,</font></font></p>

<p><font><font>-Denizcilik sözleşmelerinde çalışan başına düşen GSYİH, Avrupa ortalamasının 2,5 katından fazladır; bu da iş başına yaklaşık 126.000 avroluk bir üretkenlik primi anlamına gelir.</font></font></p>

<p><font><font>-Sektör, </font><font>Avrupa hükümetlerine her yıl 15 milyar avrodan fazla vergi ve yaklaşık 1 milyar avro vize ücreti ödüyor.</font></font></p>

<p><font><font>Grainger, "Deniz müteahhitleri Avrupa'nın yeşil dönüşümünün ön saflarında yer alıyor" diye ekledi. "Sektörümüz halihazırda onlarca milyar değerinde ve yüz binlerce kalifiyeli iş sağlıyor. Ancak Avrupa'nın enerji güvenliği ve iklim hedefleri, çok daha fazla açık deniz altyapısı inşa etmemizi gerektiriyor - ve bunu da hızlı bir şekilde. Bu zorluğun üstesinden gelmek için, politika yapıcılar deniz müteahhitlerini stratejik altyapının kilit sağlayıcıları olarak kabul etmeli. Yeni tersaneler, kablolar ve mürettebat için net ve tutarlı desteğe ihtiyacımız var, aksi takdirde geride kalma riskine giriyoruz."</font></font></p>

<p><font><font>Grainger, sektörün şu anda ekonomik ölçek açısından "Avrupa'nın en büyük endüstrileriyle aynı seviyede" olduğunu ve "endüstriyel temelimizin hayati bir parçası" olduğunu belirtti.</font></font></p>

<p><strong>7DENİZ</strong></p>

<ul>
</ul></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Offshore</category>
      <guid>https://www.7deniz.net/avrupanin-enerji-guvenligi-ve-iklim-hedefleri-ile-ilgili-risk-uyarisi</guid>
      <pubDate>Wed, 18 Jun 2025 17:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://7deniznet.teimg.com/crop/1280x720/7deniz-net/uploads/2025/06/dres-turbin.jpg" type="image/jpeg" length="91048"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Enerji bağımlılığımız devam ettikçe iki yakamız bir araya gelmez]]></title>
      <link>https://www.7deniz.net/enerji-bagimliligimiz-devam-ettikce-iki-yakamiz-bir-araya-gelmez</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.7deniz.net/enerji-bagimliligimiz-devam-ettikce-iki-yakamiz-bir-araya-gelmez" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DENAR Deniz Araştırmaları Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Özyalvaç: Toplam dış ticaret açığımızı oluşturan en büyük kalem enerji ithalatı. Son döneme baktığımızda neredeyse her yıl 60 – 90 milyar dolar enerji ithalatı yapıyoruz. Çok kaba bir tabirle bu kadar para ödeyerek aldığımız petrol, gaz ve kömürü, işimizi görmek, ısınmak, üretmek vs. için yakıp havaya savuruyoruz.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>“Türkiye yenilenebilir enerji konusunda Hazar’dan başlayarak Avrupa’ya uzanan potansiyel üreticiler ve kullanıcılar arasında tam bir coğrafi köprü konumunda. Bu coğrafyada 100 GW üzerinde yeşil enerji üretim ve tüketim fırsatı var. Şimdiden akıllı bir pozisyon alınırsa, bugün yenilenebilir enerji, yarın da onun derivasyonları olan yeşil hidrojen, amonyak gibi diğer ürünleri üreten, depolayan, borsasını kontrol eden büyük bir oyuncu olabiliriz. Tabii bunun için ufuk sahibi, hesap yapmayı bilen, diplomasiden anlayan politikalara ihtiyaç var. Bu fikirleri burada tarihe not düşmek için ifade ediyorum. 100 sene sonra bakalım, bunu okuyanlar ne diyecek?” diyen DENAR Deniz Araştırmaları Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Özyalvaç, üstüne basa basa “Toplam dış ticaret açığımızı oluşturan en büyük kalem enerji ithalatı. Son döneme baktığımızda neredeyse her yıl 60 – 90 milyar dolar enerji ithalatı yapıyoruz. Çok kaba bir tabirle bu kadar para ödeyerek aldığımız petrol, gaz ve kömürü, işimizi görmek, ısınmak, üretmek vs. için yakıp havaya savuruyoruz. Bu kadar parayı yakarak kalkınmamız, denk bütçe oluşturmamız, enflasyonla mücadele etmemiz… mümkün değil. İki yakamız hiçbir zaman yan yana gelmeyecek!” öngörüsünde bulunuyor. </strong></p>

<p><strong>Mustafa Bey sohbetimize öncelikle sizi tanıyarak başlamak isteriz… </strong></p>

<p>1992 yılında Deniz Harp Okulundan mezun oldum. Çeşitli harp gemilerinde güverte branşında görev yaptım. 1996 yılında Deniz Mühendisliği dalında master eğitimi için ABD’de bulunan University of New Hampshire (UNH)’a gittim. Eğitim sonunda Deniz Kuvvetleri Komutanlığına bağlı Seyir, Hidrografi ve Oşinografi Dairesi Başkanlığında Mühendis Subay olarak çalışmaya başladım. Bu esnada İstanbul Üniversitesi Deniz Bilimleri Enstitüsünün Fiziksel Oşinografi Ana Bilim Dalında, Türk Boğazlarındaki akıntı rejimi ile ilgili tezimle Doktora yaptım. 2011 yılında mecburi hizmetimi bitirerek, deniz endüstrisinde çalışmaya başladım. Halen Denar Deniz Araştırmaları şirketinde Yönetim Kurulu Başkanı olarak çalışıyorum.<img alt="Mustafa Özyalcaç2" height="1501" src="https://7deniznet.teimg.com/7deniz-net/uploads/2025/06/mustafa-ozyalcac2.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1000" /></p>

<p><strong>Akabinde Yönetim Kurulu Başkanlığını üstlendiğiniz DENAR Deniz Araştırmaları şirketinin kuruluşu ve vermiş olduğu hizmetleri bizlerle paylaşır mısınız? </strong></p>

<p>Hem deniz altındaki yapılarla ilgili mühendislik hesaplarının yapılması hem de bu yapıların inşaatları ile ilgili gerekli ortam verilerinin toplanması ve bu verilerin analiz edilmesi benim ihtisasım. Deniz Kuvvetlerinde askeri harekata destek vermek maksadıyla oşinografik verilerin toplanması, analizi ve raporlanması işlerini uzun yıllar yaptım. Gurur duyduğum ve hala Seyir, Hidrografi ve Oşinografi Dairesinin referans eserlerinden olan Türk Boğazları Oşinografi Atlası’nın içindeki verilerin toplanmasından, kitabın yazılmasına kadar bütün projeyi yönettim. Endüstriye geçtiğimde Türkiye’de deniz ölçümleri konusunda pek fazla bir kapasite yoktu. Mütevazi bir başlangıç yaparak, sağlam adımlarla bugün dünyanın dört bir tarafında deniz ölçümleri yapabilen bir hale geldik. DENAR bünyesinde de heyecan verici birçok başarıya imza attık. Hint Okyanusunda, Güney Yarım Kürede bulunan Komor adalarında tamamı Türk mühendis ve teknisyenlerinden oluşan bir ekiple dünya devlerini yenerek, iki yıl süren büyük bir projeyi tamamladık. 2013 yılında ilk Türk Bayraklı Dinamik Pozisyonlama yeteneğine sahip araştırma gemisini envanterimize kattık ve Türkiye – Kıbrıs Tatlı Su Boru Hattı için gerekli ölçümleri yaptık.</p>

<p>Türkiye ve Akdeniz’de, dünyanın dev şirketlerine kablo ve boru hattı projelerinin ölçüm ve mühendislik hizmetlerini üstlendik. Pakistan’da bir liman projesini ölçüm, analiz, modelleme, dizayn ve ihale dokümanlarına kadar olan bütün kısımlarını bitirerek teslim ettik. Hazar</p>

<p>Denizi’nde birçok Türk ve uluslararası firmaya hizmet verdik. Sakarya gaz sahasında doğal gaz bulunması ile beraber TPAO için Karadeniz’de derin sularda çok çeşitli ölçüm ve örnekleme çalışmaları yaptık. Halen çok yoğun olarak İtalya’da deniz üstü rüzgâr enerjisi ve diğer ülkelerde petrol endüstrisi için deniz ölçümleri yapıyoruz.</p>

<p><strong>Ülkemizin deniz üstü rüzgar enerjisindeki potansiyelini nasıl görmektesiniz? Ayrıca bu potansiyeli en iyi şekilde değerlendirmek için nasıl bir yaklaşımla çalışmak gerektiğini anlatır mısınız? </strong></p>

<p>Meseleye iki yönden bakıyorum, birincisi enerji ithalatının Türkiye’ye yükü, ikincisi önümüzdeki yıllarda karşılaşacağımız karbon salınımı uygulamaları. İlkinden başlayalım; enerji ithalatı memleketimiz için çok fena bir tablo arz ediyor. Her yıl oluşturduğumuz cari açıktan daha fazla miktarda enerji ithalatı açığı vermekteyiz. Toplam dış ticaret açığımızı oluşturan en büyük kalem de enerji ithalatı. Son döneme baktığımızda neredeyse her yıl 60 – 90 milyar dolar enerji ithalatı yapıyoruz. Çok kaba bir tabirle bu kadar para ödeyerek aldığımız petrol, gaz ve kömürü işimizi görmek, ısınmak, üretmek vs. için yakıp havaya savuruyoruz. Bu kadar parayı yakarak kalkınmamız, denk bütçe oluşturmamız, enflasyonla mücadele etmemiz… mümkün değil. İki yakamız hiçbir zaman yan yana gelmeyecek! Bunun için yerli olarak kullanabileceğimiz ne kadar kaynak varsa, bunlardan sonuna kadar istifade etmemiz gerekli. Özellikle de çevre dostu; rüzgâr, güneş ve hidro elektrik gibi kaynaklarımıza çok büyük bir önem atfedilmelidir. Bunların üretimi, dağıtımı, depolanması için çok büyük gayret sarfetmeliyiz. Burada ürettiğimiz her kilowatt enerji; yakıp havaya savurmadığımız, cebimizde kalan para manasına gelmektedir. Ben gerçekten ne zaman bir yerde rüzgârın esişini veya güneşin doğuşunu görsem, ‘neden bu kadar parayı yakıyoruz’ diye üzülüyorum. Bu manada denizlerin üstünde de iyi rüzgâr esen bir yer varsa oradaki kaynağı da kullanmamız gerek. Bu tartışılmayacak, çok açık bir tespit.<img alt="Enerji Ithalatı" height="566" src="https://7deniznet.teimg.com/7deniz-net/uploads/2025/06/enerji-ithalati.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1000" />(Kaynak: https://shura.org.tr/wp-content/uploads/2024/04/ozet.pdf)</p>

<p>Yukarıda dış ticaret açığı, enerji kaynaklı dış ticaret açığı ve petrol fiyatlarının son sekiz senelik değişimini görebilirsiniz. Bir an hayal edelim, elektrik üretimi fazlamız olsa ve enerji açığını da en azından bir miktar fazlaya dönüştürebilsek, bir anda makro seviyede düze çıkarız. Türkiye çok büyük potansiyele sahip, bunu değerlendirmemiz gerekiyor.</p>

<p>Diğer konu ise karbon salınımı meselesi. Şu an pek umursamıyoruz, fakat gelişmiş devletler tarafından, yakın zamanda endüstriyel üretimde karbon ayak izi hesabı istenecek. Bu malzemeyi üretmek için havaya ne kadar karbon saldın diye soracaklar. Eğer bu miktar belli oranların üzerinde ise ilave karbon vergisi ödeyeceksiniz. Bunun kontrolünü de onlar yapacak ve bu bizim şirketlerimize ilave yük olarak geri gelecek. Şu an batıda karbon ayak izlerini düşürmek için, karbon yakalama ve saklama konularında büyük araştırma ve yatırımlar yapılıyor. Aynı sbeple elektrik üretiminde yenilenebilir kaynaklara büyük bir yönelme var. Biz halen elektrik enerjimizin yaklaşık %40’ını ithal kömür ve doğal gazı yakarak üretiyoruz. Yerli linyiti de kattığımızda karbon salınımı yaparak elektrik üretimimiz %50’yi geçmekte. Bu konu gelecekte bizim çok canımızı yakacak. Bu sebeple şimdiden elektrik üretimimizi yenilenebilir kaynaklarla çeşitlendirmemiz çok önemli.</p>

<p>Şu an gelişmiş ülkelerdeki elektrik tüketimi, ortalama olarak bakıldığında Türkiye’dekinin neredeyse üç katı. Dolayısı ile gelişmiş devletler ligine çıkmak gibi bir niyetimiz varsa, bunu yeşil kaynaklarla ve çok daha fazla miktarda üreterek yapabiliriz. Aksi takdirde ancak amatör ligde oynar, tarih dizileri ile kendimizi tatmin ederek yaşar gideriz!</p>

<p><strong>Peki, deniz üstü rüzgâr enerjisi projelerinde, yürütülmesi gereken deniz çalışmaları nelerdir ve bu çalışmaların önemi nedir? </strong></p>

<p>Deniz üstü rüzgâr enerjisi projeleri aslında karadaki çalışmalara benzer. Tek farkı aradaki su kolonu ve bundan kaynaklı oluşan diğer etkilerin olması! Deniz tabanına sabitlenen türbinler de kazık benzeri yapılar üzerine monte ediliyor. Bilinmesi gereken temel bilgiler şunlar:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>1. Denizin üstündeki rüzgâr,</p>

<p>2. Denizdeki dalga, akıntı ve gel-git verileri</p>

<p>3. Deniz tabanının topoğrafyası (batimetrisi)</p>

<p>4. Deniz tabanının jeolojik ve jeoteknik yapısı.</p>

<p>Rüzgâr; sahada ne kadar elektrik üretileceğini hesaplamakta kullanılan en temel parametredir, diğerleri ise türbinin yerleştirilmesi ve deniz tabanındaki kazık çakma ve kablo döşeme işinin nasıl yapılacağı ile ilgilidir. Özellikle batimetri için, yüksek çözünürlüklü iskandil cihazları, jeolojik yapının anlaşılması için ise yandan taramalı sonar, dip altı profil cihazı, yüksek çözünürlüklü çok kanallı sismik, deniz tabanı örneklemesi ve CPT ile sondaj gibi jeoteknik ölçüm cihazları kullanılır.</p>

<p>Bu konuda Türkiye ne kadar hazırlıklı diye soracak olursanız, üzülerek pek bir bilgiye sahip olmadığımızı söylemek durumundayım. Üç tarafı denizlerle çevrili, 8.340 km deniz kıyısı olan, ticaretinin %90’dan fazlası deniz yolu ile taşınan ve sair beylik sözlerine rağmen denizlerde halen rüzgâr ölçümü dahi yapmıyoruz. Bildiğim kadarı ile Meteoroloji Genel Müdürlüğü 2010’lu yıllarda birkaç sene Silivri açıklarında bir şamandıra ile temel meteorolojik parametreleri ölçmüştü, bunun dışında denemeler oldu ama başarılı olamadılar. Haliyle denizlerle ilgili olarak, “Karadeniz’de fırtınadan gemiler batıyor, Çeşme’de deniz sörfü yapılıyor”dan öte deniz üstü rüzgâr bilgimiz yok, maalesef. Ben en azından türbin için yeterli rüzgâr olup olmadığının anlaşılması için, potansiyel bölgelerde şamandıralar ile temel meteorolojik ölçümlerin yapılması gerektiğini düşünüyorum. İkinci öncelik de en deniz tabanının temel morfolojisinin anlaşılması için basit batimetrik, jeofizik ve örnekleme çalışmalarının yapılmasının faydalı olacağını düşünüyorum. Bu sayede; bu iş yapılabilir mi, yatırımcılar az çok ne kadar maliyetle karşılaşacaklar gibi en temel sorulara cevap verilmiş olur. Aksi takdirde maliyetin ve üretimin/kazancın ne olduğunun bilinmediği işe kimse yatırım yapmaz. Denizlerde daha derinlere türbin yerleştirilmesi ancak yüzen sistemlerle mümkün, ancak bunu ayrıca tartışmak gerek. Bu bahsettiğim işler de çok zor olmayan, Türkiye’de milli olarak yapılabilecek işler. Fakat denizde çalışmak zordur ve vakit alır, dolayısı ile erkenden başlamak gerekir.</p>

<p>Biz yoğun olarak deniz üstü rüzgar santrali (DRES) projeleri için çalışıyoruz ve dünyada konuyu takip ediyoruz. Özellikle Kuzey Denizi DRES için çok uygun. Su derinlikleri az, sürekli kuvvetli esen rüzgâr var. Bunun için GW seviyesinde üretim yapan ve yatırım aşamasında birçok yatırım mevcut. Bizim denizlerimiz çok hızlı bir şekilde derinleşiyor ve başka amaçlarla da yoğun olarak kullanılıyor. DRES uygulamaları için bu sebeple dünyadan biraz daha farklı bir strateji geliştirmemiz gerekiyor. Çok kısaca anlatmak gerekirse, dünyadaki gibi bir saha belirleyip, “hadi git, şurada 500 mW üret” demek yerine, bütün kıyı şeridimizin değerlendirileceği, çevre, turizm, balıkçılık, doğal yaşam, ulaştırma gibi diğer faktörleri de göz önünde bulundurarak, doğa ve insanla barışık bir strateji izlenmesi gerektiğini düşünüyorum.</p>

<p><strong>Son olarak konuyla ilgili uzmanlığınız çerçevesinde neler eklemek istersiniz? </strong></p>

<p>Doğal gazda olduğu gibi, yenilenebilir enerjide de Türkiye bir köprü durumunda olabilir. Dünyada yenilenebilir enerjinin üretimi, depolanması ve nakli konularında çok değişik çalışmalar yapılıyor. İşte size iki örnek:</p>

<p>· X-Links Projesi: 2030’lu yıllarda hizmete alınacak, Fas’ta güneş ve rüzgardan 11.5 GW elektrik üretilecek, 4.000 km sualtı kablosu ile İngiltere’ye getirilecek. 22.5 GWh batarya depolama öngörülüyor.</p>

<p style="text-align:center"><img alt="Okyanus-1" height="887" src="https://7deniznet.teimg.com/7deniz-net/uploads/2025/06/okyanus-1.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1000" />Fas – İngiltere Arasındaki X-Links Kablo hattı.</p>

<p>· Suudi Arabistan 130 GW yenilenebilir enerji üretmek için bir stratejik plan yaptı, bunun Avrupa’ya, Akdeniz’den iletilmesi için de 2023 yılında Yunan şirketi IPTO ile ortak bir şirket kurmaya karar verdiler. Güzergâh hala belli olmamakla beraber Mısır üzerinden gelmesi düşünülüyor. Kıbrıs ve Girit’e de uğraması muhtemel. AB de bu projeyi destekleyeceğini ilan etti.</p>

<p></p>

<p align="center"><img alt="Gregy Project 1" height="662" src="https://7deniznet.teimg.com/7deniz-net/uploads/2025/06/gregy-project-1.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1000" /><em>Arabistan – Yunanistan Muhtemel Enerji Kablo Hattı</em></p>

<p>Türkiye yenilenebilir enerji konusunda Hazar’dan başlayarak Avrupa’ya uzanan potansiyel üreticiler ve kullanıcılar arasında tam bir coğrafi köprü konumunda. Bu coğrafyada 100 GW üzerinde yeşil enerji üretim ve tüketim fırsatı var. Şimdiden akıllı bir pozisyon alınırsa, bugün yenilenebilir enerji, yarın da onun derivasyonları olan yeşil hidrojen, amonyak gibi diğer ürünleri üreten, depolayan, borsasını kontrol eden büyük bir oyuncu olabiliriz. Tabii bunun için ufuk sahibi, hesap yapmayı bilen, diplomasiden anlayan politikalara ihtiyaç var. Bu fikirleri burada tarihe not düşmek için ifade ediyorum. 100 sene sonra bakalım, bunu okuyanlar ne diyecek? Bu vesile ile Türkiye’deki imalatçı, operatör, dağıtıcı, yatırımcı ve mühendislik yapan enerji sektöründeki bütün firmalara, buralarda çalışan değerli meslektaşlarıma ve size teşekkür ederim.</p>

<p><img alt="Offshore Rüzgar (3)-1" height="333" src="https://7deniznet.teimg.com/7deniz-net/uploads/2025/06/offshore-ruzgar-3-1.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1000" /><strong>Kaynak: 7DENİZ DERGİSİ</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Offshore</category>
      <guid>https://www.7deniz.net/enerji-bagimliligimiz-devam-ettikce-iki-yakamiz-bir-araya-gelmez</guid>
      <pubDate>Sat, 14 Jun 2025 09:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://7deniznet.teimg.com/crop/1280x720/7deniz-net/uploads/2025/06/mustafa-ozyalvac-manset1.jpg" type="image/jpeg" length="55222"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ordu'da dalgalardan enerji üretiliyor]]></title>
      <link>https://www.7deniz.net/orduda-dalgalardan-enerji-uretiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.7deniz.net/orduda-dalgalardan-enerji-uretiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler, deniz dalgalarından elektrik üretimi için düğmeye bastı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>2007 yılında Sakarya'nın Karasu ilçesinde ilk defa deniz dalgalarından elektrik üretimi denemesi gerçekleştirilmişti, o günün hayali bugün Başkan Güler'in öncülüğünde Ordu'da gerçekleştirildi. Ordu Büyükşehir Belediyesi iştirak şirketi OREN A.Ş. İskoçya merkezli ileri teknoloji firması iş birliğinde gerçekleştirdiği 100 kw kapasiteli lineer jeneratör prototipini Ordu'ya getirdi. Kirazlimanı Yaşam Merkezi kıyısında kurulan platforma yerleştirilen prototip tüm teknik altyapısıyla hazırlandı ve ilk kez devreye alınarak başarılı sonuç verdi. Bu sayede Ordu'da ilk defa dalgadan elektrik üretimi gerçekleştirildi.<img alt="Ordu'da Dalgalardan Enerji Üretiliyor (3)" height="666" src="https://7deniznet.teimg.com/7deniz-net/uploads/2025/06/orduda-dalgalardan-enerji-uretiliyor-3.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1000" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>"Bu sadece bir başlangıç"</strong></p>

<p>Konu ile ilgili sosyal medya hesabından paylaşımda bulunan Başkan Güler, "Yıllar önce temellerini Karasu'da attığımız hayal, Ordu'da gerçeğe dönüştü. Bu sadece bir başlangıç. Daha büyük hedeflere doğru ilerliyoruz" dedi.</p>

<p>İlk denemesi yapılan ve başarı kazanılan projede hedefler ise büyük. İlerleyen süreçte iyileştirilmeler yapılacak ve sistem bileşenlerinin büyük kısmı yerli üretim ile sağlanacak. Böylelikle teknik altyapısı güçlendirilecek projede deniz dalgasından elektrik üretimi ile ulusal şebekeye satış yapan ilk ülke olunması hedefleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Offshore</category>
      <guid>https://www.7deniz.net/orduda-dalgalardan-enerji-uretiliyor</guid>
      <pubDate>Mon, 09 Jun 2025 11:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://7deniznet.teimg.com/crop/1280x720/7deniz-net/uploads/2025/06/orduda-dalgalardan-enerji-uretiliyor-1.jpg" type="image/jpeg" length="61941"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tersan’ın ürettiği temiz enerji tükettiğinin dört katı]]></title>
      <link>https://www.7deniz.net/tersanin-urettigi-temiz-enerji-tukettiginin-dort-kati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.7deniz.net/tersanin-urettigi-temiz-enerji-tukettiginin-dort-kati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gemi inşa sektöründe başarılı çalışmalarıyla adından söz ettiren Tersan Tersanesi, son yıllarda yenilenebilir enerji ve çevre dostu gemilere yaptığı yatırımlarla sektöre öncülük eden firmalardan biri konumunda. Yalova tesislerinde yaklaşık 5 yıldır yüzde 100 yenilenebilir enerji kullandıklarını söyleyen firmanın İş Geliştirme ve Pazarlama Direktörü Şakir Erdoğan, bu alanda yaptıkları çalışmalar ve gelecek ile ilgili planlarından söz etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yenilenebilir enerjiye olan yatırımları, yeşil dönüşüm hedefleri ve projeleri hakkında bilgi veren Tersan Tersanesi İş Geliştirme ve Pazarlama Direktörü Şakir Erdoğan, “Burada öncelikle Tersan olarak enerji, çelik ve tekstil yatırımlarımızın da bulunduğu büyük bir grubun parçası olduğumuzu belirtmekte fayda var. Gemi inşa, tamir bakım ve yat tamir çekek faaliyetleri ile Tersan ise bu grubun lokomotifi konumunda diyebiliriz. Grubun bir parçası olan enerji şirketlerimizin varlığı, bize bu alanda yatırımlar için ciddi bir bilgi birikimi ve destek sağlıyor” dedi.</p>

<p><strong>Yalova’da yüzde 100 yenilenebilir enerji</strong></p>

<p>Tersan olarak Yalova tesislerinde Eylül 2020’den itibaren %100 yenilenebilir enerji kullandıklarını söyleyen Erdoğan, “Bu tarihten itibaren de yenilenebilir enerji yatırımlarımıza hız kesmeden devam ettiğimizi söyleyebiliriz. Yalova'daki Tersan yerleşkemizde 10.000 güneş paneliyle 5,1 MW kurulu güç kapasitesine sahibiz. Ayrıca, Aydın/Bafa'daki RES ve GES santrallerimizde 50,8 MW kurulu gücünde 12 adet rüzgar türbini ve 45.000 güneş paneliyle 25 MW kurulu güç kapasiteli bir güneş enerji santralimiz de bulunuyor. Bir diğer enerji yatırımımız ise Karaman/Kisecik'teki güneş enerji santralimiz; burada da 4.630 güneş paneli ile 2,5 MW kurulu güce sahibiz. Tersan’ın temiz enerji yatırımlarının toplam gücü 83,4 MW’dir. Bu da tükettiğimiz enerjinin dört katı kadar temiz enerji üreterek hem kendi ihtiyacımızı karşılıyor hem de fazla enerji üretimi ile sürdürülebilir bir gelecek için katkıda bulunuyoruz demek oluyor” dedi. <img alt="A C T A Wind Mill Support Vessels" height="609" src="https://7deniznet.teimg.com/7deniz-net/uploads/2025/05/a-c-t-a-wind-mill-support-vessels.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1000" /></p>

<p><strong>Toplam kurulu güç: 1 GW</strong></p>

<p>Tersan’ın kendi enerji yatırımlarının dışında, gurubun toplam enerji yatırımlarının kurulu gücünün 1 GW’ı geçtiğini belirten Erdoğan, “Altyapılarımız için gerçekleştirdiğimiz yenilebilir enerji yatırımlarımızın yanı sıra, üstlendiğimiz yeni gemi inşa projelerinde de çevreci tasarımların hayata geçirilmesine öncelik veriyoruz. Müşterilerimize enerji tasarrufunu ön planda tutan çözümler sunarak deniz taşımacılığında sürdürülebilirliğe katkıda bulunmayı hedefliyoruz” açıklamasını yaptı.</p>

<p><strong>Çevre dostu gemi projeleri</strong></p>

<p>Çevre dostu gemi inşa projelerine de değinen Erdoğan, şöyle devam etti: “Tersan Tersanesi olarak, şu anda farklı aşamalarda inşası devam eden 23 aktif projemiz bulunuyor. Fabrika balıkçı gemileri, feribotlar ve açık deniz rüzgar santrali servis destek gemilerinden oluşan bu projelerin birçoğu sürdürülebilirlik açısından öncü niteliktedir. Örneğin, Acta Marine Hollanda için inşa ettiğimiz 4 adet açık deniz rüzgar santrali servis destek gemileri, sürdürülebilir enerji kaynağı olarak öne çıkan metanol yakıt ile çalışacak şekilde inşa ediliyor. İlk gemi yılın 2. çeyreğinde olmak üzere 2025 yılı içerisinde dördü de teslim edilecek olan bu gemiler, servis personellerinin tribünlere güvenli geçişlerini sağlayacak “Walk to work” asansör/geçit sistemleri, helikopter pisti ve dinamik konumlandırma sistemi gibi gelişmiş teknolojik özellikler ile donatılıyor.”</p>

<p><strong>Dünyanın ilk %100 otonom feribotu</strong></p>

<p>Uzun yıllardır iş birliği yaptıkları müşterileri Norveçli Fjord1 ile 2024 yılı başında imzaladıkları gemi inşa kontratı kapsamında dört adet bataryalı feribot inşasının devam ettiğini belirten Erdoğan, “Bu feribotlar dünyanın ilk %100 otonom feribotu olma özelliğini taşıyor. Alternatif yakıtlarla seyredebilen gemiler üretirken ayrıca enerji verimliliği konusunda da çeşitli önlemler alarak sürdürülebilirliğe katkıda bulunuyoruz. Yakıt tüketimini azaltarak daha verimli bir performans sağlayan enerji tasarruflu makinelerin kullanımının yanında, hidrodinamik performansı arttırılmış enerji tasarruflu gövde tasarımları tercih ediyor ve enerji geri kazanım sistemleri ile gemi makinelerinden çıkan atık ısıyı yeniden kullanıyoruz. Akıllı enerji yönetim sistemleri ile gemilerin enerji tüketimini izleyip optimize ederek gereksiz enerji harcamalarını önlüyor ve çevre dostu bir operasyon sağlıyoruz. Metanol veya diğer karbon salınımı düşük yakıt türü kullanmayan projelerimizde dahi, düşük enerji sarfiyatlı sistemlerin ve atıl enerji geri kazanım sistemlerinin kullanımına özen gösteriyoruz” dedi.</p>

<p><strong>Tersan Havyard ile küresel pazarda güçleniyor</strong></p>

<p>Geçtiğimiz yıl, Norveç’in en köklü tersanelerinden biri olan Havyard Leirvik Tersanesi'ni satın aldıklarını belirten Erdoğan, “Tersan Havyard olarak bir yılı aşkın süredir faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. Bu önemli yatırımla Tersan olarak hem Kuzey Avrupa'daki hem de küresel gemi inşa endüstrisindeki konumumuzu güçlendirdiğimizi söyleyebiliriz. Üretim kapasitemizi artıran ve Avrupa’da yerleşik bir tersane ile ortak çalışma yöntemleri geliştirmeyi sağladığımız Tersan Havyard ile uzmanlık ve kaynaklarımızı birleştirerek, yüksek kaliteli gemilerin inşasında daha geniş bir yelpazede hizmet sunmaya ve genel gemi bakım faaliyetlerinde daha çekici hizmetler sağlamaya başladık. Tersan Havyard’da yürüttüğümüz çevre dostu projeler de bu sürdürülebilirlik hedeflerimizin önemli bir parçası. Örneğin, Norled için inşa ettiğimiz dört adet batarya destekli feribot, Norveç'in en büyük batarya kapasiteli feribotları olacak ve sera gazı emisyonlarını önemli ölçüde azaltarak sürdürülebilir deniz taşımacılığına katkıda bulunacak” ifadelerini kullandı.<img alt="Şakir Erdoğan" height="1500" src="https://7deniznet.teimg.com/7deniz-net/uploads/2025/05/sakir-erdogan.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1000" /><strong>Tersan’ın offshore için gerekli kapasite ve altyapı yeterliliği hazır </strong></p>

<p>Tersan tersanelerinin altyapısının, offshore ve deniz üstü sektörünün ihtiyacı olan gemi ve ekipmanları üretme konusundaki çalışmalarını değerlendiren Erdoğan, “Özellikle Yalova’daki tersanemiz, offshore ve deniz üstü sektörlerinin ihtiyaç duyduğu farklı tiplerde ve büyük ölçekli gemi ve açık deniz yapılarını inşa etmek için gerekli kapasite ve altyapı yeterliliğine sahiptir. Türkiye’nin önde gelen tesislerinden biri olan Tersan 310 ve 180 metre uzunluklarındaki yüzer havuzları, toplam 1.460 metre rıhtım uzunluğuyla 3 adet iskelesi, en büyükleri 550 ton ve 400 ton kaldırma kapasitesine sahip çeşitli büyüklüklerde vinç ve taşıma elemanları ile mega blok ve bileşenlerden oluşan gemi ve offshore yapılarını inşa etmek için gerekli alt yapıya sahiptir. Yaklaşık 200 metre uzunluğunda ve 56 metre genişliğindeki kızağımızda iki adet, yatay üretim hattımız da iki adet olmak üzere toplam dört adet üretim hattı ile aynı anda farklı aşamalarda bulunan 20’den fazla projeyi inşa edebiliyoruz. Yıllık 50 bin ton çelik işleme kapasitemiz, 5 adet kapalı boya atölyemiz, robot kaynak makineleri ile donatılmış panel üretim hattımız, son teknoloji çelik kesim atölyelerimiz, mekanik ve boru atölyelerimizle offshore sektörünün ihtiyacı olan çeşitli tiplerde gemileri ve yüzer yapıları inşa edebilir durumdayız” açıklamasını yaptı.</p>

<p>Avrupalı girişimcilerden deniz üstü yüzer rüzgâr enerji santrallerinin üretimi konusunda giderek artan talepler aldıklarını ifade eden Erdoğan, “Bu yapılarının tasarım kriterleri nedeniyle mega boyutlarda olduğunu ve inşası için gerekli altyapıya sahip tersanelerin Avrupa’da sınırlı sayıda olduğunu belirtmek isteriz. Tersan, bu sayılı tersanelerden biri olarak ön plana çıkmaktadır. Bu yapıların tasarımları geliştirilip daha uygulanabilir bir hale geldikçe, gelecekte seri üretim süreçlerini de gözlemleyeceğimizi düşünüyoruz. Ülkemizde de gündemde olan bu büyük ölçekli yatırımlar için Tersan Tersanesi olarak tam anlamıyla hazır durumdadır” şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>Türkiye’nin bu alandaki yeterliliği yüksek </strong></p>

<p>Türkiye’de deniz üstü rüzgar enerjisi sektöründe imalat ve üretim altyapısını ve yeterliliğini değerlendiren Erdoğan, açıklamalarına şöyle devam etti: “Bu konuyu bizim tersaneler ve tersanecilik faaliyetleri açısından değerlendirmemiz daha doğru olacaktır. Tersanelerimizin offshore segmentindeki teknolojik olarak üstün gemi ve yapıların inşasında yeterliliğinin oldukça yüksek olduğunu belirtebiliriz. Türkiye’de offshore ve deniz üstü sektörlerinin ihtiyaç duyduğu gemi ve yüzer yapıları üretme konusunda yeterli altyapıya sahip modern ve kapsamlı tersaneler bulunuyor. Bugüne kadar birçok tipte offshore gemisi inşa etmiş Türk tersaneleri, bu alanda gerekli tesis altyapısına, tecrübe ve teknik bilgi birikimine, mühendislik gücüne ve üretim kapasitelerine sahiptir. Ancak, deniz üstü rüzgâr enerji santralleri gibi mega yapıların inşası, geleneksel tersane kapasitesinin üzerinde, çok daha geniş alanlara ve uzun kıyı şeritlerine ihtiyaç duymaktadır. Yukarıdaki soruda tersanemizin altyapısından bahsederken de vurguladığımız gibi, bu tür projeler için en kritik gereklilikler geniş üretim sahaları, uzun rıhtım şeritleri ve yüksek çelik işleme kapasiteleridir.”<img alt="Elif Şahin1-1" height="1542" src="https://7deniznet.teimg.com/7deniz-net/uploads/2025/05/elif-sahin1-1.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1000" /></p>

<p><strong>Projelerin başarı ile yürütülebileceğini düşünüyoruz</strong></p>

<p>Halihazırda büyük alanlarda faaliyet gösteren tersanelerin bile bu ölçekteki yapıların seri üretimi için yeterli olmayabileceğini söyleyen Erdoğan, “Bu nedenle, Türkiye'nin uzun kıyı şeritleri bulunan yeni alanları bu tür yapılar için özel olarak tahsis etmesi, deniz üstü rüzgar enerjisi sektörünün gelişimi açısından büyük bir adım olacaktır. Özellikle son yıllarda, Türk tersaneleri, çevresel sürdürülebilirlik ve enerji verimliliği konularında da önemli adımlar atmış durumda. Çevre dostu yakıtların kullanımı ve enerji tasarruflu teknolojilerin entegrasyonu, tersanelerimizin uluslararası rekabet gücünü artırıyor. Ayrıca, tersanelerimiz, yerli ve yabancı müşterilerine en yüksek standartlarda hizmet sunarak müşteri memnuniyetini her zaman ön planda tutuyor. Eğitimli ve deneyimli iş gücü ile her türlü offshore ve deniz üstü mega yapıların inşası projelerinin Türkiye’deki önde gelen tersanelerde başarı ile yürütülebileceğini düşünüyoruz” dedi.</p>

<p><strong>Geliştirilmesi ve desteklenmesi gereken alanlar </strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tersanelerimizin bu alanda daha ileri gidebilmesi için her zaman geliştirebilecek alanlar olduğu söyleyen Erdoğan, “Öncelikle, çalışanlarımızın mesleki ve teknik eğitimlerine ağırlık vererek, uzmanlık alanlarında güncel bilgi ve becerilerle donatılmalarını sağlamak büyük önem taşıyor. Bu sayede, tersanelerimizin teknik yetkinlik düzeyini artırabilir ve daha verimli çalışmasını sağlayabiliriz. Aynı zamanda, yeni teknolojilerin entegrasyonu ile üretim süreçlerimizi modernize etmeli ve Ar-Ge faaliyetlerine yatırım yapmayı artırmalıyız. Bu adımlar, tersanelerimizin rekabet gücünü artıracak ve yenilikçi çözümler geliştirmelerine olanak tanıyacaktır. Uluslararası iş birlikleri kurarak bilgi ve tecrübe paylaşımını artırmak da kritik bir adımdır. Bu sayede, tersanelerimiz küresel pazarda daha etkin bir rol oynayabilir ve uluslararası standartlarda projeler üretebilirler. Tersanelerimizin bu alanda ilerleyebilmesi için çeşitli devlet destek ve teşvikleri, vergi indirimleri, eğitim programları, yenilikçi projelere hibe ve fon sağlanabilir. Ayrıca, uluslararası tanıtım stratejileri uygulanarak tersanelerimizin dünya çapında bilinirliği artırılabilir” şeklinde konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gemi İnşa, Offshore</category>
      <guid>https://www.7deniz.net/tersanin-urettigi-temiz-enerji-tukettiginin-dort-kati</guid>
      <pubDate>Sat, 24 May 2025 10:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://7deniznet.teimg.com/crop/1280x720/7deniz-net/uploads/2025/05/sakir-erdogan-1.jpg" type="image/jpeg" length="88439"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Denizüstü rüzgar enerji potansiyeli ve Ege Denizi’ndeki son durum]]></title>
      <link>https://www.7deniz.net/denizustu-ruzgar-enerji-potansiyeli-ve-ege-denizindeki-son-durum</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.7deniz.net/denizustu-ruzgar-enerji-potansiyeli-ve-ege-denizindeki-son-durum" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Deniz üstü rüzgar enerjisi tüm dünyada yükselen bir sektör haline gelmeye başladı. Karasal rüzgar santrallerine göre bazı durumlarda %100 daha verimli olan deniz üstü rüzgar santralleri sadece enerji üretimi değil bir çok yan sektörü de canlandırdığı için ekonomik olarak çok önemli bir katma değer yaratmaktadır...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Deniz üstü rüzgar enerjisi tüm dünyada yükselen bir sektör haline gelmeye başladı. Karasal rüzgar santrallerine göre bazı durumlarda %100 daha verimli olan deniz üstü rüzgar santralleri sadece enerji üretimi değil bir çok yan sektörü de canlandırdığı için ekonomik olarak çok önemli bir katma değer yaratmaktadır. Tersanecilik, endüstriyel üretim, denizcilik, batimetri, oşinografi, meteoroloji, denizaltı elektrik iletim, dağıtım, şalt, liman işletmeciliği gibi birçok yan sektörü de canlandırmaktadır. Özellikle yüzer temelli santrallerin yaratacağı potansiyel önümüzdeki on yıllarda enerji sektörünü derinden etkilemesi bekleniyor.</p>

<p>Ülkemizde bu santrallerin yapılması daha da kritik bir öneme sahip. Özellikle Ege denizinde oldukça yüksek bir potansiyel bulunmakta. Bu potansiyel herkesin dikkatini çekiyor. Özellikle komşumuz Yunanistan’ın. Ancak kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik alan gibi uluslararası ilişkiler konusunda itilaf halinde olduğumuz birçok konu bulunmaktadır.</p>

<p><strong>Yunanistan’ın hedefi 2000MW kapasite</strong></p>

<p>Yunanistan yaklaşık 2000MW kapasiteli deniz üstü rüzgar santrali kurulumunda hedef açıkladı. Her bir rüzgar türbinini 10MW olarak düşünecek olursak yaklaşık 200 adet türbin denizin içine konulacak. Ancak bu alanların neresi olacağı henüz belli değil. Konsorsiyumda muhtemelen RWE Alman enerji yatırım devi de bulunacak. Yunan hükümeti bu alandaki izin süreçlerini başlattı.</p>

<p><strong>Ülkemizin 2035 hedefi 5000MW</strong></p>

<p>Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’mızca ülkemiz denizlerinde 2035 hedefleri doğrultusunda 5000MW deniz üstü RES yapılması amaçlanmaktadır. Bu santrallerin özellikle Ege denizinde yapılması hem teknik hem strateji açıdan oldukça önemlidir. Deniz içine konulan bu türbinlerin her biri enerji üretecek ve ülkenin elektrik şebekesine verilecek. Bu devasa her bir türbini tabiri caiz ise küçük birer adacık olarak ta değerlendirebilirsiniz. Uluslararası anlamda ülkemizin ekstra bir sorun ile karşılaşma olasılığı bulunmaktadır. Ancak yıllarını enerji sektörüne vermiş biri olarak benim gönlümden geçen Yunanistan ile ortak konsorsiyum oluşturup Ege denizindeki rüzgarı değerlendirip her iki ülkenin de şebekesine vererek bir barış rüzgarı yaratmak. Bu güzel dilek maalesef bir ütopyadan ibaret olarak kalacaktır diye düşünüyorum.</p>

<p><strong>Rüzgar tribünlerinin özellikleri </strong></p>

<p>Geleneksel kazık temelli türbinler azami 70m’lere kadar kurulabilirken, yüzer temelli türbinler 1000m’den daha fazla derinliklere gidebilecek. Bu da çok büyük alanların değerlendirilmesi ve rüzgar potansiyellerinin kullanılabilmesi anlamına geliyor. Ancak bu santrallerin karadan km’lerce açığa kurulması üretilen elektriğin karaya ulaştırılması konusunda bir takım problemler de yaratıyor. Rüzgarın doğası gereği bu santrallerden üretilen elektrik düzensiz olarak üretilip uzak mesafelere iletilmesi söz konusu. Bu da elektrik şebekesini oldukça zorlayan bir takım teknik problemler yaratabiliyor. Deniz üstü rüzgar santrallerindeki bu problemi çözmek için yeni bir kavram gelişmeye ve uygulanmaya başladı.</p>

<p><strong>Enerji Adaları</strong></p>

<p>Bu yapay adalardaki sistemler karadan km’lerce açıkta bulunan santraller elektriği bir merkezde topluyor ve buradaki şalt sistemleriyle daha düzenli bir elektrik iletimi sağlanabilir hale geliyor. Daha sonraki adım bu enerji adalarında toplanan elektrikten yeşil hidrojen veya yeşil amonyak elde edilip bu adalardaki limanlardan gemilerle pazarlara ulaştırılması hedefleniyor. Bu anlamda ilk girişim Danimarka hükümeti tarafından onaylandı. Kuzey denizine bu anlamda ilk enerji adasının kurulması planlanmakta.</p>

<p><strong>Türkiye tedarik zincirinde merkez olabilir</strong></p>

<p>Dünyada ve Türkiye'de hızla yeşil enerjinin çeşitlendirilmesine yönelik bir eğilim bulunmakta. Dünya genelinde deniz üstü rüzgar enerji piyasası karasal rüzgar enerjisi piyasasına göre daha hızlı büyüyor. Türkiye'nin dünyadaki deniz üstü rüzgar enerjisi potansiyeli, yüksek alanlara yakın bir coğrafyada bulunmaktadır. Türkiye, deniz inşaatları dahil olmak üzere tedarik zincirinde merkez haline gelebilir. Deniz üstü rüzgar santrali kurmak isteyen ülkeler, tüm ekipmanlarını Türkiye'den tedarik edebilir.</p>

<p><strong>Ülke olarak atılması gereken adımlar  </strong></p>

<p>Bu alanda 1MW’lık yatırımı 3 milyon Euro olarak alırsak, ülkemiz ve civar ülkelerdeki potansiyelleri hesaba katarsak trilyon dolarlara kadar ulaşan yatırımlardan ve tedarik zincirinden bahsetmekteyiz. Bu pastadan pay almak için ülke olarak çeşitli alanlarda adımlar atmamız gerekiyor.</p>

<p><strong>Türkiye’nin deniz üstü rüzgar enerjisi potansiyeli 70 gigavat</strong></p>

<p>Ülkemiz karasal rüzgar türbini kurulumu, üretimi ve tedariki konusunda oldukça ilerleme kaydetmiş durumdadır. Bu tecrübe ve potansiyel denizcilik alanı ile birleştirilip bir tedarik üssü haline gelebilir. Deniz üstü rüzgar enerjisi Türkiye'nin kullanılmayan ancak büyük potansiyel barındıran bir alanı. Dünya genelinde enerjide iş modelleri ve ihtiyaçlar çerçevesinde yenilenebilir enerjide yeni yaklaşımlar deneniyor. Sadece rüzgardan enerji üretmek değil, hidrojen, amonyak üretiminde de rüzgar kullanılıyor. Türkiye'de yeşil hidrojen/yeşil amonyak üretiminde aktif olarak bu santraller kullanılabilir. Dünya Bankası verilerine göre Türkiye'nin 70 gigavatlık deniz üstü potansiyelinin 20 gigavatı Ege ve Marmara Bölgesi'nde bulunmaktadır. <img alt="Grafik1-4" height="300" src="https://7deniznet.teimg.com/7deniz-net/uploads/2025/05/grafik1-4.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="500" /></p>

<p><img alt="Grafik2-3" height="300" src="https://7deniznet.teimg.com/7deniz-net/uploads/2025/05/grafik2-3.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="500" /></p>

<p>Deniz üstü projelerin en az 500 megavattan başlamakta, bu ölçekte projeler için devletin de yer aldığı konsorsiyum yapılarının oluşturulması ile mümkün olabilecektir.</p>

<p>Yunanistan, deniz üstü rüzgar enerjisi kurulumunda Ege denizinde 2 gigavat kapasiteli hedef belirledi. Bizim de buna benzer bir hedef açıklamamız gerekiyor ki, yerli ve yabancı yatırımcıların ilgisini çeksin, verimli yatırım ortamı ve tedarik zinciri yapıları oluşsun.</p>

<p><strong>Civar ülkelerin DRES 2030 kapasite projeksiyonu</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Grafik3-3" height="285" src="https://7deniznet.teimg.com/7deniz-net/uploads/2025/05/grafik3-3.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="500" /></p>

<p>(Global Wind Energy Council) GWEC Küresel Rüzgar Enerjisi Konseyi'ne göre, geçen yıl dünyadaki elektrik üretiminin yüzde 5'i deniz üstü rüzgar santrallerinden karşılandı. Dünyada deniz üstü rüzgar enerjisi kapasitesi geçen yıl sonunda 48 gigavata ulaştı. Konseye göre, deniz üstü rüzgar enerjisi kapasitesi 2025'te yıllık 20 gigavat artış oranını aşacak. Aynı dönemde deniz üstü rüzgar enerjisinin, toplam elektrik kurulu gücündeki payı ise yüzde 20'ye yükselecek.</p>

<p><em>Ülkelerin DRES 2030 kapasite projeksiyonu</em></p>

<p><img alt="Grafik4-2" height="194" src="https://7deniznet.teimg.com/7deniz-net/uploads/2025/05/grafik4-2.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="500" /></p>

<p><strong>Bölgenin lideri olabiliriz</strong></p>

<p>Sadece ülkemiz değil, civar ülkelerdeki potansiyeli de düşündüğümüzde ülkemiz; denizcilik, liman, tersane, deniz inşaatı ve ekipman tedarik üretiminde bölgenin lider ülkesi olma potansiyelini değerlendirmeli. Deniz üstü RES konusunda yatırımcıların, potansiyel yerel müteahhit ve tedarikçilerin öngörü yapabilmeleri için Türkiye’nin çok acil bir şekilde en azından bir hedef açıklaması gerekir.</p>

<p><strong>Petrol ve doğalgaza olan bağımlılığın azalması öngörülüyor</strong></p>

<p>Ukrayna ve Rusya, Karadeniz’de deniz üstü RES konusunda ironik olarak oldukça fazla bir potansiyele sahip ülkelerdir. Buradaki potansiyelin yeşil hidrojen/amonyak üretiminde değerlendirilmesi söz konusu olacaktır. Belki de bu kaynaklar yakın gelecekte petrol üretiminden daha değerli hale gelecektir. Dünyadaki eğilimler de bu yöndedir. DRES bazlı hidrojen/amonyak üretimi sayesinde petrol ve doğalgaza olan bağımlılığın kademeli olarak azalması öngörülmektedir.</p>

<p><img alt="Grafik5-2" height="300" src="https://7deniznet.teimg.com/7deniz-net/uploads/2025/05/grafik5-2.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="500" /></p>

<p><strong>Bir an önce girişimlere başlanmalı </strong></p>

<p>Özetleyecek olursak; Türkiye, bölgesindeki deniz üstü rüzgar enerjisi potansiyeli olan deniz sahalarına yakın bir coğrafyada bulunmaktadır, Hazar Denizi, Kızıldeniz ve Karadeniz'de yüzlerce GW’lık potansiyeli barındırmaktadır. <strong>Bu da birkaç trilyon dolarlık pazar ve tedarik zinciri potansiyeli yaratacaktır. Dünyada oluşacak birkaç deniz üstü tedarik merkezi olarak ülkemiz coğrafi olarak oldukça avantajlı durumdadır.</strong></p>

<p>Türkiye deniz inşaatları dahil olmak üzere tedarik zincirinde merkez haline gelebilir. Deniz üstü rüzgar santrali kurmak isteyen ülkeler tüm ekipmanlarını Türkiye'den tedarik edilebilir.</p>

<p>Bir an önce inisiyatif alarak bu alanın önünü açmak için devlet, özel sektör ve sivil toplum kuruluşları tarafından girişimler yapılmalıdır.</p>

<p style="text-align:right"><strong>Veli Bilgihan Yaşacan</strong></p>

<p style="text-align:right"><strong>Denizüstü Rüzgar Enerjisi Derneği (DÜRED) Başkan Yardımcısı</strong></p>

<p><strong>Kaynak: 7DENİZ DERGİSİ</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Offshore</category>
      <guid>https://www.7deniz.net/denizustu-ruzgar-enerji-potansiyeli-ve-ege-denizindeki-son-durum</guid>
      <pubDate>Sat, 17 May 2025 11:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://7deniznet.teimg.com/crop/1280x720/7deniz-net/uploads/2025/05/veli-bilgihan-yasacan-manset.jpg" type="image/jpeg" length="53902"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kendimize ve yaşlı dünyamıza fazlasıyla yetecek kadar enerjimiz var]]></title>
      <link>https://www.7deniz.net/kendimize-ve-yasli-dunyamiza-fazlasiyla-yetecek-kadar-enerjimiz-var</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.7deniz.net/kendimize-ve-yasli-dunyamiza-fazlasiyla-yetecek-kadar-enerjimiz-var" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Denizüstü rüzgâr enerjisi, temiz enerji kaynakları arasında Türkiye’nin en yüksek derecede potansiyel taşıyan, buna karşılık bugün itibarıyla sıfır noktasında bulunduğu bir kaynak olarak dikkat çekiyor...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Denizüstü rüzgâr enerjisi, temiz enerji kaynakları arasında Türkiye’nin en yüksek derecede potansiyel taşıyan, buna karşılık bugün itibarıyla sıfır noktasında bulunduğu bir kaynak olarak dikkat çekiyor. Ülkemiz karasal rüzgâr enerjisinde, Çeşme’nin Germiyan Köyü’nde ilk türbinin devreye alındığı 1998 yılından bugüne geçen 27 yılda 13 bin megavat (MW) seviyesinde kurulu güce ulaştı. Bu yatırımlar, dünyadaki sıralamamızı beşinciliğe taşırken, 116 bin MW’ı aşan toplam kurulu gücümüzün yüzde 11’ini rüzgâr enerjisinden karşılıyor olmanın mutluluğunu yaşıyoruz.</p>

<p><strong>Potansiyelin 15’te biri </strong></p>

<p>Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın 2023 yılı Ocak ayında açıkladığı, 2024 yılı Ekim ayında ise rüzgâr ve güneş enerjisi özelinde yukarı yönlü revize edilen Ulusal Enerji Eylem Planı’nda, 2035 yılında rüzgâr enerjisi kurulu gücümüzün 50 bin MW seviyesine ulaşması öngörülüyor. Bu kurulu güç içerisinde denizüstü rüzgâr enerjisi santralleri sadece 5 bin MW seviyesinde pay alacak. Bu hedef, Türkiye’nin keşfi yapılmış denizüstü rüzgâr enerjisi potansiyelinin 15’te birine karşılık geliyor.</p>

<p>Enerji Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği olarak bakanlığımız başta olmak üzere tüm karar vericilere, “Ulusal Enerji Eylem Planı’mızda denizüstü rüzgâr enerjisinde 2035 yılına kadar en az 10 bin MW kurulu güç hedefi belirlensin” önerisinde bulunmuştuk. Dünya Bankası’nın teknik ölçümlere dayanarak, Türkiye’nin potansiyel denizüstü RES kurulu gücünün 75 bin MW olarak açıklıyor. Ülkemizin bu alanda taşıdığı dev potansiyelin önce görünür olmasına, sonrasında ise hayata geçirilmesine kritik önem atfediyoruz.<img alt="Alper Kalaycı" height="1000" src="https://7deniznet.teimg.com/7deniz-net/uploads/2025/05/alper-kalayci.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1000" /></p>

<p><strong>İki yıllık kapsamlı envanter çalışması</strong></p>

<p>Bu amaçla Derneğimiz, Denizüstü Rüzgâr Enerjisi Derneği (DÜRED) ve Türkiye Gemi İnşa Sanayicileri Birliği’nin (GİSBİR) koordinasyonu; İzmir Kalkınma Ajansı’nın destekleriyle hazırlanan “Denizüstü Rüzgâr Enerjisi Yol Haritası ve Sanayi Envanteri”; Türkiye’de bu alanda görev alabilecek firmaları ve yetkinliklerini dokümante etmesi açısından kritik önem taşıyor. Ülkemizin taşıdığı büyük potansiyelin harekete geçirilmesinde bu envanterin büyük önem taşıyor.</p>

<p>Hazırlık süreçleri iki yıldan uzun süren envanter çalışmasında; Deniz Araştırmaları, Deniz İnşaat Mühendisliği, Yüzer Temel Üretimi, Rüzgâr Türbini Üretimi, Kule Üretimi, Türbin Aksam Üretimi, Kompozit Üretimi, Sertifikasyon, Üniversiteler ve Araştırma Kurumları gibi başlıklarda onlarca şirket ve kuruluşun bilgileri yer alıyor. Denizüstü RES’ler, başta kuzey Avrupa ülkeleri olmak üzere tüm gelişmiş ülkelerde uzun yıllardır sürdürülebilir enerji üretimi için kullanılıyor. Ülkeler, deniz yetki alanları ve münhasır ekonomik bölgelerinin sınırlarını dünyaya ilan etmek için de DRES’lere stratejik bir önem atfediyor.</p>

<p><strong>DRES’lerde karasal RES’lere kıyasla 10 kat fazla istihdam </strong></p>

<p>Pek çok sektöre sipariş veren büyük bir mekanizmaya sahip DRES’ler, karasal RES’lere göre 10 kat fazla istihdam sağlayabiliyor. Türkiye’nin tersane sektöründe dünyanın en ileri ülkeleri arasında yer alması, denizüstü RES’lerin tüm ekipman üretimleri ve montajında ithalata bağımlılığını azaltıcı etkenler arasında yer alıyor. Bu avantaj, denizüstünde yapılacak tüm tesislerin mühendislik hesaplarının, tasarımlarının, Ar-Ge’lerinin ve inşaatlarının tamamıyla Türk şirketlerinin imkânları ile yerli olarak yapılmasını mümkün hâle getiriyor. Bu noktada kuşkusuz İzmir’in rüzgâr enerjisinde dünyanın en kapsamlı kümelenme örneği olmasına özel bir vurgu yapmamız gerekiyor. Türkiye’deki dört türbin kanadı fabrikasının tamamına, yedi kule fabrikasının dördüne, iki döküm tesisinden birisine ev sahipliği yapan İzmir'de rüzgâr sanayisinde faaliyet gösteren firmalarımız, Türk rüzgâr endüstrisinin toplam cirosunun yüzde 85’ini oluşturuyor. Bu başarının denizüstü RES’lerin üretiminde öne çıkması gerektiğini düşünüyoruz.<img alt="Dres Montaj (1)" height="500" src="https://7deniznet.teimg.com/7deniz-net/uploads/2025/05/dres-montaj-1.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1000" /></p>

<p><strong>Çandarlı için çözüm…</strong></p>

<p>Temellerinin atılmasının üzerinden 14 sene geçmesine rağmen geleceğinin ne olacağı hala belli olmayan Çandarlı Limanı projesinin, DRES’lerin üretimine odaklanan bir yapı ile kurgulanmasının, Türkiye’nin bu alanda dünyanın en önemli üretim ve ihracat merkezi olmasını sağlayacağını ifade ediyoruz.</p>

<p>Bugünün dünyasında insana, çevreye ve doğaya saygılı olmayan bir üretimin küresel rekabet ortamında yer alabilmesi giderek zorlaşıyor. Yetmiyor… Ürettiğiniz enerjinizin yerli olması ve yerli ekipmanlarla üretilmesi kritik önem taşıyor. Enerji sektörünün tüm alt bileşenlerinin oluşturduğu değer zincirinin her halkasında, yerli ve rekabetçi üretimle yer almak, en az enerjinin temiz olması kadar önemli.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İzmir başta olmak üzere, çok güçlü yatırımcıların ve onları destekleyen güçlü bir yan sanayinin varlığı, ülkemizin mukayeseli üstünlükleri arasında yer alıyor. Tek eksiğimiz ise ülkemizdeki yatırım ikliminde yaşanan sorunlardan kaynaklanıyor. Aldığımız yolu ve yolculuğu asla küçümsemiyoruz, ancak alacağımız yolun henüz başında olduğumuzu da biliyoruz. Yatırım iklimimizi birkaç küçük adımla daha iyi bir seviyeye taşımış olsaydık, bugün 12 bin Megavat seviyesinde olan rüzgâr enerjisi kurulu gücümüzü en az 20 bin MW’a, 10 bin MW seviyesindeki güneş enerjisi kurulu gücümüzü de en az 20 bin MW seviyesine çıkarabilirdik.</p>

<p>Enerji Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği olarak önerimiz ve beklentimiz; yenilenebilir enerji kaynaklarımız içinde en yüksek kurulu güce ulaştığımız rüzgâr ve güneş enerjisi başta olmak üzere; bireysel ve kurumsal tüm yatırımların önünün tamamıyla açılmasıdır. Sadece rüzgâr ve güneş enerjisinde sahip olduğu potansiyel ile en az 4 Türkiye’nin enerjisini karşılayabiliriz. Kendimize ve yaşlı dünyamıza fazlasıyla yetecek kadar enerjimiz var.</p>

<p><strong>İzmir hub olma potansiyeline sahip </strong></p>

<p>Rüzgâr ve güneş enerjisinde her yıl en az 3’er bin MW kurulu gücü devreye almaya başarırsak, gerek vatandaşımızın gerekse sanayicilerimizin enerji maliyetlerinde birkaç sene içinde gözle görülür bir iyileşme sağlamamız rahatlıkla mümkün olabilecek. İzmir’in rüzgâr başta olmak üzere, denizüstü (offshore) enerji teknolojilerinde Türkiye’de açık ara lider, dünyada bile mukayeseli üstünlüğü çok yüksek bir şehir olduğunu sürekli ifade ediyoruz.</p>

<p>Sıfır noktasında olduğumuz denizüstü rüzgâr enerji (DRES) santrallerinde İzmir’in bir üretim ve ihracat hub’ı olmaması için hiçbir sebep yok. İnsan kaynağımız, firmalarımızın finansal güçleri, teknolojik gelişim entegrasyonumuz son derece iyi. Ancak liman altyapımız yetmemeye başlıyor. İzmir Limanı ve Aliağa Bölgesi’ndeki limanlarımız artan rüzgâr türbinleri ölçeklerini artık karşılayamaz noktaya gelebilir. Türbin kanatlarımız 80 metrelerin üzerine çıkıyor, kulelerimiz daha da büyüyor. Ege, Akdeniz ve Karadeniz; derin denizler olmaları nedeniyle birkaç pilot proje dışında bugüne kadar DRES kurulumuna sahne olmadı. Ancak teknoloji baş döndürücü hızla ilerliyor. Artık yüzer denizüstü rüzgâr türbinleri üretiliyor. Bu sistemler de çevremizdeki denizlerdeki potansiyelin gerçekleşmesinde Türkiye’yi en şanslı ülke konumuna taşıyor.</p>

<p style="text-align:right"><strong>Alper Kalaycı </strong></p>

<p style="text-align:right"><strong>Enerji Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (ENSİA) </strong></p>

<p style="text-align:right"><strong>Yönetim Kurulu Başkanı</strong></p>

<p><strong>Kaynak: 7DENİZ DERGİSİ</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Offshore</category>
      <guid>https://www.7deniz.net/kendimize-ve-yasli-dunyamiza-fazlasiyla-yetecek-kadar-enerjimiz-var</guid>
      <pubDate>Sat, 17 May 2025 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://7deniznet.teimg.com/crop/1280x720/7deniz-net/uploads/2025/05/alper-kalayci-manset.jpg" type="image/jpeg" length="97623"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Enerji dönüşümünde deniz üstü rüzgarın stratejik rolü]]></title>
      <link>https://www.7deniz.net/enerji-donusumunde-deniz-ustu-ruzgarin-stratejik-rolu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.7deniz.net/enerji-donusumunde-deniz-ustu-ruzgarin-stratejik-rolu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Küresel enerji sistemleri, fosil yakıtlardan uzaklaşarak sürdürülebilir, düşük karbonlu kaynaklara yönelirken; deniz üstü rüzgar enerjisi bu dönüşümde kritik bir rol üstlenmektedir...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Küresel enerji sistemleri, fosil yakıtlardan uzaklaşarak sürdürülebilir, düşük karbonlu kaynaklara yönelirken; deniz üstü rüzgar enerjisi bu dönüşümde kritik bir rol üstlenmektedir. Artan elektrik talebi, iklim değişikliğiyle mücadele ve enerji arz güvenliğine yönelik küresel endişeler, ülkeleri daha güçlü ve istikrarlı yenilenebilir enerji kaynaklarına yatırım yapmaya yönlendirmektedir. Bu bağlamda, deniz üstü rüzgar enerjisi; yüksek kapasite faktörü, büyük ölçekli üretim kabiliyeti ve teknolojik gelişmelere açıklığıyla öne çıkan bir çözüm olarak değerlendirilmektedir.</p>

<p>Özellikle 2020’li yılların başından itibaren deniz üstü rüzgar yatırımlarında dikkat çekici bir artış yaşanmış; Avrupa, Çin, ABD ve giderek daha fazla sayıda gelişmekte olan ülke bu alandaki kapasitesini hızla artırmıştır. Deniz üstü rüzgar santralleri, karasal alanlara kıyasla daha az çevresel ve sosyal etki yaratmakta; ayrıca bölgesel kalkınma, sanayi politikaları ve yeni istihdam alanları açısından önemli fırsatlar sunmaktadır. Teknolojik gelişmelerin ve maliyet düşüşlerinin de etkisiyle, deniz üstü rüzgar bugün yalnızca teknik bir yenilik değil, aynı zamanda enerji geçişini hızlandıran ve ekonomik değer yaratan stratejik bir sektör konumundadır.</p>

<p><strong>Küresel deniz üstü rüzgar enerjisi kapasitesinde kümülatif büyüme (2010–2023)</strong></p>

<p>Küresel deniz üstü rüzgar enerjisi, 2010’lu yılların başında sınırlı sayıda ülkenin liderliğinde gelişirken, özellikle 2018 sonrasında hızla ivmelenerek bugün enerji dönüşümünün merkez aktörlerinden biri haline gelmiştir. Başta Avrupa olmak üzere Çin ve diğer bölgelerin artan yatırımları sayesinde, toplam kurulu kapasite her yıl birikimli olarak büyümeye devam etmektedir.</p>

<p><img alt="Grafik1-3" height="644" src="https://7deniznet.teimg.com/7deniz-net/uploads/2025/05/grafik1-3.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1000" /></p>

<h2>Grafikte bu birikimli büyüme net şekilde izlenmektedir. Avrupa, 2010’lu yıllarda lider konumda yer alırken, Çin’in 2020 sonrası yaptığı atılımlar dikkat çekici bir sıçramaya yol açmıştır. “Diğer bölgeler” başlığı altında ise ABD, Güney Kore ve Japonya gibi yeni oyuncuların katkısı giderek görünür hale gelmektedir. Bu eğilim, 2030 ve 2050 hedeflerine ulaşmak için gerekli olan çok aktörlü küresel iş birliğinin de temelini oluşturmaktadır.</h2>

<p><strong>Deniz üstü rüzgar enerjisinde küresel büyüme eğilimi: 2000’lerden günümüze</strong></p>

<p>2000’li yılların başında deniz üstü rüzgar enerjisi, büyük ölçüde Avrupa ülkelerinin öncülüğünde sınırlı bir alanda gelişim gösteren yeni bir teknoloji olarak kabul ediliyordu. Ancak 2010’dan itibaren bu alandaki yatırımların artmasıyla birlikte istikrarlı bir büyüme süreci başlamıştır. Bu dönemde Avrupa, altyapı tecrübesi, kamu desteği ve bölgesel iş birlikleri sayesinde deniz üstü rüzgarda öncü konumunu korumuştur. Ancak 2018 sonrasında küresel sahneye güçlü bir şekilde çıkan Çin, sadece kurulu kapasiteyi değil aynı zamanda üretim ve tedarik zinciri alanlarını da domine etmeye başlamıştır. 2020’den sonra Çin’in katkısı dikkat çekici biçimde artmış; özellikle 2021 ve 2022’de Çin, küresel yıllık kurulumların en büyük bölümünü üstlenmiştir. Bu yükseliş, Çin’in deniz üstü rüzgar enerjisini sanayileşme, istihdam ve enerji güvenliği politikalarıyla bütünleştirmesinin bir sonucudur.</p>

<p><img alt="Grafik2-2" height="596" src="https://7deniznet.teimg.com/7deniz-net/uploads/2025/05/grafik2-2.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1000" /></p>

<p>Yukarıdaki grafik, 2010–2023 yılları arasında küresel deniz üstü rüzgar enerjisi kurulumlarının yıllık gelişimini bölgesel olarak göstermektedir. Grafik, sektördeki büyümenin hem zaman içinde nasıl hızlandığını hem de hangi bölgelerin bu büyümeyi sürüklediğini çarpıcı şekilde ortaya koymaktadır. Grafikte ayrıca “Diğer Bölgeler” başlığı altında yer alan Amerika, Asya-Pasifik ve gelişmekte olan pazarlardaki hareketlenme de dikkat çekicidir. Bu bölgelerde 2020’li yılların ortasına doğru daha anlamlı kurulumlar yapılmaya başlanmış, bu da küresel olarak deniz üstü rüzgarın artık Avrupa ve Çin’in ötesine geçtiğini göstermektedir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Avrupa'da yıllık deniz üstü rüzgar kurulumları</h2>

<p>Avrupa, teknik bilgi birikimi, düzenleyici çerçevelerin olgunluğu ve güçlü kamu-özel sektör iş birliği ile sektörde ölçeklenebilir ve güvenilir projelere öncülük etmektedir. Bununla birlikte, son 10 yıl içinde yıllık kurulum miktarlarında <strong>dönemsel dalgalanmalar</strong> dikkat çekmektedir. Bu dalgalanmalar, finansal koşullar, tedarik zinciri sınırlamaları, şebeke kapasitesi ve izin süreçleri gibi dışsal faktörlerden etkilenmektedir. 2030 yılına kadar olan hedefler göz önünde bulundurulduğunda, Avrupa’nın bu yıllık dalgalanmaları daha dengeli bir artış trendine dönüştürmesi kritik önem taşımaktadır.</p>

<p><img alt="Grafik3-2" height="598" src="https://7deniznet.teimg.com/7deniz-net/uploads/2025/05/grafik3-2.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1000" /></p>

<p>Grafik, 2015–2024 yılları arasında Avrupa’da her yıl devreye alınan denizüstü rüzgar kapasitesini göstermektedir. 2021 ve 2023 yılları, yaklaşık <strong>3.7 GW’lık</strong> kurulumlarla öne çıkan güçlü dönemlerdir. Ancak bu iki zirve yıl arasında ve sonrasında <strong>düşük kurulum seviyeleri</strong><strong> </strong>göze çarpmaktadır. 2024’teki <strong>2.6 GW’lık</strong><strong> </strong>değer, sektörün potansiyeline kıyasla sınırlı bir büyümeyi yansıtmaktadır. Bu, hem özel sektör hem de kamu otoriteleri açısından uygulama sürecinde yaşanan darboğazların üstesinden gelinmesi gerektiğini işaret etmektedir.</p>

<p><strong>Küresel kapasite ve gelecek projeksiyonları: 2030 ve 2050 hedefleri</strong></p>

<p>Deniz üstü rüzgar enerjisi, son yıllarda sergilediği güçlü büyüme performansıyla yalnızca bugünün enerji sistemlerinin önemli bir bileşeni olmakla kalmayıp, geleceğin küresel enerji mimarisinde de belirleyici bir rol üstlenmeye adaydır. 2023 yılı itibarıyla dünya genelinde yaklaşık <strong>75 GW</strong> denizüstü rüzgar kapasitesi devreye alınmış durumdadır​. Bu kapasitenin önemli bir bölümü Çin, Birleşik Krallık ve Avrupa Birliği ülkelerinde toplanmıştır. Ancak son yıllarda ABD, Güney Kore, Japonya, Vietnam, Brezilya ve Hindistan gibi yeni pazarlarda da ciddi adımlar atılmaya başlanmıştır.</p>

<p>Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) ve Küresel Rüzgar Enerjisi Konseyi (GWEC) gibi kuruluşlar tarafından ortaya konan senaryolar, sektörün gelecek on yıllarda katlanarak büyüyeceğini göstermektedir. <strong>Küresel Offshore Rüzgar İttifakı (GOWA)</strong> tarafından açıklanan hedeflere göre, 2030 yılına kadar toplam <strong>380 GW</strong>, 2050 yılına kadar ise <strong>2000 GW</strong>’lık denizüstü rüzgar kapasitesi kurulu hale getirilmelidir​. Bu hedef, mevcut kapasitenin yaklaşık beş katına çıkarılmasını ve yıllık bazda ortalama <strong>36–40 GW</strong>'lık yeni kurulum yapılmasını gerektirmektedir.</p>

<p>Bu büyüme yalnızca enerji üretiminde değil, aynı zamanda ekonomik kalkınma, sanayi dönüşümü, istihdam yaratımı ve uluslararası iş birliklerinin güçlendirilmesi açısından da büyük fırsatlar sunmaktadır. Özellikle yüzer türbin teknolojilerinin ticarileşmesiyle birlikte, derin deniz alanlarında da projelerin gerçekleştirilmesi mümkün olacak ve böylece daha fazla ülke bu alanda söz sahibi olabilecektir. Ancak bu hızlı büyümenin sürdürülebilir şekilde gerçekleşebilmesi için, <strong>ş</strong>ebeke altyapılarının güçlendirilmesi, izin süreçlerinin hızlandırılması, yerli üretim ve tedarik zincirlerinin güçlendirilmesi ve nitelikli iş gücü planlamasının yapılması gibi alanlarda koordineli adımlar atılması büyük önem taşımaktadır.<img align="left" alt="Denizüstü Res (1)" height="360" src="https://7deniznet.teimg.com/7deniz-net/uploads/2025/05/denizustu-res-1.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:10px" width="500" /></p>

<h4 align="left"><strong>Küresel deniz üstü rüzgar enerjisi sektöründe iş gücü ve beceriler: Geleceğe yatırım</strong></h4>

<p>Küresel enerji dönüşümünün hızlanmasıyla birlikte, deniz üstü rüzgar enerjisi sektörü yalnızca enerji üretiminde değil, aynı zamanda nitelikli istihdam yaratımında da öncü bir alan olarak öne çıkmaktadır. IRENA'nın 2023 verilerine göre, karasal ve deniz üstü rüzgar enerjisi sektörleri toplamda 1,4 milyon kişiye istihdam sağlamaktadır. Bu iş gücünün %48’i Çin’de yoğunlaşırken, Avrupa ve Amerika kıtalarındaki ülkeler de önemli paylara sahiptir​.</p>

<p>Özellikle deniz üstü segmentte, 2023 itibarıyla 52.200 teknisyen/tekniker görev yapmakta olup bu sayının 2027 yılına kadar 74.700’e ulaşması beklenmektedir. Bunun 55.100’ü kurulum ve inşaat (C&amp;I), 19.600’ü ise işletme ve bakım (O&amp;M) görevlerinde yer alacaktır​. Bu rakamlar, türbin başına ortalama 18 kişilik iş gücü ihtiyacıyla birlikte değerlendirildiğinde, sektördeki genişlemeye paralel olarak ciddi bir insan kaynağı planlaması gerektiğini ortaya koymaktadır.</p>

<p>IRENA’nın katkı sunduğu çok paydaşlı inisiyatifler, küresel ölçekte beceri standartlarının geliştirilmesi, kamu politikalarının yönlendirilmesi ve eğitim içeriklerinin ortaklaştırılması açısından önemli rol oynamaktadır​. IEA ve IRENA’nın öngörülerine göre, 2030 yılına kadar yalnızca deniz üstü rüzgar için küresel ölçekte 574.000 kişinin eğitilmesi gerekecektir. Sektördeki büyüme aynı zamanda beceri dönüşümünü (re-skilling) ve geliştirmeyi (up-skilling) zorunlu kılmaktadır. Özellikle petrol ve doğal gaz gibi karbon yoğun sektörlerden gelen iş gücünün, uygun eğitim programları aracılığıyla deniz üstü rüzgar projelerine entegre edilmesi stratejik bir fırsat olarak değerlendirilmektedir.</p>

<p>Sonuç olarak, deniz üstü rüzgar sektörü yalnızca megavatlarla değil, <strong>insan kaynağına yapılan stratejik yatırımlarla</strong> büyümektedir. Eğitim altyapısı, bölgesel eşitsizliklerin giderilmesi, cinsiyet dengesi ve kapsayıcı politikalar, bu sektörün hem ekonomik hem de toplumsal etkisini derinleştirecek kilit unsurlar arasında yer almaktadır.</p>

<h4 align="left"><strong>Kaynaklar</strong></h4>

<address>Global Wind Energy Council (GWEC), 2024</address>

<address>WindEurope - Wind Energy in Europe: 2024 Statistics and the Outlook for 2025-2030</address>

<address>IRENA Renewable Capacity Statistics 2025</address>

<address>IEA Electricity 2025 - Analysis and Forecast to 2027</address>

<address>European Commission &amp; WindEurope - Offshore Wind Energy: Progress and Outlook 2023</address>

<p style="text-align:right"><strong>Dolunay Güçlüer Küpeli</strong></p>

<p style="text-align:right">Denizüstü Rüzgar Enerjisi Derneği (DÜRED) Yönetim Kurulu Üyesi</p>

<p><strong>Kaynak: 7DENİZ DERGİSİ</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Offshore</category>
      <guid>https://www.7deniz.net/enerji-donusumunde-deniz-ustu-ruzgarin-stratejik-rolu</guid>
      <pubDate>Sat, 17 May 2025 09:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://7deniznet.teimg.com/crop/1280x720/7deniz-net/uploads/2025/05/dolunay-gucluer-kupeli-manset.jpg" type="image/jpeg" length="36087"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Deniz üstü rüzgar enerjisindeki potansiyelimizi görmezden gelmemeliyiz]]></title>
      <link>https://www.7deniz.net/deniz-ustu-ruzgar-enerjisindeki-potansiyelimizi-gormezden-gelmemeliyiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.7deniz.net/deniz-ustu-ruzgar-enerjisindeki-potansiyelimizi-gormezden-gelmemeliyiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de deniz üstü rüzgar elektrik santralleri yatırımlarının yapılması, geliştirilmesi, denizcilik ile enerji sektörlerinin bir araya getirilmesi ve iş birliklerinin koordine edilmesi amacıyla 2021 yılında kurulan Denizüstü Rüzgar Enerjisi Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Murat Durak ile görüştük...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’de deniz üstü rüzgar elektrik santralleri yatırımlarının yapılması, geliştirilmesi, denizcilik ile enerji sektörlerinin bir araya getirilmesi ve iş birliklerinin koordine edilmesi amacıyla 2021 yılında kurulan Denizüstü Rüzgar Enerjisi Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Murat Durak ile görüştük. Deniz üstü RES projelerinin ana sektörler olarak enerji, denizcilik, liman ve tersanelerin dışında 40’a yakın sektörü doğrudan ve dolayı olarak etkilediğini vurgulayan Dr. Durak, deniz üstü RES projelerinin iklim değişimiyle mücadelede kullanılabilecek en önemli enerji kaynağı olduğunun altını çiziyor.</p>

<p>Türkiye’de denizüstü rüzgâr elektrik santrallerinin yatırımlarının yapılması, geliştirilmesi, denizcilik ve enerji sektörünün bir araya getirilmesi, işbirliklerinin koordine edilmesi amacıyla 05 Nisan 2021 tarihinde Denizüstü Rüzgar Enerjisi Derneği’nin (DÜRED) kurulduğunu söyleyen Denizüstü Rüzgar Enerjisi Derneği (DÜRED) Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Murat Durak, şöyle devam ediyor “Denizüstü rüzgar enerjisi sektörü, enerji, denizcilik, liman ve tersane sektörlerinin birlikte çalışmasını gerektiren bir yapıdadır. Bu sistemler limanda üretilerek gemiye yüklenir ve montajının yapılacağı yere gönderilir. Kara görmezler. Denizüstü RES projeleri, ana sektörler olarak, enerji, denizcilik, liman, tersanenin yanında 40’a yakın sektörü doğrudan veya dolaylı olarak ilgilendirmektedir.”</p>

<p><strong>Türbin ve gemilerin ülkemizde üretimi sağlanmalı </strong></p>

<p>Deniz üstü rüzgar enerjisi alanında denizcilik sektörünün üstlenmesi gereken hedeflerden bahseden Dr. Durak, “Hedefler sadece proje kurulu gücü olarak değil, aynı zamanda sanayi sektörünün de hedefleri olmalıdır. Türbin ve kullanılacak gemilerin ülkemizde üretimi sağlanmalıdır. Ayrıca civar ülkelerde ciddi bir pazar oluşacağı da dikkate alınmalıdır” dedi.</p>

<p><strong>Ege Bölgesi’nin kuzeybatısı 25 GW potansiyele sahip</strong></p>

<p>Dünya Bankası’nın Ekim 2019 tarihinde yayınladığı “Expanding Offshore Wind to Emerging Markets” raporuna göre, Türkiye’de açık deniz rüzgâr enerjisi potansiyelinin en fazla olduğu bölge rüzgâr hızlarının 9 m/s’ye ulaşabildiği Ege Bölgesi’nin kuzeybatısında kalan alanın olduğu bilgisini veren Dr. Durak, “Teknik olarak bu bölge 6 GW sabit, 19 GW yüzer olmak üzere toplam 25 GW potansiyele sahiptir. Ege Bölgesi’ni rüzgâr hızlarının 7-8 m/s hızlara ulaşan Marmara ve Karadeniz Bölgeleri takip etmektedir. Bunun dışında batı ve güney kısımlardaki tüm potansiyel sahalarla birlikte Türkiye’nin toplam açık deniz rüzgar potansiyeli 50 metreden daha az derinlikte 18 GW sabit, 50-1.000 metre derinlikte de 57 GW olmak üzere toplamda yaklaşık 75 GW‘tır. Denizüstü RES projeleri kapasite faktörleri %40-%60 arasında değişmektedir. Özellikle Kuzey ve Baltık Denizlerinde %60 kapasite faktörü değerleri görülmektedir. Bu hali ile kömür, doğalgaz termik santrallarla neredeyse eşit durumdadır. Elektrik üretim sisteminde baz yük olarak değerlendirilebilir” ifadelerini kullandı.<img align="left" alt="Murat Durak Iç" class="" height="500" src="https://7deniznet.teimg.com/7deniz-net/uploads/2025/05/murat-durak-ic.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="500" /></p>

<p><strong>Net sıfır emisyon hedefinde enerji sektörü kilit rol oynuyor</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İklim değişiminin bütün planlamalarda yerini alması ve bu konuda üst seviyede farkındalığa sahip olunması gerektiğinin altını çizen Dr. Durak, “Her sektör planlamasını yaparken Paris Anlaşması ile vücut bulan 2050 yılında küresel sıcaklık artışının 1.5 ºC sınırlandırması gerektiğini göz önüne almalıdır. Net sıfır emisyon hedeflerine ulaşmada enerji sektörü kilit rol oynamaktadır. International Energy Agency (IEA) Net Zero by 2050 raporuna göre, hükümetler enerji sektör planlamalarını yaparken iklim değişimi ile mücadeleyi ön planda tutmaları gerekmektedir. Denizüstü RES projeleri, iklim değişimi ile mücadelede kullanılabilecek en önemli yenilenebilir enerji kaynağıdır. Baz yük olarak değerlendirilebilecek yenilenebilir enerji kaynağıdır” açıklamasını yaptı.</p>

<p><strong>2018’de bu yana kayda değer bir ilerleme yok</strong></p>

<p>Türkiye’de deniz üstü rüzgar santrali için yapılması gereken teknik çalışmaların yavaş gittiğini söyleyen Dr. Durak, “Hala ülkemizde MetOcean sistemlerinin ölçüm noktalarını tartışıyoruz. Şimdiye kadar bunlar bitirilmeli idi. 2018 yılından bu yana maalesef fazla bir şey yapılmamıştır” dedi.</p>

<p>Son olarak, Haziran 2018’de açılan ilk DRES projesi ihalesine yeterli talebin gelmemesi konusundaki fikirlerini sorduğumuz Dr. Durak’ın konuyla ilgili yorumu şu şekilde oldu; “Bu ihale ile ilgili yapılan incelemelerde, ihale şartnamelerinde; yerli katkı oranının en az %60 olması, projede çalışacak kişilerin %80’inin Türkiye uyruklu olması, 2.5 milyon ABD doları geçici teminat ve 12,5 milyon ABD doları proje tamamlanma teminatı verilmesi vb., hükümlerin, yer aldığı görülmüştür. Ancak teknik olarak yeterince hazırlanılmamış bir ihale idi.”</p>

<p><strong>Denizüstü Rüzgar Enerjisi Derneği (DÜRED) </strong></p>

<p>Türkiye’de denizüstü rüzgâr elektrik santrallerinin yatırımlarının yapılması, geliştirilmesi, denizcilik ve enerji sektörünün bir araya getirilmesi, iş birliklerinin koordine edilmesi amacıyla 05 Nisan 2021 tarihinde Denizüstü Rüzgar Enerjisi Derneği (DÜRED) kurulmuştur. Derneğin merkezi Ankara’dır. İstanbul, Yalova, Balıkesir ve İzmir’de temsilcilikleri bulunmaktadır. DÜRED’in hedefleri; denizüstü rüzgâr enerjisi ile ilgili sivil toplum faaliyetlerinin etkinleştirilmesi ve geliştirilmesini sağlamak ve bu konuda çalışmalar yapan kişi ve kuruluşlara destek vermek, kamu kurumları ve üniversiteleri de aktif olarak dernek faaliyetlerinde kullanarak farkındalık yaratılmasıdır.</p>

<p><strong>Kaynak: 7DENİZ DERGİSİ</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Offshore</category>
      <guid>https://www.7deniz.net/deniz-ustu-ruzgar-enerjisindeki-potansiyelimizi-gormezden-gelmemeliyiz</guid>
      <pubDate>Sat, 17 May 2025 00:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://7deniznet.teimg.com/crop/1280x720/7deniz-net/uploads/2025/05/dr-murat-durak-manset.jpg" type="image/jpeg" length="65572"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İlk ‘Offshore Wind Türkiye’ etkinliği Çanakkale’de düzenlendi]]></title>
      <link>https://www.7deniz.net/ilk-offshore-wind-turkiye-etkinligi-canakkalede-duzenlendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.7deniz.net/ilk-offshore-wind-turkiye-etkinligi-canakkalede-duzenlendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de ilk kez düzenlenen “Offshore Wind Türkiye 2025" etkinliğinde Türkiye’nin deniz üstü rüzgâr enerjisi potansiyeli masaya yatırıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>“Offshore Wind Türkiye 2025" etkinliği 7-8 Mayıs tarihlerinde Çanakkale’de yapıldı. Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’nin (ÇOMÜ) ev sahipliğinde gerçekleşen etkinlik,&nbsp;Denizüstü Rüzgar Enerji Derneği (DÜRED) tarafından Güney Marmara Kalkınma Ajansı (GMKA), Enerji Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (ENSİA) ve Gemi İnşa Sanayiciler Birliği (GİSBİR) iş birliği ile düzenlendi.</p>

<p>'Offshore Wind Türkiye'ye enerji ve denizcilik sektörlerinden uzmanlar, kamu kurumlarından temsilciler, yatırımcılar, türbin üreticileri ve tersanecilik sektöründen alanında uzman isimleri katıldı.</p>

<p><em><img alt="" height="667" src="https://7deniznet.teimg.com/7deniz-net/uploads/2025/05/murat-durak-offshore-wind-tr-1.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1000" />Murat Durak</em></p>

<p><strong>Türkiye’nin hedefi 2035’e kadar 5 gigavat DRES &nbsp;&nbsp;</strong></p>

<p>‘Offshore Wind Türkiye 2025’in açılış konuşmasını DÜRED Yönetim Kurulu Başkanı Murat Durak yaptı. Durak, “Ülkemizde ilk defa deniz üstü rüzgâr enerjisi ile ilgili etkinlik yaptık. Bu kapsamda bunun en uygun yerinin Çanakkale olacağını düşündük” dedi. Durak sözlerini şöyle sürdürdü: “Deniz üstü rüzgâr enerjisi santralleri (DRES) elektrik üretim tesisi değildir. Aslında ülkemiz sınırlarını da koruyan sahil güvenlik komutanıdır. Denizlerimizden sadece turizm ve balıkçılık değil de enerji açısından da faydalanmamız lazım. Bu, yeni bir ekonomi alanıdır, limanlarımızı ve tersanelerimizi de geliştirecektir. DRES’ler ülkemizde kesinlikle olmalıdır ama bunu yaparken de çevreyi, turizmi, balıkçılık gibi diğer faaliyetleri en az şekilde etkileyecek şekilde yapılmalıdır. Bunların çevreye etkileri olacaktır bunu minimum mertebede tutmak gereklidir.”</p>

<p>Murat Durak, Türkiye’nin 120 gigavat kurulu gücü olduğunu belirterek, “Dünya 2030 yılına kadar ülkemizin kurulu gücünün 4 katı kadar hedef koymuştur. Enerji Bakanlığımız 2035’e kadar 5 gigavat DRES yapılması hedefi koydu. Ege Bölgesi rüzgâr potansiyeli açısından yüksektir. Ege Bölgesi mutlaka açılmalıdır” ifadelerini kullandı.</p>

<p><em><img alt="" height="667" src="https://7deniznet.teimg.com/7deniz-net/uploads/2025/05/cuneyt-erenoglu.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1000" />Cüneyt Erenoğlu</em></p>

<p><strong>“Üniversiteler sadece bilgi ve bilim üretmez, geleceği tasarlar”</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>DÜRED Başkanı Murat Durak’ın ardından ÇOMÜ Rektörü Prof. Dr. Cüneyt Erenoğlu söz aldı. “Küresel enerji dönüşümünün merkezinde denizüstü rüzgar enerjisi yer alıyor” diyen Erenoğlu, “Karbonsuz bir gelecek, dirençli bir ekonomi, temiz bir çevre için bu teknolojiler artık yalnızca bir seçenek değil bir zorunluluk halini almıştır” dedi. Erenoğlu, “ÇOMÜ olarak yalnızca eğitim ve araştırma yapan bir kurum değil, aynı anda bu kentin ve ülkemizin sorunlarını dert edinen, geleceğini sahiplenen, gençliğini geleceğe taşıyan bir kamu kurumuyuz. DRES gibi alanlarda, özellikle mühendislikten deniz bilimlerine, sürdürülebilir politikaya kadar projelerde sorumluluk üstlenmeye devam ediyoruz. Üniversiteler sadece bilgi ve bilim üretmez, geleceği tasarlar. Herkes bu vizyona ortak olmalı” şeklinde konuştu.</p>

<p><em><img alt="" height="667" src="https://7deniznet.teimg.com/7deniz-net/uploads/2025/05/omer-toraman.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1000" />Ömer Toraman</em></p>

<p><strong>“Rüzgâr enerji santralinde kat edecek yolumuz var”</strong></p>

<p>Çanakkale Valisi Ömer Toraman da etkinliğin açılışında yaptığı konuşmada, dünya nüfusunun sürekli bir artış kaydettiğine belirterek, “Ülkemizin nüfusu da benzer bir artış ivmesi içerisinde. Bu nüfus artışı beraberinde tüketim talebini artırıyor. Bu da sürekli bir üretimi zorunlu kılıyor. Türkiye, bütün sektörlerde üretimini sürekli artırarak istikrarlı şekilde pozitif büyüme gerçekleştiren az sayıda ülkeden biri olma performansını göstermiş bulunuyor” dedi.</p>

<p>Çanakkale’nin Türkiye’nin büyüme ve kalkınma stratejisinde önemli bir yere sahip olduğunu dile getiren Vali Toraman şöyle konuştu: “Çanakkale daha çok tarih ile anılan bir vilayet olmakla beraber hem tarımda, hem sanayi, madencilik ve enerjide ciddi bir potansiyeli olan bir il olarak ülkemizin kalkınmasına katkı sağlıyor. Çanakkale, toplam enerji üretiminde Türkiye'de 1. sırada yer alıyor, kurulu enerji kapasitesinin üstünde bir potansiyele sahip. Rüzgâr enerji üretiminde İzmir ve Balıkesir’in ardından Türkiye’de 3. durumdayız. Rüzgâr enerji santralinde kat edecek yolumuz, yatırım yapılacak alanlarımız var. Türkiye’nin denizüstü rüzgâr enerji potansiyelinin de hızla yükselerek ülkemizin enerji üretimine katkı sağlayacağına inanıyorum. Türkiye, kıyı uzunluğu en yüksek olan ülkelerden bir tanesi.&nbsp; Çanakkale de en uzun kıyısı olan illerin başında geliyor. Deniz alanında da faaliyetlerimizi yürütmemiz gerekiyor.” &nbsp;</p>

<p><strong>2 günde 13 panel: DRES’ler tüm yönleriyle ele alındı </strong></p>

<p>Açılış konuşmalarının ardından panellere geçildi.</p>

<p>İlk oturum “Yeni Pazarlarda Denizüstü Rüzgar Enerjisi Proje Yatırımları” başlığında gerçekleşti. Oturumun moderatörlüğünü DÜRED Başkanı Murat Durak yaptı. Oturumda Ciergo Energy Yönetici Koordinatörü Selin Nielsen, Cierco Energy Proje Direktörü Marc Murray ve Offshore Wind Consultants Yunanistan Ülke Müdürü Vasilis Giotas yer aldı.</p>

<p><img alt="" height="563" src="https://7deniznet.teimg.com/7deniz-net/uploads/2025/05/offshore-wind-tr-panel-2-2.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1000" /></p>

<p>Etkinliğin 2. oturumu “Güney Marmara Kalkınma Ajansı (GMKA) Özel Oturumu: Bölgesel Kalkınma Ajansları ve Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Gelişimindeki Rolü” başlığında yapıldı.</p>

<p>GMKA Enerji ve Sanayi Birimi Başkanı H. Kerem Öner’in moderatörlüğünü yaptığı oturumun konuşmacıları İZKA Yenilik ve Girişimcilik Politikaları Birimi Başkanı Dr. M. Sencer Özen, İSTKA Yenilik ve Teknoloji Birimi Uzmanı Hakan Sipahioğlu, TRAKYAKA Teknoloji ve Sanayi Birimi Uzmanı T. Kağan Asan oldu.</p>

<p>Oturumda, dünyada kurulabilir enerji gücünde ilk 5 ülkenin Çin, ABD, Brezilya, Hindistan ve Almanya’nın olduğu aktarıldı. &nbsp;&nbsp;</p>

<p>Etkinliğin 3. oturumu “Denizüstü RES İnşaatı - Türkiye’nin Yetenekleri” başlığında gerçekleşti.</p>

<p><img alt="" height="667" src="https://7deniznet.teimg.com/7deniz-net/uploads/2025/05/offshore-wind-panel-9.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1000" /></p>

<p>ARTI Proje Deniz İnşaat Mühendisi Arda Celayir’in moderatörlüğündeki oturumunda Maritime Mühendislik Kurucu Ortağı Cem Gültekin, ES Denizcilik Kıdemli Proje Yönetim Uzmanı Eralp Alkan, Lean Power Solutions Genel Müdürü Gökhan Önal, Jan de Nul İş Geliştirme Müdürü Stefan Muntoui panelist olarak yer aldı.</p>

<p>Bu oturumda katılımcılar, deniz inşaatında gerçekleştirilen çalışmaları anlatırken DRES’lerin işletmeye alınmasından sonra yapılacak çalışmalara ilişkin de bilgilendirmede bulundular.</p>

<p><img alt="" height="667" src="https://7deniznet.teimg.com/7deniz-net/uploads/2025/05/offshore-wind-panel-4-1.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1000" /></p>

<p>Offshore Wind Türkiye’nin 4. oturumu “Denizüstü Rüzgar Enerjisi Eğitim, Öğretim ve Kariyer” başlığında yapıldı. Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi’nden Do. Dr. Sabri Alkan’ın yönettiği oturumun konuşmacıları Rüzgar Adam Kurucu Genel Müdürü Erman Kaya, Vestas Servis Operasyon Müdürü İsmail Yavuz, Reentec Enerji Mühendislik Kurucusu Cihan Kalkan, &nbsp;North Academy CEO’su Burak Orhan oldu.</p>

<p>Bu oturumda DRES ile ilgili sektörde çalışanların eğitimlerine yönelik bilgiler paylaşıldı. &nbsp;</p>

<p><img alt="" height="667" src="https://7deniznet.teimg.com/7deniz-net/uploads/2025/05/offshore-wind-panel-5.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1000" /></p>

<p>Etkinlikteki 5. oturum “Denizüstü RES Projelerinin Finansman Stratejileri" oldu.</p>

<p>Oturumun moderatörlüğünü İngiltere Büyükelçiliği Sürdürülebilir Büyüme Ticaret Müdürü Seyfi Özmay yaptı. Oturumun konuşmacıları İngiltere İhracat Finansman Kuruluşu (UKEF) Türkiye, Orta Asya ve Doğu Avrupa Bölge Temsilcisi Şebnem Alp ve Offshore Wind Consultants Yunanistan Ülke Müdürü Vasilis Giotas panelist oldu.</p>

<p>Panelde, offshore rüzgâr projelerinin finansmanına dair teknik ve pratik unsurlar ele alınırken Birleşik Krallık’ın resmi ihracat kredi ajansı UK Export Finance (UKEF) tarafından sunulan destek mekanizmaları aktarıldı. Türkiye’nin bu alandaki hedefleri doğrultusunda, Birleşik Krallık ile olası iş birliği fırsatları da değerlendirildi.</p>

<p><img alt="" height="667" src="https://7deniznet.teimg.com/7deniz-net/uploads/2025/05/offshore-wind-tr-panel-son.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1000" /></p>

<p>Etkinliğin ilk gününün 6. ve son oturumu ise “Denizüstü RES Projeleri, Akvakültür ve Çevre Yönetimi” başlığında gerçekleşti.</p>

<p>Etkinliği ÇOMÜ Deniz Bilimleri Teknoloji Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Murat Yiğit yönetti. Etkinlikte MEKE Environmental Solutions Yönetim Kurulu Başkanı Kerem Kemerli ve ÇOMÜ Deniz Teknolojileri Meslek Yüksekokulu Müdürü Dr. Öğrt. Üyesi Halit Kuşku konuşmacı olarak yer aldı.</p>

<p>Oturumda deniz endüstrilerinden kaynaklanan sualtı seslerinin deniz yaşamı üzerindeki etkileri tartışıldı.</p>

<p>Offshore Wins Türkiye 2025’in 2. gününde ise 7 oturum gerçekleşti. “Denizüstü RES Projelerinde Mühendislik ve Dizayn Çalışmaları”, “Denizüstü RES Projeleri ve Tersaneler”, “Kamu Kurumları Özel Oturumu: Türkiye’deki Denizüstü RES Son Gelişmeler ve Yapılan Çalışmalar”, “Yüzer Temelli RES Projeleri”, “Enerji Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (ENSİA) Özel Oturumu: Türkiye Denizüstü RES Sanayisi”, “Denizüstü RES Projeleri ve Türkiye’deki Limanlar (Türkiye Liman İşletmecileri Derneği -TÜRKLİM-Özel Oturumu”, “Ankara Üniversitesi Deniz Hukuku Ulusal Araştırma Merkezi (DEHUKAM) Özel Oturumu: Türkiye Deniz Mekansal Planlaması” başlıklarındaki oturumlarda alanında uzman isimler sununlar yaptılar.</p>

<p><strong>"DRES’ler yapmalı, dünyadan geri kalmamalıyız”</strong></p>

<p>DÜRED Başkanı Murat Durak 7DENİZ’e yaptığı açıklamada, ‘Offshore Wind Türkiye 2025’in Türkiye’de deniz üstü rüzgar enerjisinin bütün mevzuatsal, mühendislik, inşaat ve deniz hukuku yönüyle tamamen DRES’leri işleyen ilk etkinliği olduğunu belirtti. “2 gün boyunca denizüstü rüzgâr enerjisinin finansmanı dâhil bütün alanlarını konuşmuş olduk” diyen DÜRED Başkanı, ilkini Çanakkale’de gerçekleştirdikleri etkinliği önümüzdeki yıllarda genişleterek yapmayı düşündüklerini, etkinliği İstanbul’a da taşımayı planladıklarını söyledi.</p>

<p>&nbsp;DRES’leri sadece elektrik üretim tesisleri olarak görmemek gerektiğine dikkati çeken Durak, “Denizleri korumak ve denizlerimizin bize ait olduğunu göstermek için yapmamız gereken projelerden bir tanesidir” diye konuştu.</p>

<p>“Dünya 2035 en net hedefleri DRES’lere veriyor” diyen Murat Durak, “Biz de DRES’ler yapmalı bundan geri kalmamalıyız. Ülkemizin etrafında da Hazar’da, Karadeniz’de, Arap ülkelerinde 2 bin gigavat’a yakın, ülkemizin kurulu gücünün 20 katına yakın ciddi bir potansiyel var. Ülke olarak hizmet verebiliriz, ekipman satabiliriz. Etrafımızdaki ülkelere hizmet verebilecek şekilde de planlama yapmamız lazım” diye konuştu.</p>

<p><img alt="" height="667" src="https://7deniznet.teimg.com/7deniz-net/uploads/2025/05/offshore-wind-tr-2.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1000" /></p>

<p><strong>Özlem Çoban/7DENİZ</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Offshore</category>
      <guid>https://www.7deniz.net/ilk-offshore-wind-turkiye-etkinligi-canakkalede-duzenlendi</guid>
      <pubDate>Mon, 12 May 2025 12:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://7deniznet.teimg.com/crop/1280x720/7deniz-net/uploads/2025/05/offshore-wind-kapak.jpg" type="image/jpeg" length="30459"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[TPAO ve MOL ortak girişim kuracak]]></title>
      <link>https://www.7deniz.net/tpao-ve-mol-ortak-girisim-kuracak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.7deniz.net/tpao-ve-mol-ortak-girisim-kuracak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) ve Macar petrol şirketi (MOL) Macaristan'da iki sahada doğal gazda arama ve üretim faaliyeti yapacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Macaristan Dışişleri ve Ticaret Bakanı Peter Szijjarto, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) ile Macar petrol şirketi MOL'un ortak bir girişim kuracağını söyledi.<br />
&nbsp;<br />
Sosyal medya hesabından paylaşım yapan Szijjarto, "Enerji işbirliğinde Macaristan-Türkiye arasında bir büyük başarı hikayesi daha. Bugün MOL ile bir Türk petrol şirketi arasında ortak girişim kuruluyor ve bu ortaklık yakında Macaristan'da iki yeni petrol ve doğalgaz sahasının keşfine başlayacak" dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Offshore</category>
      <guid>https://www.7deniz.net/tpao-ve-mol-ortak-girisim-kuracak</guid>
      <pubDate>Wed, 30 Apr 2025 14:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://7deniznet.teimg.com/crop/1280x720/7deniz-net/uploads/2025/04/tpao-mol.jpg" type="image/jpeg" length="50055"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
