Haber Detayı
29 Mart 2020 - Pazar 10:12
 
Türkiye’de afet gemisi bir seçenek değil, zorunluluktur
Türkiye sınırlarının dörtte üçünün ve 81 ilimizin 28’inin deniz kıyısında olduğu ve nüfusumuzun yarısından fazlasının kıyı bölgelerinde yaşadığı dikkate alınınca afetlere denizden müdahelenin ne kadar önemli olduğu kolayca anlaşılır.
Güncel Haberi
Türkiye’de afet gemisi bir seçenek değil, zorunluluktur

Türkiye sınırlarının dörtte üçünün ve 81 ilimizin 28’inin deniz kıyısında olduğu ve nüfusumuzun yarısından fazlasının kıyı bölgelerinde yaşadığı dikkate alınınca afetlere denizden müdahelenin ne kadar önemli olduğu kolayca anlaşılır. Geçtiğimiz yıl afet gemilerinin önemi hakkıda Sağlık Bakanlığında Paramedik (Acil Tıp Teknikeri) olarak görev alan Sayın İbrahim Çatak ile birlikte “Türkiye'de afetlere etkin müdahalede deniz alternatifi önerisi: Afet gemileri “ başlıklı tezi hazırladık (Merak edenler için tezin indirme linkini yazı sonuna ekledim). Koronavirüs ile kıyasıya mücadeleye girdiğimiz bu günlerde hastane ve yoğun bakım üniteleri kapasitesinin, ayrıca karantina önemlerinin ne kadar önemli olduğunu ortaya çıkınca kendisiyle bir söyleşi yaptık.

 

Öncelikle afet gemisi nedir?

 

Aslında afet gemisinin izlerine yüzyıllar öncesinde rastlamak mümkündür. Tarih boyunca birçok devlet donanma gemilerinin bir bölümünde ya da ihtiyaca göre geminin tamamını hastanede bulunması gereken imkanlara eşdeğer olacak şekilde dizayn ederek, savaşlarda yaralanan askerlerine sağlık hizmeti vermek, hastanelere ya da güvenli kara birliklerine taşımak, az gelişmiş ülkelerdeki bakıma muhtaç insanlara ücretsiz sağlık hizmeti vermek için deniz yolunu kullanılmışlardır. Osmanlı İmparatorluğu da deniz yollarını bu amaçla kullanan ülkelerden biridir. Akdeniz’de, Kırım Savaşı’nda ve hatta Kurtuluş Savaşı’nda hasta ve yaralılara müdahalede birçok gemi kullanılmıştır.

 

Mevcut örneklerden bahseder misiniz?

 

Birçok örnek verilebilir. Başta ABD olmak üzere İngiltere, Rusya, Çin gibi ülkelerin bu özellikte gemileri bulunmaktadır. Hatta ABD Başkanı Trump, koronavirüsle mücadele kapsamında on katlı bina yüksekliğinde ve üç futbol sahası uzunluğundaki hastane gemilerinden birini Los Angeles’a göndermiştir.USNS Mercy adlı bu gemi 1000 yatak kapasitesine sahiptir.

Türkiye’de afet gemisi gerekli midir?

 

Aslında ülkemize ait 20 yataklı Nene Hatun Acil Müdahale Gemisi bulunmaktadır. Çok maksatlı kurtarma gemisi olarak planlanan Nene Hatun Gemisi’nde tıbbi cihaz ve ekipmanların yanında 10x2 ranza tipi yatak ve 2 müdahale sedyesi bulunmaktadır. Sedye geçişleri ve personel hareketliliği için yeterli genişliğe sahip değildir. Bu haliyle binlerce insanı etkileyecek afetlerde ihtiyaç duyulacak sağlık hizmetini karşılaması mümkün değildir.

 

Bilmeliyiz ki; afetlere müdahale planında yapılan en ufak bir hata ya da gözden kaçırılan eksiklik, yapılan müdahalenin kalitesini ve müdahele ekibinin tüm hareket kabiliyetini olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle farklı lojistik destek seçeneklerini değerlendirmek gerekmektedir. 3 tarafı denizlerle çevrili, kıyı nüfusunun 45 milyonu geçtiği ülkemizde bu seçeneğin deniz yolu olması gayet doğaldır. Meydana gelen afetlerde bölgeye giden karayollarının, demiryollarının ve havalimanlarının hasar görebileceği, sağlık tesisleri dahil kamu binalarının kullanılamaz hale gelebileceği göz önünde bulundurulmalıdır. Böyle bir durumda kıyı kesiminde meydana gelen afetlere daha etkin müdahale edebilmek için lojistik açıdan en doğru seçenek, afetlere denizden de müdahale edebilmektir. Hatta seçenek yerine zorunluluk demek daha doğru olacaktır.

 

Afet gemisini inşa etmek ve hizmete almak ciddi bir maliyet ve zaman gerektirecktir. İçinde bulunduğumuz acil durum için bir acil durum planı önerebilir misiniz?

 

Sıfırdan tasarlanacak olan bir afet gemisi, içinde bulunması istenen özelliklere göre oldukça maliyetli olacaktır. Bu seçenek yerine; ülkemizin envanterinde bulunan gemileri, amacına ve maruz kalınabilecek afete uygun olacak şekilde dizayn edebiliriz. Özellikle Deniz Kuvvetlerimize ait gemilerimiz ihtiyaç duyulan altyapıya sahip olduğunu düşünüyorum.

 

Ülkemizin bu günlerde mücadelesini verdiği koronavirüs salgını için afet gemisi oluşturma konusunda geç kalmış değiliz. İlgili uzmanların bir araya gelerek yapacağı planlama, hızlı bir şekilde bu gemiye sahip olmamızı sağlayabilir. Ülkemizde yenidoğan ve pediatri yoğun bakımları hariç 25.000’den fazla erişkin yoğun bakım yatak sayısı mevcut. Bu sayının artırılması ile ilgili çalışmalar hızla devam ediyor. Felaket senaryoları gerçekleşirse yoğun bakım yatak sayımız yeterli gelmeyebilir. Umarım böyle bir durumla karşılaşmayız ama hazırlıklı olmalıyız. En azından afet gemisi planlayarak hastanelerin yükünü hafifletebiliriz.

 

Yoğun bakım gerektiren hastalarda kullanılan tıbbi cihazlarının yetersizliği ile ilgili Avrupa ülkelerinden aldığımız çok kötü haberler var. Ülke olarak böyle bir sorun yaşayacağımız zannetmiyorum. Sağlık Bakanımız yerli üretim solunum cihazlarının seri üretimine geçtiğimizi duyurdu. Bu cihazlar yetersiz kalsa bile etkin kaynak yönetimi ile bu sorunu kolaylıkla çözebiliriz. Örneğin 112 acil ambulansları bir yoğun bakımda bulunması gereken her türlü cihaza sahiptir. 112 acil sağlık hizmetlerini aksatmayacak sayıda ambulans ayrılarak, bu süreçte gerekli gerekli cihazlar 112 ambulanslarından karşılanabilir.

 

Peki neden bir afet gemisi öneriyorsunuz? Yani bu yoğun bakımı neden karada değil de denizde yapmalıyız?

 

Virüs salgınını kontrol altına almak istiyorsak özellikle virüs bulaşmış kişiler için olabildiğince izole alanlar yaratmamız lazım. Gemi ortamında hastalık diğer kişilere ve görevli personele bulaşsa bile geminin boyutları kadar bir alan tehlike altında olacaktır. Bu izole alan testi pozitif çıkmış kişiler için de geçerlidir. Dönüştürülecek olan gemilerden birinin yolcu ya da Ro-Ro gemisi olduğunu düşünürsek, karantina altına alınıp gözlemlenecek kişileri bu gemilerde daha sıkı kontrol etmiş oluruz. Sonuç olarak; özellikle Deniz Kuvvetlerimizin envanterinde bulunan gemiler dönüştürülerek, 112 acil ambulanslarında yoğun bakım şartları için kullanılabilen tıbbi cihaz ve ekipmanların aktarımı ile yoğun bakım yatak sayısına binlerce katkı sağlanabilir. Böylece gemilere nakledilen koronavirüslü hastalar ve karantinaya alınan diğer kişiler için tam bir izolasyon sağlanabilir.

 

Verdiğiniz değerli bilgiler için teşekkür ediyorum. Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?

 

Elbette koronavirüs salgınını bertaraf edeceğiz. Ancak ileriyi düşünmemiz gerekiyor. Bilimsel bir kurul oluşturularak, afet tehlike haritaları ışığında “Türkiye’de Afetlere Denizden Müdahale Planı” oluşturulmalıdır. Bu planda tasarımı ya da dönüşümü yapılmış hangi donanıma sahip geminin nerede konuşlanacağı, tür ve boyutuna göre hangi afete hangi geminin müdahale edeceği planda ayrıntılı bir şekilde yer almalıdır.

 

Röportajı Yapan: Prof.Dr. Soner ESMER  / İSTE - BHGİ ve Denizcilik Fakültesi / soneresmer@gmail.com

 

Tez Linki

 https://bit.ly/2UoVu1l

Kaynaklar

https://www.7deniz.net/haber-yuzen-hastane-gemisi-los-angeles-limani-nda-33299.html

https://www.freightwaves.com/news/california-asks-trump-to-send-mercy-to-port-of-la

Kaynak: (7DENİZ) - 7DENİZ Editör: Haber Merkezi
Etiketler: Türkiye’de, afet, gemisi, bir, seçenek, değil,, zorunluluktur,
Yorumlar
Haber Yazılımı