Türk Boğazları’nda deniz emniyeti en üst seviyeye çıkarılmalı



Haber
18 Mart 2021 - Perşembe 15:11
 
Türk Boğazları’nda deniz emniyeti en üst seviyeye çıkarılmalı
Emekli Baş Kılavuz Kaptan ve İTÜBOA Onursal Başkanı Saim Oğuzülgen, 13 Mart 1994 yılında İstanbul Boğazı’nda yaşaan Nassia tankeri deniz kazasında yaşananları dile getirdiği yazısında, kılavuz kaptan alımının yaygınlaştırılarak geçiş yapan gemilerin kaptanlarında Türk Boğazları ile ilgili farkındalık oluşturulması gerektiği ve deniz emniyetinin en üst seviyeye çıkarılmasının deniz kazalarını en aza indireceğini söyledi.
Deniz Ticareti Haberi
Türk Boğazları’nda deniz emniyeti en üst seviyeye çıkarılmalı

Uzakyol Gemi Kaptanı Emekli Baş Kılavuz Kaptan ve İTÜBOA Onursal Başkanı Saim Oğuzülgen, 13 Mart 1994 yılında İstanbul Boğazı’nda yaşaan Nassia tankeri deniz kazasında yaşananları dile getirdiği yazısında alınabilecek ilave emniyet tedbirleri yanında; kılavuz kaptan alımı yaygınlaştırılarak, geçiş yapan gemilerin kaptanlarında Türk Boğazları ile ilgili farkındalık oluşturularak, Türk Boğazları ve özellikle İstanbul Boğazı’nda seyir, can, mal ve çevre emniyeti ile deniz güvenliğinin en üst seviyeye çıkarılmasının olası deniz kazalarının en aza indireceğini ve Türk Boğazları çevresinde yaşayan insanların ise sürdürülebilir yaşam haklarının korunacağını belirtti.

 

Kaptan Saim Oğuzülgen’in “Son çare petrol boru hattı ve İstanbulmaks – Nassia Tankeri Deniz kazası ve yangınının hatırlattıkları” başlıklı yazısı şöyle:

 

Petrol Boru Hatları, Tehlikeli yüklerin taşınması için en emniyetli taşınma şeklidir.

 

13 Mart 1994 NASSIA tankeri kazası ve yangını sonrasında Bakü – Tiflis - Ceyhan Petrol Boru hattı inşa edilmiş ve 2005 yılında faaliyete geçirilmiştir. Novorossiysk – Samsun - Ceyhan Petrol Boru Hattının projesi hazır ve beklemektedir.

Tarih: 13 Mart 1994, Saat 22:20

Yer: İstanbul Boğazı,

Olay: İstanbul Boğazı, Karadeniz girişi, Büyük Liman önlerinde iki geminin çatışmasıyla meydana gelen “İnsan Ölümlü, Yangınlı ve Çevre Felaketli Deniz Kazası”.

 

Gemilerin çatışması:

 

13 Mart 1994, Pazar, Saat 22:20

 

Kurban bayramının 1. günü İstanbul’da bayram kutlamaları yapılmaktadır. İstanbul Limanı Kılavuzluk İstasyonunda (Harem) nöbetçi kılavuz kaptan olarak görevde bulunuyordum. Akşamın ilerleyen saatlerinde bayramlaşma telaşı tamamlanmış, istirahat halinde salonda televizyon seyrederken, saat 22:25 civarında televizyon ekranında “İSTANBUL BOĞAZI’NDA TANKERLER ÇARPIŞTI, BOĞAZ YANIYOR” alt yazısı geçer ve tüm kılavuz kaptan arkadaşların dikkati habere odaklanır. Yaptığım araştırma sonucunda Kavak Kılavuzluk istasyonundan aldığım telefon bilgisinde, İstanbul Boğazı’nın Karadeniz girişinde, Kavak kılavuzluk istasyonunun olduğu bölgede iki geminin çatıştığı, tanker olanın Dikilikaya  Sığlığı’nda oturmuş ve yanmakta olduğu, diğer yük gemisinin Anadolu Kavağı vapur iskelesinin kuzeyinde karaya oturmuş ve yanmakta olduğu, deniz yüzeyinin tamamen alevlerle kaplanmış olduğu, bölgede bir dehşetin yaşanmakta olduğu bilgilerini öğrendim.

 

Rumelikavağı doğumlu olmam yanında mesleki sorumluluk duygum içinde İstanbul Boğazı kılavuz kaptanları ve servis motoru ile saat 22:55 de olay yerine geldiğimde dehşet verici manzarayı gözlerimle gördüm. Gemiler karaya oturdukları yerde ve denizin üzeride alevler içinde yanıyor ve dehşet verici bir kargaşa yaşanıyordu. Bu bölgede görevli olmamama rağmen yaşanmakta olan olay karşınında neler yapabilirim diye düşünürken, içinde bulunduğum kılavuzluk servis motorunun muhabere cihazından o zamanki Ulaştırma Bakanlığı İstanbul Bölge Müdürü Altan Köseoğlu ve görevlisi bulunduğum Türkiye Denizcilik İşletmeleri Genel Müdürlüğü Genel Müdür Muavini Nurettin Alpdoğan'ın sözlü talimatları ile kendimi olayın içinde buldum.

 

 

Olaya dahil olmam

 

Kavak Kılavuzluk istasyonu muhabere merkezine geçerek olay ile ilgili detaylı bilgiler aldım. İlgili ve yetkililere yaşanan olay ile ilgili detaylı bilgileri vermeye başladım.

 

Bu arada kazaya karışan M/V SHIP BROKER  isimli (G.K. Bayraklı) dökme yük gemisinin İstanbul Boğazına Marmara Denizi’nden girdiğini, kılavuz kaptan alarak seyrini tamamladığını, Karadeniz çıkışında kılavuz kaptanını bıraktığını, M/T NASSIA isimli (G.K. Bayraklı) ham petrol tankerinin Rusya’nın Novorosisk limanından 98.600 ton ham petrol yükü ile İstanbul Boğazı’na Karadeniz’den giriş yaptığını ve kılavuz kaptan almak üzere seyir yaparken, Büyükliman önlerinde Shipbroker isimli geminin dümeninin iskele alabandada kilitlenmesi sonucu üzerine gelerek Nassia’nın iskele baş omuzluğundan çatıştığını ve çatışma sonucu her iki gemide denize akan petrolün de yanması sonucu yangın çıktığını ve deniz yüzeyinin alevlerle kaplandığını öğrendim.

 

Çatışma sonrası iskele tarafı alevlerle kaplı ve yanmakta olan Nassia isimli gemi personelinin sancak can filikasını mayna ederek gemiyi ter ettiğini, personeli bulunmayan ve kumanda altında olmayan Nassia isimli tankerin Rumelikavağı ile Anadolukavağı arasında bulunan Dikilikaya Sığlığında karaya oturmuş ve baş tarafı ile iskele bordasının alevler içinde ve yanmakta olduğunu, Sipbroker isimli boş haldeki dökme yük gemisinin, dümeninin iskele alabandada kilitli olması sebebiyle 2 kere devir dairesi çizerek boğaz aşağı sürüklenip Anadolukavağı vapur iskelesinin kuzeyinde karaya oturmuş ve geminin etrafının alevler içinde olduğunu öğrendim.

 

Ulaştırma Baklanlığı İstanbul Bölge Müdürü Altan Köseoğlu ve bilahare olay yerine gelen TDİ Gn. Md. Kenan Öner ile her iki geminin üzerine gittiğimizde Ship Broker’a Alemdar II isimli kurtarma yardım gemisinin su topları ile müdahale etmekte olduğunu, Gemi Makinesini çalışmakta olduğunu, dümeninin iskele alabandada bulunduğunu,  radar direğine tırmanarak alevlerden korunmak isteyen iki gemicinin YARDIM EDİN (HELP), YARDIM EDİN (HELP) ……. diye feryatlarını ve çığlıklarını duydum, Alemdar II nin su topları ile üzerlerine su püskürtüldüğünü, Nassia tankerine gittiğimizde ise iskele baş omuzluğunun ve bordası ile deniz yüzeyinin alevler içinde, sancak can filikasının mayna edilmiş olduğunu ve römorkörün yanan bölgeye su sıkmakta olduğunu gözlemledim.

 

14 Mart 1994 Pazartesi;

 

Yangınlarla mücadele ederken İstanbul Valisi Hayri Kozakçıoğlu'nun talimatı üzerine Sarıyer Emniyet Müdürlüğünde bulunan İstanbul; milletvekili Yıldırım Aktuna, Vali Hayri Kozakçıoğlu ve Belediye Başkanı Nurettin Sözen'in bulunduğu toplantıya katılım gösterildi. Bu toplantıda tek profesyonel denizci olmam dolayısı ile önerim olan, Tanker yangını ile bulunduğu yerde değil Karadeniz’e çıkarılarak yangınla söndürme mücadelesinin yapılması kararı tartışıldı ve önerim uygun görüldü. Tekrar Denize ve olay yerine döndüm.

 

Saat 05:00 civarında olay yerine gidilerek TDİ GN. Md. Kenan ÖNER, U. B. İst. Böl. Md. Altan Köseoğlu ve İst. İtfaiye Md. Abdurrahman Kılıç ile birlikte Söndüren 11 isimli yangın söndürme römorkörünün üzerine çıkılarak, diğer römorkörler ile birlikte yangın söndürme mücadelesine devam edildi. Saat 08:15 de Denizcilikten Sorumlu Devlet Bakanı İbrahim Tez, Denizcilik Müsteşarı ve yetkililerin İstanbul’a gelmekte oldukları ve kendilerine olayla ilgili bilgilendirme yapılması gerekliliği doğrultusunda olay yerinde bulunan yetkililer sahile gittiler. O ana kadar yaşanan olay ile ilgili teknik danışmanlık yaptığım operasyonda yetkililerin olay yerinden ayrılışı aşamasında, kriz masası adına yetkili olarak görev yapan Altan Köseoğlu tarafından operasyonun yetkilisi olarak görevlendirildim.

 

 

Gerçekleştirdiğim operasyonlar: 

 

Yanmakta olan tankere adam çıkartma ve halat bağlama imkanı olmadığından, römorkörler tarafından itilerek tankerin Karadeniz’e çıkartılma operasyonuna başlandı. Saat 08:30 civarında güneyden esmekte olan lodos rüzgarı şiddetlendi ve akıntının da kuzeye dönmesi sonucu suların kabarması ile tanker oturduğu Dikilikaya Sığlığı’ndan kurtuldu ve sancak bordasında bulunan römorkörler tarafından itilerek Karadeniz’e çıkartılmaya başlandı. Bir müddet sonra römorkörlerin kontrolünden çıkan tanker akıntının da etkisi ile sürüklenerek Asya sahilindeki Hacıağzı mevkiinde sancak baş omuzluğundan baştankara sahile yasladı. Bu bölgede bulunan balıkçı teknelerinin yüksekliklerinden istifade edilerek, tankerin kıç üstüne soğutma yapılarak adam çıkartıldı ve kıç üstünde bulunan yedekleme halatı Alemdar II isimli kurtarma gemisine verilerek kıçtan yedekleme, Söndüren 11 ve Hasan Tural römorkörleri ile soğutma ve dayanma işlemine devam edilerek tankerin Karadeniz’e çıkarılma işlemine yeniden başlandı. Garipçe önlerinden geçerken gemi kıç tarafından oturdu ve Alemdar II de bulunan yedekleme halatı koptu, tanker yanar vaziyette yine sürüklenerek Asya sahilinde bulunan Poyraz Köy Limanı güneyinde karaya oturdu. İki römorkörle soğutmaya devam edildi. Bu arada rüzgar güneyden gittikçe sertleşmeye başladı ve kurtarma işlerini zorlaştırdı. Geminin kıç üstüne adam çıkartılarak, gemiye Alemdar II nin yedekleme halatı verildi ve tankere volta edildi. Aynı zamanda RM 1502 Römorkörüne başka bir yedekleme halatı verildi.  Alemdar II ve RM 1502 nin yardımıyla Geminin çekme ve kanırtma işlemi ile oturduğu yerden kurtarılmasına çalışıldı. Aynı zamanda diğer iki römorkör ile tankerin soğutma işlemine devam edildi. Köpükle söndürme girişiminde bulunuldu. Başarılı sonuç alınamadı. Şiddetli lodos rüzgarı operasyonları çok zorlamaya başladı.

 

15 Mart 1994 Salı;

 

Saat 02:30 da Alemdar II nin yedekleme halatı kesildi. Yedekleme halatı tazelendi. Kılavuz kaptan Ömür Öztaşkın tarafımdan yardımcı olarak operasyona davet edildi ve katıldı.

 

Saat 11:15 de zorlu çalışmalar sonrasında NASSIA oturduğu yerden kurtarıldı. Alemdar II, RM 1502, Söndüren 11, Hasan Tural, Telli Tabya ve Serviburnu Römorkörlerinin yardımı ile Karadeniz’e çıkılmaya başlandı. Saat 12:30 da Türkeli Feneri bordalanarak Karadeniz’e çıkıldı. Nassia tankerinin güvertesine çıkış ve iniş için donanım yapıldı. Yanar haldeki tankerin güvertesine çıkılarak, tarafımdan gerekli incelemeler yapıldı. Yapılan tetkikler sonrasında tankerden inilerek Liman Kontrol botuna geçildi Altan Köseoğlu, İst. Lim. Bşk. İsmail Sefa Er ve İst. İtf. Md. Abdurrahman Kılıç ile durum değerlendirilmesi yapıldı. Tankerin yanar vaziyette kıçtan yedeklenerek İğneada – Karaburun arasında yedeklenerek soğutulma ve söndürülme operasyonuna Türk Karasuları içinde devam edilmesi kararı alındı. İstanbul Boğazı girişinden gittikçe uzaklaşılması üzerine küçük tekneler geriye gönderildi büyük teknelerde operasyona devam edildi.

 

 

Karadeniz'de operasyon

 

15 Mart 1994 Saat 1430 dan itibaren Karadeniz’de yedekleme ve söndürme operasyonuna devam edildi . İzmir’den gelen Rafineri 3 yangın söndürme römorkörü operasyona katıldı. Saat 2100 de Türk özel denizcilik kuruluşuna ait Sanmar 2 römorkörü içinde Omur Marine yetkilisi ve Hollandalı SMİT TAK firması yetkilisi ile operasyona bölgesine geldi. Hava şartlarının ağırlaşması üzerine operasyon merkezi Liman Kontrol botundan Alemdar II kurtarma gemisine alındı ve Kaptan Ömer Asmalı'nın kaptanı olduğu Alemdar II gemisinden operasyonun yönetimine devam edildi. 2 römorkör ile yedekleme ve 3 römorkör ile soğutma ve söndürme operasyonuna devam edildi. Omur Marine ve Hollandalı Smit Tak kuruluşunun operasyona dahil edilme girişimleri gözlendi.

 

16 Mart 1994 Çarşamba;

 

Saat 07:00; Omur Marine ve Smit Tak yetkilileri Operasyon merkezi Alemdar II ye gelerek değerlendirmelere katılım gösterdi. Saat 0815 de İst İtf. Md. Abdurrahman Kılıç Sanmar 2 römorkörüne geçerek Sanmar 2 de bulunan Smit Tak ve Omur Marine yetkilileri ve monitörleri ile operasyona katılım göstermeleri gerçekleşti. Ruzgar yeniden şiddetlendi küçük tekneler Karaburun Limanı’na gönderildi. Saat 1800 civarında Yunanistan’dan gelen Megas Alexsandros isimli kurtarma römorkörünün olay yerine geldiği gözlendi. Operasyona dahil edilmedi. Saat 2400 de genel kontrol yapıldı operasyonun kontrol altında olduğu tespit edildi.

 

17 Mart 1994 Perşembe;

 

Saat 09:00 Hollandalı Smit Tak firmasının PYROCOOL (Şok Soğutucu) kullanması değerlendirilmesi yapıldı. 20 dakika müddetle Pyrocool uygulaması yapıldı önemli bir değişiklik gözlenmedi. Saat 09:10 da Bulgar bayraklı PERON ve PROCYON isimli römorkörler olay yerine geldi ve operasyona dahil edildiler. Saat 11:45 de İstanbul Bölge Md. Altan Köseoğlu ve İst. Lim. Bşk. İsmail Sefa Er İstanbul Merkeze (Kriz Merkezi) gitmek üzere operasyon merkezinden ayrıldılar. Operasyonu yönetmek üzere tam yetkili olarak yeniden görevlendirildim. Alemdar II Kurtarma gemisi operasyon merkezinden yönetilen operasyona 2 yedekleme römorkörü ve 3 söndürme römorkörü ile devam edildi. Saat 21:00 de İst. İtf. Md. Abdurrahman Kılıç ile durum değerlendirilmesi yapıldı. Mevcut şartlarda operasyona devam kararı alındı. Saat 22:30 da alevlerin zayıflamaya başladığı gözlendi. Saat 24:00 operasyonun genel kontrolü yapıldı. Anormallik gözlenmedi.

 

18 Mart 1994 Cuma;

 

Saat 04:00 de alevlerin görülmediği ve YANGININ TAMAMEN SÖNMÜŞ OLDUĞU GÖZLENDİ. Operasyona devam edildi. Operasyona katılmakta olan tüm deniz vasıtalarına gidilerek, tarafımdan sistemin genel kontrolü yapıldı. Durumun normal olduğu görüldü. Sanmar 2 römorkörüne geçilerek İstanbul İtfaiye Müdürü Abdurrahman Kılıç ile durum değerlendirmesi yapıldı ve yangının tamamen sönmüş olduğu tespiti ve kararı alındı.

 

Saat 07:45 de İstanbul Kriz Merkezine ve tüm ilgili ve yetkili yerlere, Yangının söndürme operasyonunun tamamlandığı tarafımdan bildirildi

 

13 Mart 1994, Pazar günü saat 22:20 civarında İstanbul Boğazı Karadeniz girişinde Ship Broker ve Nassia isimli gemilerin çatışması sonucu meydana gelen insan ölümlü, yangınlı ve çevre felaketli deniz kazasında, 98.600 ton ham petrol yükü bulunan Nassia isimli tankerde çıkan yangın, o zamanki şartlarda, imkan ve kabiliyetlerle 4 gün 5 saat 40 dakika gibi bir zaman  içinde, 18 Mart 1994 Cuma günü saat 04:00 civarında söndürülmüştür. 

 

Saat 12:00 de İstanbul Valisi Hayri Kozakçıoğlu'nun Karaburun Tahlisiye istasyonuna gelmesi üzerine kendisine bilgilendirme yapılmak için, operasyon yönetim ekibi Karaburun Tahlisiye istasyonuna geçmiş ve İstanbul Valisine olay ile ilgili bilgilendirme yapılmıştır. Bu aşamada Operasyonun deniz yönetimi Kaptan Ömür Öztaşkın'a devredilmiştir.

 

İstanbul Valisi Hayri Kozakçıoğlu'nun talimatları ile İstanbul Valiliğinde yapılacak basın toplantısına katılmak üzere UB İstanbul Bölge Müdürü Altan Köseoğlu, İstanbul İtfaiye Müdürü Abdurrahman Kılıç, DKK Çubuklu Dalgıç okulu komutanı Alb. Mehmet Kalyon ile birlikte İstanbul Valiliğine gidilmiş ve basın toplantısı gerçekleştirilmiştir.

 

Bu deniz kazası sonrasında 28 denizci hayatını kaybetmiş, 15.000 ton civarında ham petrol denize dökülmüş ve yanmış, çevre felaketi oluşturmuş, çatışan iki gemi hurdaya gitmiş ve İstanbul Boğazı deniz trafiğine uzun süre kapalı kalmıştır.

 

İstanbul’a gidişim sonrasında tekrar operasyon mahalline dönülmüş ve NASSIA tankeri üzerine çıkılarak gerekli kontroller yapılmıştır. Sistemin genel kontrolü yapıldıktan sonra tekrar İstanbul’a dönülmüştür. İstanbul’da söndürme ve kurtarma operasyonunun sigorta tazminat işlemleri için yapılan bürokratik çalışmalara katılım gösterilmiş ve bilahare yurt dışı görevine gönderilmem dolayısı ile bir daha olay yerine gidilmemiş ve sonraki operasyonlara katılım gösterilmemiştir. Bilahare Türk Boğazları ile ilgili Uluslar arası Denizcilik Teşkilatı’nda (IMO) yapılan çalışmalar ve tartışmalar aşamasında Teşkilatın o zamanki Genel Sekreteri William O’Neil’e ve Teknik Komite Başkanı Efthimios E. Mitropoulos’a NASSIA tankeri deniz kazası ve Türk Boğazları’nda yaşanan deniz trafiği sorunları ile ilgili tarafımdan özel bilgilendirmeler yapılmıştır.

 

 

Bu Deniz Kazası ve yangını sonrasında, hazırlıkları daha önce yapılmış olan;

 

01 – Boğazlar ve Marmara Bölgesi Deniz Trafik Düzeni Hakkında Tüzük; 01 Temmuz 1994 tarihinde yürürlüğe konulmuştur. (Türk Boğazları ile ilgili ilk yasal düzenleme)

 

02 – Türk Boğazları Deniz Trafik Ayrım Düzenleri; 01 Temmuz 1994 tarihinde uygulanmaya başlanmıştır.

 

03 – Türk Boğazları Rapor Sistemi; 01 Temmuz 1994 tarihinde uygulamaya başlanmıştır.

 

04 – Türk Boğazları Gemi Trafik Kontrol Teşkilatı kurularak: 01 Temmuz 1994 tarihinde faaliyete geçirilmiştir.

 

05 – Uluslar arası standartlara haiz “Türk Boğazları Gemi Trafik Hizmetleri Teşkilatı” kurulmuş; 30 Aralık 2003 tarihinde faaliyete geçirilmiştir. 

 

06 –Bakü – Tiflis – Ceyhan Petrol Boru Hattı inşa edilmiş (1768 km); 25 Mayıs 2005 tarihinde faaliyete geçirilmiştir.

 

07 – İstanbul Boğazı’nda seyir emniyeti ile ilgili ilave emniyeti tedbirleri alınmış ve uygulanmaya başlanmıştır. (tek yönlü trafik, riskli gemilerin kılavuz kaptan alması, römorkör refakati vb.)

 

13 Mart 1994 tarihinde İstanbul Boğazı’nda NASSİA isimli tanker ve SHIP BROKER isimli geminin çatışması ile meydana gelen insan ölümlü, yangınlı ve çevre felaketli deniz kazasının üzerinden 27 yıl geçmiş. Bu müddet zarfında Türk Boğazları’ndan/İstanbul Boğazı’ndan yılda 150 milyon ton olmak üzere 4 milyar ton civarında ham petrol ve türevi tankerlerle taşınmış, yılda 45.000 gemi geçişi olmak üzere 1.200.000 civarında gemi geçiş yapmıştır.  İnsan ölümlü, yangınlı ve çevre felaketli benzer bir kaza yaşanmamıştır.

 

Araç trafiğinin olduğu her yerde kaza olma ihtimali bulunmaktadır. Önemli olan alınacak emniyet tedbirleri ile kaza ihtimalini azaltmak ve kaza halinde zararlarını en aza indirmektir.

 

SON ÇARE; Projesi hazır olan “NOVOROSSİYSK – SAMSUN – CEYHAN, PETROL BORU HATTI”nı inşa etmek, İstanbul Boğazı’nda seyir emniyeti için ilave emniyet tedbirleri almak ve “İSTANBULMAKS” isimli bir gemi modeli planlamasını yaparak uygulamaya koymaktır.

 

Yukarıda önerilen ve alınabilecek ilave emniyet tedbirleri yanında; kılavuz kaptan alımı yaygınlaştırılarak, Geçiş yapan gemilerin kaptanlarında Türk Boğazları ile ilgili farkındalık oluşturularak, Türk Boğazları ve özellikle İstanbul Boğazı’nda Seyir, Can, Mal ve Çevre Emniyeti ile Deniz Güvenliğinin en üst seviyeye çıkarılması ve olası deniz kazalarının en aza indirilmesi gerçekleştirilmiş olacak ve Türk Boğazları bölgesinde yaşayan insanların “SAĞLIKLI ÇEVREDE SÜRDÜRÜLEBİLİR YAŞAM HAKLARI KORUNACAK VE SAĞLANACAKTIR."

 

7DENİZ

Kaynak: (7DENİZ) - 7DENİZ Editör: Haber Merkezi
Etiketler: Türk, Boğazları’nda, deniz, emniyeti, en, üst, seviyeye, çıkarılmalı,
Yorumlar
Haber Yazılımı