Kıran: Denizcilik can damarımızdır


Haber
06 Mayıs 2021 - Perşembe 20:41
 
Kıran: Denizcilik can damarımızdır
Türkiye için denizcilik sektörünün olmazsa olmaz olduğuna işaret eden İMEAK DTO Başkanı Tamer Kıran, “Yakın zamanda yaşadığımız olaylar göstermiştir ki denizcilik can damarımızdır. Dışarıyla olan en güçlü bağlantımızdır. Dolayısıyla tüm bu gelişmeleri dikkatlice değerlendirip devletimizin desteğinde denizciliğimizi büyütmeye yönelik adımları ivedilikle atmalıyız” dedi.
Sektörden Haberi
Kıran: Denizcilik can damarımızdır

İMEAK Deniz Ticaret Odası (DTO) Mayıs ayı Meclis Toplantısı online olarak gerçekleştirildi. Meclis Başkanı Salih Zeki Çakır'ın başkanlığında yapılan toplantıya meclis üyeleri ve şube başkanları katıldı. Toplantı ilk gündem maddesi olan DTO Fethiye Şubesi için yeni yer alınmasının kararlaştırılmasıyla başladı. Ardından Bodrum Marina projesine ilişkin gündem ele alınarak meclis üyeleri bilgilendirildi.

 

 

Nisan ayı faaliyet sunumunun ardından İMEAK DTO Başkanı Tamer Kıran, gündeme ve gelişmelere ilişkin konuştu.

 

Kıran’dan ABD’ye kınama

 

Konuşmasına ABD’nin 1915 yılında yaşanan olayları “Ermeni Soykırımı” olarak tanımasını değerlendirerek başlayan Tamer Kıran, “ABD Başkanı’nın bu coğrafyada bir asırdan önce yaşanmış bazı olaylarla ilgili tarihi hakikatlerini çarpıtan hukuki temeli olmayan tamamen siyasi mülahazalarla yapıldığı belli açıklamasını kınıyorum. Bu topraklarda yüzyıllar boyu devletler kurmuş Türk milletinin tarihinin hiçbir döneminde soykırım olarak ifade edebilecek bir olayı vaki değildir. Türkiye’nin bu konudaki tavrı da son derece nettir. Ülkemizin iddialarla ilgili bağımsız bir tarih komisyonu kurulması, gerçeklerin ortaya çıkarılması için arşivlerin araştırmacılara açılması teklifi yıllardır yanıt bulmamıştır. Hal böyleyken yaşadığımız sorunlara rağmen dost ve müttefik olarak gördüğümüz ABD ile ekonomik ve ticari iş birliğinin arttırılması için çaba gösterdiğimiz bir dönemde tarihçilerin ve bilim insanlarının tartışması gereken bir konunun siyaset malzemesi haline getirilmesinin iki ülke ilişkilerini zedelemekten öte bir fayda sağlamayacağını belirtmek istiyorum” dedi.

 

‘Kurallara uymak ve zamanı geldiğinde aşı olmak büyük önem taşıyor’

 

Türkiye’nin mutasyonlarında etkisiyle pandeminin üçüncü safhasını sıkıntılı geçirdiğine işaret eden Kıran, 17 Mayıs tarihine kadar sürecek tam kapanmada faaliyetlerini yürüten DTO üyelerine hizmetin aksamaması için dönüşümlü çalışma şekline geçtiklerini ve muafiyet uygulaması dışında kalan az sayıda üyeleri için de gerekli müracaatları ilgili makamlara yaparak faaliyetlerini sürdürmelerinin sağlandığını kaydetti. Covid-19’un ciddiye alınmaması durumunda ne gibi sonuçlar doğurabileceğinin görüldüğünü dile getiren Kıran, “Salgınla mücadeleye son noktayı koyabilmek için kurallarla sıkı sıkıya riayet etmek, dikkatli davranmak ve aşı zamanı geldiğinde hiç vakit kaçırmadan randevu alıp aşı yaptırmak büyük önem taşıyor. Dünya geneline baktığımız zaman ise yüksek aşılamanın olduğu ülkelerde salgının düşüşe geçtiğini görüyoruz. Bu gerçek hem sağlığımız hem de ekonomi için aşının önemini çok net bir şekilde ortaya koyuyor. Aksi halde normal hayatımıza dönebilmek işimize yeniden var gücüyle sarılabilme zamanında gecikmeler olacak” ifadelerini kullandı.

 

 

Toparlanma hızlı ilerliyor

 

Küresel ekonominin ABD öncülüğünde büyük oranda Covid-19’un seyrine bağlı olarak devam ettiğini aktaran Kıran, “Küresel olarak baktığımızda vaka sayıları hızla artmaya devam ederken aşılamanın hızlı olduğu ülkelerde net bir düşüş eğilimi gözleniyor. ABD, İngiltere, Kanada gibi ülkeler, aşılamada oldukça iyi giderken Çin, Güney Kore, Avustralya, Yeni Zelanda gibi dünyanın büyük ekonomileri güçlü kapanmalarla pandemi sorununu büyük oranda çözmüş durumda. Avrupa Birliği aşılamada geriden gelse de orada da başta Almanya olmak üzere hızlanmalar olduğunu görüyoruz. Birkaç ay içerisinde AB’nin de bu konuda büyük mesafe kat etme ihtimali yüksek. Bahsettiğimiz bölgeler dünya ekonomisinin yüzde 60’ından fazlasını oluşturuyor. Ve küresel büyümede lokomotif görev üstleniyorlar…

 

Dünya ticaretinde artış devam ediyor. İhracat artışıyla özellikle Asya’dan gelen konteyner talebi navlun fiyatlarını yukarı çekmeye devam ediyor. Süveyş kanalının geçici süreliğine bloke olmasının tedarik zincirlerinde yarattığı gecikmeli etkilerin sürdüğü, tedarik zincirlerine bağlı maliyet baskısının devam ettiği görülüyor. Her ne kadar geçen yılın yüzde 25 altında da olsa hava taşımacılığında da son aylarda artış eğiliminin devam ettiğini söyleyebiliriz. Özellikle ABD ekonomisinden gelen veriler toparlanmanın oldukça hızlı gittiğine işaret ediyor. Para ve maliye politikası destekleriyle gelmekte olan büyük alt yapı yatırımları ve güçlü aşılama hem ABD’nin büyüme beklentilerini yukarı çekiyor hem de küresel ekonomide emtia fiyatlarına baskı yapıyor.”

 

 

Turizm sektörü ülkenin ekonomik büyümesinde etkili olacak

 

Ocak - Mart döneminde turizm gelirlerinin pandeminin de etkisiyle bir önceki yıla göre yüzde 40.2 azalarak 2.4 milyar dolar olduğuna işaret eden Kıran, şunları ekledi; “Ülkemiz ekonomisinde önemli bir yeri olan turizmde tam kapanma sonrası düşmesi umut edilen günlük vaka sayısıyla beraber açılacak yeni sezonun gidişatı olumluya dönmesi ise en büyük beklentimiz olup bu sektörün performansı yılın ikinci yarısındaki ülke büyümemizde en etkili faktörlerden birisi olacak. Bu süreçte kısa çalışma ödeneğinin süresinin uzatılmasını vergi beyan verme sürelerindeki ötelemeleri ve yeni planlanan maliye politikası desteklerini doğru buluyoruz.”

 

Dünya deniz taşımacılığında artış bekleniyor

 

Değerlendirmelerine denizcilik piyasaları ve navlunlar ile devam eden Kıran, şu ifadeleri kullandı: “Yılın ilk 4 ayında navlunlar canlı kalmaya devam etti. Özellikle konteyner tarafında talep artışının devamı liman sıkışıklıkları ve lojistik yetersizlikler navlunları ve gemi kiralamaları rekor seviyelere taşıdı. Dökmecilerde de Çin kaynaklı ticari büyümenin pozitif etkisiyle hareketli bir piyasa yaşandı. Denizcilik piyasasının durumunu daha genelde ortaya koymak üzere genel arz talep durumunu değerlendirecek olursak yıllık bazda 2020 yılında talep tarafında 11 milyar 537 milyon ton seviyesinde olan deniz taşımacılığında filo büyüklüğü detveyt ton olarak 2 milyar 64 milyon tona ulaştı. 2020 yılının özellikle ikinci yarısından itibaren hızla artan talep karşısında birçok piyasamızda fiyatlarda hızlı artışlar yaşandı. Önümüzdeki sürece ilişkin beklentilerde talebin arza göre birçok segmentte daha hızlı bir gelişme göstermeye devam edeceği yönündedir. Dünya deniz taşımacılığı küresel ticarette yaşanan yüzde 7,5 daralmaya karşın 2020 yılında ton bazında yüzde 3.4 düştü. Ton mil bazında ise yüzde 1.58 geriledi. Bu yıl için beklentiler global ticarette beklenen genişlemeyle birlikte ton bazında yüzde 4 artarak 12 milyar tona çıkması ton mil bazında ise yüzde 3.98 artarak 61 milyar ton mile ulaşmasıdır. Global filonun 2021 yılında yüzde 3 artarak 2.127 milyon detveyt ton büyüklüğe ulaşması bekleniyor. 2021’de teslim edilmesi beklenen 82 milyon detveyt ton yeni inşa gemi olmakla birlikte bunların yüzde 43’ünü dökme yük, yüzde 30’unu tanker, yüzde 14’ünü konteyner, yüzde 9’unu da gaz sınıfı gemiler oluşturmaktadır.”

 

 

Hurda teşviki yönetmeliği büyük önem taşıyor

 

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından hazırlanan “hurdaya ayrılan Türk bayraklı gemilerin yerine yenisinin inşa edilmesinin teşvikine dair yönetmeliğe” ilişkin de değerlendirmede bulanan Kıran, “Bu yönetmelik Odamızın en önemsediği konuların başında gelen Türk koster filosunu yenileme projesiyle yakından ilgili olması nedeniyle büyük önem taşımaktadır. Hurda teşviki konusu talebimiz üzerine yapılan ve ana hedefinde koster filosunun yenilenmesi olan bir çalışmadır. Yönetmelik taslak halindeyken bize gönderilmiş ve bazı yorumlarımız olmuştu. O yorumlarımızın yönetmelikte tam manasıyla hayata geçtiğini göremedik. Yönetmeliğin koster filosunun yenilenmesine ne kadar yeteceğini değerlendiriyoruz. Eksik bulduğumuz hususları bakanlığımıza iletmek için şu anda çalışıyoruz. Ancak netice itibariyle elimizde hurdaya çıkarılacak gemileri teşvik edip onun yerine yeni gemi yapmak amacıyla destekleyecek bir yönetmeliğimiz bulunuyor. Bu haliyle de yeni yönetmeliğin koster filosunun yenileme projesine katkı sağlamasını umut etmekle birlikte asıl ihtiyaç olan uygun şartlarla kredi imkanı konusundaki çalışmalarımız halen sürmektedir” diye konuştu.

 

 

Konteyner sıkıntısı geçici ancak navlunlarda eski fiyatlar artık yok

 

İhracatta yaşanan konteyner sıkıntısına da değinen Kıran, şöyle devam etti; “Konteyner sorunu Çin’i dünyanın geri kalanına göre pandemiden beklenmedik bir şekilde hızlı toparlanma sürecine girmesi ve bir anda hem ithalat hem de ihracatını arttırmasıyla başladı. Bu durum özellikle konteynerde 2020 Temmuz’undan itibaren olağanüstü bir hareketlilik yaratmaya başladı. Bir tarafta 2008 krizinden beri yeni gemi siparişlerinin çok az olması arzda daralma yaratırken diğer tarafta talepteki patlamaya bir de boş konteyner krizi eklenince fiyatlar bir anda kimsenin öngörmediği sevilere çıktı. Bugün itibariyle rakamlara bakacak olursak konteyner gemisi pazarında 24-36 aylık anlaşmalarla uzun dönem kiralama hakim olmaya devam ederken talep artışı, liman sıkışıklıkları ve benzeri nedenlerle yükselen gemi fiyatları da artışını sürdürmektedir. Temmuz 2020’den itibaren artış yaşanan navlun ve konteyner gemi kiralarının ardından ikinci el gemi fiyatlarında da artış görüldü. Mart 2021 itibariyle Çin tersaneleri sipariş defterinde 242 adet konteyner gemisi yer alıyor. Bu gemilerin yüzde 52’si yerli armatörler yani Çinliler yüzde 48’i ise yabancı armatörler tarafından Çin tersanelerine verilen siparişler. Geldiğimiz noktada boş konteyner sıkıntısının geçici olduğunu söyleyebiliriz ancak navlun fiyatlarında önümüzdeki yıl bir gevşeme beklense dahi eski fiyatlara dönüş pek öngörülmüyor.

 

Denizcilik ülkemiz için olmazsa olmaz bir sektör

 

Türkiye’nin ekonomideki en güçlü silahı şüphesiz ki ihracattır. Bunun için de lojistik en önemli rolü üstlenmeye devam edecektir. Tüm bu gelişmeler yıllardan beri dile getirdiğimiz denizcilik ülkemiz için olmazsa olmaz sektörlerden birisidir gerçeğini bir kez daha ortaya çıkarmıştır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk boşuna “Denizciliği Türkün büyük ülküsü olarak benimsemeli ve az zamanda başarmalıyız” dememiştir. Yakın zamanda yaşadığımız olaylar göstermiştir ki denizcilik can damarımızdır. Dışarıyla olan en güçlü bağlantımızdır. Dolayısıyla tüm bu gelişmeleri dikkatlice değerlendirip devletimizin desteğinde denizciliğimizi büyütmeye yönelik adımları ivedilikle atmalıyız. Ayrıca ihracatta yaşanan bu sorun önümüzdeki süreçte katma değeri düşük bazı ihracat ürünlerinden feragat ederek ihracatta daha yüksek teknolojiye dayalı yüksek katma değerli ürünlere odaklanmamız gerektiği gerçeğini de gözler önüne seriyor.”

 

Kıran, konuşmasının sonunda pandemi nedeniyle yapılamayan geleneksel iftar yemeğinin bütçesi ve TOBB’un da desteğiyle ihtiyaç sahibi ailelere 3140 alışveriş çeki hediye edildiğini duyurdu.

 

7DENİZ – ÖZEL

Kaynak: (7DENİZ) - 7DENİZ Editör: Haber Merkezi
Etiketler: Kıran:, Denizcilik, can, damarımızdır, ,
Yorumlar
Haber Yazılımı