Haber Detayı
14 Mayıs 2019 - Salı 13:00
 
Göver’de yok diye bir şey YOK!
Göver Çelik Halat Genel Müdürü Cengiz Tuncel ile bir araya geldik. Gördük ki Göver’in geleceğe yönelik hedeflerinde proje yönetimi ve ihracatın artırılarak yurt dışına açılım ilk sıralarda geliyor. “Orhangazi Köprüsü, TANAP Projesi, 3.Boğaz Köprüsü ve Havalimanı yer aldığımız projeler. Çanakkale Köprüsü’ndeki çalışmalarımıza da devam ediyoruz. Ayrıca Düzce ve Manavgat’taki 2 yaya köprüsünün ana halat tedarik ve montajını yaptık. 2016 yılında kurduğumuz Proje mühendislik ekibiyle yaşam hattı uygulamalarına başladık. Dikey ve yatay yaşam hatlarının, büyük sanayi kuruluşları, telekomünikasyon şirketleri dahil ihtiyaç duyulan her alanda keşif ve montajını yapıyoruz” diyen Tuncel, ürün yelpazelerini de hızla genişletmeye devam ettiklerini vurguluyor.
Röportaj Haberi
Göver’de yok diye bir şey YOK!

Cengiz Bey sizinle en son 2017’de bir araya geldik. O günden bugüne ilklerin firması Göver’de neler değişti?

Artık dikey ve yatay yaşam hattı uygulamalarıyla anılan saygın bir markayız. Özellikle Brisa, Kordsa, MMK Metalürji, P&G, Türk Traktör gibi dev firmalar yanında Darıca Farabi Hastanesi çatı yaşam hattı, TRT gibi geniş yelpazede hizmet verdik. Yeni birçok proje ise sırada bekliyor. 

Duruma ürünlerimiz açısından bakarsak DYNEEMA Halat, son beş yıldır ülkemizde yoğun şekilde kullanılmaya başlandı. Bunun haricinde geniş bir alanda hizmet veriyoruz. Yaklaşık 1.500 kalem ürünümüz var. Tabii ki bu ürünleri sunduğumuz geniş bir de müşteri portföyümüz. Portföyümüzün 150’sini büyük firmalar oluşturmakta. Geri kalanı kara ve denizde hizmet veren orta ve küçük ölçekli firmalar. Firmalarımıza, çelik halatlar, zincirler, gemi zincirleri, polyester sapanlar, tonajlı kilitler, hırdavat malzemeleri, vinçler, Caraskal ve Hubzuglar, iş güvenliği ekipmanları, krom deniz malzemeleri, konteyner ekipmanları gibi geniş bir yelpazede ürün temin ediyoruz.

Büyük proje işlerinde ise son günlerde daralma yaşanıyor. Ancak denizcilik sektörünün son yıllarda payını artırdığını görüyoruz. Bizi, diğer şirketlerden ayıran en önemli fark, proje ve uygulama firması olmamız. Bizim için yok, yok. İster deniz ister kara sektörü olsun, tecrübemiz olan her türlü projeye açığız. Bizim ana işimiz taşıma ve kaldırma ekipmanları. Yerinde uygulamalarla bu konuda iddialıyız.

 

Madem sohbetimiz projelere geldi hemen buradan devam edelim isteriz. En son hangi projelerde yer aldınız?

Osmangazi Köprüsünde Japon firması IHI’nin ana tedarikçisi olarak çalıştık. 3. Boğaz Köprüsü’nde Koreli firma Hyundai, Yeni Havaalanı(İGA) ve TANAP Projesi’nde Malezyalı firma Skeas Kalyon ile çalıştık. Çanakkale Köprüsü çalışmalarında aktif olarak yer alıyoruz. Coğrafyamızın tamamında Akdeniz de dahil olmak üzere hemen hemen her yerde, tüm tersanelere, kumanya şirketleri ile armatörlük firmalarına hizmet vermeye devam ediyoruz.

Rakiplerinizden ayrılan en önemli farkınız proje firması olmanız mıdır?

Sadece proje firması olmamız değil tabii ki. Bu, bizi diğerlerinden ayıran önemli bir fark. Bir o kadar önemli olan diğer noktada her türlü ürün ve hizmeti sunabiliyor olmamız. Şirketler herhangi bir ihtiyacı olduğu zaman bizden her türlü ürünü temin edebilirler. Burada bizim felsefemiz kar etmek değil. Önemli olan müşterimizin ihtiyacını karşılayabiliyor olmamız. Bu da açıkçası müşterilerimizde güven uyandırıyor.

Burada bahsetmek istediğim bir diğer hususta, Ar-Ge konusundaki yatırımlarımız ve öncülüğümüz. İş güvenliği alanında yatay ve dikey yaşam halatları ülkemizde de olmazsa olmaz olarak görüldü. Bu alanda ilk başta yabancı firmalar yer alıyordu. Biz, dört yıllık Ar-Ge çalışması sonucu 2017 ikinci yarısında dikey yaşam hattını, çok kısa süre sonrada yatay yaşam hattını piyasaya sunduk. Ürünlerimiz sertifikalı ki bu işte Almanlar çok önde. Nitekim bu sertifikayı Türkiye’de alan tek firmayız. 

Bizim için sevindirici olan bir diğer başarımız da önceleri al-sat firmasıydık. Piyasaya böyle girdik. Daha sonra hem kendimizi geliştirdik hem de bu gelişimi etik ve iş kurallarına uygun yaptık. Avrupalı firmaların Türkiye distribütörlüğünü yapmaya başladık ki bu çok fazla görebileceğiniz bir durum değildir. Örneğin, İngiliz firması Mielfield Wire Lock’un Türkiye temsilcisiyiz. Hem Avrupa’da hem Uzakdoğu’da distribütörlükleri olan Wire Lock ile sadece ürünlerin satışı değil, uygulaması konusunda da faaliyet gösterebilecek bir vizyona sahibiz.

 

Yalova’da bir şubeniz olduğunu biliyoruz. Başka bir yerde şube veya temsilciliğiniz var mı?

Firmamızı, Karaköy’de Perşembe Pazarında kurmuştuk. Orası hep bu işlerin başlangıcı olur. Sonra Tuzla Tersaneler Bölgesi kurulunca burada şubemizi açtık ama şubemiz merkez haline geldi. Yalova Altınova’da kendimize ait bir yerimiz var. Seçtiğimiz yerler zaten tersane bölgeleridir. Akdeniz’e henüz inmedik. Ancak orada da iş ortaklarımız var. Onlara hizmet veriyoruz. Şimdiki hedefimiz müşterilerimize direkt ulaşabilmek. Bu konuda da çalışmalarımız hızla devam ediyor. Bu doğrultuda pazarlama satış ekibimizi güçlendirdik.

 

Yurt dışı çalışmalarınız nasıl?

İhracatı çok yüksek bir firmayız. Bizim gibi bir firmanın yüzde 20 cirosunun ihracat olması çok önemli. Yurt dışında inşaat şirketlerinin (Çalık gibi) tedarikçiliğini yapıyoruz. Ancak asıl ihracatımızı deniz sektöründeki sayısız firma ve gemiye yapmaktayız. Bu sene gerçekleşecek Exposhipping Expomaritt İstanbul, bizim ilk fuarımız. Artık yurt dışına daha fazla ağırlık vermek istiyoruz. Özellikle Rusya ve Türki Cumhuriyetleri pazarlarından oldukça ümitliyiz. Ayrıca sularımızdan geçen her gemi bizim müşteri potansiyelimizdir.

 

2018’i nasıl bir yıl olarak tamamladınız?

Geçen sene ülkemizde epey ciddi maddi sıkıntılar yaşandı. Bence bunun ana sebebi, bankaların yüksek faiz oranları, kredi maliyetleriyle ilgili. Her şirket gibi biz de önlemlerimizi aldık ve bu sayede büyüyerek bu dönemi atlattık. Çünkü biz 50 yıllık tecrübemiz yanında, güçlü ve sağlam müşterilerle çalışıyoruz. Müşterilerle aramızda bir aidiyet duygusu oluştu.  Belki diğer firmaların tamamen aksine olacak ama stok seviyemizi yükselttik. Kriz döneminde herkes stoktan kaçarken biz tam tersi satılabilir stoklarımızı artırdık. Talep edilen hiçbir ürüne yok demedik ve bunun da karşılığını aldık. Siz, zor zamanlarında insanlara destek çıkarsanız doğal olarak onlar da sizle devam eder. 2019 hedefimiz ise, proje işlerinde daha fazla yer almak ve ihracatımızı artırmaktır.

Göver Çelik Halat Hakkında

Göver, 1970 yılında Zekai Göver tarafından Karaköy`de kuruldu. Küçük bir ticarethane ile başlayan bu girişim, alanında güvenilir, tecrübeli ve saygın bir şirket halini alarak bugünlere kadar geldi. Göver, yoluna ikinci ve üçüncü nesil yönetim kadrosuyla devam ederken ulaştığı 44 çalışanına sıcak bir yuva olma misyonunu asla kaybetmiyor.  Müşterilerini bu takımın parçası gibi hisseden Göver, günlük kazanımlar yerine daima geleceğe ve ülkesine yatırımlar yaparak hızla büyümeyi hedefliyor. Şirketin gelecek vizyonunu ihracatı artırarak uluslararası şirket olmak oluşturuyor.

 

7DENİZ DERGİSİ ÖZEL RÖPORTAJ

Kaynak: (7DENİZ) - 7DENİZ Editör: Haber Merkezi
Etiketler: Göver’de, yok, diye, bir, şey, YOK!,
Yorumlar
Haber Yazılımı