Haber Detayı
14 Mayıs 2019 - Salı 12:45
 
Bahar Kalkavan: Markanın ruhunu yansıtmak enerji veriyor
Matisse, firmanın ruhunu mekana yansıtan bir iç mimarlık firması. Sahibi Bahar Kalkavan ise sektörümüzün az da olsa suyunu içmiş, havasını koklamış biri. Denizci ailenin sanatçı bir ferdi. O denizcilik yerine insanlara dokunmayı, onlarla yüz yüze tanışmayı, duyguları hissetmeyi ve yansıtmayı daha çok sevdiği için farklı bir meslek seçmiş kendine. Ve çok seviyor işini. Yaptığı işi tablo gibi karşısında görmek, insanların huzur bulduğu çalışma ortamları yaratmak, markanın ruhunu ete kemiğe bürümek enerji veriyor ona.
Röportaj Haberi
Bahar Kalkavan: Markanın ruhunu yansıtmak enerji veriyor

Öncelikle kendinizden bahseder misiniz?

Bilkent’te okudum. Ardından Amerika’da işletme eğitimi aldım. Okulu bitirdikten sonra ülkeye döndüm ve çeşitli bankalarda çalıştım. Sonra babamın yanında çalışmaya başladım. Babam, müteahhit ama yaptığı işin eğitimini almış biri. Bu işte, önemli bir detaydır bu. Babamla çalışırken, eksiğimin olduğunu fark ettim ve 29-30 yaşlarında tekrar üniversite sınavına girdim. Kadir Has Üniversitesi İç Mimarlık Bölümü’nü fakülte birincisi olarak bitirdim. O dönem hatta çocuğum da vardı. Sonrasında birkaç sene daha babamla çalıştım. Ardından ayrıldım ve mimar bir arkadaşımla başka işler yapmaya başladık. Babamla, geçmişte ev tarafına konsantre iken artık ofis, fabrikalar gibi iş sektörü alanlarına hizmet veriyoruz. İşimi keyifle yapıyorum. Aklıma sürekli fikirler geliyor. Bu da bana farklı bir enerji veriyor. Çok mutluyum yaptığım işte.

 

Denizci bir ailenin kızısınız. Denizcilik sektöründe ablanız Pınar Kalkavan çalışıyor, keza babanız da öyle. Neden denizcilik sektörünü tercih etmediniz?

Aslında denizcilik sektöründe 7 ay kadar Pınar’la çalıştım. Ve gördüm ki hiç bana göre bir iş değildi. Bütün gün masanın başında akan mailleri takip etmek zorundasın. Benim için çok fazla içe kapanık bir iş. Oysaki iç mimarlıkta müşterini yüz yüze tanırsın, onun nabzını tutarsın, yaptığın işi de tablo gibi karşında görürsün. Denizcilik, bana göre daha mekanik ve içinde çok da duygu barındırmıyor.

 

Firmanız Matisse Mimarlık’a gelelim mi?

2016’da kurulduk. Açıkçası iş vesilesiyle Allah, İstanbul’da en beğendiğim binada çalışma şansını sundu bana. Harika bir proje çıkardık. Yurt dışında örnek alındı. Hatta buradaki tasarımı yurt dışında da uyguladılar. Özellikle tek ofis projeleri, özenle çalıştığımız işlerdi. Mağazacılıktan çok farklıdır çünkü mağazacılıkta birkaç marka arka arkaya yaptığınızda programlanırsınız. Katacağınız her bir yeniliği farklı markalara göre ayarlamak ya da ayırmak durumundasınız. Fakat ofis tarafında her müşteri için farklı bir tasarım yapma şansınız var. İşimde en sevdiğim nokta markanın ruhunu taşıyan konseptler yaratmak.

 

İşinizin müşterilerinize katkısı nedir? Nasıl dönüşler alıyorsunuz?

Yıldız Teknik Üniversitesi’nin içinde bir müşterimiz vardı. Pop-Up tarzı başlamışlar, zamanla da büyümüşler. Geçen sene onların işini yaptık. Çok da para harcamadan olağan ofisi güzelleştirmemizi istediler. Sonradan konuştuğumuzda bize “Öyle güzel iş çıktı ki, insanlar burada çalışmak istiyorlar” dediler. Onların en büyük dertleri personel sirkülasyonlarının yüksek olmasıydı. Ofise kazandırdıklarımız çalışanın kendini ait hissettiği, huzur bulduğu bir mekan haline gelince firmaya olan bağlılıkta artıyor aslında. Çalışan, işyerinde kendini mutlu ve oraya ait hissediyorsa elbette ki hem iş performansları hem de bağlılıkları doğru orantılı artıyor.

 

Denizcilik sektörünün havasını almış, suyunu tatmışsınız. Sizce, bu sektörde var mı gördüğünüz işinizle alakalı eksiklikler?

Denizcilik sektöründe tasarımları çok da hakim olduğum alan değil. Ancak, sektörde gençlik eksik, tabii ki onun yansıması da. Elbette şık ve güzel ofisler ama dinamizm eksikliği var. O ruhu katmak güzel olabilir.

 

Mesela bir yat iç dizayn talebi gelse yapmak ister misiniz bu tarz işleri de?

Tabii ki elbette sıcak bakarız. Birlikte çalıştığım arkadaşım yat iç dizaynı konusunda bilgi sahibi. Biz her mekanın iç dekorasyonu için tabii ki de talip oluruz. Neden olmayalım! Bizim amacımız yaptığımız her işi keyifle yapmak ve geri dönüşlerinin iyi şekilde olması için hizmet vermek.

 

Gelecek hedefleriniz neler?

Valla o kadar zor bir soru ki şu günün konjonktüründe. Çünkü bizim işimiz para işi. Müşterinin o değişikliği yapmak için mevcut sistemden gerçekten çıkıyor olması lazım. Bu da bu konjonktürde insanlar niyetleri olsa da yapmaya korkuyorlar. Aslında mimarlıktan korkuyorlar çünkü fiyatlar bugüne kadar çok şişirilmiş. Biz bunu daha uyguna sunmaya gayret ediyoruz.

 

7DENİZ DERGİSİ ÖZEL RÖPORTAJ

Kaynak: (7DENİZ) - 7DENİZ Editör: Haber Merkezi
Etiketler: Bahar, Kalkavan:, Markanın, ruhunu, yansıtmak, enerji, veriyor,
Yorumlar
Haber Yazılımı