Advert
Terkedilen  gemiler  ve  liman  idaresinin  hakları
Av. Sema Yerlikaya

Terkedilen gemiler ve liman idaresinin hakları

Reklam

Kendi  kaderlerine  terkedilen  gemiler, Türkiye  limanlarından  veya  dünyanın  çeşitli  yerlerinden  alınan  haberlerde , rastlanılan  bir  hadise  olmaya  devam  ediyor. Bazen  yüklü  olarak  bazen  üzerinde  yük  olmadan  bir  süre  bir kısım  personelin  gemi içinde   bulunmaya gayret  ettiği  ve  bu  atıl  bekleme  durumu  uzadıkça  ve  zaman  geçtikçe  çok az sayıda  personelin  gemide  kaldığı  ve  hatta  geminin  tümüyle   limanda  terk edildiği  durumlar  vardır

Bu  vahim duruma  sebebiyet  veren  maddi  vakıalar  ve  hukuki  neticeler  çeşitlilik göstermektedir. Geminin alacaklılar  tarafından  haciz  vesaire  hukuki  sebeplerle  seferden  alıkonulması  ve  Donatanın ,Operatörün, gemi  işletmecisi(Manager)  şirket  veya  şahısların  maddi ve hukuki  duruma  çare  bulamaması ve bunun neticesinde ,geminin  en temel  ihtiyaçlarının  karşılatılamaması (yakıt ,kumanya)    sebebiyle, zaman  içinde  personelin  de  gemiyi  terk  etmek  durumunda  kaldığı ve geminin  aylar ve yıllara  varan uzun  bir süreçte  bir ülkenin  bir  limanında  sahipsiz ,personelsiz , mahkeme (adli)  liman (idari ) kararlar sebebiyle  tutuklu  kaldığı  ,bazen  bölgenin , limanın, denizin  ,muhataralarına  maruz  bırakıldığı gözlenmektedir. Bu gemilerden birisi  hayalet gemi ,olarak isimlendirilerek, sineme filmine konu olmuştur.

Geçtiğimiz günlerde , Kuzey Amerika’nın bir kentinde ,demirlemiş bir  halde, bulunan  ve maliki  belli olmayan bir gemide 12 denizcinin  2 aydır maaş ve yiyecek almadan , kendi hallerine bırakıldığı , gemiye de kimsenin sahip çıkmadığı  haber sitelerinde yer almıştır. Burada , gemide bulunan denizcilere o ülkenin  Denizci  meslek kuruluşları yardım elini uzatmıştır. Ancak bir süre sonra , liman otoritesinin de , demirde yer işgali sebebiyle gemiye müdahale edeceği kaçınılmaz görünmektedir. Çoğu zaman , gemiler terk edilerek Alacaklıların tayin edeceği bir akıbete bırakılmakta, bazen de siyasi otoriteler aracılığıyla geminin alıkonulmasına bir çözüm bulunarak ,geminin seferine izin verilmesi sağlanabilmektedir.

31  Ekim  2012  tarihli  Limanlar  Yönetmeliğinde  değişiklik  yapılmasına  dair  ve Limanlar Yönetmeliğini  değiştiren   25  Şubat  2013  tarihli  28572  sayılı  Resmi  Gazetede  yayınlanan yönetmelikte 10 . maddenin  Birinci  fıkrasının(  ğ ) bendi  şöylece  değiştirilmiştir.

“Hurdaya ayrılmış olanlar dışında, iş bulamayan ya da adli veya idari bir sürecin sonucu beklendiği için ticari faaliyette bulunamayan servis dışı gemiler, bakım onarım yapmamaları şartıyla İdare’nin belirlediği usul ve esaslar dâhilinde kıyı tesisinde veya demirleme sahalarında bekleme yapabilir. Liman başkanı gerekli tedbirleri aldırmak kaydıyla personeli olmayan servis dışı gemileri, güvenli yerlere naklettirebilir veya bunun için ilgili mahkemeye talepte bulunabilir.”

Yönetmelik   gereğince Liman  başkanlığı  servis  dışı  kalmış  bu  haldeki  gemiyi, güvenli  bir  yere naklettirme  seyir ve navigasyon tehdidi, riski oluşturmasını engellemek ve liman  giriş çıkış emniyetini temin etmek  için, shift yapılmasını  sağlamak veya, bunu temin etmek için Mahkemeden , karar talep etmeye yetkilidir ve taraf sıfatı vardır. Nitekim  Liman Başkanlığı veya Kamu İdaresi geminin cebr-i ihalesi suretiyle  satışı durumunda,  ki bu satışı, İdarenin de talep hakkı vardır. Geminin satış bedelinin paylaştırılmasında yani İcra  Hukukuna göre ,Sıra Cetvelinin tanzimi ve  Satış bedelinin alacaklılar arasında paylaştırılması konusunda  , İKİNCİ SIRA’DA hak sahibidir. Türk Ticaret Kanunun  1391. Maddesi 

“…. satılan gemi karaya oturmuş veya batmış iken seyrüsefer emniyeti veya deniz  çevresinin  korunması amacıyla  kamu kurumları  tarafından  kaldırılmışsa, bu kaldırmanın  giderleri  kaydedilir  “

hükmü  düzenlenmiştir.

 Diğer  taraftan, TTK 1352 .maddesinin 1. Bendinin ( d  )ve ( e ) paragrafları  gereğince ;

d) Çevreye, kıyı şeridine veya bunlara ilişkin menfaatlere gemi ile verilen zarar ya da zarar verme tehdidi; bu zararı önlemek, sınırlandırmak veya ortadan kaldırmak için alınan önlemler; bu zarar karşılığı ödenecek tazminat; çevrenin eski duruma getirilmesi için fiilen alınan veya alınacak olan makul önlemlerin giderleri; bu zarar ile bağlantılı olarak üçüncü kişilerin uğradığı veya uğrayabileceği kayıplar ve bu bentte belirtilenlere benzer nitelikteki zararlar, giderler veya kayıplar.

e) Geminin içinde bulunan veya bulunmuş olan şeyler de dâhil olmak üzere, batmış, enkaz hâline gelmiş, karaya oturmuş veya terkedilmiş olan bir geminin yüzdürülmesi, kaldırılması, çıkartılması, yok edilmesi veya zararsız hâle getirilmesi için yapılan giderler ve harcamalar ile terk edilmiş bir geminin korunması ve gemi adamlarının iaşesi ile ilgili giderler ve harcamalar.

Bu harcamalar,, Deniz ALACAĞI olarak nitelendirilmiş ve alacaklısına geminin ihtiyaten haczini talep etme hakkı verilmiştir.

 İdarenin ( kamu veya özel-  bazı  limanlarımız  özelleştirilmiştir ) geminin  ihtiyaten  haczini  talep etme  hakkı  vardır ve bu hakkı  kullanarak  geminin  cebr-i icra suretiyle  satışından sonra, Şayet  satış  bedeli  tüm  alacaklıların hakkını  karşılamaya  yetmezse, bu taktirde  yapılacak  ödeme sırası  cetvelinde, İDARE İKİNCİ sıradan  hakkını  karşılayacaktır .Bu suretle terkedilen  gemiler  yönünden bazen ,Donatanın ,Gemi   operatörünün  müracaat  ettiği  bir  yöntem  vardır ki  bu  aslında kanuna karşı bir HİLE , bir  tertiptir  .

Şöyle  ki kurtarma ücreti alacağı her durumda ve alacağın doğduğu zaman bakımından da rüçhanlı, öncelikli  Sırayı teşkil ettiğinden,  geminin  kamu ihalesi ile cebren satışı  halinde,  tüm  diğer  alacaklıların  önüne  geçerek esasen, yetersiz, eksik kalan  satış  bedeli  rakamının  tamamını  kendisi  tahsil  etmek  arzusunda  olan bir Donatan veya    işletmeci,  bir  başka  işletmeci  ile anlaşarak ,gerçekte  hukuki ve maddi  sebepleri  var olmayan bir kurtarma fiili ve hadisesi  yaratmaya  çalışarak  ,muhayyel  bir kurtarma  olacağı ücretini   karşılıklı  mutabakat ile kabul ve ifa ederek ,yüksek dereceyi işgal amacıyla ,  tüm  diğer  alacaklıların  satış  bedelinden  mahrum  kalmasını  sağlayacak   hukuka  aykırı  girişimlerde bulunulduğu   görülmektedir .

 Böyle bir durumda, Liman İdaresi dahil,  tüm alacaklılar bir suretle aldatılmış olmaktadır. Esasen, terk edilmiş  bir  geminin Donatan  ile  diğer  tarafta,  Kurtarma  fiili adı altında görünürde verilen  hizmetin  alacaklısının  KURTARMA  faaliyetinin  kanun  ve Konvansiyon koşullarına   göre  hakiki  bir kurtarma faaliyetinin, operasyonun  unsurlarını  taşıyıp  taşımadığı, yani  fiili durumda  tehlikeye  uğramış bir  geminin  varlığının  sabit  olması gerekir, yapılan  işlerin bir  kurtarma mı  yoksa  basit  bir  çekme   , kaydırma ,operasyonu mu , ne  olduğu  ve en önemlisi  yapılan işlem ile  tarafların aralarında kararlaştırdıkları  ücretin  makul ötesinde ,orantısız  fahiş ve kanunun   - TTK  1304 /  3-  Kurtarılan eşyanın   değerini   geçecek  miktarda gösterilerek ,Gemiden alacağı olan diğer tarafları  bertaraf etmek  ve  onları  zarara uğratmak  maksadı  taşımasının  yani  bir Hile  ve muvazaanın  tesbiti  halinde,   bunun  cezai ve  hukuki  sorumluluğunun  olduğunu  bilerek,  Adil  ve  hukuka  uygun  hareket  etmeleri  gerektiğinin   hatırlatılması ve İdarenin  haklarının  korunması  esastır.

 Londra 1989 tarihli International Convention on Salvage ,Uluslararası Kurtarma Konvansiyonuna, 29 Mayıs 2013 tarihli Resmi Gazete’de  yayınlanan 6480 sayılı kanunla , katılmamız uygun bulunmuştur. Taraf olduğumuz bu sözleşme gereğince , (bir çekince ile katıldık) Konvansiyonun 5. Maddesi Article 5 Salvage Operations controlled by public authorities- Kamu Otoriteleri tarafından Kontrol edilen kurtarma faaliyetleri başlığı altında, bu madde  gereğince , Kamu otoritelerinin kontrolünde yapılacak olan kurtarma faaliyetlerini ve milli hukukun tayin ettiği kuralların,konvansiyon hükümlerinden  etkilenmiyeceğini , yani her ülkenin kendi iç hukuk , idari  mevzuatını , uygulayabileceğini belirlemiştir.

Article 9 Rights of coastal states , SAHİL DEVLETİNİN HAKLARI başlığı altında - bu madde ile ,yine sahil devletinin özellikle kaza ve kirlenme zararları durumunda ,tedbir almak yönünde ,hak ve yetkilerinin , konvansiyondan etkilenmiyeceğini , tayin etmiştir.

Av. Sema Yerlikaya LL.M

IMEAK Deniz Ticaret Odası Hukuk Danışmanı

Yerlikaya Hukuk Bürosu Başkanı 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Harem dördüncü köprü oldu
Harem dördüncü köprü oldu
6. Ulusal Gemi ve Yat Tasarım Yarışması çalışmaları başladı
6. Ulusal Gemi ve Yat Tasarım Yarışması çalışmaları başladı