İMEAK Deniz Ticaret Odası’nın Şubat Ayı Olağan Meclis Toplantısı meclis salonunda gerçekleştirildi. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı (TOBB) Mehmet Ünsal, TOOB Tahkim Merkeziʹnin eskiden bu kadar bilinen bir müessese olmadığını ve tahkimin bugün hukuk hayatında bir fenomen olarak kendisini kabul ettirmiş bir çözüm mekanizması olduğunu ifade etti. Ünsal’ın sunumundan sonra çok yoğun soru aldı ve bu sorulara ayrıntılı cevaplar vererek salondakileri bilgilendirdi. Daha sonra kürsüye gelen İMEAK Deniz Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Metin Kalkavan, TOOB Tahkim Kuruluʹnun çok güvenilir bir sistem olduğunu söyledi. Kalkavan, ˮGerçekte kurulmuş bir sistem var. 25 yılda sadece bir karar bozuldu, onun dışında hiçbir karar bozulmadı. Çok güvenilir çok eski bir sistem. Arbitrasyonu Türk armatörlerin tamamı biliyor. Arbitrasyon denildiği zaman Londra karşımıza çıkıyor. Arbitrasyon işi, rüşvetin de işin içine girmesiyle birlikte bozulmaya başladı. Kim güçlüyse kararlar oraya dönmeye başladı. Hedefimiz, İstanbul’u Avrasya olarak bir tahkim merkezi yapmak. İstanbul Avrasya Tahkim Merkezi, 1 Ocak’ta faaliyete geçti, başında da TOOB Tahkim’in üyesi olan Ziya hocamız var. Çok iyi bir ekiple çalışıyoruz. Yurt dışı bağlantılı sözleşmeleri gibi koyma şansı olmayabilir; ama denemekte fayda varˮ şeklinde konuştu. ˮEn azından biz kullanabilirizˮ Tahkimin, özellikle Türk kiracılarla yapılan sözleşmelerde armatörler tarafından kullanılabileceğini ifade eden Kalkavan, bu kurumun artık kurumsal olarak kullanılma imkanının olduğunu belirterek, ˮEn azından Türk kiracılarla yapmış olduğumuz sözleşmelerde armatör olarak bunu rahatlıkla kullanabiliriz. Türk kiracılarla kullandığımız zaman gidip  para ödemeye gerek yok. Kendi içimizde yaptığımız sözleşmelerde çok basit bir kılavuzumuz var, bunu lütfen sözleşmelerinize koyun. Tarafların kendi hakemini atama şansı var. ‘Metin başkan buranın başkanı ona diyeyim benim istediğim başkanı atasın diye bir ihtimal yok’ Tahkimin bir diğer güzelliği de, hakemler karar verdikten sonra o kararın komiteye gelmesi. Akademisyen hocalarımız bu kararın doğruluğunu kendileri gözden geçiriyor. O komitenin filtresinden geçmeden divana gelmiyor. İşte burada adalet devreye giriyor. Tahkimin artık kurumsal kullanılma imkanı var, yolu var. Bizim tahkim divanı 3 ayda bir toplanır. Toplantımızda bir tanesi listemizi 3 senede bir yenileriz; ama o liste kriterlerini, kimler olabilir diye tartıştık. Akademisyenler ayrı bir bölüm avukatlarımız ayrı bölüm, sadece hukukçu olması gerekmiyor. Kendi konusunda uzmanları da listeye ekleyebiliyoruz. Bir makine mühendisi, bir kaptan, çok rahat listemize girer ve biz onu tarafsız olarak atayabiliyoruz. Uyuşmazlık her sözleşmede olabilir; ama çabuk çözüm istiyorsanız bugünden itibaren sözleşmelerinizi koyun. TOBB Tahkim Divanı Başkanlığı’na koymuyorsanız, İstanbul Avrasya’ya koyun; ama gerçekten bunun kullanılması sistemin avantajınaˮ dedi. ˮTOBB sektörün kullanabileceği bir tahkim merkezidirˮ Hedeflerinin tahkime karşı oluşan güvensizlik algısını kırmak olduğunu belirten Metin Kalkavan, denizcilik sektörünün, TOBB Tahkim Kuruluʹnu çok iyi kullanabileceğini ifade etti. Kalkavan, sözlerini şöyle sürdürdü: ˮLondra Arbitrasyon Merkezi durup dururken olmadı. Düşünün, 2 Türk firması İsviçre’de arbitrasyon çalışması yapıyor. Bütün amacımız tahkimimize güvenmiyoruz algısını kırmak. Hassas belli değerlerimiz var. Belli kriterleri var. Bunları sözleşmelerinize koymanız sizin büyük avantajınıza. Her zaman karşınıza sözleşmelerde farklı algılamalar çıkabilir, itirazlar çıkabilir. O açıdan yeni bir sunum yaptık, ilkini Gaziantep Sanayi Odası’nda yaptık. Odalar yoluyla meclislere gidip camiamıza tanıtma amacındayız. TOBB Tahkim Merkezi, Denizcilik sektörünün çok iyi kullanabileceği merkez. Özellikle her sözleşmeyi yabancı kiracıyla yapmıyorsunuz. TOBB Tahkim’i onlar da kabul ederler. TOOB Tahkim’i tavsiye ediyorum. Güvenilirliği karşısında manipüle etme şansınız hiç yok; çünkü taraflar kendi hakemini belirliyor. Son derece güvenilir, çok faydalı; ama maalesef çok az kullanılan bir kurum” şeklinde konuştu. ˮ2016, çok zor bir yıl olacakˮ Turizm konusuna da değinen Kalkavan, 2016 yılının zor geçeceğini vurgulayarak, “Bu yıl, dünyanın hiçbir zaman unutmayacağı bir yıl olacak. Şu ana kadarki belki 2. Dünya savaşından sonraki en az turizmin yapılacağı yıl, bu yıl olacak. Bu sene farklı bir durum var ve turizmdeki bu düşüş dünyadaki büyümeyi ciddi bir şekilde olumsuz anlamda etkileyecek. Tüketimi, hava yollarını, ulaşımı, her şeyi etkileyecek. Allah’tan deniz kapılarımız var. O manada her tarafta problem, sorun var. Bu sene çok farklı olacak” diye konuştu. Komite toplantılarına iyi hazırlanılması ve katılımın fazla olması gerektiğini de belirten Metin Kalkavan, “İşimiz hiç kolay değil. Birkaç kişiyle bir şey yapamazsınız. Hangi partiden olursa olsun denizciliğin parlamentoya daha fazla insan göndermesi lazım. Bu dönemde eksik. Biz Deniz Ticaret Odası’nı anlatıyoruz; ama karşıdaki duymuyorsa yapacak bir şey yok. Her toplantıya bizim gitme şansımız yok. komite toplantılarında konuşmuyor. Komite toplantılarına iyi hazırlanın ve mutlaka katılın. Komite toplantılarında yaptığım başkanlıkta 22 kişi konuşuyor. Her komiteden bir kişi gidip konuşmalı. Bu ayın 15’i ile 19’u arasında bir komite toplantısı yapacağız” ifadelerini kullandı. “Bizim kültürümüzde müşteri velinimettir” TOBB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Halim Mete, akredite olma konusuna değindi. Mete, sıkıntıların çok olduğunu ifade ederek, “Sıkıntıları her ortamda konuşmuyoruz; ama hem dünyanın çözüm gelmese de hayat devam ediyor. Bizim Türkiye’deki odalar içinde tam bildiğim bizden başka ya bir ya iki odanın şubesi var. 2004 te çıkan kanundan sonra. Türkiye’nin değişik alanlarında 7 şubemiz var. Öncesinde Odalar Birliği ve Odalar Kanunu içerisine konduğu için kendi seçimlerini kendi yapıp kendi yönetimleriyle, bütçeleriyle hizmetlerini sürdürmektedirler. 12 sendir TOBB Akreditasyon Kurulu Başkanı olarak görev yaparken bizim şubelerimizden de ‘Acaba biz de akredite olabilir miyiz?’ diye bir soru geldi. Biz üyelerimizi müşterilerimiz olarak görüyoruz. Bizim kültürümüzde müşteri velinimettir. Dolayısıyla biz de odalar olarak üyelerimize iyi hizmet yapmalıyız. Bu hizmetin kriterleri nedir onu da o günlerde gittik Avrupa Odalar Birliği’nden, İngiltere Odalar Birliği’nden aldık; ama onu da her ay değiştirerek  her toplantıda geliştirerek belli bir yere geldik. Bizim 7 odamızı, 7 şubemizi de akreditasyon belgesi almak için müracaat ettirdik. Önce TOBB Yönetim Kurulu’na bunu kabul ettirdik. Sonra akreditasyon kurulu kararı aldık müracaat ettirdik. Bu çalışmalar başladıktan sonra bazı şubelerimiz biz hazır değiliz ‘bizi akredite etmeseler olur mu?’ dedi. Peki dedik, bizim de işimiz azalmış oldu; ama 2 şubemizi meclis huzurunda tebrik ediyorum. Akredite olmaya hak kazanacak puanlar aldılar.  Her müracaat eden akredite olamıyor. 365 oda ve borsanın sadece %61’i akredite edilebildi. Yani %39u henüz sırada hazır değil; ama bizim şubelerimiz hazırdı. onun için dün şube olarak ilk akredite olan bizim şubelerimiz olduğu için kendilerini kutluyorum. Başarılarının devamını diliyorum; ama bir dahaki sene de diğer şubelerimin de müracatını bekliyorum” diye konuştu. “Çalıştayımızın ana teması denizcilik endüstrisi olacak” Türkiye Denizcilik Federasyonu Başkanı Erkan Dereli, Türkiye Denizcilik Federasyonu’nun, 21 Aralık 2015 tarihinde ilgili makamlardan izin alarak Türkiye adını aldığını ve Türkiye Denizcilik Federasyonu olduğunu ifade etti. Dereli, sözlerini şöyle sürdürdü: “Şu anda 6 binin üzerinde bireysel üye ve 5253 sayılı dernekler kanunu kurulduğu için de 10 dernek üye. Önümüzdeki günlerde bu sayının 20 civarına çıkması hedeflendi. İlkini geçen yıl 18 Mart’ta yaptığımız Birinci Ulusal Sivil Toplum Kuruluşları Denizcilik Çalıştayı’nı bu yıl yine 18 Mart’ta İkinci Ulusal Denizci Sivil Toplum Kuruluşları Çalıştayı olarak gerçekleştireceğiz. Çalıştayımızın ana teması denizcilik endüstri, güçlü ekonomi, güçlü Türkiye olacak. Tüm sivil toplum kuruluşlarının kendi kuruluşları bağlamında denizcilik endüstrine ve doğal olarak da ülke ekonomisine ne kadar katma değer yaratacaklarının tartışılacağı, konuşulacağı ama özellikle de kendi STK’ları ile ilgili de konuların gündeme getirileceği bir çalıştay olacaktır. 18 Mart’ta Dragos Elit Hotel’de yapılacak. Biz tüm sivil toplum kuruluşlarımıza bu duyurumuzu da yapacağız” dedi. “Yönetim kurulunun günlük sorunlardan çok daha önemli sorunları var” Daha sonra söz alan SULİM Başkanı Abbas Kolçalar yaptığı konuşmada, yönetim kurulunun önüne çok az konunun gelmesi gerektiğini belirtti. Yönetim Kuruluʹnun, odanın günlük sorunlarından çok daha fazla büyük sorunları olduğunu belirten Kolçalar, Meslek komitelerimizin aldığı kararların yüzde kaçı yönetim kuruluna gelmeden ve kimlerce seçiliyor, bilgi sahibi olmak için söylüyorum, ne yapmamız gerektiği hakkında fikrim olsun istiyorum. Yüzde kaçını yönetim kurulu eliyor, kaç soru devlete iletilebiliyor? Bunların sonuçlarını bilmiyoruz. Yönetim Kuruluʹmuza bu konuda yapıcı olmak adına danışıyorum. Yanlış anlaşılmasın; ancak ben bunu bir başarısızlık olarak görüyorum. Bu başarısızlığın tamamı ne Deniz Ticaret Odası yöneticilerinin, ne çalışanlarının, ne yönetim kurlunun bence hepimizin. Aksayan bir şeyleri biz yerine getiremiyorsak, ne yapmamız gerektiğini bilmiyorsak ki ben bilmiyorum o zaman nasıl bir yön izleyeceğiz onu da bilmiyoruz demektir. 08 meslek komitesi bence yeterince çalışmıştır; ama neticede hakikaten bir tane kazanım maddesi elde edememiştir. Çözümle ilgili bilgi sahibi olamazsak, fikir sahibi de olamayacağız. O yüzden ben bilgi sahibi olayım ki, çözüm önerimi de üretebileyimˮ ifadelerini kullandı. 7DENİZ
Editör: TE Bilisim