izmir escort izmir escort bursa escort izmir escort bayanlar antalya escort izmir escort

izmir escort bursa escort kızlar bursa escort bayan denizli escort gaziantep escort istanbul escort istanbul escort bayan

Advert
Advert

porno porno porno

Hepimizin Odası Hareketi seçim manifestosunun tamamı

İMEAK Deniz Ticaret Odası’nın Yönetim Kurulu Başkanlığı seçimlerine aday olan Tamer Kıran’ın konuşması ve toplantıda açıkladığı seçim manifestosu:

Hepimizin Odası Hareketi seçim manifestosunun tamamı
Hepimizin Odası Hareketi seçim manifestosunun tamamı Editör
Advert

Bugün Büyük Kulüp’te, ‘Hepimizin Odası Hareketi’nin’ tanıtıldığı kahvaltılı basın toplantısında sektör paydaşları bir araya geldi. Deniz Ticaret Odası’nın seçimleri için Yönetim Kurulu Başkanlığı’na aday olan Tamer Kıran; Recep Düzgit, Salih Zeki Çakır ve Şadan Kaptanoğlu’nun desteğini alarak 'Hepimizin Odası Hareketi' adı altında yoluna devam ediyor. 

İMEAK Deniz Ticaret Odası’nın Yönetim Kurulu Başkanlığı seçimlerine aday olan Tamer Kıran’ın konuşması ve toplantıda açıkladığı seçim manifestosu:

Değerli basın mensupları hepiniz hoşgeldiniz. Bugün burada Nisan 2018’de yapılacak olan İMEAK Deniz Ticaret Odası’nın Yönetim Kurulu Başkanlığı seçimlerine aday olan şahsım ve benimle birlikte bu harekette yer alan değerli arkadaşlarımın seçim manifestosunu sizlerle paylaşmak için toplanmış bulunuyoruz.

“Hepimiz Aynı Gemideyiz”

Hepimizin Odası Hareketi; Türk Denizciliğinin -yeni bin yılın değişen paradigmalarında-kendi birikimlerinden güç alarak potansiyel kaynaklarını harekete geçirmek, dünya denizciliğinden hakkı olan payı almasını sağlamak ve itibarını daha yukarıya çıkarmak üzere yola çıkmış yüzlerce denizcinin başlattığı, her geçen gün daha da gelişip güçlenen bir harekettir.

Mevcut oda yönetimine muhalefet amacıyla başlatılmış bir hareket değildir. Dünya denizciliğinde büyük şirketlerin işbirliği yaptığı bir dönemde, Türk Denizcileri arasında anlamsız bir rekabet ortamı oluşturmak amacımız da yoktur.

Yeni Bin Yılda “Yeni Bir Anlayış”

Bizler iş adamıyız…

Dünyanın her köşesinde müşterileri olan, büyük sermayeler ve nitelikli ekiplerle, onlarca farklı ülkenin yüzlerce farklı mevzuatı içinde ticaret çevirebilen firmaları yönetiyoruz. Bu kadar büyük bir güce sahip binlerce firmanın birbirine muhalefeti mi, yoksa ortak bir hedefe yürümesi mi akıllıca olur?

Deniz Ticaret Odası, belirli grupların ve bir statüko oluşturan ailelerin değil hepimizin odası olmalıdır. Zira sektörün mevcut sorunlarıyla boğuşurken, gelişen dünyada oluşacak ve belki bir daha oluşması mümkün olmayan fırsatları kaçıracağız. Bu dönemde bütün denizcilerin bilgi, beceri, tecrübe ve ilişkiler ağına ihtiyacımız var.  

Bütün dengelerin yeniden kurulduğu bir dünyada, Türk Denizcileri olarak hepimizin kazanacağı adil bir yol bulamazsak, hiçbirimizin kazanma şansının olmadığı açıktır.

Hepimizin Odası Hareketi Türk Denizciliğinde yeni bir bakış açısı inşa etmek için yola çıkmıştır.

Dünya Değişiyor, “Ticaret Dönüşüyor”

Dünya yeni bin yıla kanlı ve dramatik olaylar, adı konulmamış küreselsavaşlar ve ülkelerin sınırlarına tesir edebilecek değişimlerle girdi. Bununla beraber bir yandan endüstri 4.0, sanal para, Mars’a seyahat, Ay’da koloni, insansız gemiler tartışılırken; diğer yandan finans sitemine olan 216 trilyon dolar borcu, muhtemelen yıllık (yaklaşık) 7 trilyon dolarayaklaşan faiz yüküyle beli kırılma noktasına gelen bir dünya ekonomisi ile karşı karşıyayız.

Hepimiz çok iyi biliyoruz ki, bütün bu gelişmelerin arkasında,dünya kaynaklarının ve zenginliğinin paylaşılması, daha doğrusu paylaşılamaması yatmaktadır.Belirli bir dönemdaha bu olumsuzlukların süreceğini görmek çok da zor değildir. Fakat şunu da öngörmemizde fayda vardır: Bu çatışmalar bittiğinde, bölgemiz baskılanan ekonomik büyümesini çok kısa zamanda kapatacak, Türkiye belki de iki haneli büyüme rakamlarına yaklaşacaktır.

Yeni Dünyanın “Bağlantı Merkezi Türkiye”

Ülkemiz yeni bin yıla güçlü bir vizyonla girmiş, bu çalkantılı ortamda, bir yandan milli gelirini 3 katına çıkarmış diğer yandan Afrika’da varlığını hissettirmiş; Atlantik’ten Pasifik’e kadar geniş bir alanda hamleler yapmıştır.

Ülkemizin bulunduğu coğrafya dünya ticaret yollarının kesiştiği noktadadır. Özellikle “Bir Kuşak Bir Yol” projesiyle dünya ticareti yeniden şekillenecektir. Üçüncü havalimanı, Kanal İstanbul, yapılan yeni limanlar, Asya’yı Avrupa’ya bağlayan dört köprü ve üç tüp geçitle Türkiye, her alanda bir bağlantı merkezi olacaktır. Türkiye 8.333 km kıyı şeridi ve konumu itibariyle denizyolu, demiryolu, havayolu entegrasyonu ile günümüzde yeniden şekillenen İpekyolu’nun merkezi olma durumundadır.

Bir yandan devletimiz bu vizyonla hareket ederken, diğer yandan yangın yerine dönen bölgemizin harareti ve ülkemizdeki yaşanan menfur olayların -her geçen gün etkisi azalsa da-  ekonomi ve iş dünyasına büyük zararlar verdiği ortadadır. Buna rağmen ülke ekonomisinin büyüdüğü de bir gerçektir. Ancak bu hain ve menfur olaylar olmasaydı, ülke ekonomisinin mevcudun çok daha üstünde büyüyeceği gerçeği asla göz ardı edilmemelidir.

Küresel Ekonomilerin Kesişme Noktası: “Denizcilik”

Bizler iş adamlarıyız ve basiretli olmak zorundayız. Şöyle ya da böyle bu kriz yılları bitecek ve ekonomimizin daha hızlı büyüdüğü bir döneme gireceğiz. Denizcilik ve bağlı iş kollarının hiçbiribu gelişmelerin gerisinde kalmamalıdır. Bu iş kolları birbirini tetikleyen ve besleyen bir tabiata sahiptir. Armatörlük geliştikçe, limanlar ve gemi inşa sanayisi güçlenmekte; gemi inşa sanayisi geliştikçe yan sanayide etkisi hissedilmektedir.Bu zincirleme gelişimin, ekmeğini denizden kazananlar kadar ülke ekonomisine de büyük katkısı olduğu reddedilemez.

Önümüzdeki dönemde Türk Denizciliği, Türkiye’nin büyümesine katkı sağlayan ana taşıyıcılardan biri olmak zorundadır.

Fakatmevcut durumdaki düşük ticaret hacmine rağmen,oluşan sorunlara çözüm üretmekte zorlanıyoruz. Yat turizminden marina işletmeciliğine, broker hizmetlerinden sigortacılığa kadar çok sayıda farklı iş kolunda,denizciliğe uzak olanların ürettiği ve her bir seferinde yeni sorunlara neden olan çözümlerle boğuşuyoruz.

Denizler “Hepimizin”

Hepimiz biliyoruz ki; zenginlik kaynağı olan denizler, denizcilerin olduğu kadar, tüm ülkenin vazgeçemeyeceği sermayesidir. Soru şudur: Hangi akıllı insan sermayesini tüketir? Deniz tüketildiğinde başta gıda ve turizm olmak üzere ilgili bütün sektörler de zarar görecektir. Önümüzdeki yıllarda,denizi tüketmemek ama denizden herkesin kazanacağı bir yol geliştirmek için sektörler arası işbirliğinin kaçınılmaz olduğu ortadadır. Yolu denizde kesişen sektörler arasında işbirliğinin sağlanması biz denizcilerin görevi olmalıdır.

Deniz ve denizcilikte kesişen sektörler arası işbirliği denizcilik tecrübesiyle sağlanabilir.

“Hepimizin Odası” Bir Zorunluluktur

Bütün olumlu veya olumsuz göstergeler, bizlerin mutlaka tedbir almamız gerektiğine işaret etmektedir. Deniz Ticaret Odası, bu gelişmelerde gerek ülkemiz gerek dünya denizcilik sektörünün gelişim vizyonuna katkı sunmak,gerekse de ülkemizin genişleyen etki alanlarında ticari hacim üreterek var olmak zorundadır.

Bu nedenle, denizciliğin ilgili olduğu tüm sektörlerde devlet destekleri daha rasyonel bir zemine oturmalı; teşvik talepleri kişi ve iş kollarını değil, bir bütün olarak denizciliğin gelişimini merkeze almalıdır.

“Birlik Sağlayan” Bir Deniz Ticaret Odası

İnancımız odur ki;Deniz Ticaret Odası artık elini taşın altına koymalı, ülke sorunlarına çözüm noktasında yerini almalı, hiç değilse kendi iş kollarında yaşanan sorunların çözümü için yasaların kendine yüklediği görevleri ifa etmelidir.

Bu görev için gerekli kaynak fazlasıyla mevcuttur. Kastettiğimiz kaynak sadece Oda bütçesi veya gelirleri değildir. Asli kaynağımız; denizciliğin bin yıllık birikimi, binlerce denizcinin tecrübesi, üyelerimizin dünyada kurduğu ticari ilişkiler ağıdır. Biz denizcilerin dünyada ulaşamayacağı kaynak, bilgi veya teknoloji yoktur. Denizcilerin sorunlarını sektöre uzak olanlardeğil, zorlu denizlerde iş üreten “denizci”ler çözecektir. Önümüzdeki dönemde hepimizin aklına, cesaretine, tecrübesine, ilişkiler ağına ihtiyacımız var. İşte bu nedenle; Hepimizin Odası Hareketi bir muhalif hareket değil, bir birlik hareketidir.

“Sektörlerin Merkezinde” Bir Deniz Ticaret Odası

Dünyayla rekabet edebilmek için önce kendi içimizde daha sonra bölgemizdeki denizcilerle işbirliğine açık olmak gerekir. Birlikte iş yapmayı beceremeyenler, zaten rekabet edemezler. Bu nedenle, birlikte iş yapmanın yollarını aramak önceliğimizdir.

Denizcilik;ulaştırmadan sanayiye,turizmden tarıma kadar çok geniş bir alanda ve çok sayıda mevzuata tabi olup neredeyse bütün bakanlıklarla temas halinde bulunmak zorundadır. Başta Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı olmak üzere; balıkçılıkTarım Bakanlığı, yatçılık Kültür ve Turizm Bakanlığı, limanlarGümrük ve Ticaret Bakanlığı, döviz kazandıran hizmetler kapsamında Ekonomi Bakanlığı, tersaneler ile yan sanayisi Sanayi Bakanlığı ve bütün bu iş kollarında diğer sektörlere oranla çok daha yüksek donanımlı çalışanları ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığıile ilgili mevzuata tabidir.

Birbirinden tamamen farklı disiplinlerde olan bu sektörlerin tek ortak noktası; deniz ve denizciliktir. Bu ilgili bakanlıkların -mevzuat noktasında- kendi arasında bir koordinasyon oluşturmakta zorlanacağı anlamına gelmektedir.Oysa koordinasyonun ötesinde entegrasyona ihtiyaç olduğu açıktır.Bu entegrasyonun bir kamu tüzel kişiliğini haiz olan Deniz Ticaret Odası tarafından yapılması gerektiği,yasaların da amir hükmü olarak ortadadır.

“Çözümün Ana Aktörü Olan” Bir Deniz Ticaret Odası

Sık sık birbiriyle çelişen mevzuatlardan şikâyet etmek yerine ilgili bakanlıklara rehberlik yapmak –ki yasal görevimizdir- mevzuat düzenlemelerinde,hatta yasa metinlerinin taslaklarının hazırlanmasında proaktif rol almak yapacağımızen önemli işlerden olacaktır.Hâlihazırda devlet bizi sorunlarımızla biliyor; çözümün ana aktörü olamıyoruz. Oysa odalar sadece sorunları devlete iletmek için değil, çözüme katkı sağlamak için kurulmuştur ve bu faaliyetlerin yerine getirilmesi için gerekli gelirler, kanunla belirlenmiştir.

Artık devletten sadece isteyen değil, devletin ilgili kurumlarına rehberlik yapan bir Oda kimliğine bürünmek zorundayız.

“Denizcilerin Karargâhı” Bir Deniz Ticaret Odası

Deniz Ticaret Odası ulaşabilen ve ulaşılabilir bir kurum olacaktır. Bir çatı kuruluş olarak yönetimin tabana yayılması,hatta nüfuz etmesizorunludur.Üyelerden odaya, odadan devlete giden tek yönlü bir şikâyet iletim hattı dönemi kesinlikle sonlandırılmalıdır. Odamız; denizcilerin istek ve şikâyetlerini dillendirmenin ötesinde, birlikte çözüm üretip gerektiğinde yasal düzenlemeler için çalışmalar yapan bir nevi “denizcilik karargâhına” dönüşmelidir.

Farklı bakanlıklar ile etkileşim halinde ve onlarca farklı mevzuata tâbi olarak çalışmak durumundayız. Tâbi olduğumuz mevzuatın hazırlık süreçlerine aktif ve sağlam bir altyapı ile dâhil olamazsak, hazırlanacak hiçbir mevzuat sorunlarımızı çözemeyecektir. Bu çerçevede,Deniz Ticaret Odasının çözüm merkezli çalışabilmesi için; komite yapılarının değiştirilmesinden,çok sayıda mevzuatın iş kolları arasında koordinasyon ve işbirliğini sağlayacak şekilde iyileştirilmesine kadar, yapılacak çokişimizvardır.

“Bilgi ve Çözüm Üreten” Bir Deniz Ticaret Odası

Deniz Ticaret Odası, yeni dönemde çalışmalarını tabana yayarak yürütmek zorundadır. Gerekli bilimsel bilgiyi üretmeden çözüm üretmemizin mümkün olmadığı da ortadadır. Bu nedenle Piri Reis Üniversitemizi fazlasıyla önemsiyoruz. Denizciler olarak, başlangıcında pek çoğumuzun şirket büyüklüğü oranında bağışta bulunduğu bu projeyi, gönülden ve şiddetle destekledik. Piri Reis Üniversitesi, bir yandan sektörün ihtiyacı olan her alanda donanımlı denizciler yetiştirirken, diğer yandan Deniz Ticaret Odasının ihtiyacı olan her türlü bilgiyi de üretmelidir.

Üniversiteler salt bireğitim kurumu değildir. Üniversitenin, ismini aldığı Piri Reis’ten bugüne gelen birikimlerimizin, bilimsel bir disiplinle gayri maddi varlığa dönüştürülmesi gibi çok ama çok önemli bir misyonu olmalıdır. Üniversitemiz,denizciliğin bütün alanlarında çalışmalar yaparak, yıllardır tartışılan sanayi - üniversite iş birliğine gerçekten örnek olacak bir yapıya bürünmek zorundadır.Deniz Ticaret Odası olarak, 100 milyon dolar katkı sağladığımız bir üniversiteden bunu beklememizden daha doğal bir şey olamaz. Zira Piri Reis Üniversitesi son 10 yıldır Odamızın denizcilik adına yaptığı ve gerekli kaynakları borçlanarak sağladığı tek proje, her bir denizcinin mutlak hakkı ve söz sahibi olması gereken güzide bir üniversitemizdir.

“Hesap Verebilen ve Şeffaf” Bir Deniz Ticaret Odası

Ticaret Odaları gibi gelirlerini üye aidatları ve üyelerin oluşturduğu işlem hacminden sağlayan ve kamu hizmeti yapan kurumların bütçesi, gelir ve giderleritespit etmenin ötesinde kaynakların hangi faaliyetlere harcandığını da göstermek zorundadır. Hepimiz şirketlerimizi yönetirken biliriz ki, her faaliyetin bir maliyeti vardır. Bir kurum gereksiz faaliyetlerde bulundukça, yapması gereken asli faaliyetlere kaynak ayıramayacaktır. Bu durumda kaynakları israf etmesi, borca girmesi ve zamanla iflası kaçınılmazdır.

Önümüzdeki dönemde Deniz Ticaret Odası,faaliyetlerini; yasaların kendine çizdiği sınırlar içinde üyelerin sorunlarını çözmek, üyelerinin ticaret hacmini geliştirmek üzere ve üyeleriyle birlikte belirleyecektir. Kaynaklarını bu faaliyetlere ayıracak ve bütçesinde, faaliyetler için gerekli kaynaklar net olarak görülecektir. Böylece yönetimin tabana yayılması ve hatta nüfuz etmesi için gerekli şeffaflık sağlanacaktır.

Diğer bir husus ise Oda bağışlarının harcama kalemlerine dair şeffaflığının sağlanmasıdır. Bu konuda -hangi kurum olursa olsun- herhangi bir haksız kazanca meydan vermeyecek şekilde, talep edilen bağışlar proje ve harcama kalemleri ile birlikte değerlendirilecek, akabinde bağışın gerçekten bahsedilen proje ve kalemlere harcanıp harcanmadığı denetlenecek ve beklenen etkiyi sağlayıp sağlamadığı ölçülecektir.

Oda üyelerinin ödedikleri aidatlar ve oluşturdukları işlem hacminden kaynaklanan gelirler yine oda üyelerinin sorunlarının çözümü ve ticaret hacimlerinin büyütülmesi için kullanılacak, ihtiyaç olduğunda ulusal ve uluslararası proje fonları ve hibelerden sonuna kadar faydalanılacaktır.

“Hepimizin” Deniz Ticaret Odası

Avrupa, Afrika, Hint Okyanusu, Atlantik ve Pasifik’tekideniz ticaret merkezlerinde ilişki ağları ileküresel oyuncu olanDeniz Ticaret Odası,

Akdeniz ve Karadeniz’deki filomuzun yenilenmesi ve güçlenmesi için ulusal ve uluslararası finansman imkânlarını üyelerine sunabilen,bölgesel bir güç olan Deniz Ticaret Odası,

Olabildiğince homojen ve işlevsel bir yaklaşımla yeniden yapılandırılmışkomiteleriyle,denizcilikte iş birliğini destekleyen bir Deniz Ticaret Odası,

Denizcilik ve ilgili iş kollarında ulusal ve küresel bürokrasinin ve ilgili kurumların yapacağı çalışmalarda rehber kuruluş olarak,üyelerinin hukukunu koruyan bir Deniz Ticaret Odası,

Sadeleştirilmiş ve tabana yayılmış örgütlenmesiyle,ulaşabilen ve ulaşılabilir bir Deniz Ticaret Odası,

Rotasını üyeleriyle birlikte çizen, stratejilerini Türkiye ve Dünya gelişmelerini dikkate alarak bilimsel metotlarla belirleyen, bütçesini istikameti ve stratejilerini gerçekleştirecek faaliyetleri için harcayan bir Deniz Ticaret Odası,

Kaynaklarını denizciler ve denizciliğin gelişimine ayıran, hesap verebilen ve hesap sorabilen bir Deniz Ticaret Odası,

“Hepimizin Odası” olan bir Deniz Ticaret Odası için “Vira Bismillah” dedik.

 

7DENİZ

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
atasehir escort
istanbul trabzon evden eve nakliyat