Advert

Tersanelerin geleceği parlak

Tersaneler ve Kıyı Yapıları Genel Müdürlüğü’nün 2016 yılında yoğun bir çalışma programı yürüttüğünü belirten Genel Müdür Salim Özpak...

Tersanelerin geleceği parlak
Tersanelerin geleceği parlak Cengiz Tepebaş
Advert

Tersaneler ve Kıyı Yapıları Genel Müdürlüğü’nün 2016 yılında yoğun bir çalışma programı yürüttüğünü belirten Genel Müdür Salim Özpak, “Yoğun olarak gemi sanayi tesislerinin yasal izin süreçlerinin sonuçlandırılabilmesi için ilgili kurumlardaki süreçlerin takibi ile geçen bir 2016’dan sonra bu yıl da yine tesislerin, İdaremizden alınması gereken izin de dahil, eksik izin ve onaylarının tamamlanması için çalışmalarımız devam edecektir. Hedefimiz tersanelerin tamamının işletme iznini 2017 yılında almasını sağlamak” dedi.

Hem eğitim, hem de özel sektör ve kamu tarafındaki iş hayatı boyunca denizciliğin içinde yer almış biri Salim Özpak. Bu bağlamda ilk sorumuzu Türk denizcilik sektörünün 2016 değerlendirmesi ve Hükümetin attığı adımlar olsun…

Mesleki geçmişime dayanarak denizcilik sektörüne dair bazı tespitler yaparak sorularınıza cevap vermek isterim. Uluslararası kurallarla yönetilen ve küresel dalgalanmalardan en çok etkilenen sektörlerin başında gelen denizcilik sektörü tüm alt bileşenleri ile son 7-8 yılını bu dalgalanmaların gölgesinde geçirmiştir. Bunun bilincinde olan Bakanlığımız ve tabii ki hükümetlerimiz mevcut imkânlar ve konjonktürel gerekliliklere çerçevesinde, sektöre verebileceği tüm destekleri sağlamaya azami gayret göstermiştir. Ekonomik ve stratejik açıdan önemli ve gerekli olan denizcilik sektörünün, hem gelişiminin devam ettirilmesi, hem de rekabet gücünün yükseltilmesi adına 2016 yılı da sektör adına önemli kazanımların sağlanmaya devam edildiği yıl olmuştur. Bu kazanımları kısaca şöyle özetleyebiliriz: Ülkemiz denizcilik sektörü gemi sanayimizin kalbi Tuzla Tersaneler Bölgesi’nin kıyı yapıları için eksik kalan imar planı onayı gerçekleştirilmiş ve yasal sürecin en önemli kısmı tamamlanmıştır. Dağınık haldeki tekne imal yerlerinin bir araya getirilerek yüksek standartta tekne imal ve çekek yerleri yapılması amacıyla belirlenen alanların ilgili kooperatiflere tahsisi için gerekli çalışmalar yapılmıştır. Bu kapsamda İzmir-Çaltılıdere, Bodrum-Ören ve Antalya-Manavgat tekne imal ve çekek yerleri için kooperatiflerle Maliye Bakanlığı arasında ön izin sözleşmeleri imzalanmıştır. Tersane, tekne imal ve çekek yerlerinin kullandıkları alanlar için devlete ödedikleri kira bedelleri yerine hasılattan %0,1 oranında pay alınması uygulamasına geçilmesi adına gemi sanayi tesislerimizin tahsisli alanlar dışındaki kullanımlarından kaynaklı ortaya çıkan ecrimisil bedelleri ve kısalan kiralama süreleri için düzenleme getirilmiştir. Tesislerin 2013 Nisan’dan sonraki dönem için ecrimisil ödeme gereklilikleri ortadan kaldırılmıştır. Özellikle Tuzla’daki tesisler için çok az (18 yıl) kalan kira süreleri işletmecilerin de talep etmeleri halinde 2065 yılına kadar uzatılmıştır. Bu, tersanelerimizin geleceği daha iyi görmesi, daha iyi plan yapması, bundan daha önemlisi kredi saygınlıklarının artmasına yarıyor. Bu süreyi uzatmakla birlikte kredi kapasitelerini de 3 kat artırılmış oldu. Yani tersanelerimiz 6 milyar liralık ilave bir kredi hacmine sahip oldu. Özel sektör yatırımcılarının yat limanı yatırımı yapmasının önü açılmıştır. Kredi Garanti Fonu uygulamaları çerçevesinde özellikle ihraç amaçlı gemi yatırımları için Türk Eximbank tarafından kullandırılacak kredilere %100’e kadar kefalet imkânı getirilmiştir.

Tersaneler ve Kıyı Yapıları Genel Müdürlüğü görev ve hizmetleri kapsamında 2016 yılı gündeminiz nasıldı ve yeni senede nasıl bir programla ilerliyorsunuz?

Genel müdürlüğümüz görev alanı kapsamında 2016 yılında yoğun bir çalışma programı yürütmüştür. Bu çerçevede, gemi inşa, tadilat ve bakım-onarım faaliyetlerinin kurumsal bir yapıda, ulusal ve uluslararası mevzuata uygun olarak yürütülmesini ve yeni inşa edilen veya tadilat yapılan gemilerin İdare tarafından belgelendirme hizmetlerinin projelere uygun olarak yapılmasını temin amacıyla “Gemi ve Su Araçlarının İnşa, Tadilat ve Bakım–Onarım Yönetmeliği” yayınlanmış ve 7 Şubat 2016 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bu yönetmelik ile inşa ve tadilatta izin alma zorunluluğu sınırı tam boyu 15 metreden, tam boyu 12 metre olacak şekilde değiştirilmiş, yolcu gemileri hariç diğer gemilerde 50 metre ve üzeri için zorunlu olan klas şartı 24 metreye düşürülmüştür. Böylece tam boyu 24 metre ve üzeri olan tüm gemilere klaslı inşa edilmek ve bu klaslarını 5 yıl boyunca devam ettirme kuralı getirilmiştir. Bu değişiklik ile gemilerin, kurallara tam uyumlu inşa edilerek ürün güvenliğinin artırılması ve tadil edilecek gemilerin de yeni inşa standartlarına kavuşturulması amaçlanmış olup, bu sayede can ve mal emniyetinin yükseltilmesi planlanmaktadır.

Bakanlığımızın katkı sağlamaya başladığı bir diğer konu ise özellikle gemi sanayimizin hem yerlileştirilmesi hem de desteklenmesi adına Ekonomi Bakanlığı tarafından yürütülen tasarım desteği uygulamasıdır. Bu uygulamada Bakanlığımız/Genel Müdürlüğümüz gemi dizaynı konusundaki destek taleplerine uygunluk görüşü vermektedir. Ayrıca, Genel Müdürlüğümüz koordinasyonunda, İstanbul, İzmir ve Samsun denizdibi tarama başmühendislikleri aracılığıyla, mevcut tarama filosunu kullanarak tüm deniz ve iç sularımızda tarama hizmeti sunmaktadır. Aynı zamanda, kıyılarımızda faaliyet gösteren tarama vasıtaların envanteri ile yeni ihtiyaçların belirlenmesi sağlanacak, ayrıca idarenin planlama yaparak yerli temin imkanları ortaya çıkacaktır. Bakanlığımız, tarama alanında, ayrıca 2016 yılında en son teknolojilerin kullanılarak bir koruma alanında yapılan ilk çalışma olması ve iç sularda tarama alanı ve çıkartılacak sediment boyutuyla Avrupa’nın en büyük, dünyanın ikinci en büyük projesi olan Mogan Gölü Temizleme Projesi’ni başlatmıştır. Genel Müdürlüğümüz koordinesinde 2016 yılı son çeyrek döneminde yoğunlaştırılmış denetim kampanyası yapılmış olup, geçtiğimiz yıl 484 adet ürüne PGD (Piyasa Gözetim ve Denetimi) gerçekleştirilmiştir.

Türk denizciliğinin gelişimindeki mihenk taşlarından biri olan kurumun başında yer alıyorsunuz. Bu bağlamda sormak isteriz; Türkiye’nin deniz endüstri tesisleri, kıyı yapılarının durumu ve elbette ki sektörün personel yeterliliği ne seviyede? 

Tersanecilik olsun limancılık olsun genel olarak kıyı tesislerimiz yatırımcının yatırım yaptığı dönemdeki ihtiyacını karşılayan bir planlama üzerine kurulmuştur. Özellikle limancılık alanında zamanla ortaya çıkan ihtiyaçlar doğrultusunda hammadde ihtiyacı için yapılan iskeleler, genel limancılık faaliyetine dönmüş ve her tesis her yükü elleçleyebilir gibi bir noktaya gelinmiş ve sonucunda ciddi bir kapasite fazlalığı ortaya çıkmıştır. Bazı bölgelerde yüksek oranlarda kapasite kullanımı varken ve ilave yatırımlara ihtiyaç duyulurken bazı bölgelerde kullanılmayan atıl kapasiteler oluşmuştur. Küçük olsun benim olsun anlayışı; kurulu kapasitesi yüksek olan, ancak birçok tesisinde, su derinliği ve yanaşma yeri yetersizliği nedeniyle, yeni nesil gemilere hizmet veremeyen tesislerin oluğu bir tablo ortaya koymuştur. Bu anlayış aynı zamanda birbirine komşu tesislerde yatırım yapıp büyümek isteyen bir işletmecinin teknik nedenlerle büyümesini de engeller olmuştur. Örneğin İzmit Körfezindeki tesislerin bazılarının yeni nesil gemilere hizmet vermek için büyüme ihtiyaçları olmasına karşın komşu tesislerin durumundan kaynaklı teknik olumsuzluklar nedeni ile büyüyemez duruma gelmiş bulunmaktadır. Hem sektör hem kamu tarafı olarak, ülkemiz liman yatırımlarının daha planlama aşamasında, yatırımcının ihtiyacı da göz önüne alınarak, bölge ve ülke ihtiyaçlarına cevap verecek nitelikte, liman hinterlandı ile bağlantının kolay sağlandığı, diğer taşımacılık modları ile de entegre olabilecek özellikte ve elleçlenen yükler konusunda ihtisaslaşma sağlanması yönündeki yaklaşım en doğru yaklaşım olacaktır. Diğer taraftan, Genel Müdürlük olarak gemi sanayi tesislerinde gerek iş sağlığı ve güvenliği şartları gerekse çalışanların mesleki yeterliliklerinin geliştirilmesine önem vermekteyiz. Kalite kontrol anlayışının ürün oluştuktan sonra yapılan sıradan bir işlem olması yerine hatasız işlem gerçekleştirilmesine yönelik proses esnasında yapılan zaruri bir adım olmasını benimseyerek bir defada istenen şartlarda ve kalitede ürün ortaya konulması ile kaynak israfının önüne geçilmesinin sektörümüz açısından önemli olduğu kanaatindeyiz.

Tersaneler ve Kıyı Yapıları Genel Müdürlüğü’nün 2017 gündeminde hangi projeler ve programlar yer almakta öğrenebilir miyiz?

Yoğun olarak gemi sanayi tesislerinin yasal izin süreçlerinin sonuçlandırılabilmesi için ilgili kurumlardaki süreçlerin takibi ile geçen bir 2016’dan sonra bu yıl da yine tesislerin, İdaremizden alınması gereken izin de dahil, eksik izin ve onaylarının tamamlanması için çalışmalarımız devam edecektir. Hedefimiz tersanelerin tamamının işletme iznini 2017 yılında almasını sağlamak. Özel sektör tarafından yapılacak yeni yat limanı projelerinin değerlendirmesi tamamlanarak büyük bir açığımız olan yat bağlama kapasitemizin arttırılması çalışmaları yapılacaktır. Ayrıca yıllık yaklaşık 2 milyon metreküp tarama kapasitesine sahip olan kurumumuzun bu yaptığı taramalarda ihtiyaç duyduğu ve seyir emniyetine yönelik doğru veri alt yapısını oluşturacak şekilde faaliyet yapabilmesi adına temel bilgileri daha hızlı ve doğru bir şekilde elde etmesine imkan sağlayacak 1 adet yüksek hızlı batimetrik bot teminini projesini de a2017 yılı içerisine tamamlamak hedefindeyiz. Diğer taraftan, hem Bakanlığımızın hem de ülkemizin prestij projelerinden olan Mogan Gölü Temizleme Projesinin 2017 yılı içerisindeki termin planının eksiksiz tamamlanmasına odaklanmış durumdayız.

İbrahim Kocamış - 7DENİZ

Advert
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500