Advert

Türk Loydu’nda 61. Genel Kurul Heyecanı

2015’in Nisan sonunda devraldığı görevine devam eden Türk Loydu Başkanı Cem Melikoğlu, 2 yıl içerisinde yürüttükleri çalışmalar hakkında bilgiler verdi.

Türk Loydu’nda 61. Genel Kurul Heyecanı
Türk Loydu’nda 61. Genel Kurul Heyecanı Cengiz Tepebaş
Advert

2015’in Nisan sonunda devraldığı görevine devam eden Türk Loydu Başkanı Cem Melikoğlu, 2 yıl içerisinde yürüttükleri çalışmalar hakkında bilgiler verdi.

Cem Melikoğlu, “İki sene boyunca başarılı bir yönetim sergiledik. Bunu hemen vurgulamam lazım. Bu iki sene oldukça zorlu bir dönemdi.  Türkiye zor yerlerden geçti. Bir seçim, sonra bir erken seçim yaşadı. Ardından bir darbe kalkışması ve şimdi bir referandumdan çıktık. Bunları atlattık. Bunlar olurken komşumuz Suriye’de büyük bir savaş var. Oradan gelen büyük bir mülteci akını var. Bütün bunların üzerine dünya ekonomisinde bir kriz var. Ve bu kriz denizcilik sektörünü de etkiliyor. Doğal olarak Türkiye’nin denizcilik sektörü de bu durumdan etkileniyor. Bütün bu şartlar altında baktığımız zaman gayet güzel işler yaptık” şeklinde konuştu.  

Uçak gemisi olarak da bilinen  Türkiye’nin en büyük sivil askeri gemisi, 231 metre boyundaki havuzlu çıkartma gemisi için anlaşma yaptıklarını söyleyen Melikoğlu, “Bunun anlaşmasını yaptık. Şuanda Sedef Tersanesi’nde bu geminin inşaat hazırlıkları sürüyor. Türkiye için çok büyük bir hamle olacak. Türk Loydu’nun da bu hamle içerisinde yer alması benim en çok arzu ettiğim şeydi. Dünyada uçak gemisi klaslayan fazla sayıda klas kuruluşu yoktur. Türk Loydu da bu klaslamayı yapan kuruluşlara arasında yer alıyor. Türkiye için de büyük bir çalışma. Akdeniz’de askeri dengeleri lehimize değiştirecek bir proje bu” ifadelerini kullandı.

Yalnızca denizcilik değil endüstri dalında da çok fazla faaliyet içerisinde olduklarını hatırlatan Cem Melikoğlu, ”Yenilenebilir enerji alanında çalışmalarımız var. En başta rüzgar türbini sertifikalandırması yekimiz çıktı. Türkiye’nin ilk rüzgar türbinin sertifikalandırdık. Önceden bu yoktu. Sertifika sorunu yüzünden yerli üretim rüzgar türbinleri yoktu. Bunu çözdük. Aselsan ile çok güzel işbirlikleri içerisindeyiz. Bazı alanlarda ortak hareket ediyoruz. Bunların şuanda çok ayrıntısı vermeyelim” dedi.

Türk Loydu olarak uluslararası etkinliklerde yer aldıklarını anlatan Melikoğlu, “Bizim öncelikli hedeflerimiz arasında IACS var. Avrupa Birliği emsal tanınırlığı var. Bunları yapabilmek için Türk Loydu’nun yurtdışındaki algısını güçlendirmek lazımdı. Biz IACS, IMO ve AB kurumlarını ziyaret ettik ve başkan düzeyinde irtibatlar kurduk. Dünya denizcilik üniversitesinde bir sempozyuma iştirak ettik ve IMO başkanından sonra ikinci açılış konuşmasını Türk Loydu olarak biz yaptık. Bu bize artan saygınlığın göstergesidir. Şuanda yurtdışındaki algımız gayet güzel. Aktif olarak birçok toplantıya iştirak ediyoruz. Sunumlar yapıyoruz, bildiriler sunuyoruz. Buralarda yer almazsak bilinirliğimiz fazla olmaz. Gözden ırak olan gönülden de ırak olur lafı burada doğru olur. Etkin biçimde bu kuruluşların içinde yer almazsanız sizi unuturlar. Ortaya çıktıkça görünürlüğünüz, bilinirliğiniz artıyor.

IACS üyesi 12 kuruluş var. Bunların 7 tanesini başkan düzeyinde ziyaret ettik. Sekizincisi de planladı, yapacağız. IACS için kriterleri, denetimleri aşmanız tabi bir süre alıyor. İş orada bitmiyor. Kendinizi onlara iyi anlatmanız ve Türk Loydu’nu onların daha iyi anlamaları lazım. Size karşı olan yaklaşımlarını biraz daha olumluya döndürmeniz gerekiyor. Biz de kendilerini başkan düzeyinde ziyaret ettik. Ne yaptığımızı anlattık. Birlikte işbirliği imkanlarını konuştuk. Bu sürede bu üyelerle güzel işbirliği anlaşmaları imzaladık. Kore Loydu, Japonya Loydu ve Polonya Loydu ile işbirliği anlaşmalarımız imzalandı. İngiliz Loydu ve Rus Loydu ile yapılmış olan ama atıl duran anlaşmaları da hareketlendirdik. Dünya çapında faaliyet göstermek istiyorsanız yaygın bir ağınız olması lazım. Dünyanın her yerine sörveyör gönderebiliyoruz. Ama acil durumlarda bu kurumların hizmetlerinden faydalanabileceğiz. Bu da bize armatörlerimize daha hızlı ve makul fiyatlarla hizmet vermemizi sağlayacak. Buradaki bütün hedefimiz müşterilerimize, başta Türk armatörü olmak üzere, daha iyi hizmet sunabilmek.

Türkiye’de bazı ilkelere imza attık

Van gölünde yapılmış olan en büyük araba vapuru feribota klas verdik. 136 metre uzunluğunda bir gemi Türk Loydu’ndan klaslı. İlkler deyince bir sürü ilk var. Türkiye’de ilk turistik denizaltısına Türk Loydu klas verdi. Çok ilginç bir dizayn var. Altı cam, semi submarine olarak belirtilen yüzde yüz Türk dizaynı bir gemi. Bu gemi sayesinde turistik otellerin önünde çok güzel bir iş alanı açılmış olacak. Alt tarafı şeffaf, üst tarafı yemek yenilebilen, güneşlenilen bir gezi teknesi olarak dizayn edilmiş. Yolcular suyun altını gece de özel aydınlatmalarla izleme şansına sahipler. Bu geminin ardından başka gemilerde yapılacak. Türk Loydu olarak biz de bazı ilklere imza atmış oluyoruz.

Birçok eğitim çalışmamız var

Yaptığımız bu eğitimler herkesin yaptığı standart eğitimler değil de biz sektörün ihtiyacı olan alanlarda özel konularda eğitim verme yoluna gittik. Burada amacımız kar elde etmek değil, sektörün ihtiyaçlarına cevap vermektir. Bazı eğitimlerde yurtdışından uzmanlar davet ettik. Bazılarında da bunu ücretsiz yaptık. Sektöre haber verdik. Çünkü bilgi önemlidir. Daha fazla bilgiye sahip olduğunuzda daha iyi bir yönetim sergiliyorsunuz.  Daha iyi rekabet ediyorsunuz. Bilgi güçtür. Ne kadar çok şey öğrenirseniz o kadar iyi işler yapma şansınız oluyor.

Asbest ile ilgili bir rehber hazırladık

Türkiye’de özellikle İstanbul’da kentsel dönüşüm işleri var. Bu yıkılan binaların birçoğu 1960 ile 2000 yılları arasında yapılan eski binalar ve o dönemde asbest malzeme çok kullanılıyordu. Bunlarla ilgili; asbestin nasıl elleneceği, bertaraf edileceği, insan sağlığına zarar vermeden bu işlemlerin yapılabileceğiyle ilgili bir rehber hazırladık. Bu işleri yapan belediyelere ilettik. Özellikle Maltepe ve Kadıköy belediyeleri çok ilgilendiler. Bunu da bir kamu hizmeti olarak gördük. Çünkü neticede asbest lifleri kanserojendir. Hava yoluyla vücudumuza girebilir ve birçoğumuz buna maruz kalıyoruz. Bu işlerin düzgün ve emniyetli yapılması lazım diye düşündük.

Malta ve  Panama ile görüşüyoruz

Uluslararası alanda şu sıralar yakın ilişkiler içinde olduğumuz iki ülke var. Birisi Malta, diğeri Panama. Malta bayrağı ve Panama bayrağı Türk armatörlerinin tercih ettiği iki yabancı bayrak. Gerek vergi avantajları, gerek işlem avantajları açısından Türk armatörleri seviyor. Biz de bu bayraklarda ne yapabiliriz diye baktık. Malta Avrupa birliği üyesi olduğu için bizim Avrupa Birliği, bizim EMSA’dan tanınırlık almamızı bekliyor. Onu aldığımız anda Malta bayrağı yetkisini alacağız. Avrupa Birliği’nin Malta’da yaptığı uluslararası toplantılara, Malta deklarasyonuna iştirak ettik. Türkiye adına katkı koyduk. Diğer bayrak Panama için bir başvuru yaptık. Başvuru evraklarımız alındı, incelendi, uygun bulunduğu bilgisi geldi. Şuanda bir odit bekliyoruz Panama’dan. Bunun tarihini söylemek çok zor. Kendi yoğunluklarına göre bir karar verecekler. Tahminimiz haziran ayına kadar bir ön denetim alacağız. Panama bayrağı alabilirsek ikinci bir beyaz bayrağımız olacak. O da bizim için çok iyi olacak.

Enerji Bakanlığı’yla ilgili çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Rüzgar türbini ile başladığımız süreçte termik santrallere girdik. Termik santrallerden sonra nükleer enerji alanına girdik. Türkiye’de şuanda iki tane nükleer santral inşası yapılacak. Üçüncüsü de yolda. Bunlarda Türkiye’nin yerlileşmesi, sanayinin olgunlaşması lazım. Bunu yapmak için de milli kurumların olması lazım. Bunu yapmazsanız ömür boyu yabancı kurumlara bağımlı kalıyorsunuz. Bilmediğiniz bir konuyu da bilenden öğrenmeniz lazım. Biz de gidip öğrendik. Araştırdık karşımıza TÜV NORD çıktı. Gerçekten bu konuda oldukça etkin bir ağları var. Birçok ülkede nükleer santral yapmışlar. Çok farklı ülkelerin standartlarını çok iyi biliyorlar ve 500 üzerinde nükleer uzmanları var. Türk Loydu ile olan işbirliğine olumlu yaklaştılar. 11 Nisan’da da TÜV NORD ile işbirliği anlaşmasını imzaladık. Uzun vadede Türkiye’nin lehine olacak bir çalışma olacak. Türkiye’nin artık yeni teknolojileri alması, öğrenmesi hatta bundan faydalanarak kendi teknolojisini üretir hale gelmesi lazım. Enerji sektörü önemli bir alan. Türk Loydu yalnızca denizcilikte değil, endüstride ve bu alanında enerji sektöründe güçlü bir şekilde yer almak zorunda. Bizim faaliyetlerimiz arasında IACS şuanda çok önemli yer tutuyor. Biz bu göreve geldiğimizde kurum içinde bir anket yaptık. En öncelikli hedefimiz ne olması lazım şeklinde. Çünkü birçok iş var. Yüzde 90’ın üzerinde ilk önceliğimiz IACS olmalıdır sonucu çıktı. Çok haklılar IACS 12 üyeden oluşan uluslararası bir birlik ve neredeyse yüzde 90’ın üzerinde bir Pazar payına sahip. Biz de bu pazarın içinde yer almazsak küçülürüz. Uluslararası alanda artık pay almak çok zor. Bir çok kurum ihalelerinin şartlarını IACS üyeliğine bağlıyor. Bir çok nakliye şirketi gemi kiralayacağı zaman IACS’tan alınmış belge istiyor. Sigorta şirketleri de IACS istiyor. Türk Loydu’da bir şekilde bu süreci bitirip IACS birliğine üye olmak zorunda. Önünüzde iki yol var. Ya bu birliğe üye olup büyüyeceksiniz, ya da üye olmayıp ülke içerisinde küçük bir kuruluş haline geleceksiniz. Biz onu istemedik. Biz uluslararası alanda mücadele eden bölgesel bir güç haline gelmesini istiyoruz. Standartları kontrol eden, endüstriyi de kontrol eder. Bunu unutmamak lazım. Bu önemli bir şey. Siz kendi standart ve kriterlerinizi oluşturmazsanız o zaman başkalarının oluşturduğu standartları ve kriterleri uygulamak zorunda kalırsınız.

Türk Loydu IACS üyelik sürecinde bir yol haritası, bir plan çıkardı. Planda kısa vadeli ve uzun vadeli hedefler var içinde. Bunlarda sapmadan ilerledik. Ufak tefek ön almalar, ileri almalar oldu bazı işlerde ama genel anlamda IACS üyeliğiyle ilgili plan hatasız gidiyor. Bu yılın ilk çeyreğinde bir odit daha olduk. Haziranda ikinci bir odit var. Muhtemelen Eylül Ekim gibi odit  süreçleri bitmiş olur. Yılsonunda da IACS yönetim kurulunun önüne Türk Loydu’nun adaylığı gitmiş olmalı. Beklentimiz bu. Yurtdışındaki algımız her geçen gün daha iyiye gidiyor. Bunu şuradan anlıyoruz, en önemli ve saygın kriter olan Paris MOU var. Türk Loydu burada geçen sene yüksek performanslı kuruluş olarak anons edildi ve ilk 12’nin içinde yer aldı. Bunu da gururla ifade ederim ki, IACS üyesi bazı kuruluşların da üzerindeyiz. 2016 yılında sıfır hatayla biz bu listeyi bitirdi. Bu süreçte Türk bayraklı gemilerin beyaz bayraktan gri bayrağa düşme tehlikesi çıktı. Gemi tutulmaları bazı Türk armatörlerde biraz fazla oldu. Bu süreçte idare ile birlikte Türk Loydu bir çalışma yaparak Türk bayraklı gemilere ücretsiz oditler yaptık. Tutulma sayısını azalttık. Bu sayede Türk gemileri beyaz bayrakta kaldı. Beyaz bayrağı elde etmek çok zor ama kaybetmek çok kolay. Türkiye’nin uluslararası denizcilikte beyaz bayrakta kalması çok önemli. Bunu biz bir milli mücadele olarak gördük. Buradan maddi kaybımız oldu ama önemli olan Türkiye’nin çıkarlarıydı. Amacımıza da ulaştık. Sayın genel müdürümüz Hızırreis Deniz’in çok büyük katkıları oldu bu mücadelede. Birlikte çalıştık.

Ziyaret ettiğimiz IACS kuruluşlardan çok olumlu tepkiler alıyoruz. Türk Loydu şuanda Lloyd's List standart olarak hazırladığı bültenlerde izlenmesi gereken yükselen kuruluşlar arasına girdi. Türkiye’deki çok önemli projelere imza attık. Bunlar Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Osmangazi Köprüsü, yeni yapılan Vodafone Arene ve Türk Telekom Arena statlarında vardık. Çelik konstrüksiyon alanında çok güçlü hale geldik. O kadar insanın bir arada olduğu bir yerde kimse kaza riski istemiyor. Orada da yerimizi aldık.

Mesleki yeterlilik alanında belgelendirme yetkisi aldık. Tuzladaki işçileri mesleki yeterlilik belgesi konusu gündeme geldi. Biz sektöre yardımcı olmak için çalışmalar yaptık. Mesleki yeterlilikte bir test kısmı var bir de eğitim kısmı var. Mesleki yeterlilikte test kısmında kimseyle işbirliği yapmanıza gerek yok. Devlet izin vermiyor. Eğitim kısmında GİSBİR ile işbirliği yapmıştık. Burada da faaliyetlerimiz gayet iyi biçimde ilerliyor.

Üniversitelerle sponsorluk anlaşmalarımız oluyor. İstanbul Teknik Üniversitesi, Yıldız Teknik Üniversitesi, Karadeniz Teknik Üniversitesi, Piri Reis Üniversitesi’nde öğrencilerin uluslararası alanda yaptıkları yarışmalara sponsor olduk. Bunlar; Rüzgar tekneleri, güneş enerjili tekne, kürek tekneleri, bu sene su altı tekneleri var. Buradaki hedefimiz öğrencilerin bazı konularda ilerleyerek yeni teknolojiler kullanmaları, yeni düşünceler oluşturmaları ve Türk denizciliğine faydalı buluşlar yapmalarıdır. Bunlara da elimizden geldiğince yardımcı oluyoruz.

İlk yerli yapım yeni dizayn balıkçı gemisini Türk Loydu klasladı. Balıkçı gemilerde artık klas belgesi zorunlu hale geldi. Burada Türk balıkçılarının verimini artıracak ve açık uluslararası sularda daha iyi mücadele yapabilecekleri bir tekne dizaynını klasladık. Çok faydalı olacağını ümit ediyoruz.

Sosyal faaliyetlerimiz için de Türk Loydu’nda seminerler organize ediyoruz. Antartika ile ilgili, çevre ile ilgili seminerler düzenledik. Sera gazı emisyonu doğrulama yetkisi aldık. Bu sene zorunlu hale geldi Haziran ayından itibaren. Burada yetki almış az sayıda kurumdan biriyiz. Uluslararası alanda istenen bir belgeleme bu. Türkiye’de artık bunu zorunlu hale soktu. Belli bir sayıda üretim yapan firmalar bu doğrulamayı yaptırmak zorundalar. Biz de buradaki yerimizi aldık.

Bu sene Türk bayrağına geçmek isteyen tekneleri özendirecek yönetmelikler hazırlandı. İdare Türk bayrağının sayısının artması için çok ciddi yönetmelik değişiklikleri yaptı. Biz de yatlarda buna katkı sağlayacak çalışma yapalım dedik. Yabancı bir bayrakta olup da Türk bayrağına geçmek isteyen ama klaslı bir teknede Türk Loydu’nu da tercih ederse yüzde 75’e kadar bir indirim uyguluyoruz. 30 Ağustos’a kadar bu devam edecek. Burada amacımız Türk bayrağına geçmek isteyen tekneler Türk Loydun’dan klas alsınlar. Hem Türk Loydu hem de tekne sahipleri buradan fayda görsünler istiyoruz.

Avrupa birliği projelerinde deyer almaya başladık. Uluslarası saygınlığın artırılmasının bir yolu da bu türk çalışmların için yer almaktır. NeEkol adı verilen IMO’nun açık denizde çatışma tüzüğü ile ilgili bir eğitim modülünü üstlendik. Burada 6 tane yabancı kuruluş var. Bunlarla birlikte çalışıyoruz. İşin önemli kısmı şu, projenin lideri Türk Loydu. Biz organize ediyoruz ve bizim hazırladığımız eğitim modülü IMO tarafından uluslarası olarak kullanılacak.

Genel Kurul huzur içinde geçsin

Bizim yönetimi ilk aldığımızda gördüğümüz en önemli rahatsızlık yönetimlerin çok sık bir şekilde değişmesiydi. O yüzden en başta çok ciddi bir çalışma yaparak ve bütün kuruluşların görüşlerini ve önerilerini alarak bir senet değişikliği yaptık. Bu süreçte gemi mühendisleri odasında da yaklaşık 4 tane ayrı toplantı yapıldı. Üyelere bütün bu değişiklikler anlatıldı. Türk Loydu Vakfı olağan üstü genel kurulunda bütün iştirakçilerin oylarıyla bu değişiklikler kabul edildi. Bu değişikliklerle yönetim süresi 3 yıla çıkarıldı. 2 sene çok azdı çünkü. Aslında ben 4 olsun istiyordum ama 3 sene de makul bir süre. Ayrıca işini iyi yapan yönetimin devam etmesi lazım. Gemi mühendisleri odasında yönetim el değiştirdiğinde Türk Loydu Vakfı’ndaki yönetim de el değiştiriyordu. Hangi yönetim Gemi Mühendisleri Odası’nda başa geldiyse kendi ekibini de Türk Loydu’nda istiyordu. Dolayısıyla daha önceki yönetimin işini iyi yapıp yapmıyor olmasına bakılmaksızın değişiklikler yapılıyordu. Tabi bu değişiklik Türk Loydu’nda farklı algılanıyordu. Yönetimlerin zaten 2 sene sonra gideceğini ve uzun soluklu bir çalışma sürdüremiyorsunuz ve çalışan kadrolar yönetime farklı bir gözle bakıyordu. Halbuki diğer uluslararası klas kuruluşlarına baktığımızda onların içinde de vakıflar var ama onlar 10 yıl, 20 yıl gibi çok uzun süreler yönetimde kalıyor. İki yılda bir yönetim değiştirip de uzun vadeli işler yapan bir örnek de yok.

Kurumu anlayıp birinci yıldan sonra gerçekten bir proje oluşturma zamanına geldiğinizde bir daha seçilemeyeceğinizi anlıyordunuz. Bir daha seçilmeyecek insan da niye riskli işlere gireyim diye düşünüyordu. Dolayısıyla kendisinden sonra gelene bırakıyordu o işleri. Böyle olunca Türk Loydu maalesef son yıllarda yerinde saymış. Biz bu senet değişikliğiyle öncelikle bireysel adaylığın önünü açmak istedik. Kriterleri sağlayan adaylar Türk Loydu genel kuruluna gelsinler, hizmet etmek isteyen insanların önünü kesmeyelim, başvursunlar. Türk Loydu’ndan nitelikli, yüksek kaliteli ve hizmet etmek isteyen insanlar gelsin yönetim kurulunda olsunlar. Zamanında sanayi odasından rahmetli Üzeyir Garih vardı, o çok değerli çalışmalar yapmış. Onun gibi insanlar gelsinler aday olsunlar, yönetimde katkı koysunlar, hizmet versinler. Bu sene bunun ilk uygulaması olacak. Tabi bu süreçte Gemi Mühendisleri Odası bizim senet değişikliğini yapmamıza rağmen kendi içinde yönetmelik değişikliğini henüz yapamadı. Gemi Mühendisleri Odası’nın elinde mevcut yönetmelik. Orası ayrı bir tüzel kişilik, Türk Loydu Vakfı ayrı bir tüzel kişilik. Gemi Mühendisleri Odası ben yönetmeliğimi uygulamak zorundayım diyor.  Türk Loydu Vakfı da resmi senedi var. Vakıf’ta resmi senedini uygulamak zorunda. O da kendi üstüne düşen kısmını yaptı. Ben seçim yapmak zorundayım dedi, ön seçimle bazı adaylar saptadı. Odanın işi bence orada bitmiş oluyor artık. Fakat ondan sonra Türk Loydu vakfı resmi senedine göre yönetimde yer almak isteyen herkesin bireysel başvuru yapması lazım. Bireysel başvuruyu engelleyen bir madde yok. O da yönetmeliğini uyguladı ve işini ve görevini yapmış oldu. 20 nisandaki genel kurulda bir çok adayımız var. Odanın saptadığı adaylar dışında da aylar var. Bunları Türk Loydu vakfı genel kurulu değerlendirecek ve seçecek. Keşke daha fazla aday olsa, daha kaliteli adaylar gelse. Burası çünkü hizmet yeridir. Burası bir vakıf ve buranın en iyi insanlarla yönetilmesi lazım. Yapılan en önemli çalışmalardan bir tanesi, yıllardır konuşulan bir şirketleşme olayı vardı. Türk Loydu vakfı iktisadi işletmesi vakfın arkasında kurulmuş bir işletmeydi. Şirketleşemediği için özellikle uluslararası alanda ve ticari alanda hantallaşıyordu. Biz uzun zamandır konuşulan ama gerçekleştirilemeyen anonim şirketi konusunu hallettik. Türk Loydu uygunluk Değerlendirme Hizmetleri Anonim Şirketleri Kuruldu. 6 Nisan itibariyle tescili yapıldı, 11 Nisan’da da Ticaret Sicil Gazetesi’nde de yayınlandı. Artık iktisadi işletme yok, anonim şirket var. Bu bile daha kıvrak, rekabetçi ve hızlı olmamızı sağlayacak.

Hayırlı uğurlu olsun 61. Genel kurulumuz. İnşallah huzur içinde bir genel kurul olur.

Röportaj: İbrahim Kocamış - 7DENİZ

Advert
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500