Haber Detayı
01 Ocak 1970 - Perşembe 00:00 Bu haber 381 kez okundu
 
Tersanelerin Geleceğine Yönelik Strateji Bir An Önce Belirlenmeli
2008 sonrası yaşanan kriz nedeniyle kızaklar boş kalınca tersanecilerin çoğu bakım-onarıma yöneldi. Bu tersaneler ayakta kalabilmek için ciddi indirimler yaptı ve sonuç olarak sektörde aşırı bir rekabet ortamı oluştu.
Röportaj Haberi
Tersanelerin Geleceğine Yönelik Strateji Bir An Önce Belirlenmeli

2008 sonrası yaşanan kriz nedeniyle kızaklar boş kalınca tersanecilerin çoğu bakım-onarıma yöneldi. Bu tersaneler ayakta kalabilmek için ciddi indirimler yaptı ve sonuç olarak sektörde aşırı bir rekabet ortamı oluştu. GİSAŞ Gemi İnşa Sanayi A.Ş., Tuzla Gemi İnşa ve Onarım Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren tersaneler ve yan sanayi kuruluşlarının katılımı ile 1995 yılında kuruldu.

 

GİSAŞ Gemi İnşa Sanayi A.Ş., Tuzla Gemi İnşa ve Onarım Sanayi Bölgesi’nde
faaliyet gösteren tersaneler ve yan sanayi kuruluşlarının katılımı ile 1995
yılında kuruldu. GİSAŞ, Tuzla Tersaneler Bölgesinde, tersane sahibi girişimcilerin
önemli bir vizyonu ile oluşturulmuş, 150’nin üzerinde çalışanı olan
büyük bir anonim şirketidir. 30’un üzerinde ortağı olan ve büyük çoğunluğunu
tersane sahiplerinin oluşturduğu GİSAŞ, Tuzla tersaneler koyunda
pilotaj ve römorkaj hizmeti vermekte. 5 römorkaja ve 2 de pilot botuna
sahip. Tuzla’ya gelip giden tüm gemilerin manevrası GİSAŞ’ın sorumluluğunda.
Bu hizmeti devlet tarafından aldığı yetki ile yapmakta. Tuzla-Aydınlı
koyu’nda 51 tesis yer almakta. Bu tesislerden 27’si tersane tanımına giriyor.
18’i tekne imal ve çekek yeri, 5’i kooperatif ve bir de denize kıyısı olmayan
tesis var. GİSAŞ bu 51 tesise hizmet vermekte. Bu tesislerin yanı sıra Un Ro-
Ro’ya da hizmet vermekte.

 

GİSAŞ’ın öncelikli işinin
römorkaj ve pilotaj hizmeti
vermek olduğunu
belirten GİSAŞ Yönetim
Kurulu Başkanı Süheyl Demirtaş;
Tersanelerin raspalama
işleminde kullandıkları griftin
Türkiye’deki tek ithalatçısı da Gİ-
SAŞ’tır. Deniz Kuvvetleri’nin işletmekte
olduğu 2 askeri tersane,
Gölcük ve Pendik’teki İstanbul
Tersanesi dahil olmak üzere tüm
grifti bizden alıyor. Bu yönüyle
de sektörün en önemli bileşenini
oluşturuyoruz. Bunun haricinde
8 mühendis arkadaşımızın görev
aldığı bir çevre danışma birimimiz
var. Tuzla Tersanesindeki
tüm tesislere çevre danışmanlık
hizmeti veriyoruz. Tüm lisanslama
ve çevre izinleri, onların
takibi ile yönlendirilmesinde
yardımcı oluyoruz. Ayrıca Temiz
Tuzla diye bir teknemiz var,
onunla Tuzla koyunun temizliğine
katkıda bulunuyoruz”.
GİSAŞ gemi inşa sektörünün
önemli güçteki şirketlerinden
biridir
Demirtaş, GİSAŞ’ın neden kurulduğunu
ve sektörün neden böyle
bir yapılanmaya ihtiyacı olduğunu
şöyle açıklıyor: “ Şu anda içinde
bulunduğumuz GİSBİR Gemi
İnşa Sanayisi Birliği 1971’de kurulmuş
bir dernektir. Tersanelerin
ulusal ve uluslararası platformlarda
temsilciliğini yapmak amacıyla
kurulur. O dönemlerde Dernekler
Kanunu, derneklerin bağış
dışında başka bir ticari faaliyette
bulunmasına izin vermiyordu.
Dolayısıyla bağışlarla bu yapıların
büyümesi mümkün değildi.
Ekonomik faaliyetten kaynak
yaratmak gerekiyordu. Bunun
üzerine GİSBİR’in üyeleri (ki yüzde
90’ı GİSAŞ’ın kurucu ortaklarıdır)
GİSAŞ’ı kurarlar. GİSAŞ’ın
yola çıkış amacı, derneğe sürekli
ekonomik katkıda bulunacak bir
yapı sağlamaktı. Geçen yıllar
içerisinde hem sektörün büyümesi,
hem de GİSAŞ’ın sektöre
paralel büyümesi bizi bugünkü
konuma getirdi. 2003 yılı sonrasında
ise yeni yasada derneklere
bir iktisadi işletme kurma hakkı
tanınmış. Dolayısı ile o sorun da
ortadan kalktı fakat GİSAŞ bütün
hızıyla yoluna devam etti. Çok rahatlıkla söyleyebilirim ki finansal
açıdan gemi inşa sektörünün
önemli güçteki şirketlerinden birisidir
GİSAŞ.
Gemi inşa sektörünün yaşadığı
sorunlara da değinen Demirtaş,
2008 ile başlayan süreçte dünyada
denizcilik sektörünün tüm zamanların
en büyük krizini yaşadığını,
2008 yılı Mayıs ayında 11
bin ve üzerini görmüş Baltık kuru
yük endeksinin Ekim 2008’de
650 – 670’ler civarına düştüğünü
hatırlattı. Dünya ekonomisi
için önemli bir parametre sayılan
Baltık kuru yük endeksinde o yıllarda
yüzde 95 gibi ciddi bir düşüş
yaşandı. 2014’te is 4 binleri
gördü. Son bir yıldır 800 ila 1000
arasında gidip gelirken, son 3-4
aydır bu rakamda yaklaşık yüzde
50 yükselme görülmekte.
Kriz döneminde 71 tersaneden
sadece biri iflas kararı aldı
Türk gemi inşa sanayinin yaşanılan
krizi başarı ile atlattığını belirten
Demirtaş, bunun nedenini
şöyle açıklıyor: “ 71 operasyonel
tersaneden sadece bir tersanenin
resmi olarak iflasına karar
verildi. Dolayısıyla çok büyük
sıkıntılar yaşayan tersaneler, bu
dönemde hayatta kalmanın bir
yolunu buldular. Fakat şu an 5
üyemiz savunma sanayinin projelerini
başarı ile yapıyor. Bu
projeler Değer-San ile başladı.
Değer-San milli karakol botu projesi,
RMK Tersanesi sahil güvenlik
kurtarma gemisi, İstanbul Tersanesi
yedekleme ve kurtarma gemisi
ve Yonca-Onuk Tersanesi de
sahil güvenliğe hızlı botlar yaptı.
Tabi sektörün ayakta kalmasını
sağlayan sadece tersaneler değil
o tersanelere malzeme sağlayan
ekipmancıların, tersanelerde
eleman çalıştıran alt firmalarla
birlikte sektörün ayakta kalması
sağlandı” dedi.
Dünya üzerinde küçük bir yüzde
oluşturan ama hareketi genel
ekonomiden bağımsız olan
niş marketlerin olduğuna dikkat
çeken Demirtaş; “ Römorkör
piyasası, balıkçı gemileri, platform
supplay dediğimiz platform
destek gemilerini yapanlar var.
Son dönemde Türkiye’deki 20
tesise bakarsanız, yapılanların
neredeyse hepsi bu gemilerden.
Tanker ve konteyner gemisi yapan
tersane pek göremezsiniz.
Çünkü o segmentlerde hala ciddi
sıkıntılar var” diyerek sektördeki
bir diğer önemli konunun ise bakım-
onarım olduğunun altını çizdi.
Her geminin bir klası vardır ve
sertifiye olmak zorundadır dedi.
Tuzla Tersaneler Koyu’nda tamir
yapmayan tersane kalmadı
Bu dönemde kızaklar boşalınca,
gemi inşa sanayicilerinin neredeyse
tamamının tamire yöneldiğini
ve şu anda sektörde 3 tip
tersanenin var olduğunu ifade
eden Demirtaş; “ 2008 yılından
önce, sadece bakım-onarım yapanlar
(örneğin GEMAT ve Tuzla
Shipyard gibi ), sadece gemi inşa
yapanlar ve her ikisini bir arada
yapanlar olarak 3 tip tersane
vardı. Şunu açıkça ifade edebilirim
ki şu anda Tuzla Tersaneler
Koyu’nda neredeyse tamir yapmayan
tersane kalmadı. Hatta
bunun için yüzer havuz edinenler
oldu. Dolayısıyla sektörümüz için
bakım-onarım önem arz etmekte.
Bakım-onarımı önemli yapan
ise devamlı bir faaliyet olmasıdır.
Öte yandan sektörde aşırı rekabetin
yaratmış olduğu bir durum
söz konusu. Yani bir firma bir yılda
10 gemi onarıp, diğer yıl bu
sayıyı iki katına çıkarsa dahi yine
de cirosu yarı yarıya düşüyor.
Bunun nedeni ise bakım-onarım
sahası uzmanlık gerektiren bir
sahadır ve sonradan bakım-onarıma
yönelen tersaneler ayakta
kalabilmek için ciddi indirimler
yaptı ve bu da aşırı rekabete yol
açtı. Bu durum sadece Türkiye’de
değil dünyada da böyle” diyerek
tersanelerin bakım-onarıma yönelmesi
ile aşırı rekabet ortamının
oluştuğuna dikkat çekti.
Şu anda sektörün yaşadığı en
önemli problemlerden birisi de
tersanelerin kira sürelerinin tek rar 49 yıla tamamlanıp tamamlanmayacağıdır.
Konuyla ilgili
değerlendirmelerini sorduğumuz
Demirtaş, şu açıklamayı yaptı: “
Öncelikle bu soruyu sorduğunuz
için teşekkür ederim. GİSAŞ olarak
bu konuyu farklı platformlarda
gündeme getirdik. Yasal düzenleme
gereği tüm ülke kıyıları
devletin malıdır. Tersaneler de
kıyılarda, devletin malı arazileri
üzerin konuşlanmıştır. Bu yerler
devletten de kimisi 49 yıllığına,
kimisi daha az süreyle irtifak
hakkı sözleşmeleri ile kiralanmış
arazilerdir. Neticede devletin
de bir stratejisi, planı programı
vardır. Ancak burada çok ciddi
yatırımlar var. Bu tersaneler ve
yatırımlar, Tuzla için önemli bir
değer oluşturuyor. Askeri gemi
yaptığı için stratejik, istihdam ve
ihracat girdisi sağladığı için ekonomik
önem arz ediyor. Dünyada
gemi inşa diğer sektörlerden
farklı bir yere konur. Ülkemizde
de bunun böyle olacağından
şüphemiz yok. Ancak tersanelerin
kira süreleriyle ilgili durumu
devletimizin bir an önce açıklığa
kavuşturup, hem gemi inşanın
hem de Tuzla Tersaneler Bölgesi’nin
geleceğine yönelik stratejisini
belirgin bir şekilde ortaya
koyması gerekiyor.”
Türkiye’nin son 10 yıl içerisindeki
ekonomik gelişimi, ülkemize
olan yabancı yatırımcı ilgisini
arttırdı diyen Demirtaş, Türkiye’nin
ekonomik açıdan bir cazibe
merkezi konumuna geldiğini
ortaya koydu. Ancak artan yabancı
ilgisinin olduğu böyle bir
yerde, bugüne kadar tersanelere
hiçbir yabancı yatırımcının talip
olmadığını, bunun nedeninin de
tersane kiralarındaki kalan süreler
olduğunu açıkça ifade eden
Demirtaş; “ Buradaki yatırımlar
milyon dolarla ifade edilen yatırımlardır.
Yatırımcılarda bir yatırıma
karar verdiği zaman, o yatırımın
ne zaman döneceğini ve
ne şekilde karlılık sağlayacağını
öngörmek durumundadır. Ancak
böyle bir ortamda bunun mümkün
olacağını sanmıyorum” dedi.
Demirtaş, tersane kira sürelerinin
uzatılması konusunda Bakanlığa,
Müsteşara ve Genel Müdüre
kadar tüm müracaatları yaptıklarını
ve yapmaya da devam ettiklerini,
her platforma bu konuyu
taşıdıklarını söyledi.
Her şey objektif, mantıklı, makul
olmalıdır
Son dönemde tersanelerin, tersane
kazaları ve çevre ile ilgili
cezalarla gündeme gelmesini
değerlendiren Demirtaş; “ Tersanecilik
ve gemi inşa, ağır risk
grubunda yer alan bir iştir. Maalesef
dünyada ve ülkemizde de
bu iş kolunda kazalar yaşanabiliyor.
Dileğimiz hiç yaşanmaması
tabi ki. Kaybolan bir insan hayatı
hiçbir şey ile ölçülmez. Biz, olan
kazaların hepsinden son derece
üzüntü duyduk. Gemi inşa sektörü
eleştirilmeden önce matematiksel
bir hesap yapılmalı. Zaten
meydana gelen kaza da iflas
eden bir firmada gerçekleşti. İflas
sürecinden kaynaklanan bir
otorite boşluğundan dolayı böyle
bir olayın meydana geldiğini
düşünüyorum. Daha önce eski
tersane sahipleri kaza ihtimaline
karşı uyarılmıştı. Tek bir olayın
tüm tersaneye mal edilmesi çok
yanlış. Toplamda kesilen cezalar
ise bilgi v belge bazındadır.
Çünkü atık oluşturan bir sektör
değiliz. Çevreye ciddi zararlar
vermiyoruz. Ne atık suyumuz var
ne de hava kirliliğine sebep oluyoruz.
Bu çıkan haberler objektif,
mantık ve makul bir çerçevede
yapılmalı” dedi.
GİSAŞ Çevre Danışmanlık Birimi
41 tesise hizmet veriyor
Tuzla Tersaneler Bölgesi’nde verdiği
çevre danışmanlık hizmeti
hakkında GİSAŞ Çevre Danışmanlık
Birimi Koordinatörü Türkan
Manasır Öz şunları aktardı: “Gİ-
SAŞ Çevre Danışmanlık Birimi sadece
Tuzla Tersaneler Bölgesi’nde
faaliyet gösteren, GİSBİR‘in
kardeş kuruluşu olan bir firmadır.
Bu amaçla GİSAŞ bünyesinde kuruldu.
Çevre Denetim Yönetmeliği
kapsamında Türkiye’deki tüm
tesisler ya bir çevre danışmanlık
birimi kurmak zorunda ya da
çevre görevlisi istihdam etmek
istihdam etmek zorundalar. GİSBİR
ve GİSAŞ’ta 2010 Aralık ayında
böyle bir birim kurmaya karar
verdiler. Bu çevre birimi faaliyetlerine
2011 yılında başladı. Şu
anda birimde 8 kişi görev alıyor.
Tuzla Tersane Bölgesi’nde sadece
tersaneler olmak üzere 41 tesise
hizmet veriyoruz. Yaptığımız
hizmetler sonucu Çevre Bakanlığı’ndan
teşekkür aldık ve bizzat
takdir edildik.”
Son olarak sektörle ilgili yapılan
tüm forumlara katıldıklarını söyleyen
Demirtaş, 6 ayda bir yapılan
OİCD’nin gemi inşa çalışma
grubuna katıldıklarını da belirterek,
bu platformlarda edindikleri
gözlemler neticesinde 2014’ün
daha iyi bir yıl olacağını ifade
etti. 

Kaynak: Editör: Haber Merkezi
Etiketler: Tersanelerin, Geleceğine, Yönelik, Strateji, Bir, An, Önce, Belirlenmeli,
Yorumlar
Haber Yazılımı