Haber Detayı
11 Aralık 2014 - Perşembe 23:00 Bu haber 10740 kez okundu
 
RORO DOSYA: Türkiye’de Ro-Ro Taşımacılığı
Deniz Ticareti Haberi
RORO  DOSYA: Türkiye’de Ro-Ro Taşımacılığı

DOSYA: Türkiyeʹde Ro-Ro Taşımacılığı   Dünya Ticareti İçerisinde Denizyolu Ticaretinin Payı 11 Trilyon Dolar ile Yüzde 60 Ticari taşımacılıkta dünya üzerinde en fazla tercih edilen taşıma türü denizyoludur. Bir defada çok fazla yükün çok uzak mesafelere taşınabildiği bu türde, taşınan mal minimum düzeyde hasar görür ve sınır aşımı olmaz. Bütün bunlar göz önünde bulundurulduğunda denizyolu ile yolcu ve yük taşımacılığının diğer taşıma türlerine göre daha ucuz olduğu görülmekte. 8 bin 400 km’den fazla kıyı şeridiyle üç tarafı denizlerle çevrili olan Türkiye’nin global taşımacılık faaliyetlerinin büyük bir bölümünün gerçekleştirildiği deniz taşımacılığı alanında avantajlı bir konumda olduğu yadsınamaz bir gerçek.  Geçtiğimiz yıllara baktığımızda ise ne yazık ki ülkemizde deniz taşımacılığı hizmetlerinin yeterli düzeyde kullanılamadığını gördük. sex shop Global ekonomi ortalaması dikkate alındığında 2023’e kadar ticaret hacminin 46 trilyon dolara ulaşması bekleniyor. Ülkemizde bugün dış ticaret yükünün yaklaşık yüzde 87’sinin denizyolu ile taşındığı düşünüldüğünde, denizciliğin geliştirilmesi yönünde atılan adımların ve yürütülen faaliyetlerin ne denli önemli olduğu açıkça görülüyor. 18,3 trilyon dolarlık hacme sahip dünya ticareti içerisinde denizyolu ticaretinin payı 11 trilyon dolar ile yüzde 60. Bu pastadan daha fazla pay almak isteyen Türkiye, hedeflerini daha da büyütmektedir. Kabotaj taşımacılığının canlandırılmasına yönelik 2004 yılında başlatılan ÖTV’siz yakıt uygulaması ile günümüze kadar 3 milyar 595 milyon TL’nin üzerinde ÖTV tahsil edilmedi ve sektöre destek sağlandı. Bu destekle birlikte 2012 sonu itibariyle 2003 yılına göre; kabotaj taşımacılığında elleçlenen yük miktarında yüzde 61, taşınan yolcu sayısında yüzde 59 ve taşınan araç sayısında yüzde 72 artış yakalandı.  Son 11 yıl içerisinde dünyada yaşanan ekonomik krize rağmen limanlarımızda yapılan yük elleçlemesinde yüzde 104, işlem gören konteyner miktarında (TEU bazında) yüzde 189 artış gerçekleşti. En ucuz ve çevre dostu olan denizyolu ulaşımının teşvik edilmesini sağlayan ÖTV’siz Yakıt Uygulaması karayolu trafiğini büyük ölçüde denize kaydırdı. Denizyolu taşımacılığının geliştirilmesi için alınan önlem ve düzenlemeler neticesinde yapılan uygulamayla; Marmara Denizi’nde birçok yeni hat kuruldu, mevcut hatlarda ise araç ve yolcu taşıma kapasiteleri arttırıldı. Sonuç olarak, daha fazla aracın denizyolu taşımacılığını kullanması ve Ro-Ro taşımacılık hizmetinin  desteklenmesi  gerekiyor. Bunun için daha çok Ro-Ro terminallerine ihtiyaç var. Fakat devletin bürokratik engelleri bu noktada ortaya çıkıyor. Sektörde konuşulan ise, “Devlet, Ro-Ro terminallerine yeterince yer tespiti yapamıyor.” şeklinde. Öte yandan Marmara Denizi kıyısında, büyük ve sadece Ro-Ro gemilerine hizmet sunacak bir tesisin bu sıkıntıya ciddi oranda kolaylık sağlayacağı düşünülüyor. Bir milyon araç yurt içinde Ro-Ro hizmetlerini kullanırsa eğer, şehirlerimizde daha az trafik, daha çok istihdam ve yakıt tasarrufu sağlanacaktır.  Ro-Ro  Gemilerinin Çeşitleri: Yakın Yol Ro-Ro Gemileri, Uzakyol Ro-Ro Gemileri, Feribotlar Konvansiyonel, Ro-Ro Gemileri Kombine, Ro-Ro Gemileri, Araba Taşıyıcıları, Araba–Yolcu Gemiler… Ro-Ro Gemilerinin Avantajları: Tahliye ve yükleme çabukluğu ile limanlarda kalış süresinin azlığı nedeniyle liman giderlerinin azalması, Süratlerinin yüksek oluşu ve limanlarda bekleme sürelerinin düşük olması nedeniyle daha çok sayı da sefer olanağı, Gemi personel sayısının azlığı ve limanda işçilere az ihtiyaç duyulması nedeniyle insan gücünden tasarruf olanağı, Yüklerin yük sahiplerine daha kısa sürede ulaşabilmesi, Genelde layner hatlar üzerinde çalışmalar yapması avantajları olarak sıralanabilir.  Ro-Ro Taşımacılığının Kazançları Yakıt: İstanbul’dan Güney Marmara’ya taşına araçlardan yaklaşık 10 milyon litre yakıt tasarrufu sağlamış oldu. Cari açığın kapanmasına katkıda bulunuluyor. Karayollarına etkisi: 2 şeritli bir yolun alt malzeme maliyetleri olmadan sadece bir kilometre asfalt 400.000 Lira, 2 şeritli duble yollarda bu maliyet tam 2 katına çıkıyor. Bir o kadar da bakımları, onarımları için harcanan maliyetler var. Ve bu maliyetler dahi çok pahalı. Ağır vasıta araçların bu yolları aşındırması önleniyor. Lojiktik Firmalarının Kazancı: Lojistik şirketlerinin kar marjına direk etkili olan Ro-Ro taşımacılığı, araçların amortisman maliyelerini düşürür ve tamir ve bakım maliyetlerini azaltarak ömrünü uzatır, yakıt maliyetleri azalır.  Son 3 Ayda 693 Gemiyle 107 Bin 242 Araç Ve 67 Bin 646 Yolcu Taşındı Ro-Ro taşımacılığı kapsamında son 3 aylık dönemde taşınan araç sayısı geçen yılın aynı dönemine oranla artarak 107 bin 242’ye yükseldi. 2014 yılında 8 aylık dönemde ise 281 bin 62 araç taşındığı görüldü. Deniz Ticareti Genel Müdürlüğü’nden alınan verilere göre bu yılın Haziran-Temmuz-Ağustos dönemlerini kapsayan 3 aylık periyotta, yurtdışı düzenli hatlarda Ro-Ro gemileri ile taşınan araç ve yolcu istatistikleri şöyle; 2014’te 3 aylık periyotta 117 gemiyle 40 bin 882 aracın taşındığı Pendik/Haydarpaşa-Trieste güzergahı, sefer yapan gemi ve nakledilen araç sayısı bakımından en çok kullanılan hat oldu. Bunu 38 gemi 11 bin 813 araçla Çeşme-Trieste, 112 gemi 11 bin 105 araçla Taşucu-Girne, 52 gemi 8 bin 935 araçla Hadarpaşa-Ilyichevsky, 27 gemi 8 bin 338 araçla Mersin-Trieste hatları izledi. Bu yıl 20 ile en fazla hat Ağustos ayında açılırken, 16 ile en düşük hattın Haziran ayında açıldığı görüldü. 36 bin 555 ile en fazla araç Haziran ayında taşınırken, Ağustos ayında en fazla 254 gemi ve 29 bin 181 yolcunun taşındığı kaydedildi. 3 aylık periyotta gerçekleştirilen yatırımlarla, tüm hatlarda taşınan araçların 55 bin 2’sini gelenler, 52 bin 42’sini de gidenler oluşturdu. Haziran-Temmuz-Ağustos aylarında tüm hatlarda toplamda 693 gemiyle 107 bin 242 araç ve 67 bin 646 yolcu taşındı.   [caption id=ˮattachment_18747ˮ align=ˮalignleftˮ width=ˮ283ˮ] ROFED/Hasan Çemrek[/caption] -En Ucuz Ve Çevre Dostu Denizyolu Ulaşımı Teşvik Edilmeli Kuzey Marmara’da amaca uygun olmayan ayrı rıhtım ve iskeleler yerine belli noktalarda, ağır ticari araçların şehir içlerine sokulmadan ve şehir dışına yönlendirilerek gemiye bindirileceği yerlerde, Ro-Ro terminalleri yer almalı. Kabotaj Hattı Ro-Ro ve Feribot İşletmecileri Derneği (ROFED) Marmara Denizi içerisinde ağır vasıta ve feribot hizmeti veren ve 23 üyeden oluşan bir dernektir. ROFED, hatlar içerisinde yolcu-otomobil, ağır vasıta araçları olarak taşıma yapan, Marmara Denizi’nde çalışan toplam 34 gemiye sahiptir. Bu gemilerin ekonomik değeri ise yaklaşık 220 Milyon TL civarındadır. Dernek, Gelibolu-Çardak, Tekirdağ-Karabiga, Tekirdağ-Saraylar, Tekirdağ-Bandırma, Tekirdağ-Erdek, M. Ereğlisi-Bandırma, Ambarlı-Bandırma ve Eskihisar-Tavşanlı (Yalova) hatları içerisinde yolcu-otomobil, ağır vasıta araçlarıyla taşıma hizmeti vermektedir. Türkiye deniz taşımacılığında önemli bir ticari hacme sahip olan Ro-Ro ve Feribot taşımacılığında yaşanan sorunlar, atılması gereken adımlar ve çözümler konusunda, Kabotaj Hattı Ro-Ro ve Feribot İşletmecileri Derneği (ROFED) Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Çemrek’in bilgilerine başvurduk. Çemrek; “Sorunların çözümü konusunda dernek olarak ciddi adımlar attık. Hedefimiz, yeniçağa ayak uydurarak güçlü bir şekilde ilerlemek olacak. Taşımacılık sektörü ile bağlantısı olan tüm diğer STK’lar, kooperatifler, lojistik firmaları, kurum ve kuruluşlar ile ilişkiler kurmak, sorunlara ortak çözümler bulmak adına her zaman iş birliğine açığız.” dedi. Firmalar Önünü Görebilirse Eğer Türk Tersanelerinde Yeni Gemiler Yaptırır Kuzey Marmara’da amaca uygun olmayan ayrı rıhtım ve iskeleler yerine belli noktalarda, ağır ticari araçların şehir içlerine sokulmadan ve şehir dışına yönlendirilerek gemiye bindirileceği yerlerde, Ro-Ro terminallerinin olması gerektiğine dikkat çeken Çemrek; “Firmalar önlerini görebilseler Türk tersanelerinde en az servis verdiği hatta uygun 20 yeni gemi yaptıracaklarını düşünüyorum.” dedi. Güney Marmara’da Yeni Bir Ro-Ro Terminaline İhtiyaç Var Özellikle Güney Marmara’da yeni bir Ro-Ro terminaline çok ihtiyaç olduğuna dikkat çeken Çemrek; “Kuzey Marmara’da; Ambarlı Limanı, Martaş Ereğli Limanı, Tekirdağ Limanı, Tekirdağ-Barbaros Limanı bulunurken, Güney Marmara’da sadece bir liman bulunuyor. Dolayısıyla Güney Marmara’da yeni bir Ro-Ro terminaline çok ihtiyaç var.” dedi. Belli noktalar için de projeleri olduğunu belirten Çemrek, bu projelerin onay aşamasında olduğunu ve diğer taraftan ilgili makamların kendilerine göstereceği yerlere de projeler geliştirebileceklerini dile getirdi. Çemrek, daha çok ağır vasıta araçlarını denizyolu taşımacılığına çekmek için her türlü ortak düşünce ve fikre açık olduklarını söyledi. Gemilerin harcamaları konusunda atılacak adımların ve yapılan tasarrufların, araçların taşıma ücretlerine yansıyacağını söyleyen Çemrek; “Ülkemizin kendi sularında kendi bayrağı ile çalışan gemilere uygulayacağı bu masrafların düzenlenmesi sadece devletimizin elindedir.” ifadesine yer verdi. ÖTV’siz yakıt uygulamasının deniz taşımacılığı sektörünün en önemli yapı taşı olduğuna değinen Çemrek; “ÖTV’siz yakıt uygulamasının başladığı 2004’ten 2013’e kadar sektöre önemli ölçüde destek sağlandı ve en büyük payı yüzde 41,5’lik oranla yolcu gemileri ve feribotlar aldı.  En ucuz ve çevre dostu olan denizyolu ulaşımının teşvik edilmesini sağlayan ÖTV’siz Yakıt Uygulaması karayolu trafiğini büyük ölçüde denize kaydırdı. Mevcut hatlarda ise araç ve yolcu taşıma kapasiteleri arttı.” dedi. Marmara’da bu taşıma türünün daha da arttırılabilmesi için yeni hatlara ciddi olarak ihtiyaç var. Taşımacılığın tek bir terminalde toplanması ve düzenli servis vermesi halinde bugünkü taşıma oranlarının ikiye, üçe katlanacağı öngörülmekte. [caption id=ˮattachment_18748ˮ align=ˮalignleftˮ width=ˮ181ˮ] S.S. Erdek Deniz Mot. Taş. Koop./ Muharrem Sürmen[/caption] -Bürokrasi Önümüzü Kapatıyor Denize ciddi yatırımlar yaptıklarına dikkat çeken Muharrem Sürmen, bu yatırımları yaparken devletin kendilerini teşvik etmesi gerektiğini vurguladı. İzinler konusunda kendilerine özel bir statü sağlanması gerektiğini dile getiren Sürmen, “Açıkçası bürokrasi önümüzü kapatıyor. Öyle anlar geliyor ki sefer sırasında zorluklarla karşılaşıyoruz.” açıklamasında bulundu. Tekirdağ bölgesinde yılda 500 bin, Erdek bölgesinden de 500 bin olmak üzere bir milyon yolcuya hizmet verildiğini söyleyen S.S. Erdek Deniz Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Muharrem Sürmen; “Erdek’te halkımızın ulaşması için Erdek Belediyesi’ne ait bir feribot iskelesi mevcut. Fakat Tekirdağ’da feribot iskelemiz yok. İstanbul Yenikapı’dan Çanakkale’ye kadar bir tane bile feribot iskelesi mevcut değil. Üç tarafı denizlerle çevrili olan ülkemizde, Türkiye’nin neredeyse nüfusunu 40 milyonunu istihdam eden Marmara Bölgesi’nde bir tane bile feribot iskelesi yok.” dedi. Kooperatif olarak yaptırdıkları geminin maliyetinin 11 milyon dolar olduğunu ve denize ciddi yatırımlar yaptıklarını dile getiren Sürmen; “Türkiye’de yapılan en büyük feribotu yakın zamanda suya indireceğiz Gemimiz 102 metre boyunda, 19 metre genişliğinde, 55 kamyon, 38 tır ve 180 binek arabası kapasiteli olacak. Bunun yanı sıra 50 milyon dolarlık bir yatırımımız da söz konusu. Bizler denize ciddi yatırımlar yapıyoruz.  Fakat biz bu yatırımları yaparken devletin de bizi teşvik etmesi lazım. Açıkçası bürokrasi önümüzü kapatıyor. Öyle anlar geliyor ki sefer sırasında zorluklarla karşılaşıyoruz. İzinler konusunda bizlere özel bir statü sağlamaları gerekiyor. Örneğin bir feribot rampası yapabilmek için 60 tane evrak istiyorlar. Diğer yandan yeni feribot iskeleleri yapılmadığı gibi yapılmasına da izin verilmiyor. Devletten istediğimiz tek şey bürokratik engelleri ortadan kaldırarak önümüzü açmaları olacaktır. “Devlet Bizden KDV Almamalı” ROFED çatısı altında çalışmalarının devam ettiğini söyleyen Sürmen,  sektörün sorunlarına çözüm olmak adına Ankara’ya sıkıntılarını ilettiklerini fakat bugüne kadar tam anlamıyla bir sonuç alamadıklarına dikkat çekti. Sürmen; “Hatta Tekirdağ ve Bandırma bölgesinde feribot iskelesi için yer tespiti yapıp bir dosya hazırlayarak Ankara’ya sunduk. Ancak yine talebimize bir cevap alamadık. Bunların yanı sıra KDV konusunda da devlet desteğine ihtiyacımız var. Devletin bizden KDV almaması lazım. Çünkü KDV çok önemli bir unsur. Bu bölgenin (üç adanın) nüfus yoğunluğu yazın yaklaşık bir milyona yakın. Marmara Adası’nda Türkiye’nin en verimli mermer ocakları bulunuyor. Yılda yaklaşık 2 milyar dolarlık ihracat gerçekleşiyor. Bu ihracatın nakliyeleri ise gemilerimiz vasıtasıyla yapılmakta. Erdek Ro-Ro, Türkiye’ye döviz girdisi sağlayan bir bölgeye hizmet sağlıyor.” dedi.   [caption id=ˮattachment_18749ˮ align=ˮalignleftˮ width=ˮ182ˮ] Alternative Taşımacılık A.Ş./ Eşber Horasan[/caption]  -Taşımacılık Ve Lojistik Türkiye İçin Bir Markadır Ro-Ro taşımacılığıyla ülkemizde, karayolu taşımacılığından geleceğin taşıma sistemi olan intermodal taşımacılığa ciddi bir geçiş yapıldı. Ülkemizde Ro-Ro ve feribot taşımacılık hizmetlerinin yeni bir yapılanma yaşadığına, dolayısıyla karşılaşılan sistemsel sorunların olabileceğine dikkat çeken Alternative Taşımacılık A.Ş Direktörü Eşber Horasan; “Şu anda Ro-Ro ile Türkiyeʹden yıllık yaklaşık 320 bin araçla Avrupa’ya taşıma yapılıyor. 300 bine yakın araç da kara yoluyla gidiyor. Uygun proje çalışmalarıyla Ro-Ro ile taşınan kısım başta olmak üzere bu kapasitenin artırılabileceğini düşünüyoruz. Özellikle, Ro-Ro taşımacılığıyla ülkemizde karayolu taşımacılığından geleceğin taşıma sistemi olan intermodal taşımacılığa ciddi bir geçiş yapıldı. Bu alanda başarılı projeler gerçekleştirebilmek için Türk lojistik firmalarının bu konuya daha fazla eğilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Bunun için en önemli ihtiyaçlardan biri, daha fazla hacme hitap edebilmek için Türkiye’de Ro-Ro liman ve terminallerinin eksikliğinin giderilmesi olarak önümüze çıkıyor. Ro-Ro taşımacılığında alternatiflerin oluşmasıyla beraber bu ihtiyacın büyüklüğü belirginleşmiş durumda. Liman sayısına bakıldığında hatırı sayılır bir rakama ulaşan ülkemizde, bu limanların çok azının içinde Ro-Ro terminali ve demir yolu bağlantısı barındırdığı gözleniyor. Bulunanların çoğunun da atıl olduğu tespit ediliyor. Bu anlamda limanlar ağırlıklı iş kolunda genişlemeyi seçtikleri için iş özellikli terminallerin oluşturulması için gerekli hukuksal altyapının ayrıştırılarak yatırımcının önüne çıkarılan bürokratik engeller azaltılmalıdır. Örneğin sadece bir Ro-Ro terminali kurmak istediğinizde önünüze konteyner, açık yük vb. gibi limanlardan istenen detaylar yerine yapılacak işe göre oluşturulacak kriterler verilmelidir.” diyerek bunun içerisinde ortak ve geneli kapsayan kriterlerin de olacağını belirtti. “Devlet Ve Özel Sektör Birlikte Yol Almalı” Türkiye, geçmiş dönemde kara yolu taşımacılığına daha fazla ağırlık verdiği için maalesef Ro-Ro taşımacılığında aktif rol üstlenmedi diyen Horasan; “Avrupaʹnın en büyük karayolu filosuna sahip bir ülke olmamıza rağmen bu durum, ülkemiz adına rekabet dezavantajı yaratıyor. Yakın geçmişe kadar bu taşıma modeli, genellikle vize sorunları ve sınır kapısı geçiş sıkıntıları esnasında tercih edildi. Ancak krizin çözülmesiyle tekrardan geleneksel taşıma yöntemlerine devam edilmesi sebebiyle Ro-Ro hatları istenilen noktanın çok gerisinde kaldı. Bu nedenle de farklı destinasyonlara ulaşan alternatif rotalar geliştirilemedi. Son dönemlerde tekrar başlayan gelişmeler sektör için sevindirici. Ancak kat edilmesi gereken uzun bir yol var. Çalışmaların hız kesilmeden devam etmesi gerektiğini, devlet ve özel sektörün birlikte yol alması gerektiğini söyleyebiliriz. Bununla beraber Alternative Taşımacılık öncülüğünde başlayan Ro-Ro’lar ile konteyner taşıması ülkemiz lojistik sektörüne yeni bir boyut getirdi. Düşük yatırım maliyeti avantajıyla karayolu servis kalitesine çok yakın bir seviyede hizmete sunulan swapbody ve 45’PWHC konteyner ekipmanları ile yapılan taşımalar, Türk taşıma sektörünün yanında ihracatçısına da daha ekonomik bir alternatif yaratarak süreçlerin yeniden tasarlanmasına yardımcı oldu. Bu sayede artan rekabet gücümüzü ülkemizin hizmetine sunmaktan da mutluluk duyuyoruz. Sektörler bazında “taşımacılık” ve “lojistik”, Türkiye için bir markadır. Yeterli destek alınabilirse, Avrupa’da karayolunun olduğu gibi Türk Ro-Ro taşımacılığının da Akdeniz ve Karadeniz’de lider olabileceğini düşünüyoruz. Bu markayı yaratmak üzere yola çıkan Alternative Taşımacılık olarak, sektörümüz adına hükümetimizden destek bekliyoruz.” dedi.   [caption id=ˮattachment_18750ˮ align=ˮalignleftˮ width=ˮ210ˮ] Catoni Deniz İşleri A.Ş. / Murat Hatabay[/caption] -Gümrük İşlemleri Tarafında Yeni Yasal Düzenlemelere İhtiyaç Var Türkiye’nin, 2023 ile ilgili olarak 500 milyar dolar ihracat hedefine ulaşabilmesi için limanlara ve hemen arkasından da bunu taşıyacak gemilere ihtiyacı var. Ro-Ro taşımacılığında yeni veya ikinci el araçlar taşındığı gibi bu taşımacılığın karayoluyla uluslararası taşıma yapan treylerlerin, yolculuğun bir bölümünü gemiyle yapmalarına da imkan verdiğini söyleyen Catoni Deniz İşleri A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Murat Hatabay; “Ro-Ro gemileri, özellikle tekerlekli, paletli veya çekilebilir araçların taşımacılığı için kullanılan özel gemilerdir. Tüm maliyetler dikkate alındığında Ro-Ro taşımacılığının genelde ekonomik ve güvenli bir seçenek olduğunu, değişik ülkelerdeki vize, sınır, gümrük, bekleme sorunlarından kurtulmaya imkan verdiğini söyleyebiliriz. Türkiye’de, gerek taşımacılık, gerekse lojistik sektörünün gelişimi adına özellikle son yıllarda kayda değer gelişmeler yaşandığına dikkat çeken Hatabay; “Bununla birlikte, özellikle gümrük işlemleri tarafında yeni yasal düzenlemelere de ihtiyaç olduğuna inanıyoruz. Bu konuda da zaten bazı çalışmaların halen yapılmakta olduğunu biliyoruz. Gümrüğümüzde liderliğe oynayan bir ülke olarak, dışarıdaki pazarlara yönelik daha kolay, daha basit prosedürler gündeme getirilmelidir. Bilindiği gibi, dünya ticaretinin yüzde 90’ından fazlası deniz yoluyla yapılmakta. Bu, gerçekten de çok ciddi bir rakamdır. Türkiye’nin, 2023 ile ilgili olarak 500 milyar dolar ihracat gibi büyük hedefleri söz konusu. Türkiye’nin, hedeflediği dış ticaret sıçramasını yapabilmesi için öncelikle limanlara ihtiyacı var ve hemen arkasından da bunu taşıyacak gemilere. Bugün Türkiye’de Türk sahipliğinde bulunan gemi tonajı 22 milyon DWT, Türk bayraklı gemi ise 10 milyon DWT’dir. Komşumuz Yunanistan’ın kapasitesi ise yaklaşık 260-270 milyon DWT’dir. Bu ve benzeri nedenlerle, daha yapılması gereken çok şey olduğunu söyleyebiliriz.” dedi. Türkiye’nin çok önemli bir jeopolitik konumda yer aldığını ve buna bağlı olarak lojistik koridorda üs olmaya en güçlü aday olduğunu ifade eden Hatabay; “Boğazlar’dan geçen gemilerin beklemesi ve zaman kaybetmesinin de önemli bir sorun oluşturduğunu söyleyebilirim. Özellikle güvenlik ve çevresel faktörler açısından bu çok önemli bir konudur. Karadeniz’deki terminallerin altyapılarının büyük gemileri elleçlemeye müsait olmadığı da bir gerçek. Bunun yanı sıra, gelişmeye açık gümrük işlemleri konusunu da göz önüne alırsak, transit trafiğin desteklenebilmesi için atılması gereken bazı adımlar olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.” açıklamasında bulundu. “Türkiye’de Neredeyse Faaliyeti Olmayan Armatör Kalmadı” Bir dönem Türkiye, dünyanın beşinci en büyük gemi üretimi yapan ülkesiyken, ne yazık ki şimdi sıralamada oldukça aşağılarda yer alıyor diyen Hatabay, bu tablonun tersine çevrilmesi için sektörün desteklenmesi gerektiğine dikkat çekti. Hatabay; “Aslında Türkiye, birçok gemi tipini yüksek kalite seviyesinde üretmekte, ancak daha fazla devlet desteğine ihtiyaç var. 2023 hedeflerinin çok büyük olduğunu her zaman göz önünde bulundurmalıyız. Devlet ve özel sektör işbirliği ile bu sektörde yapılacak daha çok şey olduğuna inanıyoruz. Yabancı firmaların Türkiye’ye ilgisi olduğunu da belirtmek gerekir. Bugün Türkiye’de neredeyse faaliyeti olmayan armatör kalmadı. Lojistik anlamda da birçok firma gelmekte. Avrupa’da, daralmış, doymuş, hatta küçülen ekonomiler olduğunu görüyoruz. Oralarda başarılı olan ve büyümek isteyen firmalar, bizim gibi ülkelere geliyorlar. Türkiye, sadece kendi bölgesinde değil, dünyada yatırım yapılabilecek, risk seviyesi kabul edilebilir düzeyde olan, büyüyen bir pazar olarak görülmektedir.” dedi.   [caption id=ˮattachment_18751ˮ align=ˮalignleftˮ width=ˮ180ˮ] İstanbul Deniz Otobüsleri A.Ş. (İDO) / Kapt. Ömer Selman Yüksel[/caption] -Devletin Sektöre En Büyük Desteği ÖTV’siz Yakıt Konusudur Karayollarındaki tır taşımacılığını denizyoluna kaydırma ile ilgili her proje, İstanbul trafiğini rahatlatacaktır. Marmara Denizi’nde gerçekleşen yolcu ve araç taşımacılığının her zaman devam edeceğine dikkat çeken İstanbul Deniz Otobüsleri A.Ş. (İDO) Operasyon Enspektörü Kapt. Ömer Selman Yüksel, ayrıca terminallerde ve seyirde yolcuya zaman kazandıran gemilere ihtiyaç olduğunun altını çizerek şu açıklamayı yaptı: “İzmit Körfezi’nde yapımı süren köprü ile birlikte Marmara Denizi’ndeki feribot taşımacılığı ile ilgili olarak çeşitli görüş ve tahminlere sebep olmakla beraber net yanıtını köprü devreye girdikten bir süre sonra yolcu verecektir.  Marmara Denizi’nde yolcu ve araç taşımacılığının her zaman devam edeceğini düşünüyorum. Ancak ileriki yıllarda köprüye alternatif olabilmek için işletme maliyetlerinin daha düşük, daha çevreci, hava şartlarından daha az etkilenen, terminallerde ve seyirde yolcuya zaman kazandıran gemilere ihtiyaç olacaktır.” Yüksel, son yıllardaki iklim değişikliğinin etkilerinden dolayı yaz aylarında dahi feribot seferlerinde olan iptallerin kendilerini etkilediğini belirtti. Yüksel, bunun dışında başta yakıt olmak üzere artan işletme giderleri de sefer maliyetlerinin artmasına sebep olmaktadır diyerek; “Son yıllardaki iklim değişikliğine bağlı olarak seferlerde yaşadığımız güçlükler bizi zaman zaman zor durumda bırakıyor. Bu global sorunun artmaması için hem denizlerin temizliği hem havanın daha az kirletilmesi konusunda, başta bizim gibi gelirini denizden sağlayan işletmelerin hassasiyet göstermesinin gereğinin bilincindeyiz. Önümüzdeki süreçte bu konudaki kurumsal bilincimizin artması yönünde gayretimiz olacak. Sektördeki her kurum ve çalışanın da bu konuda üzerlerine düşen görevleri yapması gerektiğini düşünüyoruz.” şeklinde devam etti. “Bakanlığımızın denizcilik biriminin önceki yıllara göre sektör içinden gelen yöneticilerden oluşması sorunlarla ilgili daha rahat iletişim kurmamızı sağlıyor” diyen Yüksel, bürokratik işlemlerin elektronik ortamda daha kısa sürede yapılabilmesi için çalışmaların olduğunu ve bundan da faydalandıklarını söyledi. Yüksel; “Bu tür hizmetler bize her açıdan zaman kazandırdığı için geliştirilmesi hususunda da umutluyuz. Devletimizin sektörümüze olan en büyük desteklerinden biri ÖTV’siz yakıt konusudur. Bu destek bizim gibi maliyet unsurlarının başında yakıt olan kurumlar için hayati önem taşımakla beraber sürekliliği önemli bir temennimizdir.” dedi. Ro-Pax Projesi Gündemde Terminal ve gemi ayağında verdikleri hizmetin kalitesini arttırmak amacıyla iyileştirmelerinin ve yeniliklerinin devam edeceğini belirten Yüksel; “Bunun yanında uzun zamandır gündemde olan Marmara’nın kuzeyi ve güneyi arasındaki Ro-Pax projesi, yani hem ağır araçların hem yolcunun taşınabildiği gemilerle yapılan bir hat kurma projesi gündemini korumaya devam ediyor. Karayollarındaki tır taşımacılığını denizyoluna kaydırma ile ilgili her projenin İstanbul trafiğini rahatlatacağını ve önemli hizmet olacağını düşünüyoruz.”dedi.   [caption id=ˮattachment_18752ˮ align=ˮalignleftˮ width=ˮ185ˮ] Gulf Agency Denizcilik A.Ş. (GAC Shipping) /Fulya Erciyas[/caption] -Yeni Hatlarda Ro-Ro Servisi Hizmetlerinin Açılması Teşvik Edilmiyor Devlet, Ro-Ro terminallerine yeterince yer tespiti yapamıyor. Marmara Denizi kıyısında sadece Ro-Ro gemilerine hizmet sunacak bir tesis, sıkıntıya ciddi oranda kolaylık sağlayacak. Böyle bir terminalin iç taşımadaki faydaları, sektörde kendini hissettirecektir. Deniz taşımacılığı hizmeti sağlarken karşılaştıkları zorlukların başında Ro-Ro hizmeti veren hatların sadece belli hatlarda ve düzensiz hizmet vermesi olduğunu dile getiren Gulf Agency Denizcilik A.Ş. (GAC Shipping) Kargo ve Satış Yöneticisi Fulya Erciyas; “Karşılaştığımız zorlukların başında, belli tarihler veya aralıklarda hizmet almamamız geliyor. Örnek olarak Derince-Poti hattını gösterebilirim. Burada aylık olması gereken hizmet, iki veya üç ayda bir yapılmakta. Hizmet bulamadığımız hatlarda ise Rolling kargo dediğimiz yükler konteyner hattı, açık gemi veya kara taşımacılığı hizmeti kullanılarak verilmekte. Bu da parça başı maliyetinin yükselmesine sebep oluyor.” dedi. Yük temini konusunda sıkıntı yaşanmamasına rağmen Ro-Ro gemilerinin işletme maliyetinin yüksek olması ve özelikle yoğun limanlardaki maliyetlerin de bu durumu olumsuz etkilemesi, armatörlerin yeni hat kurulumu konusunda temkinli yaklaşmalarına sebep oluyor diyen Erciyas; “Yeni hatlarda yeni Ro-Ro servisi hizmetlerinin açılması teşvik edilmiyor. Suriye’de yaşanan olaylar sebebiyle Türk tırlarının Suudi Arabistan’a yaptığı taşımalar büyük oranda sekteye uğradı. Suriye’yi geçiş ülkesi olarak kullanamayan tırlar, Mısır üzerinden Ro-Ro taşımacılığını gerçekleştiriyor.”diyerek bunun da çok uzun ve yüksek maliyetli bir yol izlenmesine sebep olduğunu belirtti. Özellikle Karadeniz Bölgesi’nde Ro-Ro servisi başlatmak zordur diyen Erciyas; “Çünkü o bölgeye çalışan kara nakliyecilerinin uyguladıkları fiyat politikaları, bu servisin açılıp yük almasına engel olmaktadır.” dedi. “Devlet, Ro-Ro Terminallerine Yeterince Yer Tespiti Yapamıyor” Enerji yoksunu olan ülkemizde, Ro-Ro taşımacılığının enerji tasarrufuna büyük faydası olacağına inanıyorum diyen Gulf Agency Denizcilik A.Ş. Irak Ülke Müdürü Ömür Öztaş;  “10 hatta 36 gemi çalıştığı ve ROFED’e üye 23 tüzel kişiliğin, 235 bin ağır taşıtı denizyolunu kullanarak taşıdığı tespit edildi. Toplam yakıttan tasarruf ise 9,5 milyon litredir. Dolayısıyla daha fazla aracın denizyolu taşımacılığını kullanması ve Ro-Ro taşımacılık hizmetinin  desteklenmesi  gerektiğine inanıyorum. Tabi ki bunun için daha çok Ro-Ro terminallerine ihtiyaç var. Devletin bürokratik engelleri maalesef burada karışımıza çıkıyor. Devlet, Ro-Ro terminallerine yeterince yer tespiti yapamıyor. Marmara Denizi kıyısında büyük ve sadece Ro-Ro gemilerine hizmet sunacak bir tesis, bu sıkıntıya ciddi oranda kolaylık sağlayacaktır. Böyle bir terminalin iç taşımadaki faydaları, sektörde kendini hissettirecektir. Bir milyon araca yurt içinde Ro-Ro hizmetlerini kullandırabilirsek, şehirlerimizde daha az trafik, daha çok istihdam ve yakıt tasarrufu sağlanacaktır. Üç tarafı denizlerle çevrili ülkemizde, daha çok kabotaj taşıması gerçekleştirerek, daha gelişmiş bir ülke olma yolunda ilerlememizi sürdürebiliriz.” açıklamasına yer verdi.   [caption id=ˮattachment_18753ˮ align=ˮalignleftˮ width=ˮ196ˮ] Martaş Ro-Ro Denizcilik Tic. A.Ş./Özgür Topuz[/caption] -Stratejik Bir Noktada Yer Alıyoruz Martaş Ro-Ro olarak hizmet verilen Marmara Ereğlisi Liman Tesisleri’nin en önemli avantajı, sanayi bölgesi olan Çorlu- Çerkezköy’e ve planlan yeni 3.köprü bağlantı noktalarına en yakın noktada yer almasıdır. Birçok stratejik noktaya yakın olması nedeniyle önemli bir avantaja sahip olan Martaş Ro-Ro Denizcilik Tic. A.Ş.’nin Genel Koordinatörü Özgür Topuz; “Ro-Ro taşımacılığı yapmak için kullandığımız Martaş Marmara Ereğlisi Liman Tesisleri A.Ş., Marmara Denizi içerisinde, en aktif noktalardan biri olan Bandırma Limanı’na en kısa mesafede yer alan bir tesistir ve ortalama üç buçuk saatlik bir mesafededir. Marmara Ereğlisi Liman Tesisleri’nin en önemli avantajı ise sanayi bölgesi olan Çorlu- Çerkezköy bölgesine en yakın noktada yer almasıdır. Sektörde yer alan fabrikalar, lojistik firmaları, büyük kooperatifler kendilerine en yakın olarak gördükleri Marmara Ereğlisi Liman Tesisleri’ne gelerek Güney Marmara’ya geçebilirler.  Stratejik bir noktada yer alan tesisimiz, potansiyeli en yüksek tesis konumundadır.” dedi. Tesisteki Rampalar, Her Türlü Ro-Ro Gemisinin Yanaşmasına Uygun Tesis bünyesinde iki gemi bulunduğunu ifade eden Topuz; “Bu gemileri kiralama yöntemiyle çalıştırıyoruz. Şu anda kabotaj taşımacılığın kullanımına ait 3 rampaya sahipiz. Bu rampalar her türlü Ro-Ro gemisinin yanaşmasına uygun bir şekilde inşa edildi. Marmara Ereğlisi – Bandırma hattı için lojistik sektöründen çok yüksek bir arz talep oluştu. İstanbul’a, Çorlu ve Çerkezköy’deki sanayi bölgelerine yakınlığımızdan dolayı çok kısa bir süre içerisinde Ro-Ro taşımacılığında iyi noktalara çıkacağımızı düşünüyorum. Çünkü Marmara Ereğlisi mevkii olarak araçların daha az km yaparak gelebilecekleri ve Güney Marmara’ya en kısa deniz yolu ile ulaşabilecekleri bir nokta. Henüz yeni bir kuruluş olmamıza rağmen, geçen bir yıl içerisinde çok yüksek rakamlara ulaştığımızı gördük.” şeklinde konuştu.   [caption id=ˮattachment_18754ˮ align=ˮalignleftˮ width=ˮ305ˮ] RORO Lojistik / Ünal Çiçek[/caption] -Sektörde Haksız Rekabet Var Deniz taşımacılığı ile ilgili hizmet veren kurumlar bir an önce bu sektörde hizmet veren firmaları kontrol altına almalı. Deniz taşımacılığının son yıllarda dünyada en çok tercih edilen sektör olduğunun altını çizen RORO Lojistik firma sahibi Ünal Çiçek; “Bunu sektöre yapılan yeni yatırımlarla görebiliriz. Buna en büyük örnek Tekirdağ bölgesinde yapılmakta olan Asyaport’u gösterebiliriz. Deniz taşımacılığı ile ilgili hizmet veren kurumlar bir an önce bu sektörde hizmet veren firmaları kontrol altına almalı. Yapılacak denetimlerle uygun bulunanlara yetki belgesi verilirse, bu sektörde gerçekten hizmet vermek isteyen firmalarla, sektörde sorun oluşturacak olan firmalar ayrılmış olur. Deniz taşımacılığında karşımıza çıkan çok fazla bürokratik engel yok. Devletin bu konuda yapacağı tek şey firma denetimlerini yapıp, gerçekten sektöre doğru ve iyi hizmet vermek isteyen firmalara yetki belgesi vermesi olur. Bu da sektörün daha kaliteli hizmet sunmasını sağlar.” dedi. Güvenilir ve işini iyi yapan firmalar sektörde hep var olacaktır diyen Çiçek; “Bizde bu kategoride her zaman yer almak için elimizden gelenin en iyisini ekibimizle yapmaya çalışıyoruz. Ancak ne yazık ki sektörde haksız rekabet çok fazla. Bazı firmaların düşük fiyat vermesi ve işlerini iyi yapmaması piyasayı ve sektörü olumsuz etkiliyor. Bir yeterlilik belgesi ile denetim ve kontrol mekanizmasının olması gerektiğini düşünüyorum.” açıklamasında bulundu.  7Deniz Dergisi Eylül-Ekim 2014 Sayısı/Çilem Kocamış
Kaynak: Editör: Haber Merkezi
Etiketler: RORO, , DOSYA:, Türkiye’de, Ro-Ro, Taşımacılığı,
Yorumlar
Haber Yazılımı