Haber Detayı
19 Mart 2015 - Perşembe 08:24 Bu haber 348 kez okundu
 
Churchil’in 100 yıl önce Türkiye’ye attığı kazık
Dünyadan Haberi
Churchil’in 100 yıl önce Türkiye’ye attığı kazık

24 Ocak 1965 yılında hayatını kaybeden ve dünya tarihinde önemli rol oynayan Winston Churchill’in, ölümünün 50. yılında İngiltere ve Fransa’da anıldığı bugünlerde, Gelibolu Savaşı öncesi bedeli ödenmiş ve el koyduğu dretnotları gündeme getirmenin zamanıdır. 1.Dünya savaşı öncesi Osmanlı zor durumdadır. Donanma zayıftır.“Ortadoğu’ya hükmetme savaşı olarak, Birinci Dünya Savaşı’nın en büyük hedefinin Türkiye olduğunu, en zengin yeraltı kaynaklarının ve en verimli toprakların bulunduğunu” Amerikalı Stannard Becker, 1923 yılında yazmıştır.[1] İKİ ZIRHLI GEMİ SİPARİŞİ İNGİLTEREYE VERİLDİ 1900’lü yıllarda gemi sanayine sahip ülkeler ağırlıkla İngiltere, Fransa ve Almanya’dır. 1911 yılında Sadrazam ve önemli bir Osmanlı askeri olan Gazi Muhtar Paşa tarafından (93 Harbi Kafkas Cephesi komutanı ve sadrazam Gazi Ahmet Muhtar Paşaʹnın oğludur), Bahriye Nazırı sıfatıyla İngiltere’ye ‘’Sultan Osman’’ ve ‘’Reşadiye’’ ismiyle anılacak iki zırhlı gemi (dretnot)siparişi verilir. Donanmanın ihtiyacı olan zırhlı gemilerin yaptırılması için, halk, tasarrufları olan altınlarını bağışlamıştır. Rusya’nın Almanya ile savaşmasını fırsat olarak değerlendiren Osmanlı‘nın,“Doğu Anadolu’da karayollarının yetersiz, demiryollarının da olmaması nedeniyle Karadeniz’de üstünlük sağlamak, Kafkasya’yı ele geçirmek” niyetinde olduğunun İngiliz istihbaratında yer alması üzerine, Çanakkale Savaşı öncesi donanmamıza teslim edilmesi gereken “Sultan Osman” ve “Reşadiye” isimli zırhlı gemilerin, söz konusu dönemde İngiltere Bahriye Nazırı olan Wilson Churchill tarafından önce yapımı geciktirilmiş, akabinde el konulmuştur. 28 Temmuz 1914 tarihinde bedelinin büyük bir kısmı ödenmiş olan, bakiye 650.000 lirası bankada bloke edilen ve el konulan zırhlı gemileri teslim almaya Rauf Orbay başkanlığında giden ekip eli boş dönmüş, zırhlı gemilere el konulduğu 3 Ağustos 1914 tarihinde bizzat Churchill tarafından açıklanmıştır[2]. Söz konusu iki gemiyi inşa etmek üzere anlaşmalara imza koyan Amstrongs—Vickers şirketleri hala İngiltere’de faaliyetlerine devam etmekte. Aradan 100 yıl geçmesine rağmen, şirketin ismini ˮDefence Systems Ltd.ˮ olarak değiştirdiği ve İngilizlerʹin en köklü şirketi olduğu bilgilerdedir. TÜRKİYE İKİ GEMİ İÇİN ŞU AN TAZMİNAT İSTEYEBİLİR Türkiye şu anda hukuki kurallar içerisinde tazminat hakkını isteyebilir. Zaman meselesini düzenleyen bir devletler hukuku kuralının olmadığı, işin hukuki boyutunu 2000 yılında değerlendiren akademisyenlerce belirtiliyor. Aradan 100 yıl geçmesine rağmen, bedeli tahsil edilen ancak teslim edilmeyen zırhlı gemiler için, Devletler Hukuku bakımından tazminat alımı mümkün olabilir. Dışişleri Bakanlığıʹnın Lozan ile ilgili olarak 1984 yılında yayınladığı kitapta sözü edilen 140. maddeye göre; ˮTürkiye gemilerin asli bedellerini değil, uğranılan zararın bedellerini tazmin hakkına sahiptirˮ deniliyor. Bu da İngilizlerʹden resmen tazminat talep edebileceğini ortaya koyuyor. Sıkıntılı ve zorlu bir savaştan zaferle çıkan Türkiyeʹnin, hem o zırhlı gemilere, hem de o paraya söz konusu dönemde çok ihtiyacı vardı. Bu para Türk halkı adına istenmelidir. “Sultan Osman ve Reşadiye zırhlılarının gerek yapım masrafları ve gerekse en iyi şekilde tamamlanmasını temin için gönderilen subayların maaşları için harcanan meblağ 5.274.228 İngiliz lirasıdır. Bunun yanı sıra yapımı bitmiş olan Sultan Osmanʹın hareket edebilmesi için ihtiyacı olan kömür ve sair malzeme için ödenen toplam para 4650 İngiliz Lirası’dır.Ayrıca; Sultan Osmanʹın torpidoları için 40.000, Reşadiye ve Mesudiye zırhlılarının ihtiyacı olan cephane bedeli için toplam 187.354 İngiliz Lirası, ˮDerneˮ gemisinin vinci için 144.000, Barbaros ve Turgut Reis zırhlıları için 8.000, (Orijinal metinde vinç için 144, T.Reis zırhlısı için 8 İngiliz Lirası yazmakta. Bu rakamın, vinç için kullanılan bir malzeme bedeli olduğunu düşündürmekte),Mesudiye zırhlısı cephane sandıkları ve 24ʹlük iki adet top bedeli ile Mecidiyeʹnin mesafe aletinin (telemetre) tamir bedeli için 9.184 İngiliz lirası olmak üzere toplam, 5.691.416 İngiliz Lirası ödenmiştir. Dolayısıyla daha önce belirtilen Fatih zırhlısının birinci ve ikinci taksitleri ile, ısmarlanan diğer gemiler için ödenen birinci taksitlerin toplamı olan 453.866 İngiliz Lirası ile beraber ödenmiş olan genel toplam 6.145.282 İngiliz Lirası‘dır. Osmanlı Hükümeti, Sultan Osman ve Reşadiyeʹnin hareket etmeleri için gerekli olan kömür ve sair malzemeyi satın aldığı gibi, bu gemilerin bedellerini de son taksitine kadar ödemiştir“.[3] DİĞER SİPARİŞLER Yine Başbakanlık Osmanlı Arşivinde tespit edebilen belgelerden anlaşıldığına göre Fransız ve İtalyan şirketlerine de siparişler verilmiştir. Bu hususta düzenlenmiş olan liste aşağıdadır : Gambotlar için cephane bedeli olup, Parisʹte ˮAnjeroˮ sokağında ˮSchneiderˮ kumpanyasına verilen = 250.000 Frank, Tahtelbahirlerin ilk taksidi olarak ˮSchneiderˮ kumpanyasına verilen =1.428.000 Frank  olmak üzere Toplam = 1.678.000 Frank, Altı adet torpido muhribi için ˮ Le Havreˮ da Ogust Norman Fransız şirketine verilen ilk taksit. (Bunların beheri 155.000 İngiliz lirasıdır.) = 93.000 İngiliz Lirası, İtalyan “Ansaldo” ve ortakları şirketine sipariş edilen ˮDramaˮ kruvazörünün  bedeli için verilip, mahfuz bulunan 5 Ocak 1916 tarihli antlaşmanın 3.ve 4.  maddeleri gereğince Ansaldo ve ortaklarının borcu = 162.761 İngiliz Lirası, Fransız Ogust Norman şirketine 6 torpido muhribi = 920.000 İngiliz Lirası,  Fransız Schneider fabrikasına iki torpido muhribi = 4.760.000 Frank. Diğer sipariş kısmının toplamı 6.349.000 Frank ve 1.175.761 İngiliz Lirası yapıyor. Osmanlı Hükümeti, Sultan Osman ve Reşadiyeʹnin hareket etmeleri için gerekli olan kömür ve sair malzemeyi satın aldığı gibi, bu gemilerin bedellerini de son taksitine kadar ödemişti. Dolayısıyla zırhlıların haksız bir şekilde İngilizler tarafından müsadere edilmesi üzerine harekete geçmiş ve konunun hukukî boyutunu incelemeye almıştır. Nitekim Sultan Osman ve Reşadiye zırhlıları hakkında, Bahriye Nezaretinin 6 Kasım 1916 tarih ve 48029/47 numaralı tezkeresi üzerine Osmanlı Hükümeti, bu hususta hazırlanan dosyayı ˮHukuk Müşavirliğiˮ ne havale ederek görüş istemiştir. Hukuk Müşavirliği, el konulan Sultan Osman ve Reşadiye zırhlılarının yanı sıra, yine İngiltere ve Fransaʹya sipariş edilen diğer harp gemilerinin teslimi hususunda yapılmış olan antlaşmalara uyulmaması sebebiyle Osmanlı Hükümetince talep olunacak zarar ve ziyanın tespitini ilgili nezaretlerden istemiştir. Hukuk müşavirliği, Armstrong ve Vickers şirketleri ile Osmanlı Hükümeti arasında yapılmış olan antlaşmayı incelemiş ve şu sonuçlara varmıştır : 1) Sultan Osman ve Reşadiye zırhlılarını inşaa ve tamamlanmasını üzerine alan şirket yalnız yapımcı ve müteahhid olmayıp, malzemeyi de sağlamayı üzerine almış bulunmaktadır. 2) Bu gemiler teslime kadar satanların malı olduğundan, teslimden önce ziya’ olmaları halinde uğranılacak zarar satanlara aittir. 3) En önemlisi, zırhlılar tamamlanıp, Osmanlı Hükümetiʹne teslim edilmeden önce İngiltere Hükümeti tarafından müsadere edilmiş bulunduğundan, hukuken ziyan olmuş sayılır ki, bu bundan dolayı ortaya çıkan zarar Osmanlı Hükümetiʹne karşı sorumluluğu devam eden şirkete aittir. 4) Ortaya çıkan bu bağlayıcı durum sebebiyle, gemilerin kaybından dolayı Osmanlı Devletiʹnin uğradığı zarar ve ziyanın, adı geçen şirketlere tazmine mecbur ettirilmesi açıktır. 5) Bu şirketler şimdiye kadar ödenen paraları iade etmekten, ya da masrafları kendilerine ait olmak üzere iki gemi inşaa edip Osmanlı Hükümetiʹne teslim etme mecburiyetinden kurtulamazlar. 6) Tazminat talebi için şartlar müsaid görünüyorsa da, Osmanlı Devletiʹnin uğraşmış olduğu zarar ve mahrum olduğu karı İngiltere Hükümetiʹnin tazmin etmesi gerekir. Ancak harp gemisi satın alma hususu kar getiren bir ticarî uygulama değildir. Dolayısıyla böyle bir talep söz konusu olamayacağından, ancak doğrudan doğruya, uğranılan zarar ve ziyan için tazminat talep olunur. 7) Bu teşebbüsler için ödeme yapılamamış olsa da, bunların faizleri, inşaata nezaret için yapılan masraflar ve gemileri harekete hazır hale getirmek için satın alınan yakıt bedelleri istenebilir. Fakat gemi bedellerini temin için yapılmış olan masrafın, mesela Periye Bankasıyla yapılmış bulunan istikraz neticesinde kaydedilen % 20,5 lik zarar ve ziyanın bu hesabın içinde olduğunu iddia etmek zordur. Hukuk müşavirliğine göre, İngiltere Hükümetiʹnden tazminat talebinde bulunmak, harbin alacağı sonucun uygun olmasına bağlı bulunduğundan, şimdilik uğranılan zarar ve ziyanın azamî ölçüde hesaplanarak, harbin neticesine göre aynen istenmeliydi. Uğranılan zarar ve ziyanla birlikte, tam olarak düzenlenmiş kesin hesabın, şirketten mi, yoksa İngiltere Hükümetiʹnden mi talep edileceği ve daha ne gibi taleplerde bulunulacağının tespit edilmesi gerekiyordu. Çünkü kesin hesabın çıkarılması, gelecekte takip edilecek hususlar hakkında nazar-ı dikkati çekmek bakımından faydalı olacaktı. Bunun için de, ödenmesi gereken meblağın tazmini ve bu gemilerin teslimi halinde ne kadar meblağ daha ödenmesi gerekeceğinin tespiti için mukavelename suretlerinin incelenmesi gerekiyordu. İkinci olarak, Bahriye Nezaretiʹnce gönderilen kesin hesaplardan anlaşıldığına göre Sultan Osman ve Reşadiye zırhlıları için muhtelif tarihlerde ödemeler yapılmıştı. Ayrıca ısmarlanmış olan diğer gemilerin yapımına başlanıp başlanmadığı, başlanmışsa ne aşamada olduğu, subayların maaşları gibi, inşaata nezaret için yapılmış olan masrafların Bahriye Nezareti tarafından ödenip ödenmediğinin bilinmesi gerekiyordu. Nitekim Harbiye nezaretindeki hesapların incelenmesinden anlaşıldığına göre, 649.647 İngiliz lirasından ibaret olan son taksitten önce, birbirini takiben 1.250.000 ve iki kere 470.000 ve son taksitle birlikte olmak üzere toplam 2.839.647 İngiliz lirası ödenmiş bulunuyordu. Bu arada Bahriye Nezareti 319.800 İngiliz Lirasıyla 1.428.000 Frankın ödenmesi gerektiği hususunu Maliye nezaretine bildirmişti. Ayrıca Fatih zırhlısının ikinci taksit bedeli olan 141.013 Osmanlı lirası, 28 Temmuz 1914 tarih ve 104 numaralı emirle, aynı tarihte genel vezneden ödenmişti. Üçüncü olarak, Sultan Osman için 1650 İngiliz Lirası mukabilinde satın alınarak gemiye yüklenen 600 ton malzeme ve 3000 İngiliz lirası ödenerek Times nehri çıkışında depo edilmiş olan kömürün bedellerinin iade edilip edilmediğine dair dosyada hiçbir bilgi bulunmaması sebebiyle, bu hususta da Maliye nezaretinden malumat alınması gerektiği” hatırlatılıyordu. Bu paragrafta ödenmiş olduğu bahsedilen paraların toplamı, 649.647 son taksitle birlikte 2.985.310 İngiliz Lirası yapıyor. Fabrikalara ödenen paralar ise 166.761 ve 920.000 İngiliz Lirası ile 4.760.000 Frank’tır. 1 Ağustos 1914 tarihi itibariyle ödenen toplam para = 7.123.762 Osmanlı Lirası’dır. Ödenen paraların bugünkü değerini bulmak için, o günkü kurlara bir göz atmak gerekir. 1914 yılı itibariyle 1 İngiliz lirası, 1.13 Osmanlı Lirası’na denkti. 1 Frank ise 1916 yılı itibariyle 4.44 Osmanlı kuruşu ediyordu. 1 Osmanlı Lirası (altın lira) 1914 yılı itibariyle 100 kuruş olduğuna göre, o ana kadar ödenen para aşağıdadır : 1.678.000 Fransız frankı = 74.503 Osmanlı Lirası. 93.000 İngiliz lirası = 105.090 Osmanlı Lirası, 2015 Mart ayı itibariyle, Osmanlı Lirası olan Reşat altını ortalama 670 TLüzerinden hesap edildiğinde : 4.772.922.540 TL (Yazıyla Dört milyar yedi yüz yetmiş iki milyon dokuz yüz yirmi iki bin beş yüz kırk Türk Lirası) gibi muazzam bir rakam karşımıza çıkmakta. Bu meblağa, o yıldan bu yıla, yıllık gecikme faizi dahil değil edilmemiştir. 8 Gemi Daha : “İngilizlerin el koymuş olduğu bu zırhlılardan başka, bazı Osmanlı gemilerinin de zaptedilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre, toplam 20 tonluk iki istimbot Mersinʹde Fransızlar tarafından, 218 tonluk 14 numaralı Haliç vapuru Çanakkale Boğazıʹnda İngilizler tarafından, 4 tonluk bir başka motor Rus torpidoları tarafından, 1000 tonluk İttihad, 500 tonluk Gürcistan ve tonajı belli olmayan Kozlu gemileri yine Ruslar tarafından, 5012 tonluk Karadeniz gemisi ise Bombayʹda İngilizler tarafından zaptedilmiştir.” Zırhlı gemilerin siparişini veren Gazi Muhtar Paşa, 1913 yılında Bahriye nazırlığından ayrıldıktan 13 yıl sonra, yani 1926 yılında Türkiye Cumhuriyeti hükümetince dava edilir. Savaş esnasında Nazır olmadığı halde, parayı ödeyen sıfatından dolayı hazineyi zarara uğratmakla itham edilir ve 22.000 altın ödenmesine hükmedilir. Bu bedelin ödenebilmesi için, bugün Kadıköy Moda’da bulunan ve Kadıköy Kız Lisesi olarak kullanılan köşkü haraç mezat satılır. Köşk MEB tarafından satın alınır. Köşkün bahçesinde bulunan at (Emirgan’daki Sabancı Köşkü önündeki at heykeli) ve geyik (bugün Divan oteli önünde yer alan) dahil her şeyi haraç mezat satılır ve o bedel tahsil edilir. Churchill’e gelince : İhtiyaç olan Zırhlı gemilere (Dretnotlara) el koymasına, Osmanlı’ya kazık atmasına rağmen, Çanakkale Savaşı kazanılmış, Churchill’in başarılı siyaset hayatı 1915 Çanakkale yenilgisinden sonra düşüşe geçmiş, muhaliflerinin baskılarıyla görevinden ayrılmıştır. Prof.Dr.Metin Ayışığı tarafından 2000 yılında emekler harcanıp, derin analizler yapılıp , hem parasal ve hem hukuksal açıdan meseleye bakılan bu çalışma, bu konuda yapılmış ilk orijinal çalışmadır. Ne yazık ki, söz konusu çalışmaya devlet gerekli alakayı göstermemiştir. Söz konusu dönemde Dışişleri Bakanı olan Sayın Hikmet Çetin’in, “Devlet, Lozanʹda bu hakkından vazgeçti” diyerek konuyu geçiştirdiği bilgilerdedir. Aynur Durmuş - OdaTv 7DENİZ  
Kaynak: Editör: Haber Merkezi
Etiketler: Churchil’in, 100, yıl, önce, Türkiye’ye, attığı, kazık,
Yorumlar
Haber Yazılımı